• ANA SAYFA
    » SENDİKAMIZ HAVA-İŞ
       + Tarihçe
       + Tüzük
       + Temel İlkeler
       + Hava-İş Demokratik Yapısı
    » KAYNAK BELGELER
       + Yasalar
       + İş Yasa Yönetmelik
       + Yönetmelikler
       + SHGM Belgeleri
    » YAYINLAR
       + HAVA-İŞ Dergi
       + Sendika Güncel
       + Eğitim Broşür
       + Raporlar
       + Sunumlar
       + Brifingler
    » BASIN AÇIKLAMALARI
       + Basından Haberler
    » ÜYE BÜLTENLERİ
       + Genel Üye Bültenleri
       + 105 İnfo
    » KAMPANYALAR
    » KADIN
    » TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ
       + Temel Yaklaşım
       + Yasal Takvim
       + Haberler
       + Toplu İş sözleşmeleri
    » EĞİTİM
       + Eğitim Çalışmaları
    » SIK SORULANLAR
    » ÖNERDİKLERİMİZ
       + Sendikalar
       + Sivil Toplum
       + Havacılık Sektörü
    » TEMEL GÖSTERGELER
    » DÜNYADAN
       + Haberler
       + Küreselleşme
       + Logistic
       + HIV-Aids
    » DAYANIŞMA
    » HUKUK
       + Açılan Davalar
       + Haberler
       + Mahkeme Karar Örnekleri
    » İŞ SAĞLIĞI
       + HABERLER
       + KAYNAK BELGELER
    » SOSYAL HABERLER
  • DOÇ. DR. MUZAFFER ÇETINGÜÇ: “HAVA-İŞ VE HAVACILIK TIBBI DERNEĞI OLMASA, PILOTLARIN, KABIN EKIPLERININ, HAVA TRAFIK PERSONELININ SORUNLARI YOK SANIRSINIZ”
    Sendikamızın da kurumsal üyeleri arasında yer aldığı Havacılık Tıbbı Derneği’nin yayın organı olan Havacılık Tıbbı Bülteni’nin Ağustos 2008 tarihli son sayısında, HVTD’nin başkanı Sayın Doç. Dr. Muzaffer Çetingüç’ün kaleme aldığı “Editörden…” yazısının bir bölümünü, dergiye erişme olanağı olmayan üyelerimizin de okumalarını sağlamak amacıyla yeniden yayınlıyoruz.

    Geçtiğimiz 3 ay içinde THY’de biri uçuş doktoru, diğeri kaptan pilot olarak görev yapmakta olan iki üyemizin iş akitleri feshedildi. Kurallara uygun ve erdemli davranmak olarak özetlenebilecek olan suçları nedeniyle işten çıkarılmış olan Dr. Pınar Birler ve Kpt. Plt. Bahadır Altan ortada kalmayacak; sektörde hemen başka işlere geçme olanakları var. Ama böyle olmaması gerekiyordu; haksız uygulamalar insanların kurumlarına, yöneticilerine ve sisteme olan güvenlerini sarsıyor, olaylara şahit olan genç zihinlerde yaralar açıyor.
    O PILOTUN ’ŞIMDI UÇAĞA BINMEYIN’ DEDIĞI VIP YOLCULARDAN BIRIYDIM IŞTEN ATILMASI HAKSIZLIK OLDU
    Vahap Munyar'ın köşe yazısı;
    [link]http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/9542847.asp?yazarid=44&gid=61&sz=44413[/link]

    KISA bir yaz soluklanması için 4 günlüğüne Bodrum’da bir dostumuzun teknesiyle turdaydık.

    Pazar akşamı Yunanistan’ın Laros Adası’na yanaşmış dinlenirken, telefonlarımıza İstanbul Güngören’deki hain ölüm bombası haberi düştü.

    Ertesi sabah bomba faciası ile ilgili yeni bilgilere ulaşmaya çalışırken, Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Rektörü Prof. Bektaş Açıkgöz aradı:

    - Cumartesi günkü, "Yemek yediği sırada uçağa alınan yolcuları kovan kaptan pilotu işten attık, çünkü" başlıklı yazınızı okudum.

    - Evet hocam buyurun...

    - O uçağa binen, olayı yaşayan VIP yolcuları arasında ben de vardım. Aslında olay THY Genel Müdürü Sayın Temel Kotil’in aktardığından biraz farklı gelişti.

    - Nasıl oldu?
    KEY ÖDEMELERI ILE İLGILI BILGI NOTU
    Değerli üyelerimiz,

    Konut Edindirme Yardımı (KEY) ödemeleri 28 Temmuz Pazartesi günü başladı.

    Ne yazık ki, bu ödemelerle ilgili teknik hazırlıkların gerektiği gibi yapılmadığı ve önemli aksaklıkların yaşandığı görülmektedir.

    Bu aksaklıklar hak sahiplerinin elektronik ortamda sorgulama yapmalarını sağlayacak olan web sitesinin yetersiz kalmasıyla başladı ve banka şubeleri önünde yaşanan izdihamla devam etti.

    Bu sıkıntılar üzerine çok sayıda üyemiz sendikamızı aramakta ve bilgi almaya çalışmaktadır. Bildiğiniz gibi KEY kesintileri hak sahipleri ile devlet arasında bir borç alacak ilişkisi niteliğindedir ve sendikaların bu konuda doğrudan oynamaları gereken bir rol söz konusu değildir. Ancak sizlerden gelen başvurular üzerine konuyla ilgili aşağıdaki bilgileri içeren bir bilgi notu yayımlamanın faydalı olacağını düşündük.
    GREV KARARI ASAN BELEDIYE IŞÇISINE POLISIN BIBER GAZI KULLANARAK UYGULADIĞI ŞIDDETI KINIYORUZ.
    17 Temmuz tarihinde Belediye işçileri, işverenin % 8’lik zam dayatması karşısında, insanca yaşanacak ücret talebi ile almış oldukları GREV kararını asmak için bir araya geldiler.
    Direnişte olan Yörsan, Ünilever, Desa Deri işçileri ile Grevde olan E-Kart işçilerinin temsilcileri de sendikal yasakların kaldırılması, atılan işçilerin geri alınması ve sefalet ücret dayatmasına karşı sınıf dayanışması ruhuyla buluşma yerine geldiler.
    İşçilerin, grev kararlarını kitlesel olarak işyerine asmak ve taleplerini bir kez daha dile getirmek için yapmak istedikleri yürüyüş ve basın açıklamaları güvenlik güçlerince yine tazyikli su yine gaz bombası ile engellenmek istendi.
    Hükümet, işçilerin bu insani ve demokratik talepleri karşısında işçi düşmanı yüzünü ve tahammülsüzlüğünü kez daha göstermiştir. İşçilere yapılan bu saldırı, Belediye işçilerine %8’lik zammı kabul edin baskısıdır. Bu saldırı, sendikal örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırmak bir yana yürüyen direniş ve grevlerin kararlılığını kırma baskısıdır.
    İşçiler ve emekçiler ise bu baskılar ve saldırılar karşısında yılmadılar, direndiler ve taleplerini kararlılıkla dile getirdiler. Hükümetin, güvenlik güçlerini işçi ve emekçilerin üzerine salan bu baskıcı tutumunu kınıyoruz.

    Türk-İş İstanbul Şubeler Platformu olarak Belediye işçilerinin, direnişte ve grevde olan işçi kardeşlerimizin mücadelesinin yanında olmaya devam edeceğiz.

    Türk-iş İstanbul Şubeler Platformu
    Dönem yürütmesi
    ITF (ULUSLARARASI ULAŞTIRMA İŞÇILERI FEDERASYONU) KAPTAN BAHADIR ALTAN'IN IŞ SÖZLEŞMESININ FESHI ILE ILGILI THY YÖNETIMINE YAZILI UYARIDA BULUNDU
    Sendikamızın uluslararası plandaki üst kuruluşu Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu’nun (ITF) Sivil Havacılık Bölüm Sekreteri Ingo Marowsky, Uçuş İşletme Temsilcimiz Bahadır Altan’ın haksız bir biçimde ve asıl olarak sendikal faaliyetleri nedeniyle işten çıkarılmasına ilişkin olarak THY A.O. Yönetim Kurulu Başkanı ve İcra Komitesi Başkanı Candan Karlıtekin’e ve THY A.O. Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Komitesi Üyesi Temel Kotil’e birer mektup gönderdi.

    Mektupta, temsilcimiz Bahadır Altan’ın işten çıkarılmasına gerekçe yapılan olayın gerçek yüzü aktarılıyor, Havacılık Tıbbı Derneği’nin (HVTD) ve Türkiye Havayolu Pilotları Derneği’nin (TALPA) konuyla ilgili yaptıkları açıklamalara göndermede bulunuluyor.

    Ingo Marowsky mektubunun son paragrafında konunun şirket yönetimi tarafından yeniden gözden geçirilmesini ve Bahadır Altan’ın en kısa süre içinde işine iade edilmesini talep ediyor. Marowsky şirket yönetiminin bir süredir sendika temsilcilerine ve aktivistlerine karşı sendikal hakları ve sivil hakları ihlal eden uygulamalar içinde olduğunu belirterek, konunun basına yansıdığını ve bunun şirketin itibarını olumsuz yönde etkilediğini hatırlatıyor.

    Aşağıdaki konu ile ilgili dosyalar bölümünde Candan Karlıtekin'e gönderilmiş olan mektubun orijinalini bulabilirsiniz.
    HAVA-İŞ SENDIKASI THY HAVAYOLU ILE ILGILI SHGM'NE SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU.
    Hava-İş sendikası bugün T.C Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğüne resmi yazı ile başvurarak,THY havayolu işletmesinin 2920 sayılı Kanun ve kendi Uçuş Operasyon El Kitabı hükümlerinin tersine uçuş emniyetinden önce, yolcu memnuniyetini temel alan, kaptan pilotun otoritesini tartışılır hale getiren kaptan pilot Bahadır Altan'ın iş sözleşmesinin feshi uygulaması nedeniyle suç duyurusunda bulundu. Hava-İş sendikasının resmi yazısı aşağıdadır.

    Sayı: 2006.25/60.01/M.Y. 15.07.2008
    Konu: Kaptan Pilot Hüsnü Bahadır Altan Hk.


    T.C Ulaştırma Bakanlığı
    Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’ne
    ANKARA

    Hava-İş sendikası 21 sayılı hava taşımacılığı işkolunda örgütlü ülkemizde bu işkolunda yetkili tek sendikadır.
    07.07.2008 tarihinde THY havayolu işletmesinin TK-120-127 No’lu seferinde oluşan olaylarla ilgili bilgi almak adına makamınıza davet ettiğiniz Kaptan Pilot Hüsnü Bahadır Altan sendikamızın üyesi olduğu gibi aynı zamanda 2821 sayılı Sendikalar Kanunu kapsamında sendikamızın resmi olarak sendika işyeri temsilciliği görevini yapmaktadır.
    Tarafınızdan 07.07.2008 tarihinde olayla ilgili makamınızda bilgi veren kaptan pilot Hüsnü Bahadır Altan’ın aynı gün THY havayolu işletmesince de yazılı savunması alınmıştır.
    Ancak ne hikmettir ki tarafınızdan 09.07.2008 tarihinde görüşleri alınmak üzere makamınıza çağrılan olay esnasında görevde bulunan 2. Kaptan ve kabin amirinin tarafınızdan çağrıldığı bu tarihten 1 gün önce, 08.07.2008 tarihinde, kaptan Hüsnü Bahadır Altan’ın iş sözleşmesi Gelen yolcuları geri çevirip uçağa almadığı gerekçesiyle THY İcra Kurulunca feshedilmiştir.
    Tarafınızdan onaylı THY Uçuş Oprasyon El Kitabı (FOM) Sayfa: 8.2-3
    “Commander veya temsilcisi tarafından onay verilmedikçe yolcu alımı başlayamaz”

    2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu
    “Kaptan pilotun genel yetki ve sorumlulukları
    MADDE 100.- Sorumlu kaptan pilot hava aracının, can ve mal güvenliğini sağlayacak surette sevk ve idaresinden birinci derecede sorumlu olup, olağanüstü durumlarda gereken önlemleri almaya yetkilidir.

    Kaptan pilotun idari yetki ve sorumlulukları
    MADDE 101.- Sorumlu kaptan pilot, hava aracında emniyet ve düzenin sağlanması için önlem almaya ve bu amaçla, yolculara, personele ve hava aracında bulunan diğer kişilere emir ve talimat vermeye ve gerektiğinde bunları hava aracından çıkarmaya yetkilidir.” Şeklinde açık hükümler taşımaktadır.

    Ayrıca THY havayolu işletmesinin VİP yolcularının normal yolcudan sonra uçağa alınacağı yönünde açık kuralı da vardır.
    Tüm bu belgeler yanında 01.07.2008 gerçekleştirilen TK-120-127 THY havayolu seferinde bir çok kaptan raporu ile şikayet edildiği gibi 2. iniş sonunda İstanbul’da uçak ve ekip değişikliği yapılmış kaptan pilot ikinci kez brifing yapmak zorunda bırakılmış diğer nedenlerle birlikte sefer İstanbul’dan Ankara’ya 20 dk gecikmeli yapılabilmiştir.
    Kaptan pilot uçuş emniyetini düşünerek ekibin kurallara göre beslenme konusunda eksiğini gidermek amacıyla ancak son iniş öncesinde uçaktan ekibe yemek verilmesi yönünde talepte bulunmuştur.
    Uçağın APU’su yerde gayri faaldir. Yolcu alımı yapılması yönünde ilgili personele kaptan pilot ya da ikinci pilot tarafından OK verilmediği halde VİP yolcusu Kaptan ve 2. Pilot OK olmadan uçağa gönderilmiştir.
    UÇUŞ İŞLETME SENDIKA TEMSILCIMIZ BAHADIR ALTAN'IN IŞ AKDININ FESHI GIRIŞIMI ILE ILGILI BASIN AÇIKLAMASI
    Basına ve Kamuoyuna
    THY uçuş işletme sendika temsilcimiz Kaptan Pilot Bahadır Altan hakkında basın ve yayın organlarında yer alan “THY’de aç pilot skandalı” konusundaki gelişmeler ve gerçekler aşağıdaki gibidir.
    Kamuoyuna sunulur.
    Kaptan pilot Bahadır Altan 4 bacaklı seferin ki bu seferin ortasında uçak ve kabin ekibi değiştirilerek pilota ikinci bir brifing zorunluluğu ve dolayısıyla zaman kaybı yaratarak TK 127 seferi için Ankara’ya 20 dakika gecikmeli olarak gelinmiştir. Uçakta APU arızalı olduğundan havalandırma sistemleri yerde çalışmamaktadır.
    3. bacak sonunda ekip tamamen THY talimatları çerçevesinde (ki THY uçuş ekibi yemek Yönetmeliği veya yönergesi bile vardır) yemeklerini uçakta yemek amacıyla önceden havada sipariş vererek hazırlık yapmışlardır.
    Ayrıca yolcu hizmetlerinden 5 dakika yemek müsaadesi verilmesini talep eden kaptan pilot (ground time sürelerini kısaltarak çok büyük işler yaptıklarını sananların aceleciliği ne kadar baş edebildi ise ) yolcu alınması yönündeki talebe onay vermemiştir. Bu ifade yolcu hizmetleri memurunun ifadesinde de aynen geçmektedir. Ayrıca 2. Pilotun kaptan adına yolcu onayı vermediği de kesindir.
    Zaten THY Uçuş Operasyon El Kitabı (FOM) Sayfa: 8.2-3 şöyle demektedir:
    “Commander veya temsilcisi tarafından onay verilmedikçe yolcu alımı başlayamaz”
    Kaptan pilot Bahadır Altan uçağa yolcu alınmasına yönelik bir onay vermediği halde talimatlara aykırı olarak diğer yolcular alınmadan ve hiçbir bilgi verilmeden VİP yolcuları uçağa gönderilmiştir.
    THY A.O 21. DÖNEM, THY TEKNIK A.Ş 1. DÖNEM TOPLU IŞ SÖZLEŞMELERI IKINCI YIL, IKINCI ALTI AY ÜCRET ZAMMI BELLI OLDU.
    Her iki toplu iş sözleşmesinin 83. Maddesi hükümlerine göre 01.07.2008 tarihinde 30.12.2008 tarihindeki ücretlere % 4 oranında temel zam yapılması düzenlemiştir.
    Yine aynı maddenin ikinci yıl birinci altı ay ücret zammı fıkrasındaki “2003=100 Temel Yıllı Tüketici Fiyatları Türkiye Geneli Haziran 2008 indeks sayısının Aralık 2007 İndeks sayısına göre değişim oranının % 3’ü aşması halinde aşan kısmın tamamı ikinci yıl ikinci altı ay ücret zammı oranına ilave edilecektir” şeklindeki düzenleme bulunmaktadır.
    Bu düzenlemelere istinaden 03.07.2008 tarihinde TÜİK tarafından açıklanan Aralık 2007-Haziran 2008 indeks sayısı değişim oranı % 6 olduğundan, ikinci yıl 1. Altı ay zammı olan % 3’ü aşan kısmın tamamı olan % 3, ikinci yıl ikinci altı ay temel ücret zammı olan % 4’e ilave edilecektir.
    Böylelikle 01.07.2008 tarihinden geçerli olacak şekilde, ikinci yıl ikinci altı ay toplam ücret zammı, kıdem ücret, iş/uçuş tazminatlarına ve vardiya primlerine % 7 oranında artış olarak uygulanacaktır.
    Ayrıca 01.01.2009 tarihinde, Haziran 2008 indek sayısının-Aralık 2008 İndeks sayısına göre değişim oranının % 4’ü aşması halinde aşan kısmın tamamı 31.12.2008 tarihindeki kıdem ücret, iş/uçuş tazminatlarına ve vardiya primlerine ilave edilecektir.
    "UÇUŞ EMNIYETI TÜKETICI HAKKIDIR" KAMPANYASI HIZ KAZANIYOR
    Sendikamızın, Türk Hava Yolları'nın Anadolu illerinde tasfiyesinin yaratacağı sorunları kamuoyuna duyurmak amacıyla başlattığı "Uçuş Emniyeti Tüketici Hakkıdır" konulu bilbord, infoboard ve bez afiş kampanyası birçok ilde sürdürülüyor.

