• ANA SAYFA
    » SENDİKAMIZ HAVA-İŞ
       + Tarihçe
       + Tüzük
       + Temel İlkeler
       + Hava-İş Demokratik Yapısı
    » KAYNAK BELGELER
       + Yasalar
       + İş Yasa Yönetmelik
       + Yönetmelikler
       + SHGM Belgeleri
    » YAYINLAR
       + HAVA-İŞ Dergi
       + Sendika Güncel
       + Eğitim Broşür
       + Raporlar
       + Sunumlar
       + Brifingler
    » BASIN AÇIKLAMALARI
       + Basından Haberler
    » ÜYE BÜLTENLERİ
       + Genel Üye Bültenleri
       + 105 İnfo
    » KAMPANYALAR
    » KADIN
    » TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ
       + Temel Yaklaşım
       + Yasal Takvim
       + Haberler
       + Toplu İş sözleşmeleri
    » EĞİTİM
       + Eğitim Çalışmaları
    » ÖNERDİKLERİMİZ
       + Sendikalar
       + Sivil Toplum
       + Havacılık Sektörü
    » TEMEL GÖSTERGELER
    » DÜNYADAN
       + Haberler
       + Küreselleşme
       + Logistic
       + HIV-Aids
    » DAYANIŞMA
    » HUKUK
       + Açılan Davalar
       + Haberler
       + Mahkeme Karar Örnekleri
    » İŞ SAĞLIĞI
       + HABERLER
       + KAYNAK BELGELER
    » SOSYAL HABERLER
  • PRATT WHITNEY THY TEKNIK UÇAK BAKIM MOTORU BAKIM MERKEZI (TEC) İŞKOLU DAVASI LEHIMIZE SONUÇLANDI.
    Kartal 1. İş Mahkemesinde devam eden Pratt Whitney THY Teknik Uçak Bakım Motoru Bakım Merkezi (TEC) İşkolu ile ilgili süren davada Bilirkişi Raporu lehimize sonuçlanmıştı. 2 Eylül 2010 tarihinde bu konuda yapılan duruşma sonucunda Mahkeme Bilirkişi Raporu çerçevesinde bu işyerinin 21. SAYILI HAVA TAŞIMACILIĞI işkolunda olmadığı yönündeki işveren itirazını reddetti.

    Bu çerçevede ilgili karar işverence temyiz edilmediği takdirde kesinleşecek ve sendikamız Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına daha önce yaptığı çoğunluk tespiti başvurusu kapsamında YETKİ tesbiti yapılacak.
    THY TEKNIK A.Ş'DE TİS ILK GÖRÜŞMESI 15 EYLÜL SAAT 14.00 DE...
    Hava-İş sendikasınca  aşağıdaki açıklama yapıldı. 
    THY Teknik A.Ş İşletmesi ile Hava-İş Sendikası arasında yapılacak 2. Dönem toplu iş sözleşme görüşmelerinin başlayacağı yer gün tespiti ile ilgili toplantı bugün THY Teknik A.Ş Genel Müdürlüğünde yapılmıştır.
    Sendika Genel Başkanımız Sayın Atilay Ayçin ve Sendika Yetkilileri ile THY Teknik A.Ş Genel Müdürü Sayın İsmail Demir ve İşveren Yetkililerinin katıldığı toplantıda ilk görüşmenin 15 Eylül 2010 Saat 14.00 de THY Teknik A.Ş Genel Müdürlüğü Eski Hangar Zafer Orbay toplantı salonunda yapılması kararlaştırılmıştır. Yapılacak toplu iş sözleşme görüşmeleri üyelerimize açık olacaktır.
    Hava-İş ile THY Teknik A.Ş arasında yapılacak toplu iş sözleşmesi yaklaşık 2500 işçiyi kapsamaktadır.
    PRATT WHITNEY THY TEKNIK UÇAK BAKIM MOTORU BAKIM MERKEZI (TEC) İŞKOLU HAVA TAŞIMACILIĞIDIR.
    THY Teknik A.Ş ile Pratt Whitney firmasının ortak olduğu Sabiha Gökçen Havalimanındaki TEC firmasında sendikamızın toplu iş sözleşme imzalamak amacıyla istediği çoğunluk tespiti sonrası işverence işkolu itiraz davası açılmıştı.
    Kartal 1. İş Mahkemesinde görülen davada bilirkişi atanmıştı. Bilirkişi heyeti yaptığı tespit sonrası raporunu Mahkemeye sundu. Rapor işyerinin HAVA TAŞIMACILIĞI işkolunda olduğu belirlendi.
    2 Eylül 2010 tarihinde yapılacak duruşmada bu rapor çerçevsinde karar verilmesi bekleniyor.
    THY TEKNIK A.Ş'DE 2. DÖNEM TOPLU İŞ SÖZLEŞME GÖRÜŞMELERI BAŞLIYOR.
    İşveren ve Hak-İş'e bağlı Çelik İş sendikasınca önce İşkolu itirazı, daha sonrada işverence çoğunluk tesbiti aşamasında yapılan itirazlar nedeniyle 20 aylık gecikme yaşanan 2. Dönem THY Teknik A.Ş toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin başlamasının önünde engel kalmamıştır.
    Yaklaşık 2600 üyemizin yararlanacağı THY Teknik A.Ş sözleşmesi ile ilgili işverence 26.08.2010 tarihinde toplu iş sözleşmesine resmi çağrı yazısı sendikaya iletilmiştir.
    Bu çerçevede 01.09.2010 tarihinde toplu iş sözleşmesinin başlatılması ile ilgili yer gün saat tespiti için THY Teknik A.Ş Genel Müdürlüğünde toplantı yapılacaktır.
    Yasal mevzuata göre bu tarihte belirlenecek ilk görüşme tarihi itibarı ile 60 günlük yasal görüşme süresi başlamış olacaktır.
    HAVA-İŞ SENDIKASIN THY TEKNIK A.Ş IŞYERINDE YETKİLİ OLDUĞU KESINLEŞTI.
    Toplu İş Sözleşmesi Görüşmeleri Başlayacak.
    Sendikamıza Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca gönderilen yazı ile THY Teknik A.Ş iyeri İle ilgili YETKİ BELGESİ bugün itibarı ile tebliğ edilmiştir.

