Taleplerimiz
Uçucu ekipler uçuş görev sınırlamaları ile ilgili tüm dünyada çalışanların örgütleri, bu konuda çalışmalar yapan bilimsel kuruluşlar, enstitüler temel olarak şu nokta üzerinde birleşiyorlar. Uçucu ekiplerde yorgunluk birikirse uçuş emniyeti için önemli riskler doğar.
İşte bu temel bulgu nedeniyle 24 saatlik bir periyoda yayılan uçucu ekiplerin çalışma ve dinlenme sürelerinin belirlenmesi maksimum görev, minimum dinlenme sürelerinin bilimsel kriterler dikkate alınarak saptanması gerekiyor.
Dünyadaki bu konudaki düzenlemelere bakıldığında öncelikle ulusal anlamda sivil havacılık otoritesinin denetimi altında temel maksimum-minimumları belirleyen kurallar var. Ayrıca sendikaların yaptığı toplu iş sözleşmeleri ve bireysel iş sözleşmeleri ile belirlenmiş bu ulusal düzenlemeleri çalışanlar açısından dahada iyileştiren düzenlemeler var.
Ulusal düzenlemeler her ne kadar temel ise de, en yüksek azamiyi, en düşük asgariyi belirlemektedir. Eğer planlamalar hep bu en son limitlerde yapılırsa, bunun bile önemli riskler doğurabileceği unutulmamalıdır.
Uçuş görev sınırlamaları uluslararası adı ile FTL düzenlemeleri ile ilgili konusunda tüm dünyada önemli tartışma yaşanmaktadır. Havayolu işletmeleri bu konuyu önemli bir maliyet faktörü görüp daha esnek düzenlemeye çalışmakta, çalışanların örgütleri ise bu konunun uçuş emniyeti ile ilişkisini bilimsel bulgularla ortaya koyarak daha sıkı kurallara bağlamak istemektedirler.
Bu anlamda bu düzenlemelerle ilgili hakem rolünde olması gereken hükümet, parlemento gibi yasa yapıcı kurumların hakem rolü oynarak ve hiç bir sosyal tarafı kayırmadan düzenlemeler yapmaları gerekmektedir.
Maalesef ülkemizde bu konudaki SHT 6A-50 düzenlemesi havayolu işletmelerinin lehine çalışanların aleyhine önemli hükümler içermektedir.
Bu konuda bilimin en temel bulgusu olan biyolojik saatin bozulmaması kuralı, ve buna bağlı planlamalarda yerel saat ile tanımlanması gereken gün tanımı bile SHT 6A-50 de UTC saatine göre kışın başlangıç olarak 02.00 de yazın 03.00 de tanımlandığından 2 yerel günü kapsayan gün tanımı doğmakta ve biyolojik saatin beyin fonksiyonlarını uyku için zorladığı bir noktada kısıtlamasız uçuş görevi dayatılabilmektedir. Bu da havayolu işletmeleri için esnek bir planlama garantisidir.
Bu küçük örnek bile uçucu ekipler olarak bu konudaki bilimsel bulgu ve uluslararası standartlara dayanan talepleri hep birlikte savunmamızı gerektirir hale gelmiştir. Temel taleplerimiz şunlardır.

• Uçucu ekipler eğer kendilerini uçuş için hazır hissetmiyorlarsa bu uçuşa gitmemekle mükelleftir kuralı kabul edilmelidir.
• Görevler (uçuş, nöbet, yedek ekip, eğitim, sağlık muayenesi, vb ofis görevleri) aylık programlanmalı ve ay içinde havayolu işletmelerince keyfice değiştirilmemelidir.
• Uçuş ve Uçuş Görev sürelerini kısıtlayan zaman tanımları birbirini takip eden süreler olmalıdır.
• Gün tanımı yerel saatle 00.00 da başlamalıdır. UTC saat tanımı kaldırılmalıdır.
• Uçucu ekiplerin işverene tabi olduğu tüm süreler görev sayılmalıdır ve yılda 1800 saatle kısıtlanmalıdır.
• Günlük uçuş görev süresi azami 12 saat olmalı ve üçüncü bacaktan sonra her ilave iniş için yarım saat düşürülerek planlanmalıdır.
• Aylık fiili uçuş süresi azami 100 saatle,
• Yıllık fiili uçuş süresi azami 900 saatle,
• Aylık uçuş görev süresi azami 180 saatle,
• Haftalık uçuş görev süresi 56 saatle kısıtlanmalıdır,
• Bir takvim ayında 7 boş gün ana üste verilmelidir.
• Bir uçuş görev süresi sonrası dinlenme minimum 12 saat olmalıdır.
• Birbirini takip eden 7 günde boş günler dışında iki yerel geceyi kapsayan 36 saat dinlenme süresi sağlanmalıdır.
• Gece uçuş görevlerine en düşük sirkadyen penceresi dilimlerine uygun kısıtlamalar getirilmelidir. Gece uçuşlarına ayrıca kısıtlama getirilmelidir.
• Uzun menzil uçuşları zaman dilimi geçilmesi ve bir yerin iklimine uygun olma kuralları dikkate alınarak planlanmalıdır.