    Şu ana kadar Bursa, Konya, Muğla, Dalaman, Bodrum, Denizli, Uşak , Kayseri, Maraş ve Hatay'da bu çalışmalar gerçekleştirildi.

    Ayrıca Hava-İş Sendikası konuyu yerel basın ve sivil toplum kuruluşlarına da yaygınlaştırmak üzerine yeni etkinlikler hazırlayacak.

    Kampanyamıza desteğinizi bekliyoruz. Hava-İş'e destek ve THY yönetimini uyarmak için [link]http://www.havais.org.tr/thyanadolu[/link] adresinden mektup gönderelim.
    UÇUŞ EMNIYETI TÜKETICI HAKKIDIR
    HAVA-İŞ, THY’nin tasfiye edilmek istendiği 22 ilde yeni bir kampanya başlatıyor.

    THY Yönetiminin aldığı kararlarla tasfiye etmeye hazırlandığı 22 ildeki satış müdürlüklerinin tasfiyesinin, hizmet aldığı %100 kendisinin olan THY Teknik A.Ş teknik personelinin de bu illerden geri çekilmesinin yaratacağı tehlikeler ve üyelerimizi bekleyen sorunlarla ilgili Hava-İş sendikası bu iller kapsamında bilboard infoboard ve bez afişler hazırlatarak yapılan bu uygulamanın uçuş emniyeti ile ilişkisini kamuoyuna duyuracak. THY yönetimin bu karardan vazgeçmesi talep edilecek.
    2500 bilboard, 200 infoboard ve 400 bez afişten oluşan kampanya materyalleri bugünden başlayarak bu illerde asılmaya başlayacak.

    “Uçuş Emniyeti Tüketici Hakkıdır” başlıklı bu kampanya eğitimli ve deneyimli personelin tasfiyesinin, taşeronlaşmanın yaygınlaşmasının, hizmet kalitesinin düşmesi yanında yerel anlamda önemli bir hava ulaşım markası olan THY markasının ortadan kaldırılmasının, böylece bu illerde hava ulaşımı yönünden kar/maliyet ilişkisini gözeten bir işletme anlayışının gelişeceğini ortaya koyacak.
    SIFIR KAZA KIRIM IÇIN AKTÖRLER GÖREVE PANELININ BÜTÜN SUNUMLARI EĞITIM SAYFAMIZA YÜKLENDI
    Sendikamızca 23 Ocak 2008 tarihinde, Türkiye’de sivil havacılığın sorunlarını ele almak üzere İstanbul’da düzenlenen ve insan faktörü, sivil havacılıkta çalışma hukuku, pilotaj eğitimi ve uçuş emniyeti gibi konuların ele alındığı, “Sıfır Kaza Kırım için Aktörler Göreve” başlıklı panelde panelistlerin yaptıkları sunumların kapsamlı bir özetine aşağıdaki web sitemizin Eğitim bölümünde yer alan “Eğitim Çalışmalarımız” sayfasındaki bağlantıları tıklayarak erişebilirsiniz. Her özetle birlikte panelistlerin Powerpoint sunumları da yer almaktadır.

    Panel kitabı ve yapılan bütün konuşmaların (sorulan sorular ve katılımcıların yorumları dâhil) bant kaydını içeren bir CD sendikamız tarafından geçtiğimiz aylarda yayınlanmış ve sektördeki bütün taraflara yaygın olarak dağıtılmıştı.
    EĞITIM SEMINERI: AVRUPA’DA SEKTÖRÜN DURUMUNU VE ÇALIŞANLARIN SORUNLARI
    Avrupa Taşımacılık İşçileri Federasyonu’nun (EFT) Sivil Havacılık Sekreteri François Ballestero, 13 Haziran Cuma günü sendikamızın eğitim salonunda Avrupa’da sivil havacılık sektöründe yaşanan gelişmeleri ve sivil havacılık çalışanlarının yaşadıkları sorunları ele alan bir eğitim semineri verdi.

    Üç bölümden oluşan seminerde Avrupa Birliği’nde sivil havacılık sektörü özelinde sosyal diyalogun durumu ve sorunları, AB ile ABD arasında imzalanan açık gökler anlaşması ve EASA’nın Avrupa sivil havacılık sektöründe oynayacağı rol ele alındı. Ballestero, her üç sunumda da katılımcıları hem mevcut durumla ve muhtemel gelişmeler konusunda bilgilendirdi hem de EFT’nin konuya bakışını ve yürüttüğü çalışmaları anlattı.

    Ballestero’nun sunumlarının sonrasında canlı tartışmalar yaşandı. Katılımcılar özellikle AB bünyesindeki sosyal diyalog mekanizması üzerine sorular sordular ve yorum yaptılar.
    TERSANELERDE İŞÇILER ÖLMESIN.
    İşçi ölümlerine dur diyebilmek için grev hakkını kullanan tersane işçilerini destekliyoruz.
    24 Ocak 1980 sonrası neo liberal ekonomik politikalar ve çalışma yaşamına ilişkin yasalar; örgütlenme özgürlüğü ve toplu sözleşme ve grev hakkını baltalamanın yanı sıra sağlık, sosyal güvenlik, gelir dağılımı, taşeronlaştırma, sendikasızlaştırma, iş güvencesiz ve kuralsız/esnek çalışma ögeleriyle birlikte bütün çalışma yaşamını daha da kötürümleştirmiştir. 12 Eylül’ün ilk günlerinde TİSK Başkanının “bugüne kadar işçiler güldü, bundan sonra biz güleceğiz” sözleri tam da bu bağlamdadır.

    Bugün Türkiye sanayisi ve çalışma yaşamında iş sağlığı ve güvenliği önlemleri yok denecek kadar küçük ölçeklerde ve çok parçalı olarak uygulanmaktadır. 4857 sayılı İş Yasası gerekli denetimleri esnetmiştir. Bugün işyerlerinde mühendislik ve hekimlik uygulamalarına ilişkin yasal eksikler dizboyudur. 50 ve daha çok sayıda işçinin çalıştığı işyerleri için öngörülen “İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu” (İSGK) oluşumu Türkiye’deki toplam işyerlerinin ancak % 1,5’inde geçerlidir. Toplam işyeri sayısının % 98’ini oluşturan ve İSGK, İşyeri Hekimi, İş Güvenliği Uzmanı, İşyeri Hemşiresi veya Sağlık Memuru bulundurma gibi zorunlulukların bulunmadığı küçük ve orta boy işletmeler ile Tuzla Tersaneleri gibi işletmelerde yaşanan iş kazaları ve ölümler esasen kuralsız, esnek çalışma ve taşeron/alt taşeron uygulamasının azami kâr güdüsü ile ulaştığı gündelik vahim sonuçlara ciddi bir ayna tutmaktadır.
    Bu sorunların çözümü uygulanan neo liberal politikaların tamamen dışında, insanı, sağlık ve güvenliği temel alan eşitlikçi yasa ve uygulamalarla olanaklıdır. Sanayileşme, üretim ve istihdamdan yana bir çalışma yaşamının insanca, iş güvenceli, örgütlü ve iş kazalarından arındırılmış bir şekilde örgütlenmesi pekala olanaklıdır.

    4857 sayılı İş Yasası tamamen işverenlerin çıkarları doğrultusunda şekillendirilmiştir. Esnek ve kuralsız çalışmayı, işçileri başka işverenlere kiralamayı, taşeronlaştırmayı yasal hale getiren, kıdem tazminatlarını, fazla mesai ücretlerini, sendikal hak ve yetkileri budayan bu yasa yerine bütün tarafların katılımı ile demokratik bir yasa çıkarılmalıdır. Çalışma yaşamı mevzuatı, ekseni “insan” olan çağdaş bir yapıya kavuşturulmalıdır.

    İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yasa, tüzük ve yönetmelikler uluslararası sözleşme, standart ve normlar dikkate alarak yenilenmelidir.

    İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri bütün iş yerlerini, tüm çalışanlar ve tüm toplum kesimlerini kapsamalıdır.

    İş güvencesi ile iş güvenliğinin birbirini tamamladığı gerçeğinden hareketle, tüm çalışanlar insana yakışır “norm ve standartta” bir sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınmalıdır.

    Sigortasız ve sendikasız çalıştırma önlenmeli, kayıt dışı ekonomi kayıt altına alınmalıdır.
    TEMEL SENDIKAL EĞITIM SEMINERI’NIN 6.’SI YAPILDI
    2008 yılında başlattığımız 2 günlük Temel Sendikal Eğitim Semineri dizisinin 6.’sını 9-10 Haziran’da, İstanbul’da gerçekleştirdik. Eğitim çalışmamıza İzmir ve Antalya’dan üyelerimiz de katıldı.

    Seminerde, katılımcı eğitim yöntemi esas alınarak sendikacılığın temel ilkeleri, küreselleşme, ulusal ve uluslararası düzeyde sendikal yapılar, toplu iş sözleşmesi süreci, havacılık sektöründe yaşanan hızlı ve köklü değişim süreci ele alındı ve üyelerimiz grup çalışmalarında Türkiye’de sendikaların ve sendikamızın SWOT analizini yaptılar ve önümüzdeki TİS sürecinde neler yapılması gerektiğini tartıştılar.

    Seminer boyunca, ilk andan itibaren çok canlı bir tartışma ve fikir alışverişi ortamı yaratıldı.

    Sendikamız açık, yaratıcı ve özgür tartışmaya dayalı çalışmalarını önümüzdeki dönemde de sürdürecek.
    TUTUKLU TÜMTIS YÖNETICILERI SERBEST BIRAKILDI
    Türkiye Motorlu Taşıt İşçileri Sendikası’nın (Tümtis) 200 gündür tutuklu bulunan Genel Eğitim Sekreteri ve Ankara Şube Başkanı Nurettin Kılıçdoğan ve şube yönetim kurulu üyelerinin tamamı 6 Haziran günü yapılan ilk duruşmada serbest bırakıldı.

    Hiç kuşkusuz bu sonucun alınmasında yürütülen uluslararası kampanyanın önemli bir etkisi oldu.

    İkinci duruşma Eylül ayında yapılacak.

    Kampanyaya katkı sunan bütün üyelerimize teşekkür ederiz.
    TEMEL SENDIKAL EĞITIM SEMINERI’NIN 5.’SINI BAŞARIYLA TAMAMLADIK
    Sendikamızın 2008 yılında sendikal eğitim çalışmalarına hız vermesiyle birlikte, esas olarak yeni üyelerimizi hedef alan 2 günlük Temel Sendikal Eğitim Semineri dizisinin 5.’sini 31 Mayıs – 1 Haziran’da gerçekleştirdik.

    Seminerde, sendikacılığın temel ilkeleri, küreselleşme, ulusal ve uluslararası düzeyde sendikal yapılar, toplu iş sözleşmesi süreci, havacılık sektöründe yaşanan hızlı ve köklü değişim süreci ele alındı ve üyelerimiz grup çalışmalarında Türkiye’de sendikaların ve sendikamızın SWOT analizini yaptılar ve önümüzdeki TİS sürecinde neler yapılması gerektiğini tartıştılar.

    Temel Sendikal Eğitim çalışmamıza ilk kez Ankara, İzmir ve Antalya’dan üyelerimiz de katıldı.

    Bütün Temel Sendikal Eğitim Seminerlerinde olduğu gibi bu seminerde yapılan bütün sunumlar, gösterilen eğitici filmler ve diğer eğitim materyali katılımcılara bir CD ile iletilecek.

    Açık, yaratıcı ve özgür tartışmaya ve katılımcı eğitim anlayışına dayalı çalışmalarımızı önümüzdeki dönemde de hız kesmeden sürdüreceğiz.
    UÇUCU EKIPLER IÇIN MESAI KILAVUZU ÇIKTI!
    21. dönem THY. A.O. Toplu İş Sözleşmesi ve ek protokolü çerçevesinde güncellenmiş mesai kılavuzu çıktı. Temsilci odasından edinebilir, işyeri temsilcilerinizden isteyebilirsiniz.

    Değerli uçucu ekip üyeleri;

    Ulusal sivil havacılık otoritesine karşı olan hukuki sorumluluğunuz çerçevesinde:

    Mesai kısıtlamalarını ihlâl eden hiçbir tutum içine girmeyiniz.
    Dinlenme ve uyku biriken yorgunluğu önleyici en önemli etkendir bu sürelerin bozulmasına izin vermeyiniz.
    Zaman kısıtlamalarına uygun olarak haftalık, aylık, 3 aylık uçuş görev süre ve uçuş süre kısıtlamalarını kontrol ediniz. Eğer bu kısıtlamalar aşılıyorsa uçuşlarınızı aldırınız.
    Aylık boş günlerinizin tam verildiğini kontrol ediniz.
    Aylık planlanmış görevleriniz yayınlandıktan sonra, işverence ancak 24 saat önceden bildirilerek değiştirileceğini unutmayınız.
    Sorumlu kaptan pilot kararlarını özel şartlar oluştuğunda uygulayınız, sorumlu kaptan pilot kararlarının SHGM’ye nedenleri ile bildirilmesi gerektiğini unutmayınız.
    Oluşan ihlalleri en kısa zamanda sendikamıza iletiniz.
    Mesai Kılavuzunu indirmek için tıklayınız
    EĞITIM ÇALIŞMALARIMIZI HIZ KESMEDEN SÜRDÜRÜYORUZ
    2008 yılı için sendikamız önüne önemli hedefler koydu ve bu hedefler doğrultusunda eğitim çalışmalarımızı başarılı bir biçimde sürdürüyoruz. Sendikal eğitim çalışmalarımızın bir ayağını oluşturan Temel Sendikal Eğitim seminerinin dördüncüsünü İstanbul’da, 14-15 Mayıs tarihlerinde Şile’de gerçekleştirdik.

    Katılımcıların tamamına yakınının yeni üyelerimizden oluştuğu seminerde, sendikacılığın temel ilkeleri, ulusal ve uluslararası düzeyde sendikal yapılar ve Türkiye’de sendikal hareketin önündeki yasal ve fiili engellerin neler olduğunun yanı sıra, havacılık sektörünün, işyerlerinde yaşanan gelişmelerin ve gelecek yıl başlayacak olan toplu iş sözleşmesinin sorunları ve önümüzdeki döneme ilişkin mücadelemizin ekseninin ne olması gerektiği tartışıldı.

    Sendikamız örgütlenme bilincini ve davranışını geliştirmek amacıyla Temel Sendikal Eğitim çalışmalarını ve diğer eğitim faaliyetlerini önümüzdeki dönemde de, her türlü şartlandırmalardan uzak, somut gerçekçi ve bilimsel doğrultulardan sapmayan bir anlayışla sürdürecek.
    SENDIKAMIZ THY A.O DAKI ZORLA EMEKLILIK VE ANADOLU SATIŞ MÜDÜRLÜKLERININ TASFIYESI ILE ILGILI BASIN AÇIKLAMASI YAPTI
    Değerli Basınımız;

    THY A.O Yönetim Kurulu geçen toplu iş sözleşmesinde şirket çalışanlarını sendikaya karşı kışkırtarak, sözüm ona, grev oylamasında greve hayır çıkaracağı gibi öngörüsüz bir strateji izlemiş, büyük bir hata yapmış, kamuoyunun gözünde saygınlığını kaybetmiştir.
    Çalışanların hakları üzerinden ucuz politikalarla sonuç alınamayacağı bu olayla görülmüş ve, bu başarısızlığa imza atan THY üst yönetiminin bir özeleştiri yaparak çalışanları ile barışması ya da, utanıp çekip gitmesi gerekirken, Yönetim tam tersine çalışanlara, sendikal haklara karşı bir saldırı tavrı içine girmiş, çalışanlar arasına gönderdiği yetkilileriyle grev oylamasının öcünün alınacağını beyan eden mesajlar vermiştir.
    Büyümesini sürdüren, yeni markalar oluşturan, Star Alliance grubuna üye olan, beş yıldızlı havayolu olacağını kendisine hedef koyan THY A.O, bu noktadan sonra varsa yoksa personelini tedirgin ve huzursuz eden uygulamalara, kararlara yönelmiştir. Personeli huzursuz ve tedirgin bir havayolunun uçuş emniyeti ve kalite yakalaması mümkün müdür?
    HAVACILIK TIBBI DERNEĞI’NIN 5. OLAĞAN GENEL KURULU YAPILDI
    2000 yılında kurulan ve 8 yaşını bitiren Havacılık Tıbbı Derneği (HVTD), 4 Mayıs Pazar günü Eskişehir’de,Anadolu Üniversitesi Kırmızı Salonda 5. Olağan Genel Kurulunu topladı.

    Sendikamız Hava-İş, HVTD’nin bir kurumsal üyesi. Genel Kurula Hava-İş’i temsilen Eğitim Uzmanımız Kemal Ülker katıldı.

    Üyelerimizin gayet iyi bildiği gibi sendikamız HVTD ile bugüne kadar çeşitli ortak çalışmalar yürüttü ve önümüzdeki dönemde de bu sinerjinin artarak süreceğinden şüphe duymuyoruz.

    Genel kurulda Faaliyet raporu ibra edildi.

    Dernek Başkanı Doç. Dr. Muzaffer Çetingüç kapsamlı bir sunum yaptı ve sunumunda Hava-İş’in uçuş emniyeti alanında çok dik ve sağlam bir duruş sergilediğini anlattı ve Hava-İş ile yürüttükleri çalışmalara ve süren işbirliğine büyük önem verdiklerini vurguladı.
    SENDIKAMIZ TABIP ODASI’NIN PROTESTOSUNA DESTEK VERDI.
    Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy'un gözaltına alınmasına tepki gösteren İstanbul Tabip Odası ve sendikamızın da içinde yer aldığı çeşitli sivil toplum örgütlerinin temsilcileri 5 Mayıs’ta, İstanbul Tabip Odası önünde toplanarak Valiliğe doğru yürüyüşe geçti. Sloganlar atan ve ıslık çalan grup, “Gençay Gürsoy onurumuzdur”, “Hekimlik onurumuzu korumaya kararlıyız”, “Baskılar bizi yıldıramaz” pankartlarıyla yürüdü ve üzerinde "Kınıyoruz" yazan siyah çelengi Valilik binası yakınlarındaki Vilayet Hanı önüne bıraktı.