    İlk çoğunluk tesbit başvurusunu 2008 Eylül ayında işveren yaptığı için YETKİ BELGESİ'ni alan işverenlik aldığı tarih itibarı ile 15 gün içinde toplu görüşmeye çağrı yapacaktır.

    Bu çağrı ile taraflar ilk görüşmenin gün yer ve saatini tesbit için toplantı yaparak tutanak tutacaklar ve bu tutanak tarihi itibarı ile 60 günlük görüşme süreci başlamış olacaktır.
    Yaklaşık 20 aydır engellenen toplu iş sözleşme sürecimizin bu aşamalara gelmesi için sendikası ile bütünleşerek sabırla örgütlülüğe katkı sağlayan tüm üyelerimize yeni sözleşme sürecinin hayırlı olmasını diliyoruz.
    THY A.O KABIN MEMURLARI KIDEM SIRALAMA KOMISYONU ÇALIŞMALARINA BAŞLADI.
    22. Dönem THY A.O Toplu İş sözleşmesinin 99. Maddesi (Eski 104) ile belirlenen yeni koşullara uygun olarak yapılacak KM ve KA kıdem sıralama cetvelleri için oluşturulması gereken komisyon oluşturularak 16.08.2010 tarihi itibarıyla çalışmalarına başlamıştır.
    Komisyon kıdem sıralama kriterlerine uygun olarak yapılması gereken ön çalışmaları ele almış ve 30 Eylül 2010 tarihine kadar bu çalışmaların tamamlanmasını kararlaştırmıştır. Konu ile ilgili tutanak aşağıdadır.


    Tutanak No        : 1
    Toplantı Tarihi : 13.08.2010
    Toplantı Yeri    : Türk Hava Yolları A.O Genel Müdürlüğü Toplantı Salonu
    22. Dönem Toplu İş Sözleşmemizin “Kokpit ve Kabin Personeli İle İlgili Hükümler” başlıklı 99/7-e maddesi gereğince kabin memuru ve amirlerinin kıdem sıralaması işlemi için Ortaklığımız ve Hava-İş Sendikası yetkilileri tarafından kurulan komisyonun ilk toplantısı 13.08.2010 günü saat 10.00’da yapılmıştır. Toplantıda;
    1- Part-time hizmeti olanların part-time hizmet süresinin devama esas teşkil eden sigorta primi dikkate alınarak belirlenmesine,
    2- İşe giriş-çıkış yapan personelin bilgilerinin tespit edilmesine,
                3- Personelin uyarma ve kınama cezası dışındaki cezalarının taranmasına 
                4- Personelin eski hareketlerinin incelenmesine (yerden uçuşa geçiş gibi)
                5- İşe giriş tarihi itibariyle ücretsiz izinlerinin incelenmesine
                6- 180 günü aşan raporlarına bakılmasına
               7-Yapılan çalışmaları değerlendirmek üzere, müteakip toplantının 30.09.2010 tarihinde saat 10.00’da Personel Başkanlığı toplantı salonunda yapılmasına karar verilmiştir.
    TRAFİK KAZASI
    Sabah 6:30 sularında işe gelmek üzere bindikleri servis aracında geçirmiş oldukları trafik kazası sonucu hayatını kaybeden SELÇUK ULUDAĞ (teknisyen), ORHAN AVCI (teknisyen), FATİH EKEN meslektaşlarımıza Allah'tan rahmet aile ve yakınlarına başsağlığı diler, yaralı meslektaşlarımıza acil şifalar dileriz.