    Grup adına konuşan İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Özdemir Aktan, “Bu tür şeyler bizi korkutmaz, aksine güçlendirir. Türk Tabipler Birliği ve Türkiye'deki toplumun sesi olmaya devam edeceğiz,” diye konuştu. TBB Merkez Konsey Üyesi Ali Çerkezoğlu ise Gençay Gürsoy'un bu şekilde gözaltına alınmasının ülkeye demokrasi getirmeyeceğini belirterek, “Bu işin takipçisi olacağız,” dedi.
    ITUC, 1 MAYIS'TA İSTANBUL'DA YAŞANANLARI KINADI!
    Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu ITUC, 1 Mayıs günü yaşananların ardından Başbakan’a ve Cumhurbaşkanı’na protesto mesajları gönderdiler.

    ITUC’un Genel Sekreteri Guy Ryder, Recep Tayyip Erdoğan’a gönderdiği mektupta polisin kullandığı aşırı şiddeti kınadı. Ryder, Türkiye’yi imzalamış olduğu ILO sözleşmelerine uygun davranmaya, örgütlenme özgürlüğü ve barışçıl gösteri yapma özgürlüğüne saygı göstermeye çağırdı. Mektupta kullanılan şiddetin kesinlikle orantısız ve kabul edilemez olduğunun altını çizildi.

    ITUC’nin başbakana gönderdiği mektubu okumak için tıklayınız (İngilizce)
    1 MAYIS 2008’DE SOSYAL ADALET, EŞITLIK, BAĞIMSIZLIK, DEMOKRASI VE BARIŞ IÇIN OMUZ OMUZA!
    Değerli üyelerimiz,

    Sendikamızın da arasında yer aldığı TÜRK İŞ – DİSK – KESK üyesi sendikalar ve birçok sivil toplum örgütü 1 Mayıs kutlamalarını “SOSYAL ADALET – EŞİTLİK – BAĞIMSIZLIK – DEMOKRASİ ve BARIŞ için OMUZ OMUZAYIZ” sloganıyla TAKSİM MEYDANI’NDA gerçekleştirilecektir.

    Toplanma yerlerimizi ŞİŞLİ – ŞİŞHANE ve DOLMABAHÇE olarak belirlendi.

    Sendikamızda toplanma saati 9.00.

    Bu bölgelerde toplanma saatlerimiz 10.00 – 11.00 arası olarak belirlenmiştir.

    Her üç koldan da saat 11.00’de hareket edilerek Taksim’de aynı anda buluşulacaktır.

    1 Mayıs kutlamasına katılabilecek bütün üyelerimizi Taksim’e bekliyoruz.

    OMUZ OMUZA, TAKSİM’E.. 1 MAYIS’A…


    1 MAYIS'IN TARIHÇESI
    Neden 1 Mayıs?

    122 yıl önce, 1 Mayıs 1886’da, Amerika Birleşik Devletleri’nde sekiz saatlik işgünü verilen zorlu ve kitlesel mücadeleler sonucunda yüz binlerce işçi için ilk defa geçerli hale geldi. Ancak işçi hareketi bu kazanım için bedel ödemeye devam edecekti. Üç gün sonra, 4 Mayıs’ta Şikago’nun Samanpazarı Meydanı’nda (Haymarket Square) çıkan bir olay üzerine, sahte suçlamalarla beş işçi önderi ölüme yollandı. Bir süre sonra gerçekler ve düzenlenen komplo ortaya çıktı. O zamandan bu yana çalışanlar, emeği ile geçinen insanlar dünyanın dört bir yanında 1 Mayıslarda bir araya geliyorlar.

    »» 1 Mayıs’ın tarihçesi ile ilgili Powerpoint sunum için tıklayınız
    ANTALYA: SOSYAL GÜVEN(SIZ)LIK YASASI EĞITIM SEMINERI
    24 Nisan’da Antalya Şubemizde, 5510 sayılı Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası Yasası'nda yapılan değişikliğin neler getirdiğini ele alan ve aynı zamanda iktidarın konuyla ilgili gerçekleri çarpıtan yaklaşımlarını tartışan bir eğitim semineri düzenlendi. Seminerde yasanın emeklilik ve sağlık alanında getirdiği kısıtlamalar ayrıntılı bir biçimde tartışıldı.

    Antalya Şubemizde yasa ile ilgili ilk semineri 12 Nisan’da düzenlemiştik.

    Seminere katılan üyelerimiz özellikle, ister memur olsun ister işçi yasanın yürürlüğe gireceği tarihten önce çalışmaya başlayanlar ile yürürlüğe girdikten sonra çalışmaya başlayanlar arasında çok büyük sosyal farklar oluşacağını vurguladılar. Bunu yaparken sendikal hareketin eşitlikçi bir sosyal devlet anlayışını savunma konusunda gösterdiği zaafa da dikkat çektiler.

    Eğitim seminerinde üst örgütümüz ITF tarafından, İranlı sendikacı Mansour Osanloo’nun serbest bırakılmasını sağlamaya yönelik kampanya için hazırlanan film gösterildi ve toplantının sonunda işyeri sorunları da tartışıldı.
    SIFIR KAZA KIRIM IÇIN AKTÖRLER GÖREVE PANELININ KITABI ÇIKTI!
    Sendikamızca 23 Ocak 2008 tarihinde, Türkiye’de sivil havacılığın sorunlarını ele almak üzere İstanbul’da düzenlenen “Sıfır Kaza Kırım için Aktörler Göreve” başlıklı panelin kitabı Hava-İş yayınlarından çıktı. İnsan faktörü, sivil havacılıkta çalışma hukuku, pilotaj eğitimi ve uçuş emniyeti gibi konuların ele alındığı panelde hem panelistlerin yaptıkları sunumları hem de katılımcıların sordukları soruları ve yaptıkları yorumları bulmak mümkün.

    Panelimize katılım 100 kişiyle sınırlanmış olduğundan bu kitabın çıkması, tartışmaların sektörün bütün aktörlerine ulaştırılması açısından büyük önem taşıyor.

    Panel kitabını PDF olarak yüklemek için lütfen tıklayın.
    SENDIKAL EĞITIM ÇALIŞMALARIMIZ SÜRÜYOR
    2008 yılı sendikal eğitim çalışmalarımız sürüyor. 12 Nisan’da (Cumartesi) Antalya’da Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı seminerini ve 14-15 Nisan’da (Pazartesi-Salı) Temel Sendika Eğitim seminerinin üçüncüsünü gerçekleştirdik. Önümüzdeki aylarda da eğitim çalışmalarımızı ara vermeden, aynı hızla sürdüreceğiz.

    2008’de sendikal eğitime ağırlık verme kararının son derece yerinde bir karar olduğu son haftalarda yaşanan ekonomik ve siyasi gelişmeler tarafından daha şimdiden teyit edilmiş durumda. Türkiye yavaş denilemeyecek bir hızla yeni ve belirsizliklerle dolu bir döneme giriyor.

    Sendikal eğitim bu dönemin çalışanlar ve özellikle de üyelerimiz için hasarsız ya da en az hasarla atlatılması ve gelişmeler olumlu olduğu ölçüde en kazanımlar elde edilmesi yolunda göstereceğimiz çabaların ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor.
    YÖRSAN İŞÇISI TARIH YAZACAK!
    "İş güvencesi için ve sendikasızlaştırmaya karşı Yörsan işçileri ile dayanışmaya..."
    Tekgıda-İş Sendikası'na üye oldukları için 402 YÖRSAN çalışanı işten atıldı.

    Siz destek verirseniz onlar bunu bir daha yapamaz...

    Aldığınız her bir Yörsan ürününün içerisinde işsiz kalmış babaların, yemek pişiremeyen annelerin, sağlıklı büyüyemeyen çocukların gözyaşları var.

    İnsanı sadece işgücü olarak değil de, insan olarak görürsek ülkemiz de bundan kazançlı çıkmayacak mı? Örgütlü bir gelecek adına, anayasal ve yasal haklar adına, güçsüzü güçlüye ezdirmemek adına gelin, insani değerlerin yok olmadığını gösterelim!

    YÖRSAN ÜRÜNÜ TÜKETMEYELİM!
    YÖRSAN ÜRÜNÜ TÜKETTİRMEYELİM!
    EMEKÇILER GELECEKLERINE SAHIP ÇIKMAK IÇIN ALANLARDAYDI
    On binler sosyal güven(siz)lik yasasının geri çekilmesi için birleşti
    Mecliste görüşülmeye devam eden sosyal güven(siz)lik yasasının geri çekilmesi için 6 Nisan Pazar günü Kadıköy’de on binlerce kişi yürüdü. DİSK, KESK, TTB ve TMMOB’un yanı sıra Türk-İş’e bağlı sendikalar da alanlardaki yerini aldı. Emekçilerin kazanılmış haklarını gasp eden sosyal güven(siz)lik yasasına karşı birlikte mücadele çağrısının yapıldığı mitingde Hava-İş Sendikası’da yaklaşık 100 kişilik üye topluluğuyla birlikte katıldı. “Genel grev genel direniş” talebinin öne çıktığı mitingde, “Hükümet yasanı al başına çal”, “kahrolsun IMF, işbirlikçi AKP”, “mezarda emekli olmak istemiyoruz”, “savaşa değil; eğitime, sağlığa bütçe” sloganları atıldı. Milyonlarca kişiyi ilgilendiren yasa tasarısına karşı tek ses olan emekçiler, yoğun yağmura rağmen attıkları sloganlarla Kadıköy meydanını doldurdu.
    SUN EXPRESS HAVAYOLU SENDIKAL TAZMINAT ÖDEMEYE MAHKUM OLDU.
    2006 Mayıs ayında Sun Express Havayolunda sendikamızın başlattığı sendikalaşma faafliyetleri esnasında işverence iş sözleşmeleri feshedilen biri pilot beşi kabin memuru 6 üyemiz ile ilgili açtığımız sendikal tazminat davasında havayolu işletmesi Sun Express işçileri sendika üye olması nedeniyle işten attığı mahkeme kararınca kesinleşmesi üzerine sendikal tazminat ödemeye mahkum oldu. Sendikal faaliyetleri nedeniyle iş sözleşmeleri feshedilen üyelerimize Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesince görülen davada1 yıllık ücretleri tutarında sendikal tazminat ödenmesine karar verildi.
    TEMEL SENDIKAL EĞITIM SEMINERLERININ İKINCISI YAPILDI
    Sendikamız “Sendikal Başarı İçin, Sendikal Eğitim” başlığı altında başlattığı yeni eğitim çalışması çerçevesinde ikinci Temel Sendikal Eğitim çalışmasını 29-30 Mart 2008 tarihinde İstanbul’da düzenledi.

    Katılımcı eğitim anlayışıyla düzenlenen 2 günlük seminerde eğitimcilerimiz ve katılımcılar Türkiye’de genel olarak sendikal hareketin, onun bir parçası olan sendikamızın ve sivil havacılık sektörünün güncel sorunlarını ve bu sorunlara bulunabilecek çözüm yollarını bütün boyutlarıyla ve özgürce tartıştılar.

    Sendikamız örgütlenme bilincini ve davranışını geliştirmek amacıyla Temel Sendikal Eğitim çalışmalarını önümüzdeki dönemde de her türlü şartlandırmalardan uzak, somut gerçekçi ve bilimsel doğrultulardan sapmayan bir anlayışla sürdürecektir. Eğitim çalışmalarını sendikal yapıyı güçlendirmenin en önemli araçlarından biri olarak görüyoruz ve özellikle yeni üyelerimizi bu eğitimlerde yer almak için temsilci ve baş temsilci arkadaşlarımızla ilişkiye geçmeye davet ediyoruz.
    ITF’TEN TAV’A MEKTUP: “TEMEL SENDIKAL ÖZGÜRLÜKLERE SAYGI GÖSTERIN”
    Sendikamızın SHGM’nün uçucu ekiplerin görev ve dinlenme sürelerini düzenleyen SHT 6A-50 Talimatının bilimsel verilere ve uluslararası standartlara uygun hale getirilmesi için “Yorgun Uçmak İstemiyoruz Biz” sloganıyla başlattığı yeni kampanyaya karşı TAV tarafından alınan haksız tutumu sizlere duyurmuştuk.

    Konu üst örgütümüz Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu’nun (ITF) web sitesinde bir haber olarak yer aldı ve ITF Sivil Havacılık Sekreteri Ingo Marowsky TAV’a bu konudaki tutumlarını gözden geçirmelerini isteyen bir mektup gönderdi.



    ITF’in web sitesinde yayınlanan haberi okumak için tıklayınız (İngilizce)
    ITF’in TAV gönderdiği mektubu okumak için tıklayınız (İngilizce)
    SOSYAL GÜVEN(SIZ)LIK YASA TASARISINA KARŞI İSTANBUL’DA KITLESEL BASIN AÇIKLAMASI
    Çalışanlar Türkiye’nin birçok köşesinde Emek Platformu’nun açıkladığı eylemleri hayata geçirmek için 13 Mart Perşembe günü alanlara akın etti. Yapılan çok sayıdaki yürüyüşler ve açıklamalarla Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) Yasa Tasarısı’nın geri çekilmesi istendi.

    İstanbul’daki basın açıklaması için sendikamız yönetiminin, temsilcilerimizin ve üyelerimizin de yer aldığı binlerce işçi ve kamu emekçisi Beyoğlu Tünel’de toplandı. 12:30’da İstiklal Caddesi boyunca yürüyüşe geçilerek sloganlar eşliğinde Taksim Meydanı’na ulaşıldı.

    Taksim Meydanı’nda Emek Platformu İstanbul bileşenleri adına konuşan Türk-İş 1. Bölge Temsilcisi Faruk Büyükkucak, bu eylemlerin bir uyarı olduğunu, tasarı geri çekilene kadar mücadelenin süreceğini ifade etti.

    Eylem ile ilgili daha fazla görüntü yüklemek için tıklayınız.
    SAYIN BAŞBAKAN DOĞRUYU SÖYLEMIYOR!
    5510 Sayılı Yasa biz emeği ile geçinen milyonlarca bu ülke vatandaşı yani hepimiz ve çocuklarımız için büyük bir kayıptır, kazanan bir avuç semaye sahibi olacaktır.

    Başbakan sayın Erdoğan haksız olduğunun verdiği hırçınlıkla hiç bir dönemde hiç bir devlet yöneticisinin ağzına almadığı kelimelerle “sendikaları yalan söylemekle” suçlamıştır. Her kesimden oy alan bir başbakan işine gelmediğinde öfke seline kapılarak ne dediğini bilmemektedir.

    Koyunuz o çok sevdiğiniz referandum sandığını halkın önüne yasayı oylayalım bakalım sayın başbakan, kim yalan söylüyormuş ?

    Başbakan, sosyal muhataplarını siyasi hasım gibi algılamakta ve üslubunu buna göre düzenlemektedir. Oysa biz işçiler, memurlar emekliler bağkur'lular siyasi rakip değil, hükümetin oluşturduğu siyasetten, ekonomik politikalardan etkilenen ve mağdur olan kesimlerin bizzat kendisiyiz.

    SSGSS Yasa Tasarısı yazılı ve somut olarak, kazanılmış hakları ortadan kaldıran maddeleriyle apaçık ortada duruyorken, bizleri yalancılıkla ve dürüst olmamakla itham edebiliyorsa bir başbakan, ya yasanın tek satırını dahi okumamış ya da ortada bizim bilmediğimiz, görmediğimiz, duymadığımız başka bir başka metin kendisine verilmiştir.

    Aşağıda konu ile ilgili dökümanlar bölümünde bizim doğru olduğuna inandığımız ama yalansa Sayın Başbakanın yalan olduğu ispatlaması gereken kayıplarımızı inceleyin siz karar verin.
    14 MART'TA "ÇALIŞMAMA HAKKIMIZI KULLANIYORUZ" SOSYAL GÜVENLIK YASA TASARISI GERI ÇEKILSIN!
    Değerli üyelerimiz;
    EMEK PLATFORMU yani;
    TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, DİSK, KESK, Türkiye Kamu-Sen, Memur-Sen, BASK,Türkiye İşçi Emeklileri Derneği, Tüm İşçi Emeklileri Derneği,Tüm Bağ-Kur Emeklileri Derneği, TMMOB, Türkiye Barolar Birliği, Türk Tabipleri Birliği, Türk Diş Hekimleri Birliği, Türk Eczacıları Birliği, Türk Veteriner Hekimler Birliği, TÜRMOB halkımızın milyonlarcasını temsil edenler, çalışanlar, emekliler, işçiler memurlar, tüm emeğiyle geçinenler HÜKÜMETİ UYARIYOR! Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı geri çekilsin!
    Emek Platformu Başkanlar Kurulu, bu tasarının yasalaşmaması gerektiği kararına vararak tasarıya karşı ortak eylem kararı almıştır.
    Alınan karara göre,
    • 13 Mart Perşembe günü tüm illerde kitlesel basın açıklamaları yapılacaktır.
    • 14 Mart Cuma günü saat 10.00-12.00 arasında uyarı amaçlı “çalışmama hakkını” kullanacaktır.
    • Bu uyarılara rağmen tasarı TBMM Genel Kurulu’nda bu haliyle görüşülmeye başlanırsa, aynı gün Emek Platformu bileşenlerinin yöneticileri ve temsilcileri Ankara’da toplanıp tepkilerine TBMM’ye ileteceklerdir.

    Günlerdir tüm sendikalar, sivil toplum kuruluşları emekliler, tüm emeğiyle geçinenlerin, Hükümetin tamamen IMF dayatması ile TBMM’ne getirdiği Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı’nın geri çekilmesine yönelik itirazları ne yazık ki hiç bir şekilde dikkate alınmadı.Hükümet ve AKP milletvekilleri, tüm muhalefet parti milletvekillerinin karşı çıkmasına rağmen TBMM komisyonlarında getirilen eleştirileri dikkate almadan tasarıyı kabul etti.
    Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı, halkın ihtiyacları gözetilerek değil, IMF’ye verilen taahhutlere göre hazırlanmıştır. Çok acı ama tasarının yasalaşmasının karşılığı bir dilim kredidir. Hepimizin, çocuklarımızın sağlığını, sosyal haklarını, emekliliğini, kıdem tazminatını pazarlık konusu yapanlar geleceğimizi karartmaya çalışıyor. İZİN VERMEYELİM!

    BİZ KARŞI ÇIKARSAK YAPAMAZLAR!
    Bu nedenle Konfederasyonuz TÜRK-İŞ ve Emek Platformunun bu kararına tüm üyelerimiz olarak eksiksiz katılmalı, İMF’YE teslim olanları kendilerine getirmeliyiz. Bu karar meşru ve demokratik bir karardır.
    14 Mart Cuma günü uyaracağız ve emek platformunun aldığı karara uyacağız. Sendikamız önümüzdeki günlerde tüm işyerlerinde olacak ve yapacağı toplantılarla hazırlıklarımız sizlere iletilecektir.
    Hükümetin toplumun çoğunluğunu hiçe sayan bu tutumu karşısında meşru bir hak doğmuştur. Bu hakkımızı kullanacağız. Saygılarımızla.

    TÜRKİYE SİVİL HAVACILIK SENDİKASI YÖNETİM KURULU
    8 MART 2008 BROŞÜRÜMÜZ ÇIKTI!
    Sendikamızın bu yılki 8 Mart broşürünün başlığı “Kadınlar sosyal güven(siz)lik yasa tasarısının geri çekilmesini istiyor!

    Son derece doyurucu bir içeriğe sahip olan broşür güncel sorunları eksen olarak alıyor. Broşürün içinde yer alan yazılar şunlar:

    • Rakamlarla kadın
    • SSGSS ve görünmeyen emek – Gülnur Savran / Yazar
    • Sosyal güven(siz)lik yasasıyla kadını iş yaşamından dışlıyorlar – Kadın temsilcilerimizin yorumları
    • SSGSS ile ilgili imza kampanyası
    • Novamed’de kadın dayanışması kazandı – Necla Akgökçe / Petrol-İş Kadın Dergisi Genel Yayın Yönetmeni
    • Yürüyoruz özgür 8 Martlara – Sennur Sezer / Şair-yazar
    • TİSK’in “ev kızı” araştırması: Kadınlar evde oturuyor, AKP örtünün altında “özgürlük” arıyor
    • Sendikal hareketin içinden, insandan yana bir kadın - Aynur Karaaslan/ Özlem Ergun Hava-İş Sendikası Basın Yayın Uzmanı
    • Dayanışarak örgütleniyoruz, örgütlenerek dayanışmamızı büyütüyoruz / Gülsüm Coşkun / Türkiye Homenet
    • 8 Mart 2008’e girerken

    Bu broşürü Genel Merkezimizden, şubelerimizden, temsilciliklerimizden, iş yerlerinizdeki baş temsilci ve temsilcilerinizden edinebilirsiniz.

    Broşürü pdf formatında indirmek için lütfen tıklayınız.
    EĞITIM ÇALIŞMALARIMIZ İZMIR’DE SÜRDÜRDÜK
    Sendikamız 1 Mart 2008 tarihinde, İzmir Şubemizde “Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun Tasarısı” ile ilgili bir eğitim çalışması gerçekleştirdi.

    Toplam 34 üyemizin katıldığı seminerde SSGSS Kanunu tasarısının, toplumun sosyal güvenlik ve sağlık haklarını tehdit ettiği, kazanılmış birçok hakkı ortadan kaldırdığı, sağlık ve sosyal güvenlik kurumlarını ticari işletmelere dönüştüreceği anlatıldı.

    Katılımcıların soruları ve katkıları ile canlı bir ortamda geçen eğitim çalışması öncesinde katılımcılardan yeni düzenleme ile ilgili bir anket doldurmalarını rica ettik.

    Anket sonuçları katılımcıların bu sözde reformun getirdiği olumsuzluklardan haberdar olduklarını ve bunu sosyal güvenlikte yaşanan sorunları çözmek için zorunlu görmediklerini, daha başka alternatif çözüm olanaklarının bulunabileceğine inandıklarını açıkça ortaya koyuyor.
    TAV İŞLETMESI UÇUŞ EMNIYETINE KARŞI MI?
    Hava-İş sendikası TAV İşletmesinin havalimanında uçuş emniyeti ile ilgili yolculara materyal dağıtılması için stand açılmasına izin vermemesi ile ilgili aşağıdaki basın açıklamasını yapmıştır.

    Değerli Basınımız;
    TAV İşletmesi uçuş emniyetine karşı mı? İşletme, Sendikamızın uçuş emniyeti ile ilgili yolculara ve uçucu ekiplere materyel dağıtılması ile ilgili stand açma talebini reddetti.
    Daha yeni yaşadığımız uçak kazası ve hergün bir yeni kılpayı ucuz atlatılan yeni olaylar gündemdeyken Hava-İş sendikası sorumlulukla davranarak önce “Sıfır Kaza için Aktörler Göreve” başlıklı panel düzenleyerek kamuoyunun bilgilendirilmesini sağlamış, ardından uçucu ekiplerin yorgunluğunun uçak kazalarında önemli bir öneme sahip olması nedeniyle ülkemizdeki SHGM’nün uçucu ekiplerin görev ve dinlenme sürelerini düzenleyen SHT 6A-50 Talimatının bilimsel verilere aykırı olduğu ve değişmesi gerektiği yönünde “Yorgun Uçmak İstemiyoruz Biz” adı altında yeni bir kampanya başlatmıştır.
    Kampanyanın ayrıntılarını www.yorgunucmakistemiyoruz.biz web sitesinden inceleyebilirsiniz.Bu kampanya çerçevesinde sendikamız yolculara ve uçucu ekiplere bilgilendirmek amacıyla dağıtılmak üzere broşür, magnet, stiker ve içinde bilimsel bilgilerin yeraldığı maskot USB den oluşan bir set materyel hazırlamış ve havalimanında stand kiralayarak bunları yolcularımıza ve uçucu ekiplere iletmek için Emniyete, DHMİ ve TAV işletmesine gerekli resmi başvurusu tüm istenen belgelerle beraber yerine getirmiştir.
    THY TEKNIK A.Ş'DE KASIM 2007'DE IŞ AKDI FESHEDILEN ÜYELERIMIZIN IŞE IADE DAVALARI KAZANILDI.
    THY Teknik A.Ş de 2007 Kasım'da gerekçesiz iş sözleşmeleri feshedilen 10 üyemiz ile ilgili sendikamız hukuk müşavirliğinin yürüttüğü işe iade davaları sonuçlanmaya başladı. Mahkeme üyelerimizden Seyit Kartal, Sezer Kamil Aksoy, Beyhan İşçi, Vedat Özcan, İsmail Zan, Onur Sinan Öztuna'nın işe iadesine karar verdi.
    SOSYAL GÜVENLIK YASASI KADIKÖY’DE PROTESTO EDILDI
    Meclis komisyonunda görüşülen Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) dün (28 Şubat Perşembe günü) Herkese Sağlık Güvenli Gelecek Platformu tarafından Kadıköy’de yapılan bir eylemle protesto edildi.

    Saat 12:15'te Haydarpaşa Numune Hastanesi Acil Servisi önünde toplanan, aralarında sendika yöneticilerimizin ve temsilcilerimizin de yer aldığı 1500 emekçi Kadıköy İskele Meydanı'na kadar “Herkese sağlık güvenlik gelecek”, “Sağlık haktır satılamaz”, “Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek” sloganlarıyla yürüdüler.

    İki gündür ölümlü iş kazalarını protesto etmek için grevde olan tersane işçileri de Haydarpaşa Garı önünden yürüyüşe katıldılar. Yürüyüş boyunca Kadıköy halkına çağrı yapan emekçiler, yasa tasarısına karşı ortak mücadele edilmesi gerektiğini haykırdılar.
    TUZLA TERSANE İŞÇILERININ EYLEMINE DESTEK VERDIK
    Tuzla tersanelerinde çalışan işçiler bugün (27 Şubat Çarşamba) Limter-İş Sendikası’nın çağrısıyla Tuzla'da tersanelerde yaşanan iş kazalarını protesto etmek üzere 24 saatlik bir oturma eylemi başlatıldı. Sendikamız merkez yönetiminin temsilcilerimizle birlikte destek verdiği eylemin başlarında polis grevci işçilere ve sendika yöneticilerine saldırdı. Aralarında Limter-İş Başkanı Cem Dinç ve sendika yöneticilerinin, Tersane İşçileri Birliği Derneği üyesi işçilerin ve diğer tersane işçilerinin bulunduğu 70 kişi gözaltına alındı.

    30 kişilik bir grupla eyleme destek veren sendikamız tersane işçileri tarafından alkışlarla karşılandı.
    ANKARA İSTASYON MÜDÜRLÜĞÜNDE IŞTEN ATILAN 10 ÜYEMIZ IŞE IADE DAVASINI KAZANDI.
    Ankara İstasyon Müdürlüğünde emekliliklerine 1-2 yıl kala, yer hizmetlerinin Çelebi'ye devri ve İstasyon Müdür Hasan İskender'in çabalarıyla işten çıkarılan 10 işçi arkadaşımız, sendikamızca yürütülen işe iade davasını kazandı. Yaptıkları işlemin hukuka uygun olmadığı açıkça ortaya çıkanlar vicdanlarında rahat mı bilmiyoruz ancak, hukuken haklılıklarını kanıtlayan işçilere bakacak yüzleri olmadığını iyi biliyoruz.
    2008 YILI EĞITIM ÇALIŞMALARIMIZI İSTANBUL’DA BAŞLATTIK
    2008 yılı eğitim çalışmalarımızı İstanbul’da başlattık ve ilk temel sendikal eğitim çalışmalarımızı 23-24 Şubat tarihlerinde gerçekleştirdik.

    Seminerin ilk günkü oturumlarında sendikacılığın temel ilkeleri, ulusal ve uluslararası düzeyde sendikal yapılar ve Türkiye’de sendikal hareketin önündeki yasal ve fiili engellerin neler olduğu tartışıldı. Günün sonunda yapılan grup çalışmasında katılımcılar sendikal hareketin önündeki engelleri aşmak için yapılması gerekenleri tartıştılar.

    Bir sonraki günde katılımcılar örgütlenme konusunda atılması gereken adımlar konusunda yürüttükleri ortak akıl yaratmaya yönelik grup çalışmalarının sonuçlarını sundular. İkinci gün toplu iş sözleşmesi sürecinin ele alındığı, Türkiye’de emek üretkenliği ve ücretlerin tartışıldığı ve havacılık sektöründe yaşanan değişimlerle bunların Türkiye’deki havacılık çalışanları üzerindeki etkilerini değerlendiren sunumlar ve tartışmalar yapıldı.

    Seminerin kapsamlı bir özeti, seminerde yapılan sunumlar ve fotoğraflar kısa bir süre sonra web sitemizin eğitim bölümde yayınlanacak. Seminerin geniş bir özetini içeren bir kitapçık da yakın zamanda bütün katılımcılara yollanacak.

    Bir sonraki eğitim çalışmamızı İzmir Şubemizde gerçekleştireceğiz. Bu 1 günlük eğitim çalışmasının ana konusu Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasasında değişiklik öngören yasa tasarısı olacak.
    SENDIKALARDAN DAVUTPAŞA’DAKI KAZA ILE İLGILI BASIN AÇIKLAMASI
    İstanbul’da Davutpaşa semtinde bir iş hanının kaçak çekme katındaki maytap ve yanıcı madde imalathanesinde saat 31 Ocak sabah saat 09.37'de meydana gelen patlama sonucu 23 işçinin ölmesi ve 100 üzerinde işçinin ve çevre sakininin yaralanması bölgedeki işçiler, Hava-İş’in de aralarında yer aldığı sendikalar, çeşitli sivil toplum kuruluşları ve siyasi partiler tarafından protesto edildi.

    Yapılan basın açıklamasında hükümetin kayıt dışı, kuralsız, güvencesiz, sağlıksız koşullarda üretim yapan işyerlerine yönelik önlem almadığı sürece bu cinayetlerin devam edeceğini uyarısı yapıldı ve iş cinayetlerinin son bulması istendi.

    Olay yerinin yakınlarında toplanan 300 kişilik grubun attığı sloganlar yaşanan trajedinin gerçek yüzünü gözler önüne seriyordu.

    Kaza değil bu bir cinayet!
    Katiller belli hesap sorulsun!
    Çalışma Bakanı istifa!
    İşçiler sokağa hesap sormaya!
    Sendika, sigorta, 8 saat işgünü!
    SOSYAL GÜVENLIK KARŞI-REFORMUYLA İLGILI BROŞÜRÜMÜZ ÇIKTI!
    Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası geçen sene TBMM'de kabul edilmişti. Anayasa Mahkemesi bir dizi maddesini iptal edince önce 1 Temmuz 2007'ye, sonra 1 Ocak 2008'e ertelendi. Hükümet simdi veto edilen kanundan da kötü bir tasarıyı Meclis'ten geçirmeye çalışıyor.

    Broşürde sağlıkta özelleştirme ve piyasalaştırmanın önünü açan, sosyal güvenlik hakkinin ise tırpanlanmasını hedefleyen Sosyal Güvenlik “Reformu"nun gerçek yüzü ayrıntılı bir biçimde sergileniyor. Yasada öngörülen değişikliklerin bu haliyle uygulamaya geçmesi çalışanlar, emekliler ve aileleri için büyük bir yıkım anlamına gelecek. Eşitsizlikleri arttıran, sosyal dayanışma yerine parası olanın parası kadar emeklilik ve sağlık hakkına sahip olacağı bu tasarıyla emekçilere kısıtlama getirilirken, sermayeye yeni kâr alanları sunuluyor.

    Broşürü Genel Merkezimizden, şubelerimizden, temsilciliklerimizden, iş yerlerinizdeki baş temsilci ve temsilcilerinizden edinebilirsiniz.

    Broşürü pdf formatında indirmek için lütfen tıklayınız.
    SENDIKAMIZCA DÜZENLENEN PANEL BÜYÜK İLGI GÖRDÜ
    Türkiye’de sivil havacılığın sorunları sendikamız tarafından İstanbul’da düzenlenen bir panelde ele alındı. “Sıfır kaza kırım için aktörler göreve” başlıklı panelde kazalarda insan faktörü, sivil havacılıkta çalışma hukuku, pilotaj eğitimi ve uçuş emniyeti gibi konular ele alındı.

    Panelimize katılım 100 kişiyle sınırlanmış olmasına karşın bunun çok üzerinde bir izleyici grubu ile gerçekleşti. Kaptanların ve genç pilotların ilgisi havacılığa emek veren herkes için umut oldu.

    Uçuş İşletme Temsilcimiz Kaptan Pilot Bahadır Altan’ın moderatörlüğünü yaptığı panelde beş panelist sunum yaptı.

    Havacılık Tıbbı Derneği Genel Başkanı Doç. Dr. Muzaffer Çetingüç
    Hava-İş Genel Sekreteri Mustafa Yağcı
    Anadolu Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokulu Müdürü Prof.Dr. Mustafa Cavcar
    Anadolu Yıldızları Yönetim Kurulu üyesi kaptan pilot Aydın Uslu
    Sindel Havacılık Uçuş Okulu’ndan Deniz Özhan

    Panelistlerin yaptıkları sunumların ardından katılımcılar, yönelttikleri sorular ve yaptıkları yorumlarla tartışmanın daha da derinleşmesine katkıda bulundular.

    Çok yakında web sitemizde bu panelin kapsamlı bir özetini ve panelistlerin powerpoint sunumlarını bulacaksınız.

    Daha sonra da panelde yapılan bütün konuşmaların (sorulan sorular ve katılımcıların yorumları dahil) eksiksiz bant çözümünü içeren bir kitap ve CD sendikamız tarafından yayınlanacak ve sektördeki bütün taraflara yaygın olarak dağıtılacaktır.

    Panelden daha fazla görüntü yüklemek için tıklayınız.
    TÜM ILLERDE EYLEM VE PROTESTO
    İstanbul’da Galatasaray Lisesi önünde toplanan 2 bin 500 işçi, Taksim Meydanı’na yürüdü. İşçiler yürüyüş boyunca attıkları sloganlarla tasarının geri çekilmesini istediler.
    Taksim Meydanı’nda işçilere seslenen Türk-İş 1. Bölge Temsilcisi Faruk Büyükkucak, SSGSS’nin yasalaşması durumunda emekli aylığını hak etmek için prim gün sayısının 7 bin günden 9 bin güne çıkacağını; düzensiz, güvencesiz, esnek çalışanların bu primi ödemelerinin mümkün olmayacağını kaydetti.
    İzmir AKP binası önünde ve Trakyada Lüleburgazda ortak eylem yapılırken birçok ilde basın açıklamaları ile yasa protesto edildi hükümet uyarıldı.

    Aşağıda Konu ile ilgili Dökümanlar Bölümünde Türk-İş'in basın açıklamasını ve Yasa ile ilgili ayrıntılı karşılaştırmalı bilgileri bulabilirsiniz.
    EYLEMLER SÜRÜYOR: KADIKÖY’DE BASIN AÇIKLAMASI VE YÜRÜYÜŞ
    Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı’na karşı İstanbul’da düzenlenmesi planlanan bölgesel eylemlerin ikincisi 13 Ocak Pazar günü Kadıköy’de gerçekleştirildi.

    Türk-İş’e Bağlı Sendikaların İstanbul Şubeleri Platformu, TTB, KESK, DİSK ve Diş Hekimleri Birliği’nin de içinde bulunduğu siyasi parti ve dernekler, Kadıköy’de yaptıkları eylemle yasanın geri çekilerek iptal edilmesini istedi.
    HERKESE SAĞLIK VE GÜVENLI GELECEK IÇIN YÜRÜYORUZ!
    Değerli üyelerimiz,
    Tarih: 15 Ocak – Salı
    Saat: 12:00
    Buluşma yeri: Galatasaray Lisesi’nin önü
    10 Ocak 2007 Perşembe günü Türk-İş 1. Bölge Temsilciliği’nde İstanbul şube başkanları Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı (SSGSS) ve kıdem tazminatı konuları ile ilgili olarak bir araya geldi. Toplantıya sendikamızı temsilen Genel Eğitim Sekreterimiz Engin Barutçu katıldı.
    Toplantıda Türk-İş 1. Bölge Başkanı Faruk Büyükkucak, Türk-İş’in 15 Ocak’ta saat 12:00’de 81 ilde SSGSS’ye karşı eylem yapma kararı aldığını açıkladı. Açıklamaların ardından AKP il yönetimlerine gidilerek taleplerin iletileceğini belirten Büyükkucak, İstanbul’da Galatasaray Lisesi önünden Taksim Meydanı’na yürüneceğini ifade etti.
    “Biz karşı çıkarsak yapamazlar!”