    Ayrıca bu elim kaza ile ilgili Genel Eğitim Sekreterimiz kazanın oldugu anda kaza yerine ulasarak tüm ayrıntıları ile kazayı ve sonrasını takip etmiş gerekli girişimleri yapmıştır. Olayın iş kazası yönünden incelenmesi ve hukuki tüm işlemlerde sendikamızca değerlendirilmektedir.

    22.DÖNEM TOPLU İŞ SÖZLEŞMESININ 8.MADDESI
    Değerli Üyelerimiz;
    Sendikamızın THY. A.O. işvereni ile imzalamış olduğu 22.Dönem Toplu İş Sözleşmesinin "Sendika Üyeliğinin Güvencesi" başlıklı 8.Maddesinden yararlanmayı düşünen üyelerimiz, işverene verilecek olan başvuru dilekçesini sendikamızdan temin edebilirler.
    THY TEKNIK A.Ş IŞVERENLIĞI ÇOĞUNLUK TESPIT ITIRAZ DAVASINDAN FERAGAT ETTI.
    Hava-İş Sendikası THY Teknik A.Ş Sözleşmesi ile ilgili aşağıdaki açıklamayı yaptı.
    Değerli Üyelerimiz;
    THY Teknik A.Ş işletmesinde yaklaşık 18 aydır geciken 2. Dönem toplu iş sözleşme prosedürü ile ilgili 15 Temmuz 2010 tarihinde işverenliğin çoğunluk tespitine yönelik itiraz davası esnasında, THY Teknik A.Ş Yönetiminin aldığı kararla davacı işveren tarafı, davadan feragat etmiştir. Bu çerçevede Mahkemece feragat nedeniyle itiraz davası reddedilmiştir.
    Elbette, 2500 üyemizin sendikal haklarının değerlendirilmesi, iş barışı ve huzurunun yeniden tesis edilmesi yönünden işverenliğin attığı bu adımı olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyoruz.
    Çalışma yaşamının sendikal haklar yönünden en önemli bileşenlerinden olan toplu iş sözleşmesinin tarafların özgür iradesi ile yeniden oluşmasının hem çalışanlar hem de şirket için ne denli önemli bir motivasyon aracı olduğu bu uyuşmazlık döneminde yaşananlarla ortaya çıkmıştır.
    Hava-İş Sendikasının temel kaygısı üyelerinin haklarının korunması ve geliştirilmesidir. Hava-İş sendikası olayları kişisel, duygusal, tepkisel yaklaşımlarla değil, çalışanların, işçi sınıfının olgun ve kararlı duruşundan kaynaklanan özgüven ve inançla değerlendirmektedir.
    Önümüzde çözümlenmesi gereken önemli bir süreç vardır. Hava-İş yönetimi üyelerinin sorunları ile ilgili olarak deneyim ve birikimi ile bu süreci çözüme dönüştürmeye hazırdır.
    Değerli üyelerimiz;
    Bu gün görülmekte olan davada işverenliğin feragati ile oluşacak hukuki sürece göre, Mahkemenin kesinleşmiş kararı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına tevdi edilecektir.
    Bu karar çerçevesinde Bakanlık, çoğunluk tespiti işlemini ilk olarak THY Teknik A.Ş yaptığı için yetki belgesini işverene tevdi edecek ve bu yetki belgesi alındıktan sonra işverenlik sendikayı 15 gün içinde toplu iş sözleşme görüşmesine çağıracaktır.
    Böylelikle toplu iş sözleşmesinin görüşmeler süreci başlamış olacaktır. Temennimiz işçilerin hak ve menfaatlerinin hakkaniyetle değerlendirilmesi, bu sayede görüşmelerin anlaşma ile sonuçlanmasıdır.
    Yeni sürecin tüm üyelerimiz için hayırlı olmasını diliyoruz. Saygılarımızla.
    2010 YILI ILK ALTI AYLIK ENFLASYON RAKAMLARI AÇIKLANDI. THY IŞÇISINE ENFLASYONA GÖRE %2,41 ORANINDA REEL ÜCRET ARTIŞI SAĞLANMIŞ OLDU.
    2010 yılı ilk altı aylık enflasyon rakamları açıklandı. THY işçisi toplu iş sözleşme zammı olan %6’lık artışa göre  %2,41 oranında reel ücret artışı sağlanmış oldu.
    Ancak sosyal yardıma 2010 yılı için yapılan 1 yıllık %12 zam oranı da dikkate alındığında seyyanen zamdan etkilenen nispi olarak düşük ücretli işçilerde bu reel artış daha fazla gerçekleşti.
    THY 22. Dönem toplu iş sözleşmesi 2 yıl ilk altı ay zamları ile ilgili toplu iş sözleşmesinin
    Madde 32 (Eski Madde 83) : ÜCRET VE ÜCRET ZAMLARI
    a) Birinci Altı Ay:
    31.12.2009 tarihindeki ücretlere, 01.01.2010 tarihinden geçerli olmak üzere, %6 oranında zam yapılacaktır. Ancak T.C. Başbakanlık Türkiye İstatistik Kurumunun 2003=100 Temel Yıllı Tüketici Fiyatları Türkiye Geneli Haziran 2010 indeks sayısının, Aralık 2009 indeks sayısına göre değişim oranının %6’yı aşması halinde, aşan kısmın tamamı ikinci yıl ikinci altı ay ücret zammı oranına ilave edilecektir. Şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
    TÜİK verilerine göre TÜFE enflasyonu 2010 yılı 1. Altı ayında %3,59 olarak gerçekleşti. Bu nedenle enflasyon toplu iş zammı olan %6’nın altında kaldığından ücretlere herhangi bir ilave zam oluşmadı.
     