    Katılabilecek olan tüm üyelerimizi Salı günü saat 12:00’de Galatasaray Lisesi önünde bu eylemde yer almaya çağırıyoruz.

    BAKIRKÖY’DE BASIN AÇIKLAMASI VE YÜRÜYÜŞ
    Hava-İş yönetimi ve temsilcileriyle Sosyal Güven(siz)lik Yasasına karşı protestonun başını çekti

    "Biz karşı çıkarsak yapamazlar!"

    Sosyal güvenlik hakkını ağır bir biçimde tırpanlamayı hedefleyen ve sağlıkta özelleştirmenin önünü açan ve yıllardır ağır ağır uygulanan sağlıkta piyasalaştırmayı hızlandırmayı hedefleyen Sosyal Güvenlik Yasası’na karşı tepkiler giderek artıyor. İstanbul’da birçok sendika siyasi parti ve kitle örgütünün bir araya gelerek kurduğu “Herkese Sağlık Güvenli Gelecek Platformu” mücadelenin yükselmesinde önemli bir rol oynuyor.
    Platform önce Taksim’de ve ardından da 27 Aralık günü Saraçhane’de düzenlediği yürüyüşlerle bu mücadeleyi adım adım yükselteceğini gösterdi. Platformun aldığı karar doğrultusunda bölgesel eylemlere başlandı. Bakırköy ve çevre semtleri kapsayan ilk bölgesel eylem 9 Ocak Çarşamba günü saat 12:30’da SSK Bakırköy Doğum Evi önünde gerçekleştirildi.

      
    Protestodan daha fazla görüntü yüklemek için tıklayınız.
    BIR ILAN, BIR SUÇ DUYURUSU VE BIR KAZA...
    Atlas Jet havayolunun Isparta yakınlarında düşen uçağında uçuş ekibi ve vatandaşlarımızdan 57 kişiyi kaybettik. Tüm acılı ailelere öncelikle başsağlığı diliyoruz.
    Ama her uçak kazasından sonra yaşananlar sanki bir diğerinin kopyası gibi, yine yaşanıyor. Magazinsel görüntüler, çarpıcı açıklamalar ve bin bir türlü senaryolar.
    Aslında, Sayın Ulaştırma Bakanı kaza sabahı CNN televizyonunda yaptığı ilk açıklmada zaten sonuca ulaşmıştı. Sayın Bakan diyordu ki "kaza ilk incelemelerine göre büyük bir olasılıkla insan hatası ağırlıklı görünüyor"
    Ve olay geldi sonuçta yine Allah rahmet eylesin pilotun başına patladı. Neden ? Tamda bizim söylediğimiz gibi hem 2920 Sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu 100, 101, hem SHT 6A 50 Talimatı 26. Maddesine göre hukuki sorumluluk kaptan pilotun. Kurallara uyması gereken ilk kişi.Kural ihlali olduğunda ilk itiraz edecek kişi.
    Peki bu kadar geniş yetkiler ve sorumluluklar tanıdığımız kaptan pilotun hatalı olduğunu varsaysak bile, onu bu hataya iten nedenleri neden hiç araştırmıyoruz?
    Airdisaster com adlı kaza kırım istatistiklerini yayınlayan sitede havayollarımızın kaza oranın 7.30 (rate) lerde olduğunu ve bu büyük kırımlarının DC 10 kazası dışında hep içhatlarda kendi ülkemizin sınırları içinde olduğunu bile bile neden bu konuda hiç kafa yormuyoruz, kendi özeleştirimizi yapmıyoruz?
    Bir uçak kazasının temel nedenlerinden ilk sayılabilecek olanı idari hatadır. Peki bu ülkede uçak kazası nedeniyle yargılanan bir havayolu şirketi Yönetim Kurulu başkanı veya Genel Müdürü gördünüz mü hiç?
    Peki eksik denetimler nedeniyle bu hatalar zincirine ilk halkanın eklenmesine bir anlamda katkıda bulunan bir devlet kurumu yetkilisinin yargılandığını gördünüz mü?
    Görmediniz. Ama bu ülkede şunu görebilirsiniz.
    Önce uçuş emniyeti diye gazetelere ilan veren bir sendikada yargılanabilir.
    Suçlu kim? Önce uçuş emniyeti diye gazete ilanı veren Türkiye Sivil Havacılık Sendikası
    Suç duyurusunda bulunan kim THY A.O ve Atlas Jet Havayolu. 57 vatandaşımızın hayatını kaybettiği uçak kimin Atlas Jet'in...
    Gazete ilanındaki eleştirelere bile tahammül edemeyecek kadar çığrından çıkmış bir havacılık sektöründe kaptan pilotların eleştiri ve uyarılarını yada itirazlarını dinleyecek bir havayolu yönetimi tasavvur edebiliyor musunuz.?
    Evet bir ilan bir suç duyurusu ve bir kaza...
    Daha ne yorumu yapalım ki?

    İsteyen vatandaşlarımız aşağıdaki Konuyla İlgili Dökümanlar Kısmından sendikamızın gazete ilanını bir kez daha, Atlas Jet havyolunun sendikamız hakkındaki suç duyurusunu da ilk kez görebilir.
    THY TEKNIK AŞ'DE 8 ÜYEMIZ GEREKÇESIZ IŞTEN ÇIKARILDI.
    THY Teknik A.Ş’de biri sendika temsilcisi 10 üyemiz “gerekçesiz” işten çıkarıldı. 4857 sayılı İş Yasası’nın ilgili hiçbir hükmünü dikkate almadan yapılan bu yasaya aykırı işlem, THY Teknik A.Ş yönetiminin pervazsızlığını da ortaya koymaktadır.
    Ana grup THY A.O ve THY Teknik A.Ş yönetimleri politikalarında hep birlikte hareket etmişler, hatta THY A.O kendi politikalarını bir anlamda Teknik A.Ş’ye dikte ettirmiştir. Bu son olayda bu kapsamdadır.
    Her iki yönetimin TİS sürecinde gösterdikleri beceriksizlik ve grev oylaması başarısızlığı bu yönetimleri kendilerini atayanlar karşısında zor durumda bıraktığı gibi, personele karşı inanılmaz bir kin ve öç alma duygusuna itmiştir. Bu başarısızlık nedeniyle istifa ederek bu şirketleri terk etmek yerine, hiçbir günahı olmayan insanları işten çıkarmak, böylece kendilerini üst makamlarına affettirme yöntemini seçmişlerdir. Yönetimlerdeki bazı kişilerin artık kişisel mesele haline getirdiği bu kin ve nefret yaklaşımı şirketlerde iş barışı ve huzurunu ortadan kaldırmıştır. Bunun sonucuna da katlanacaklardır.
    THY Teknik A.Ş’de uygulanan işten çıkarmaların hiçbir yasal geçerli nedeni bulunmamaktadır.Yasaya uygun somut hiçbir gerekçe gösterilmemiştir. Hatta yasanın temel şartı olan kişilerin savunmasının alınmasına bile uyulmamıştır. THY Teknik A.Ş yönetimi yasadışı davranmıştır.
    THY A.O VE THY TEKNIK A.Ş TOPLU IŞ SÖZLEŞME KITAPLARI YAYINLANDI
    21. dönem THY A.O ve 1. dönem THY Teknik A.Ş toplu iş sözleşme kitapçıkları üye sayısı kadar bastırılarak işyerlerinde dağıtılmaya başlanmıştır. Üyelerimiz, sendika temsilciliklerimizden veya sendika temsilcilerimize bizzat başvurarak kitapları alabilirler.Toplu iş sözleşmeleri aşağıdaki Konu İle İlgili Dökümanlar Bölümünden de edinilebilir.
    TERÖR SALDIRILARINI ŞIDDETLE KINIYORUZ.
    Dün Hakkari’nin Dağlıca bölgesinde PKK tarafından yapılan saldırı sonucu, 12 silahlı kuvvetler mensubumuz şehit oldu, aynı gün 17’ye yakın vatandaşımız yine insanlık dışı bir mayın saldırısı ile yaralandı. Saldırıları nefretle kınıyoruz. Bu saldırılarda şehit olan silahlı kuvvetler mensubu er ve erbaşlarımızın acılı ailelerine sabır ve başsağlığı diliyoruz, Acılarını yürekten paylaşıyoruz. Yaralananlara acil şifa diliyoruz.

    Konfederasyonumuz TÜRK-İŞ ve bağlı sendikalarımız 9 Bölge ve 71 il temsilciliğinde yarın saat 11.00 de ortak basın açıklaması ile bu konudaki tepki ve duyarlılıklarını bir kez daha dile getireceklerdir.

    Son aylarda ülkemizin tüm insanlarını derin olarak yaralayan, onlarca silahlı kuvvetler mensubumuzun şehit olmasına, onlarca sivil vatandaşımızında vefatına neden olan terör saldırıları giderek kapsamlı bir yönelime girmektedir. Öncelikle ülkemizi kardeş kavgasına, tahriklere ve provakosyonlara çekmeye yönelik olduğunu düşündüğümüz bu tırmanış karşısında, hepimiz sağduyu ile hareket etmeliyiz. Terörün en önemli amacı korku, panik yaratmak ve kaos oluşturmak, toplumsal dayanışmamızı çökertmektir. Bu oyuna gelindiğinde terör amacına ulaşacaktır.

    Bölünme değil, birarada kardeşce yaşamayı savunmalıyız.
    Terörün, kan dökmenin ve silahın çözüm olmadığı, bu yöntemlerle bir yere varılamayacağı kesindir. Yıllarca yaşanan acılar ve gencecik fidanların ölümü ile sönen ocakların feryatları bunun açık kanıtlarıdır. İnsan hayatına kasteden bu terör saldırıları ülkemizde insanlarımız arasında kin ve nefret tohumları ekmekten başka bir işe yaramamaktadır.

    Gelişmeler değerlendirildiğinde yaşanan tarihsel sürecin sadece terör ve bu terörü yaratan PKK örgütü ile sınırlı olmadığı herkesçe dile getirilmektedir. Ortadoğu’da yaşananların basit bir oyun olmadığını, karmaşık ve tüm bölgeyi ateşe atacak yeni emperyalist senaryolarla beslendiğini görmek zorundayız.
    HABER-İŞ SENDIKAMIZIN HAKLI GREVINI DESTEKLIYORUZ.
    HABER-İŞ üyesi Telekom İşçileri KAZANACAK!
    Mayıs ayından bu yana devam etmekte olan toplu iş sözleşme süreci yabancı sermaye yönetimindeki Türk Telekom’da, işverenin tamamen haksız ve yanlış yaklaşımlarıyla tıkanmış ve Haber – İş Sendikası tarafından bugün haklı bir grev başlatılmıştır.
    Türk Telekom’da yaşanan sorunlar, özelleştirme uygulamalarının varacağı noktayı gözler önüne sermektedir. İşveren, çalışanların kazanılmış haklarını gasp etmeye, sendikalı işçilerle aynı unvan ve kıdeme sahip bulunan sendikasız işçilere verilen ücreti sendikalı işçilere vermek istemeyerek sendikal örgütlülüğü zayıflatmaya çalışmaktadır.
    Hafta sonu tatilleri ve hafta içi çalışma süreleri konusunda esnek çalışma koşullarını egemen kılmak isteyen Türk Telekom işvereni OGER, özelleştirmenin amaçlarından biri olan emeklilik yoluyla istihdamın azaltılması, yeni işe başlayanlarda asgari ücretin esas alınması gibi uygulamalar ve düşük zam önermesiyle özelleştirme talanına yeni halkalar eklemek istemektedir.
    Hava-İş sendikası olarak grevin demokratik meşru hakların en önemlilerinden biri olduğu bilinciyle, bir çok idari madde ve haklarda kazanılmış hakları geri götürmeye çalışan işverenin bu tutumunu kınıyor, işçilerin aldığı grev uygulamasının başarıya ulaşması için, maddi ve manevi anlamda her türlü gücümüzle Haber-İş sendikamızın yanında olduğumuzu kamuoyuna duyuruyoruz.
    THY A.O 2007 YILI 2. ÇEYREK MALI VERILERI AÇIKLANDI.
    THY’nin 2. çeyrek mali verileri bir süre önce açıklandı. Her zaman olduğu THY borsaya kote şirketler içinde mali verilerini en geç açıklayanlardan biri olma özelliğini koruyor.
    2. çeyrekte (Nisan-Haziran dönemi) net dönem kârı 48,7 milyon YTL olarak gerçekleşmiş. Geçen yılın aynı döneminde bu tutar 223 milyon YTL’ydi. Burada yüzde 78’lik bir azalma söz konusu.
    Bu azalmanın başlıca nedeni geçen yılın 2. çeyreğinde önemli bir yer tutan faaliyet dışı kazançların burada olmaması. Geçen yılın 2. çeyreğinde diğer faaliyetlerden gelir ve kârlar kalemi 548,9 milyon YTL’lik bir büyüklüğe sahipti (belirleyici alt kalemler: “Maddi varlık değer düşüş karşılığında kur değişiminden kaynaklanan azalış” ve “kur farkı geliri”.) Bu yılın 2. çeyreğinde ise bu tutar sadece 23,2 milyon YTL oldu. Buna karşılık geçen yılın 2. çeyreğinde 12,4 milyon YTL olan diğer faaliyetlerden gider ve zararlar kalemi bu yılın aynı döneminde 136,2 milyon YTL’ye çıktı. Bu da asıl olarak “maddi varlık değer düşüş karşılığında kur değişiminden kaynaklanan artış”tan kaynaklanıyor.
    Esas faaliyet kârına bakıldığında ise şirketin mali performansında özü itibariyle hiçbir sıkıntı olmadığı açıkça görülüyor. Net esas faaliyet kârı geçen yılın 2. çeyreğinde 13,2 milyon YTL iken bu yılın aynı döneminde 120,2 milyon YTL’ye yükselmiş. Satış gelirleri yüzde 19,7 oranında artmış ve bu bir yıl öncesine göre hem iş hacminde, hem yükleme faktöründe, hem de pazar payında yaşanan artıştan kaynaklanıyor.
    Özetle söylemek gerekirse şirketin kârındaki azalma bütünüyle esas faaliyet dışı faktörlerden (kur değişiminden) kaynaklanıyor; mali bünye gücünü koruyor ve artırıyor.
    “SANAL HAVAYOLU” TARTIŞMASI YENIDEN CANLANIYOR MU?
    10 yılı aşkın bir süre önce gündeme gelmiş olan, ancak bir süre sonra sönümlenerek sözü edilmez hale gelen “sanal havayolu” tartışması bugünlerde yeniden gündeme getirilmeye çalışılıyor.

    Üst kuruluşumuz ITF (Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu) “sanal havayolu” şirketlerinin oluşturulması girişimlerini, bu konunun sektörün uluslararası gündeminin üst sıralarında yer aldığı sırada yakından izlemiş ve havayolu çalışanları için yaratabileceği tehlikelere dikkat çekmişti.

    “Sanal” havayolu şirketlerinin havayolu çalışanları için yaratacağı tehlikelerin listesi oldukça uzun ve iç karartıcı. Bu listenin en tepesinde “sanal” havayolları aracılığıyla havacılık sektöründe denizcilik sektöründekine benzer bir tür elverişli bayraklar sisteminin yerleştirilmesi tehlikesi yer alıyor. Bunun gerçekleştirilmesi durumunda ücretlerin, çalışma koşullarının ve sendikal örgütlülüğün ağır darbeler alması kaçınılmaz olacaktır.

    “Sanal” havayollarının kurulmasını ilk gündeme getiren British Airways’in o yıllardaki icra başkanı Bob Ayling olmuştu. Ayling “sanal” havayollarının sektörün geleceğini oluşturacağı düşüncesindeydi. Bugünlerde ise FL Group, American Airlines bünyesinde “sanal” havayolu tartışmasının yeniden canlandırılmasını istiyor.
    KONUT EDINDIRME YARDIMI GERI ÖDEMELERI ILE ILGILI YÖNETMELIK YAYINLANDI
    Konut Edindirme Yardımı (KEY) hesaplarının tasfiyesi için yönetmelik Resmi Gazete'de 14 Ağustos 2007 tarihinde yayımlandı.
    Yönetmeliğe göre;

    • İşyerleri hak sahiplerinin listelerini 30 Kasım’a kadar oluşturacak. (Bakanlar Kurulu bu süreyi bir defaya mahsus üç aya kadar uzatabilecek.)
    • İşyerlerince hazırlanacak listeler tasfiye halindeki Emlak Bankası'na gönderecek.
    • Emlak Bankası, hak sahiplerinin isim, konut edindirme yardımı ve nemalarını içeren listeleri, 30 Kasım 2007'den itibaren üç ay içinde Emlak Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı'na (EGYO) bildirecek. (Hazine'nin bağlı olduğu bakan bu süreyi bir defaya mahsus iki aya kadar uzatabilecek.)
    • Listeler Resmi Gazete'de ilan edilecek
    • Bunu takiben listelerde yer almayanların başvuruları için süre tanınacak ve ödemeler 2008'de yapılacak.
    Hak sahiplerinin konut edindirme yardımı anapara tutarlarının nemalandırılmasında;
    • Hesapların bankaca takip edildiği 1 Ocak 1987 ila 29 Aralık 1999 arasındaki dönem için Emlak Bankası'nın altı aylık vadeli mevduat faizi bileşik usulde uygulanacak.
    • Hesapların bankadan EGYO'ya devredildiği 29 Aralık 1999'den 30 Kasım 2007 tarihine kadar ise; EGYO'nun net aktif değerinin yüzde 60.96'sının, Emlak Bankası AŞ tarafından ayni sermaye olarak EGYO'ya devredilen taşınmazlar karşılığı 395 milyon 751 bin 717 YTL oranı esas alınarak nemalandırılacak.
    Sendikamız KEY hesaplarının tasfiyesi ile ilgili olarak yeni gelişmeler olması durumunda sizleri bilgilendirmeye devam edecek.
    Sorularınız için: havais@havais.org.tr

    Konut Edindirme Yardımı Nedir?
    Konut Edindirme Yardımı (KEY), 11 Kasım 1986 yılında 3320 sayılı yasa ile 10 ve daha fazla işçi çalıştıran işyerlerindeki işçiler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'na göre aylıklarını alan devlet memurları ile diğer kamu görevlileri ve bunların emeklilerine kanunda belirtilen esaslara göre konut edindirme yardımını amaçlıyordu. Yardımla ilgili kesintiler, kanunun yürürlükte olduğu süre içerisinde işçiler adına işverenden, memur ve diğer kamu çalışanları adına ise ilgili kurumdan yapılarak, Türkiye Emlak Kredi Bankası nezdinde memurlar için "Toplu Konut Ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığı adına açılan Devlet Memurları ve Emeklileri Konut Edindirme Yardımı, işçiler için de aynı bankada açılan "İşçiler ve Emekliler Konut Edindirme Yardımı" hesaplarında toplandı. Kanunun, yardım için 75 metrekarelik evlerin 60 metrekarelik bölümü için yararlanma şartı koşması, fonun kullanımının çok düşük olmasına neden olurken, yardım için kesinti uygulamasına da 1996 yılında son verildi.
    Hak Sahipleri Büyük Kayba Uğrayacak
    Kanunda Konut Edindirme Yardımı fonunun tasfiyesi sırasında nemalandırmanın Emlak Bankası’nın faizleri üzerinden yapılacağına hükmediliyor. Bu, nemalandırmanın o yıllarda geçerli olan piyasa mevduat faizlerinin çok altında kalan bir faiz oranıyla yapılacağı anlamına geliyor. Diğer bir deyişle, hak sahipleri (yani bizler) ciddi bir gelir kaybına uğrayacaklar. Turk-İş Sosyal Güvenlik Danışmanı Celal Tozan’ın hesaplamalarına göre ödemelerini eksiksiz olarak yapmış olan bir çalışana 500 YTL civarında bir ödeme yapılacak. Oysa gerçekçi bir nemalandırma yapılmış olsaydı bu tutar yaklaşık olarak 4500 YTL olacaktı.

    Konut Edindirme Yardımı Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik
    [link]http://rega.basbakanlik.gov.tr/eskiler/2007/08/20070814-5.htm[/link]
    ONURUMUZLA MÜCADELE ETTIK ONURUMUZLA KAZANDIK
    THY A.O 21. Dönem, THY Teknik A.Ş 1. dönem toplu iş sözleşmelerimizi bugün yeni kazanımlarla imzaladık. Siz üyelerimizin onurla sabırla ortaya koyduğu birlikte ve birlikle mücadele grev oylamasında evet demenin en anlama geldiğini de açıkça ortaya koymuştur.
    Tüm Türkiye’de sendika diye bir kurum ve örgütlülük olduğunu, grev diye bir Anayasal hak olduğunu yıllar sonra herkesin durup düşüneceği biçimde ortaya koydunuz.
    Hava-İş sendikası mücadeleyi sabırla sürdürürken, aynı zamanda uzlaşma zemini hiç kaybetmeden, maceraya atılmadan tüm önemli güçler ve kamuoyu karşısındayken bile başarı kazanılabileceğini ortaya koymuştur.
    Tüm üyelerimizin bu başarısını kutluyor ve yeni sözleşmelerimizin herkese hayırlı olmasını diliyoruz.
    Aşağıda konu ile ilgili dökümanlar bölümünde anlaşma tutanaklarını sözleşmemizde kazanılan yeni haklarla ilgili ayrıntılı açıklamayı bulacaksınız.

    Linkler: Sağ tıklayıp seçeneklerden "Hedefi Farklı Kaydet" yada "Save Target As" seçiniz.
    THY A.O. Anlaşma Tutanağı (Dosya Boyutu 2.64Mb)
    THY Teknik A.Ş. Anlaşma Tutanağı (Dosya Boyutu 2.23 Mb)
    THY A.O VE THY TEKNIK A.Ş TOPLU IŞ SÖZLEŞMELERINDE BUGÜN YAPILAN TOPLANTI KONUSUNDA AÇIKLAMAMIZ.
    Değerli Üyelerimiz;

    Bugün THY A.O Genel Müdürlüğünde yapılan toplu iş sözleşme görüşmelerinde daha öncede açıkladığımız gibi taraflar toplam sonuç alma yönünde çabalarına devam etmişlerdir.
    Sendikamız toplu iş sözleşmesinin grevsiz sonuçlanması açısından arabuluculara gelebileceği son noktayı bildirmiştir. Arabulucular süreç ile ilgili olumlu veya olumsuz son noktayı belirlediklerinde kesin açıklamalar yapılacaktır.
    Bu konuda sendikamız Şube Başkanları ve temsilciler kurulları ile gelinen noktayı değerlendirerek, sözleşme yetkililerimizin sürecin geldiği noktadaki politikalarını onaylamış, sürecin olumsuz sonuçlanması halinde sendika yönetimine grev uygulama kararını açıklaması konusunda yetki vermiştir.
    TİS sürecinin en önemli noktasında siz üyelerimizin sabırla gösterdiği kararlılık bizim için en önemli destek kaynağı olmuştur.
    Greve evet yönündeki kararın kazanımlarla sonuçlanması adına yürüttüğümüz çalışmalarımızın başarılı olması dileğiyle saygılar sunarız.
    HAVA-İŞ SENDIKASI TİS SÜRECI ILE ILGILI ÜYELERINE AÇIKLAMA YAPTI.
    Hava-İş sendikası THY A.O ve THY Teknik A.Ş toplu sözleşme arabulucu toplantıları ile ilgili üyelerine aşağıdaki açıklamayı yaptı.

    Değerli üyelerimiz

    Toplu iş sözleşme sürecinin en önemli aşamalarından birini yaşıyoruz. Her türlü hukuksuzluk ve toplu iş sözleşmesinin doğal akışı değiştirilerek hak alma mücadelemizin başarısız kılınmasına yönelik girişimler sizlerin gerçekten alkışlanması gereken onurlu tutumuyla bir bir aşılmıştır.
    Sendikamız grev oylaması sonucunu hiçbir şekilde bir mağlubiyet ve galibiyet havasına büründürmemiş, sonucu olgunlukla karşılamış 11500 üyesi ve aileleri ile birlikte 50 bin kişinin sorumluluğu ile hareket etmiştir.
    Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının arabuluculuk çağrısına icabet etmiş ve uzlaşma yollarını tıkayan taraf olmamıştır.
    Arabulucu olarak görevlendirilen sayın yetkililere sorunları, çözüm yollarını ve uzlaşma koşullarının hangi noktada oluşabileceğini açıkça ifade etmiştir.
    Grev oylaması sonrasını yeni bir süreç ve beyaz bir sayfa olarak değerlendirerek uzlaşma için Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının Başkanlığında yapılan toplantıda alınana temel prensip kararına disiplinle uyarak kurulların bilgisi dahilinde tekliflerini revize etmiş ve bunları arabuluculara açıkça iletmiştir.
    Dün yapılan ortak toplantıda da yukarıda özetlediğimiz ve sendikamızın hiçbir şekilde kompleks duymadığı uzlaşmaya açık ve süreci grevsiz bitirme politikalarına devam edilmiştir.
    Bu aşamadaki toplantıların en önemli özelliği şudur. Her iki sözleşme için artık tüm maddeler birlikte değerlendirilmekte toplam bir çözüm aşamasına gelinme çabası sarf edilmektedir. Maddelerin tek tek kabulü veya imza altına alınması gibi bir süreç yaşanmamaktadır. Bu nedenle maddeler üzerinde ayrıntılı açıklama yapılması mümkün olmamaktadır. Ayrıca görevlendirilen sayın arabulucular verilen teklifleri kendilerinde toplamakta taraflardan açıklama yapılmamasının kendi görevleri açısından uygun olacağını belirtmektedirler..
    Sayın Bakanın görevlendirdiği sayın arabulucular görevlerini tamamlama yönünde her iki tarafa da sürecin olumlu veya olumsuz sonuçlanmasına kadar kendi inisiyatiflerinde kalmaları yönünde karar bildirmişleridir. Sendikamız disiplinle bu karara da uymuştur.
    Bu amaçla yarın saat 10.00’da THY Genel Müdürlüğünde bu sürecin son toplantısı yapılacaktır.
    Süreç sonlandığında elde edilen sonucu siz üyelerimizle paylaşacak ve sonraki süreç ile ilgili kararlarımızı yine sizlerle birlikte vereceğiz.
    Bütün bu uzlaşma girişimlerimiz kesinlikle grev seçeneğinin ortadan kalktığı anlamına gelmemektedir. Bu konudaki teknik hazırlıklarımız tamamlanmıştır. Ancak bu konuda bile hala sürecimizi anlayamadığımız bir şekilde ertelemeye çalışan engellemeler devam etmektedir. 9 Ağustosta sonuçlanan grev oylaması sonuçları hala resmen sendikamıza tebliğ edilmemiştir. Yaptığımız araştırmada bu konudaki tebligatların İstanbul Bölge Müdürlüğünce 17 Ağustos Cuma günü 17.00 den sonra postaya verildiğini öğrenmiş bulunmaktayız. Bu tebligat bize ulaşmadan yasal olarak grev tarihini belirlemek mümkün olmamaktadır.

    Son olarak da önemli bir uyarımızı son kez dile getirmek istiyoruz. Hiç kimse Hava-İş’in bu yapıcı tutumunu bir zafiyet olarak algılamamalıdır. Grev oylaması sonrası oluşan yeni duruma rağmen hala uzlaşmaz bir tutumla ve tehditlerle konuya yaklaşılmasını hissettiğimizde kurullarımız grev uygulama kararımızı alacak ve kamuoyuna duyuracaktır. Hava-İş’in grev deneyimi hiçbir sendikada olmadığı kadar yüksektir. Hava-İş sendikasının iyi niyetine rağmen, kaos yaratma girişimlerine yönelenler bunun sonucuna da katlanmak zorunda kalacaktır.Saygılarımızla.
    ARABULUCU VE IŞVERENLE TİS ORTAK TOPLANTISI BU GÜN SAAT 13.00 DE THY GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDE YAPILACAK.
    THY A.O ve THY Teknik A.Ş toplu iş sözleşmeleri uyuşmazlığı ile ilgili Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı'nın görevlendirdiği arabulucuların taraflarla yaptığı görüşmeler sonrasında Hava-İş sendikası ve THY A.O ve THY Teknik A.Ş İşveren yetkilileri bugün saat 13.00'de ortak görüşme yapacaklardır.
    Hava-İş sendikası uzlaşma yönünde Sayın Bakanın girişimleri ile oluşan bu görüşme sonrasında Kurulları ile gelişmeleri değerlendirerek kamuoyuna gerekli açıklamayı yapacaktır.
    TOPLU IŞ SÖZLEŞMELERI ILE ILGILI ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLIK BAKANLIĞINDA YAPILAN TOPLANTI SONA ERDI.
    Bugün Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu'nun çağrısı ile yapılan görüşmede grev oylamasından sonra oluşan yeni durum ile ilgili taraflar öncelikle Sayın Bakan ile tek tek görüşürek görüşlerini aktarmışlarıdır.

    Sayın Bakanında katıldığı ortak toplantıda ise temel olarak yeni süreç nedeniyle uzlaşma sağlanması için tarafların yeni tekliflerinin ortaya çıkması konusunda Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in Kamu sözleşmeleri ile ilgili Danışmanı Sayın Adnan Çiçek ve Çalışma Genel Müdürü Sayın Sadettin Akyıl'ın arabulucu olarak görevlendirilmesi;

    Bu arabulucuların yeni teklifler ile ilgili Perşembe günü THY A.O ve THY Teknik A.Ş ile Cuma günü ise sendikamızla görüşmesi bu görüşmelerden çıkacak sonuçlar ise bakanlığın görevlendirdiği arabulucular ve taraflar ile birlikte İstanbul' da Pazartesi günü yapılacak toplantıda değerlendirilmesi kararlaştırılmıştır.

    HAVA-İŞ GENEL MERKEZ YÖNETİM KURULU
    HAVA-İŞ GENIŞLETILMIŞ BAŞKANLAR VE TEMSILCILER KURULU SONUÇLANDI.
    Grev oylaması ile ilgili süreci değerlendirmek üzere bu gün toplanan Hava-İş Genişletilmiş Başkanlar ve Temsilciler Kurulu aşağıdaki kararları almıştır.
    Sendikamız Bakanlar Kurulunun aldığı karar çerçevesinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Murat Başesgioğlu’nun çağrısıyla yarın saat 14.00’de yapılacak toplantıya Genel Başkanımız Atilay Ayçin, Hukuk Müşavirimiz Abdi Pesok ve 4 Yönetim Kurulu üyemizle katılacaktır.
    Kurulumuz sendikamızın bugüne kadar sürdürdüğü uzlaşma yönündeki sağduyulu tavrına ek olarak, yarın yapılacak toplantı öncesi, grev tarihi ile ilgili herhangi bir karar almamıştır.
    Kurulumuz olası bir anti demokratik ve yasadaki gerekçeye aykırı grev erteleme kararına karşı, erteleme kararının alındığı tarihten itibaren gerekli tepkiyi ortaya koyma yönünde hazırlık yapılması ve üyelerimizin üretimden gelen tüm gücüyle bu karara karşı meşru demokratik direnme hakkını kullanması kararını almıştır.
    Kurulumuz yarın yapılacak toplantı sonrası değerlendirme yapmak üzere 16 Ağustos Perşembe günü saat 13.00 de toplanacak ve Ankara’da yapılacak toplantının sonucuna göre hareket edecektir.

    HAVA-İŞ SENDIKASI KURULLARINI TOPLUYOR.
    Hava-İş sendikası grev oylaması sonuçları sonrası süreç ile ilgili aşağıdaki açıklamayı yaptı.
    Bilindiği gibi grev oylaması 9 Ağustos 2007 tarihinde sonuçlanmıştır. 2822 sayılı yasanın 36. Maddesine göre "...oylama gününden başlayarak 3 işgünü içinde oylamaya itiraz edilebilir.... hükmü vardır. Bu nedenle kesin sonuçların taraflara tebliği bu tarihten sonra yapılacaktır.
    Yine 2822 sayılı kanunun Grev ve Lokavtın Başlaması başlıklı 37. Maddesi 3. bendinde ..........Grev oylaması yapılan hallerde altmış günlük süre oylamanın sonucunun kesinleşmesinden sonra başlar........ hükmü vardır.
    Bu düzenlemelere göre oylamanın sonucu greve evet şeklinde çıktığına göre, sonuçların tarafımıza tebliği tarihiden (oylamanın sonucunun kesinleşmesinden) itibaren grev uygulamasını yapabileceğimiz 60 günlük yasal süre bu tarihte başlayacaktır.
    Grevin başlaması bu 60 günlük süre içinde herhangi bir tarihte 6 iş günü önceden bildirmek koşuluyla karşı tarafa tebliğ edilebilir ve bu tebliğ tarihinde grev başlar.
    Şu anda grev oylama sonuçları henüz tarafımıza tebliğ edilememiş ve 60 günlük süre başlamamıştır.
    Hava-İş sendikası ön bir değerlendirme yapabilmek amacıyla;
    14 Ağustos Salı günü şube Başkanlarının da katılımıyla Genişletilmiş Başkanlar kurulu toplantısı yapılacaktır. Bu toplantıdan önce şube kurulları da gelişmeleri değerlendirmiş olacaktır.
    15 Ağustos Çarşamba günü ise İstanbul temsilciler kurulu toplanacaktır.
    Bu iki toplantı değerlendirmeleri ışığında Genel Merkez Yönetim Kurulumuzun vereceği kararlar kamuoyuna açıklanacaktır.
    THY A.O VE THY TEKNIK A.Ş ÇALIŞANLARI "HAK VE TALEPLERINE" SAHIP ÇIKTI.
    Değerli Basın ve Kamuoyu;
    THY A.O’ da THY Teknik A.Ş’de çalışanlar greve evet dedi.

    THY A.O ve THY Teknik A.Ş Grev Oylaması sonuçları tüm Türkiye’ye bir mesajdır. Temel Anayasal grev hakkına sahip çıkan çalışanlar, korku ve baskı tacirlerine demokrasi dersi vermişlerdir.

    Çalışanlardan doğal olmayan yollardan toplanan imzalar ve 2822 sayılı yasanın amir hükümlerinin hukuki olarak zorlanması ile kurulan ve bugüne kadar ülkede uygulanan grev oylamalarının hiç birinde rastlanmadığı şekliyle 4 gün açık tutulan sandıklardan, THY A.O ve THY Teknik A.Ş çalışanlarının özgür iradesi sonucu, birilerinin çok dilediği ve beklediği gibi greve hayır çıkmadı.

    Bu mesaj tüm Türkiye’yedir. Sonuç; grev hakkına saygı duymayan, THY ve THY Teknik A.Ş işçilerinin hak elde etme mücadelelerine karşı, çalışanların hiç hak etmedikleri ölçüde insafsızca saldırılar düzenleyen, şirket batacak, ekonomi çökecek, turizm kaybedilecek korkutmaları ve felaket senaryoları ile desteklenen bir büyük karşı kampanyaya verilmiş çok önemli bir yanıttır.

    Bu mesaj doğru okunmalı “ben yaparım olur” “ben emir veririm herkes hazır ola geçer” anlayışı ile hiçbir yere gidilmeyeceği artık algılanmalıdır. Şirket yönetimleri endüstriyel ilişkilerindeki zaaf ve hatalarını sağduyu ile yeniden değerlendirmelidir.

    Özgür iradelerini olağanüstü koşullara rağmen çağdaş bir direngenlikle ortaya koyan tüm çalışanlarımızı, örgüt disiplini ve kararlığı ile tüm zorlukları aşmada büyük özveride bulunan işyeri temsilcilerini ve tüm Hava-İş kurullarını kutluyoruz. Ancak greve hayır diyenlerin de önemli bir yanlış tercih yaptıklarını açıkça belirtiyoruz. Daha yoğun bir evet çalışanların lehine bir çözüme çok daha büyük katkıda bulunabilirdi.

    Bu grev oylaması ile çalışanlar yasal haklarını kendi elleri ile bir başkalarına devretmenin en büyük yanlış olacağını kavradılar, bu bilinçle önemli bir adım attılar.
    Hava-İş sendikası üyeleri ile yüz yüze iletişim sayesinde elinden geldiğince en ağırlıklı eğilimi temsil eden görüşü esas alan, kararlarını bu geniş kitle eğilimine dayandıran bir anlayışla süreci yürütmüştür. Bu beklide daha meşakkatli ve zor bir referandum yöntemi olarak değerlendirilebilecek bir yöntemdi. Hava-İş bu zoru denemiş ve başarılı olmuştur.
    Hava-İş sendikası olaya galip-mağlup yaklaşımı ile bakmamaktadır. Ulusal havayolumuz bizim için özelleştirilse de değerlidir ve önemlidir, ancak şu kabul edilmelidir ki çalışanların hak ve talepleri de önemlidir ve değerlidir. Şimdi ciddiyetle ve acil olarak, çözüme katkı sağlayacak ortak noktaları arama bulma ve kör bir inatlaşmaya girmeme zamanıdır.
    Grev uygulaması için yasal süremiz bu aşamadan sonra tekrar işlemeye başlamıştır. Sendikamız Kurulları ile öncelikle bu konuda bir ön değerlendirme yaparak süreç ile ilgili kararlarını kamuoyuna duyuracaktır.

    Yaşasın THY ve THY Teknik A.Ş işçilerinin, birlikle ve birlikte mücadelesi
    Yaşasın tüm ülkedeki işçilerin mücadele birliği.
    HAVA-İŞ'IN GREV OYLAMASI ILE ILGILI YAPTIĞI HUKUKI ITIRAZIN REDDEDILDIĞI HABERLERI EKSIK BILGI IÇERMEKTEDIR.
    Sendikamızın, grev oylamasının hukuki içerikleri ile ilgili eksiklikleri ve yasaya aykırılığı itirazı ile ilgili mahkemenin verdiği red kararı konusunda çıkan bazı haberler eksik bilgiye dayanmaktadır.

    Mahkeme itirazımızla ilgili şekli bir karar vererek 2822 sayılı yasanın 36/2 maddesinde yer alan grev oylamasına itirazın grev oylamasının sonuçlanmasından sonraki 3 işgünü içinde itiraz edilebileceği gerekçesi ile itirazımızı reddetmiştir. Mahkeme hukuki itirazımızın esası ile ilgili yani 2822 sayılı yasanın 35. maddesine aykırılık ile ilgili kısmının geçersiz olduğuna yönelik herhangi bir karar vermemiştir. Hukuki itirazımız esastan devam etmektedir. Bu konudaki eksik bilgilerin giderilmesi amacıyla bu açıklamaya gerek görülmüştür.

    Aşağıdaki Konuyla ilgili dökümanlar bölümünden Mahkemenin karar özetini inceleyebilirsiniz.
    TÜM HUKUKSUZLUKLARA RAĞMEN ÇALIŞANLARIN ÖZGÜR İRADESİNE GÜVENİYORUZ!
    TÜM ÇALIŞANLARA SESLENİYORUZ;
    • Kapsam dışı çalışanlar sizlerde emeğinizle geçiniyorsunuz, bugün kapsam dışısınız, yarın çalışan, çalışanların arasına döndüğünüzde onurunuzla dolaşın, GREVE EVET deyiniz..
    • Part-Time çalışanlar Sendika sizin içinde taleplerini hala sürdürüyor. İnsanca yaşamı seçin, kölelik düzenine hayır deyiniz, GREVE EVET deyiniz.•
    Yurt dışında çalışanlar sizlerin nasıl sorunlar içinde olduğunuzu biliyoruz geri çağırma tehditleri sizleri belki sessizleştiriyor ama sandıkta özgür iradenizi kullanın GREVE EVET deyiniz.
    • İşçiler, şoförler, operatörler, uçak emniyetçiler, postabaşıları, memurlar, bilet satışçılar, muhasebeciler, yolcu hizmetleri, kargocular, harekatçılar, rezervasyoncular, çağrı merkezi memurları, ekip planlamacılar, dispeçler, öğretmeler, tüm uzmanlar, lisansız ve lisanslı teknisyenler, mühendisler, kabin memurları, load masterlar, pilotlar, burada adını sayamadığımız tüm mesleklerde alın terlerini döken THY A.O ve THY Teknik çalışanları; 21. ve 1. Dönem toplu iş sözleşme taleplerimiz için GREVE EVET deyiniz.
    Sizi anlamayanları, sizleri horlayanları, sizleri tehdit edenleri, SİZLERİ ANCAK GREV OYLAMSINDA HATIRLAYANLARI, sandıkta unutamayacakları bir ders veriniz. Tek güvendiğimiz güç siz çalışanlarımızın gücüdür. Bu güç bizim arkamızda olduğu sürece kazanımlar için, sendika yönetimi her türlü bedeli ödemeye hazırdır.

    GREVE “EVET” DEMEK GREVE ÇIKMAK DEĞİLDİR. PAZARLIK GÜCÜNÜZÜ KORUMAK VE GÖRÜŞMELERİN DEVAMINI SAĞLAMAKTIR. KAZANIMLAR İÇİN İŞVERENE ADIM ATTIRMAKTIR.
    HER TÜRLÜ HAZIRLIĞIMIZ TAMAM
    ÜYEMİZİN İRADESİNE GÜVENİYORUZ!
    Hava-İş sendikası THY Genel Müdürü Sayın Temel Kotil'in içinde bir çok çarpıtmayı da içeren konuşmasında çözüm yerine grev oylamasını tercih ettikleri yönündeki sözleri üzerine grev oylamasına hazır olduklarını açıkladı. Hava-İş açıklmasında "Sendikamız çalışanların iradesinden korksaydı, görüşmeler sonuna kadar açık yapılsın demezdi ve bunu prensip kararı olarak uygulamazdı. Bundan çekinmeyen sendika, sandıktan neden korksun ki. Yapılacak oylama sendikaya evet, hayır oylaması değildir. Yapılacak oylama, yasal grev hakkımdan ve TİS taleplerinden vazgeçtim, ya da taleplerimde kararlıyım, grev kozumu çöpe atmayacağım oylamasıdır." dedi

    Hava-İş sendikasının bu konudaki açıklaması aşağıdadır.

    Değerli Üyelerimiz;
    THY A.O ve THY Teknik A.Ş işyerlerinde devam etmekte olan toplu iş sözleşme sürecimizi bu güne kadar açıklık içinde ve sizlerle birlikte karar vererek getirdik. Çalışanlar olarak, hep birlikte belirlediğimiz ve haklılığına yürekten inandığımız taleplerimizi her platformda belgeleri ile, nedenleri ile ve çözüm yolları ile işveren yetkililerine anlattık, sağduyu bekledik, şirketi büyüten çalışanların özverilerine karşılık gelecek bir yaklaşım bekledik.

    Ancak ne oldu? Masada söylediklerimize yanıt veremeyen işveren yetkilileri, masayı bırakıp, çalışanları onur kırıcı baskılar içinde bıraktılar. Yasaya göre özgür irade ile verilmesi gereken grev oylaması talep dilekçesini alabilmek için Müdürleri, Başkanları, Genel Müdür Yardımcıları hatta Yönetim Kurulu üyeleri bir olup, çalışanları sorgu odalarını alarak özgür iradelerini ellerinden aldılar. Biz açıklık demokratik yaklaşım dedikçe, onlar zorbalık dediler.
    En uç örnek olarak, Pilotun imza vermesi için gelecekte ki uçuş eğitim notunun (mesleğinin bitirilmesinin) tehdit olarak kullanılmasına kadar giden tehlikeli bir anlayışa bile tevessül ettiler.
    Kapsam içi kapsam dışı tüm THY çalışanları böyle bir muameleyi hiçbir zaman hak etmedi. Nerede “sizleri biz yönetiyorsunuz” lafları, nerede İSO kalite belgeleri, nerede çağdaş insan kaynakları yaklaşımı, nerede evrensel sözleşmelere saygılı endüstriyel ilişkiler?

    Değerli üyelerimiz, şimdi soruyoruz;
    Siz özgür iradeniz ile mi grev oylaması istediniz, yoksa imzalarınız sizden “kibarca” toplandı mı?
    Hiç imzasını kendi eliyle özgür iradesini kullanarak Mülki Amirliğe vereniniz oldu mu? Götürüp tarih ve kayıt numarası aldınız mı?
    Peki amaç ne? Sendikamız grev kararını asmadan işverenin nihai teklifini üyelerine zaten oylattı. Sonuç ne, as Başkan. Yine sorduk, son teklif imzalansın mı, hayır Başkan. O zaman durmak yok haklar için yola devam…
    Masada haklı taleplerimizle baş edemeyen işveren şimdi “ben bu kararlılığı ve birlikteliği zor yoluyla bozarım” diyor.
    Zorbalığa geçit verecek miyiz.? Onurumuzun kırılmasının hesabını sormayacak mıyız ?
    HAVA-İŞ KURULLARI THY A.O. YÖNETIM KURULU'NUN BUGÜN GETIRDIĞI TEKLIFLERI KABUL ETMEME KARARI ALDI
    Hava-İş sendikası bu gün yapılan toplantı sonucu kurullarını saat 18.00'de topladı ve yaptığı değerlendirmelerini aşağıdaki şekliyle üyelerine duyurdu.

    Değerli Üyelerimiz;

    Bugün (24 Temmuz) THY A.O. Yönetim Kurulu başkanı sayın Candan Karlıtekin’in daveti üzerine 11.500 üyemizin sorumluluğu ile bu davete katıldık ve toplu iş sözleşmesinin çözüme ulaşması adına sağduyulu bir yaklaşımla var olan uyuşmazlık maddelerini topluca değerlendirdik.

    Bu değerlendirme esnasında sendikamızda olmazsa olmaz olarak görmediği bazı maddelerde çözümü kolaylaştırıcı olacağının mesajını işverene net olarak sundu.

    Ancak bu açılımları sunarken baştan beri söylediği bir konunun altını çizdi. “Çözüme ulaşılacak ise üyelerimizin taleplerinin en önemli maddeleri olan maddelerde işverence ciddi adım atılması gerekir.”

    İşte aslında uyuşmazlığın tıkanmasının sebebi bu temel maddelerde işverenin adım atmamasıdır. Bu temel maddeler herkesçe bilinmektedir ve bir kez işverene sunulmuştur.
    Bu görüşmede 4 Temmuz teklifinden farklı olarak;
    Temel ücret teklifinin 1. yılında yeni hiçbir artış önerilmemiştir.
    2. yıl zammı olarak önerilen 2007 enflasyonuna ilave 1 puan verilebileceği duyurulmuştur.
    Belirli sürelilerden henüz %100 ücrete ulaşmayanlara ulaşıncaya kadar ilave brüt 100 YTL verilebileceği önerilerinden başka bir öneri getirilmedi.
    Biz sendika olarak ücret teklifimizin pazarlık marjı olmadığını söylemiyoruz, ancak daha ücret sisteminde bile anlaşamadık ki. Bizim teklifimiz 6 şar aylık artışlar önermektedir. İşverenin temel teklifi ise birer yıllıktır ve ikinci yıl 2007 enflasyonudur 2008 yılı sonunda enflasyon ne olacaktır. Bunun garantisi yoktur. Bu konuda reel kayıpları hiç tartışmadığı da açıktır. Biz de teklif verdik deyip ücret taleplerimizi 1 puan geri mi çektik diyelim bu yaklaşım çözüme ne yarar sağlar.
    BU GÜNKÜ THY A.O YÖNETIM KURULU ILE YAPILAN TOPLU IŞ GÖRÜŞMESI ILE ILGILI AÇIKLAMAMIZ.
    Bu gün THY A.O Yönetim Kurulu Başkanı Candan Karlıtekin daveti ile yapılan görüşme ile ilgili bazı internet sitelerinde çıkan anlaşma olduğunu açıklayan açıklamaları asılsızdır. Grev kararımız yürürlüktedir.
    Yapılan görüşmede uyuşmazlık maddeleri bir bütün olarak görüşülmüş ve tarafların bu uyuşmazlıkla ilgili görüşmelerinde bir anlaşma tutanağı imzalanmamıştır.
    Sendikamız bugün saat 18.00 de kurullarını toplayarak bir değerlendirme yapacak ve görüşlerini bu toplantı sonunda net biçimde açıklayacaktır. Bu toplantı sonucu gelişmelerle ilgili üyelerin görüşü alınması gerekirse, üyelerimizle bu konuda yüzyüze danışma yerine getirilecektir.
    Sendikamızın resmi duyuruları dışındaki bilgiler dışındaki asılsız ve mesnetsiz haberlere itibar edilmemesi kamuoyuna bir kez daha duyurulur.
    GREV OYLAMASI KONUSUNDA YAPILAN BASKILARLA İLGILI SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK
    T.C. İSTANBUL VALİLİĞİ’NE
    YEŞİLKÖY
    Türkiye Sivil Havacılık Sendikası (Hava-İş) 21 sayılı Hava Taşımacılığı işkolunda yetkili tek sendikadır. Sendikamız 01.01.2007 tarihinden geçerli olarak THY A.O ve THY Teknik A.Ş işletmelerinde ve bağlı tüm işyerlerinde toplu iş sözleşme yetkisi almıştır. Bu yetki çerçevesinde THY A.O işletmesinde 21. dönem toplu iş sözleşmesini, THY Teknik A.Ş işletmesinde ise 1. dönem toplu iş sözleşmesini imzalamak üzere 16.03.2007 ve 26.03.2007 tarihlerinde işveren yetkilileri ile görüşmelere başlamıştır.

    Her iki toplu iş sözleşmesinde yasal 60 günlük görüşme sürecinde ve yine yasa gereği atanan resmi arabulucu sürecinde de anlaşma sağlanamamıştır. Sendika her iki toplu iş sözleşmesinde de yasal prosedüre uygun olarak 19.07.2007 tarihinde grev kararı alarak 20.07.2007 tarihinde işveren yetkililerine ve yetkili makamlara grev kararlarını tebliğ etmiştir.
    HAVA-İŞ SENDIKASINCA THY A.O VE THY TEKNIK A.Ş IŞYERLERINDE GREV KARARLARI ASILDI.
    Hava-İş sendikası THY A.O Genel Müdürlük önünde üyelerin coşkulu desteği ile 12.30 THY Teknik A.Ş Hangar önünde saat 14.30 da grev kararlarını işveren tebliğ etti ve işyerlerine astı. Bu aşamadan sonra 60 günlük bir süreç başlamış oldu. Hava-İş grev uygulaması ile ilgili tarihi önümüzdeki günlerde açıklayacak.





    THY TEKNIK A.Ş ESKİ HANGAR ÖNÜ GREV KARARI ASMA

    Hava-İş sendikasının grev kararı ile ilgili bugün yayınladı duyuru aşağıdadır.
    THY A.O ve THY Teknik A.Ş işçileri ;
    Değerli üyelerimiz;

    Bu gün, yeniden değişim ve dönüşümün başladığı bir gündür. Yeni bir umutla, kazanımlar için, yeni bir adım attığımız gündür.

    Bu gün, hakları verilmeyen, horlanan, tehditle ve baskı ile elindekine razı olması için umutları kırılmaya çalışılan sizlerin ayağa kalkma günüdür.

    İrlandalı bir işçi önderi’nin dediği gibi “Azametli olanlar, azametli görünüyorlar çünkü biz dizlerimizin üzerinde duruyoruz. Ayağa kalkalım”

    Size ne mutlu ki, insanca çalışma, insanca yaşam için, ekonomik ve sosyal haklarınızın geliştirilmesi için verdiğiniz çabaların önüne, dünya kalitesinde ürettiğiniz hizmetleri yok sayarak, her türlü engelleri koyanlara karşı, artık bir başka çözüm yolu bırakılmadığından kullanmak zorunda kaldığınız, Anayasanın teminatı altındaki ve yasal en temel demokratik hakkınız olan grev hakkınızı Türkiye işçi sınıfına örnek olacak bir biçimde ortaya koyuyor, kullanıyorsunuz.

    Koskoca işçi konfederasyonların sessiz sedasız sonuçlandırdığı toplu iş sözleşmeleri ile çalışma süreleri biraz artarsa, eksi zam alması kesinleşen işçi kardeşleriniz , mücadele azminiz dolayısıyla size imrenerek ve gururla bakıyorlar.

    Kapalı kapılar ardında pazarlık yok, her şey gözleriniz önünde şeffaf ve net gelişiyor. Kararları sizler veriyorsunuz. Biz hep birlikte demokrasiyi işletiyoruz, birileri hukuksuzluğu, ve kaba gücü. Farkımız bu…

    HAVA-İŞ SENDIKASI TOPLU SÖZLEŞME SON GELIŞMELERI ILE ILGILI BASIN AÇIKLAMASI YAPTI
    Hava-İş sendikası son toplu iş sözleşme gelişmeleri ile ilgili olarak aşağıdaki basın açıklamasını yapmıştır.

    Değerli Basınımız ve Kamuoyumuz;

    11500 işçi adına THY A.O ve THY Teknik A.Ş işletmelerinde yürüttüğümüz toplu iş sözleşme görüşmelerinde kurullarımızın aldığı karar çerçevesinde, 17 Temmuz saat 18.00’e kadar grev kararını astırmayacak nitelikte yeni bir teklif bekleyen Hava-İş sendikasına bu süre dolmasına rağmen işverence yeni bir teklif getirilmemiştir. Bu nedenle 20 Temmuz Cuma günü saat 12.30 da THY Genel Müdürlüğünde saat 14.30 da THY Teknik A.Ş B kapısı Eski Hangar da grev kararının üyelerimizin katılımı ile işverene tebliğ edilmesi yürürlüğe konulmuştur.

    Bu karar bu tarihten sonra yeni bir teklif gelse bile uygulanacaktır. Çünkü sendika bu konuda işverenleri defalarca bu noktaya gelmeden önce uyarmış ve üyesine de bu sözü vermiştir.

    İşveren en üst düzey yetkilileri süreci kendi lehlerine çevirebilmek için her dönemdeki aynı oyunu oynamaya çalışmışlar, ancak başarısız olmuşlardır.

    Bu oyun; günlerce süren görüşmeler aşmasında bir kez bile masada yer almamak, gelişmeleri dışardan seyretmek, sendikanın prosedür gereği sıkıştığı son dakikalarda kurtarıcı misali devreye girerek sözüm ona olaya en düzeyde müdahale edildi uyuşmazlık çözülüyor havası vererek toplumun direncini kırmak oyunudur.
    HAVA-İŞ'IN THY A.O VE THY TEKNIK A.Ş IŞYERLERINDE 20 TEMMUZ GREV KARARI TEBLIĞI KARARI KESINLEŞTI.
    Hava-İş sendikası üyelerine yaptığı açıklama ile 17 Temmuz saat 18.00 kadar yeni bir teklif getirmediğinden 20 Temmuz günü saat 12.30'da THY A.O Genel Müdürlüğünde aynı gün saat 14.30 da THY Teknik A.Ş'de grev karar tebliği yapılacağını duyurdu.
    Hava-İş Sendikası yarın saat 11.00 de Sendika Genel Merkezinde basın açıklamsı yapacak.
    Sendikanın üyeslerine yaptığı duyuru aşağıdadır.
    Değerli üyelerimiz;
    Sendikamızın kurullarının aldığı karar çerçevesinde hareket eden sendikamız bu gün Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Candan Karlıtekin'in daveti üzerine yapılan toplantıda işverenden, 4 Temmuz'da verilen teklif dışında temel talep maddelerimizi dikkate alan yeni bir öneri getirilmesini talep etmiştir.
    Saat 18.00 civarı sendikamızı telefonla arayan Sayın Candan Karlıtekin 4 Temmuz önerisinin halen geçerli olduğunu ancak üyeye açık olmayan biçimde bu önerilerin temeli çerçevesinde tartışmaya açık olduklarını bildirmiştir.

    Tarafımıza iletilen bu görüş sonucu daha önce aldığımız karar gereği 20 Temmuz 2007 Cuma günü saat 12.30 THY A.O , aynı gün saat 14.30 THY Teknik A.Ş grev kararlarını tebliğ işlemi kesinlenmiş bulunmaktadır. Tüm üyelere hayırlı olmasını dileriz. Saygılarımızla

    TÜRKİYE SİVİL HAVACILIK SENDİKASI GENEL MERKEZ YÖNETİM KURULU
    HAVA-İŞ SENDIKASI YETKILI KURULLARI GREV KARARI ILE ILGILI GÖRÜŞLERINI NETLEŞTIRDI.
    Hava-İş sendikasının yetkili kurulları bu gün 15.00 de olağanüstü toplanarak grev kararı ve süreci ile ilgili aldığı kararları aşağıdaki şekliyle üyelerine duyurmuştur.

    Değerli üyelerimiz;
    THY A.O ve THY Teknik A.Ş toplu iş sözleşme prosedürleri yasal çerçevesinde, resmi arabulucunun raporu sendikamıza bu gün itibarı ile tebliğ edilmiştir.
    Bu gelişme üzerine sendikamız yetkili kurullarını toplayarak ve Şube Başkanlarının da görüşlerini alarak konuyu değerlendirmiş ve aşağıdaki kararları almıştır.
    Bilindiği gibi 2822 sayılı yasada arabulucu raporu tebliğinin yapıldığı tarihten itibaren 6 işgünü geçtikten sonra sendika grev kararı alabilir ve işverenlere tebliğ edebilir hükmü vardır.
    Bu hüküm çerçevesinde grev kararını işverene tebliğ tarihi olarak 20 Temmuz Cuma günü tespit edilmiştir. Eğer bu süre zarfında bir uzlaşma olmaz ise THY A.O da saat 12.30 Genel Müdürlük’de, THY Teknik A.Ş’de ise saat 14.30 da Eski Hangar Puantaj kapısında grev kararları kitlesel olarak asılacaktır.
    Sendikanın bu tarihe kadar üyelere açık yapılmak şartı ile, uyuşmazlık maddeleri konusunda işverenlerce teklif edilecek, her türlü müzakereye ve görüşmeye katılınmasına karar verilmiştir.

    İşverenlerin üyelere açık toplantıyı kabul etmemesi halinde ise, işverence 17 Temmuz 2007 saat 18.00’e kadar verilecek nihai bir teklifi olursa, bu teklifin değerlendirerek, işverene grev kararı tebliğinin yapılacağı 20 Temmuz 2007 tarihine kadar üyelere danışılması ve bu süreç sonunda çıkan genel üye kararına göre hareket edilmesi kararlaştırılmıştır.

    17 Temmuz 2007 saat 18.00 den sonra işverence verilecek her teklif ancak grev kararı asıldıktan sonra değerlendirilecektir.

    Hava-İş sendikası aylardır masada çalışanların taleplerine kulaklarını tıkayan şirket yönetimlerini sağduyu ve sorumlulukla davranmaya çağırmaktadır. İşvereni süreci ciddiye almaya ve şirkete daha fazla zarar vermemeye çağırıyoruz.
    Sendikanın atılacak her olumlu adıma karşılık adımı vardır. Ancak toplu iş sözleşmesinin kilit maddelerini hiç tartışmam şeklindeki işveren dayatması değişmediği sürece çözüme doğru yol almak mümkün değildir.
    Hava-İş sendikası üyeleri ile birlikte masadadır ve görüşmeye hazırdır. Gelin çekinmeden sorunu bu platformda tartışalım ve çözelim.
    Saygılarımızla.
    HAVA-İŞ GENEL MERKEZ YÖNETİM KURULU
    THY VE TEKNIK A.Ş TOPLU SÖZLEŞME RESMI ARABULUCU RAPORU HAVA-İŞ'E TEBLIĞ EDILDI.
    2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev Lokavt Kanunu'na göre İstanbul Bölge Çalışma Müdürlüğünce THY ve THY Teknik A.Ş resmi arabulucu raporları bu gün itibarı ile Hava-İş sendikasına tebliğ edilmiştir. Hava-İş sendikası yetkili kurullarını bu gün saat 15.00 de olağanüstü toplantıya çağırmıştır. Yapılacak toplantı ve Şube Başkanlarının da görüşleri değerlendirilerek bu akşam konu ile ilgili alınan kararlar üyelere ve kamuoyuna duyurulacaktır.
    THY TEKNIK A.Ş YÖNETICILERININ ZAMAN GAZETESINE YAPTIĞI TOPLU SÖZLEŞME AÇIKLAMASI DEMOKRASI AYIBIDIR.
    Bugün (9 Temmuz) Zaman gazetesinde THY Teknik A.Ş yöneticileri talihsiz bir açıklamada bulunarak çalışanların en demokratik Anayasal hakkı olan toplu iş sözleşme yapma hakkı ve yine Anayasal temel bir hak olan grev hakkı ile ilgili dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde görülmesi imkansız bir tavırla, çalışanların taleplerine “şirketi kapatma tehdidi” ile karşılık vermişlerdir. Bu açıklama Teknik A.Ş’nin tarihinde kara bir leke olarak kalacaktır.
    Elbette THY Teknik A.Ş yöneticileri asıl patronları THY A.O yönetimi ne derse onu yapacak, çünkü Teknik A.Ş’yi özgür ve özerk yönetme şanslarının olmadığını herkes biliyor.
    THY A.O yönetimi ise sözüm ona hükümetin gücünü arkasına alarak THY ve THY Teknik A.Ş çalışanlarına her türlü anti-demokratik muameleyi istediği gibi uygulayabileceğini düşünüyor.
    Uluslararası Çalışma Örgütüne (İLO) gidince işçi aleyhine uygulamalardan dolayı kara listeye alınmamak için hükümet olarak binbir takla atanlar, kendi ülkelerine dönünce kendi vatandaşlarının demokratik hakları söz konusu olduğunda aslan kesilmekte, demokrasiyi rafa kaldırmaktadırlar.
    Demokrasi, demokrasi diye seçim meydanlarını inletenler, mağduriyet edebiyatı yapanlar, vatandaşlarının demokratik ve haklı, hele hele işçilerin, memurların, emeklilerin demokratik ve haklı talepleri olduğunda emeği ile geçinenleri vatan hainliği, işyerlerini batırma, rekabeti engelleme, kutsal piyasa düzenini sekteye uğratma ile suçlayarak yıllardır bilerek yarattıkları ve yedek ordu gibi gördükleri işsizlerle tehdit ediyorlar. Özel şirket, banka kurtarmaya gelince milyar dolarlar bulunuyor, teşvik primleri için milyarlarca dolar bulunuyor, ancak işçi isteyince vatan haini… Ne yazık ki yukarıdaki bu zihniyet THY A.O ve THY Teknik A.Ş yönetimlerince de aynen benimsenmiş durumda..
    Vatan haini gibi göstermeye çalışılan bu şirketin gerçek sahipleri çalışanların THY Teknik A.Ş için neler yaptığını yorumlar değil rakamlar anlatıyor. Gelin bir bakalım..
    HAVA-İŞ YÖNETIM KURULU IŞVERENIN 04.07.2007 TARIHLI ÖNERISINI KABUL ETMEDI.
    Hava-İş Yönetim Kurulu THY A.O ve THY Teknik A.Ş işverenlerinin 04.07.2007 tarihli yeni tekliflerini değerlendirmiş, işveren tekliflerinin çalışanların temel taleplerinin hiç birisine yanıt vermemesi nedeniyle kabul edilmemesine ve bu şartlarda bugünkü toplantıya gerek olmadığına karar vermiştir.
    HAVA-İŞ SENDIKASI BUGÜNKÜ ARABULUCU TOPLANTISINDA VERILEN IŞVEREN ÖNERISINI KABUL ETMEDI
    Hava-İş sendikası kurulları bugün (27 Haziran) yapılan THY A.O. ve THY Teknik A.Ş. toplu iş sözleşmeleri ile ilgili resmi arabulucu toplantısı ile ilgili üyelerine aşağıdaki duyuruyu yayınlamıştır.
    Aşağıdaki Konuyla ilgili Dosyalar Bölümünden Tutanakları inceleyebilirsiniz.
    "DEĞERLİ ÜYELERİMİZ;
    Bugün yapılan resmi arabulucu toplantısına Salı günü yayınladığımız bildiri çerçevesinde 3 yetkilimiz görüşmeye katılmıştır.
    Görüşmede işverenin daha önceden karşı teklifte bulunduğu, sendikanın ise değişiklik önerisinde bulunmadığı;
    THY A.O. sözleşmesindeki
    21. Madde: Yıllık Ücretli İzin
    24. Madde: Mazeret İzni
    53. Madde: Çalışma Süreleri
    54. Madde: Çalışmalar arası Süre
    56. Madde: Yemek Paydosu
    89. Madde: Gece Çalışmasında Hafta Tatilinde ve Genel tatillerde Fazla Çalışma Ücreti
    91. Madde: Fazla Çalışma Ücretinin ödenmesi
    TÜRK-İŞ SÖZLEŞMELERI BITIRDI.
    Türk-İş bu gün Hükümetle yaptığı 320 bin işçiyi kapsayan sözleşme görüşmesinde Hükümetle anlaştı. Türk-İş'in anlaşma protokolunu aşağıdaki Konu İle İlgili Dökümanlar bölümünden inceleyebilirsiniz.
    HAVA-İŞ SENDIKASI YETKILI KURULLARI IŞVERENIN ARABULUCU TOPLANTISINDA SUNDUĞU ÖNERIYI KABUL ETMEDI
    Hava-İş sendikası yetkili kurulları dün toplanarak THY A.O 21. dönem THY Teknik A.Ş 1. dönem toplu iş sözleşmeleri ile ilgili işverenin resmi arabulucu toplantısında sunduğu teklifleri kabul etmedi. Hava-İş sendikasının konuyla ilgili üyelerine yaptığı duyuru aşağıda yer almaktadır.

    Değerli üyelerimiz;
    Bugün yapılan Genel Merkez Temsilciler Kurulu ve Şube Temsilciler Kurullarının bilgisi dahilinde THY A.O ve THY Teknik A.Ş sözleşmeleri ile ilgili aşağıdaki kararlar alınmıştır.
    1- 20 Haziran günü resmi arabulucu toplantısında işverenin verdiği teklif, temel taleplerimizde hiçbir somut öneri içermediğinden kabul edilmemiştir. 27 Haziran 2007 tarihinde resmi arabulucudan bu şartlarda uyuşmazlık tutanağının tutulması talep edilecektir.
    2- Bu tekliften amaç, uyuşmazlık maddelerini azaltmak ise, hiçbir şart koşulmadan, sendikanın üzerinde değişiklik yapmadığı işverenin karşı teklifi bulunan maddelerde bu karşı teklifler ortadan kaldırılarak eski şekliyle ve THY Teknik A.Ş’de geçmiş durumda bulunan, 23. Madde (Manevra ve Silah Altına Alınma İzni), 50. Madde (Sağlık Üniteleri) maddelerinin burada geçen şekliyle imza altına alınması konusunda sendika yetkililerine yetki verilmiştir.
    3-Sendikanın var olan uyuşmazlığı ve gerekçelerini her türlü iletişim aracı ile kamuoyuna duyurmasına karar verilmiştir.
    4- Kurullarımız konfederasyonumuz Türk-İş’in 320 bin işçi adına sürdürdüğü kamu işyerleri toplu iş sözleşmelerinde, hükümetin dayattığı mevcut şartları reddetmesini ve bir an önce tabana dönerek eş zamanlı grev kararı alınması için Türk-İş Başkanlar Kurulunu acil toplantıya çağırmasını talep etmektedir.
    5- Kurullarımız bu günden itibaren, çalışanlarının sorunlarına ciddiyetle yaklaşmayan işveren tutumunu değerlendirmiş, bu tavır karşısında çalışanların tüm özverilerini kaldırması, tüm kurallara uyarak çalışması, fazla mesaiye kalmaması yönünde net tavır koymasına karar vermiştir. Bu konudaki her türlü meşru demokratik direnme hakkımız kullanılacaktır.
    6- Kurullarımız, THY A.O ve THY Teknik A.Ş. Yönetimleri bütün bu uyarılarımıza rağmen toplu iş sözleşmesinde gerekli adımları atmadığı takdirde, yasal sürecin elverdiği en kısa sürede grev kararı alınmasına ve grev uygulamasına gidilmesine karar vermiştir.

    Saygılarımızla..

    HAVA-İŞ GENEL MERKEZ YÖNETİM KURULU
    HAVA-İŞ SENDIKASI THY A.O VE THY TEKNIK A.Ş TOPLU IŞ SÖZLEŞMELERI GELIŞMELERI ILE ILGILI YAZILI BASIN AÇIKLAMASI YAPTI.
    Hava-İş sendikası, Toplu iş sözleşme gelişmelerini kamuoyuna duyurmak üzere aşağıdaki Basın açıklamasını yapmıştır. Bu basın açıklaması üst kuruluşumuz ITF (Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonun)'nin katkıları ile İngilizce dilinde uluslararası basın organlarına da yapılmıştır.

    Basın Açıklaması 22/06/2007

    THY A.O. ve THY Teknik A.Ş'de toplu sözleşme görüşmlerinde grev kararı alınmak üzere
    Sendikamız Türkiye Sivil Havacılık Sendikası (Hava-İş) ile Türk Havayolları A.O. ve iştiraki THY Teknik A.Ş. arasında Nisan ayının ortasından bu yana yürütülmekte olan ve 11.000’den fazla sivil havacılık işçisini kapsayan toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde uyuşmazlık sürecinin tamamlanma ve grev kararı alma aşamasına gelinmiştir.

    15 günlük resmi arabulucu süreci 18 Haziran Pazartesi günü başlamış olup, geçen bir hafta içinde uyuşmazlık konusu olan hiçbir maddede bugüne kadar ilerleme sağlanamamıştır ve halihazırda THY’de 49 asıl, 3 geçici madde üzerinde, THY Teknik’te ise 39 asıl, 2 geçici madde üzerinde uyuşmazlık sürmektedir.
    Her iki sözleşmede de uyuşmazlık maddelerinin yaklaşık 20 adedi ücret, ücrete ilişkin diğer haklar ve sosyal yardımlar ile ilgili maddeleri kapsamaktadır THY A.O. ve THY Teknik A.Ş. yönetimleri hem 60 günlük yasal süre içinde hem de içinde bulunduğumuz resmi arabulucu sürecinde ücret ve ücrete bağlı maddeleri görüşmeyi kabul etmemiştir. THY A.O. ve THY Teknik A.Ş. yönetimleri yaptığımız görüşmelerde diğer maddelerde sendikamız geri adım atmadığı sürece ücret ve ücrete bağlı maddeleri gündeme bile getirmeyeceklerini açıkça ifade etmişlerdir. Bunun son derece kötü niyetli bir tutum olduğu herhangi bir açıklamayı gerektirmeyecek kadar açıktır
    HAVA-İŞ SENDIKASI BU GÜN YAPILAN THY A.O VE THY TEKNIK A.Ş ARABULUCU TOPLANTISI ILE ILGILI AÇIKLAMA YAPTI.
    THY A.O ve THY Teknik A.Ş sözleşmelerinde bu gün yapılan arabulucu toplantısı ile ilgili Hava-İş Sendikası üyelerine aşağıdaki açıklamayı yapmıştır.

    "Değerli üyelerimiz;

    Dün yayınladığımız bültenle resmi arabulucu toplantısı ile ilgili gelişmeleri sizlere ayrıntılı olarak duyuracağımızı açıklamıştık.
    Bu gün yapılan toplantı sayın resmi arabulucunun isteği nedeniyle üyeye kapalı olarak yapıldığından sendikamız hiçbir madde üzerinde tartışmada bulunmama şartıyla, işverenin tekliflerini almak üzere toplantıya gitmiştir.
    İşveren toplantıda resmi ücret teklifi getirmemiş;
    Temel uyuşmazlık maddelerini, ücret ve ücrete bağlı tekliflerini;
    21, 24, 53, 54, 56, 89, 91 (bizim değişiklik önermediğimiz kendilerinin karşı teklifi olduğu) 17, 18, 19, 34, 41, 47, 51, 57, 58, 65, 79, 82, 87, 99, 102, 104, 106.( bizim değişiklikle önerdiğimiz) maddelerin mevcut eski sözleşmedeki şekliyle kabul edilmesi

    Yeni düzenlediğimiz Tayin Nakil, Taşeron, İş Riski Tazminatı, Hukuki Yardım maddelerinin tekliften çıkarılması,
    12, 23, 50, 61, 72, 101,103. maddelerde ise sendika tekliflerine yaklaşım olarak y