    HAVA-İŞ İSTANBUL ANADOLU YAKASI ŞUBESI 1. OLAĞAN GENEL KURULU ÇOŞKUYLA GERÇEKLEŞTI.
    Sendikamızın örgütlenme çalışmalarına hız verdiği Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanında hızla gelişen istihdamının sendikal örgütlülüğe kavuşturulması için Hava-İş kurumsallaşma yönünde önemli bir adım attı. Genel Merkeze fiili uzaklığıda dikkate alınarak yeni şube yapılandırılması kararı çerçevesinde 2010 yılı Ocak ayı içinde önce bu bölgede daha önce açılan temsilcilik Şubeye dönüştürüldü ve geçici yönetim atandı.
    Sendikalar yasası gereği 6 ay içinde yapılması gereken Şube 1. Olağan Genel Kurulu 6 Haziran 2010 tarihinde yapıldı. İşçilerin büyük bir memuniyet ve sahiplenme ile karşıladığı Şubemizin Genel Kurulu işçilerin geniş katılımı ile gerçekleşti. Tek liste ile gidilen seçimlerde yönetim aşağıdaki gibi oluştu.Tüm Sabiha Gökçen çalışanlarına açık olan Şubemiz örgütlenmemizin temel taşı olacaktır. Buradaki mücadeleye özveri ile destek veren tüm işçileri ve yeni yönetimi kutluyoruz.

    ŞUBE YÖNETİM KURULU ASİL ÜYELERİ:
    ÜNVANI: ADI VE SOYADI:
    Şube Başkanı Sezgin Uzun
    Şube Sekreteri Cem Narsap
    Şube Mali Sekreter Serkan Gökgöz
    Şube Eğitim ve Teşkilatlanma Sekreteri Veysel Uran
    Şube Yönetim Kurulu Üyesi Nilüfer Yılmaz
    Şube Yönetim Kurulu Üyesi Bilgin Sivaz
    Şube Yönetim Kurulu Üyesi Semih Duman
    Şube Yönetim Kurulu Üyesi Ramazan Gül
    Şube Yönetim Kurulu Üyesi Doğan Şencanlar
    THY A.O'DA SENDIKA ÜYESI OLMAYANLARA DUYURU
    Hava-İş sendikası THY 22: Dönem Toplu İş Sözleşmesi ile ilgili yararlanma konusunda aşağıdaki duyuruyu yaptı.
    Değerli THY çalışanları;
    THY 22. Dönem toplu iş sözleşmesi 26.05.2010 tarihinde anlaşma sonuçlanmış olup toplu iş sözleşme tüm metni en kısa sürede redaksiyon edilerek imzalanacaktır.
    Bu nedenle henüz sendika üyesi olmayan personelin toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmesi için imza tarihinden önce üye olması gerekmektedir.
    Bu anlamda sendika üyesi olmayan personelin hak kaybına uğramaması için en kısa sürede sendika üyesi olmaları kendi menfaatlerinedir.
    Üyelik için işyerindeki sendikamız temsilcilik odaları veya Şube yada Genel Merkez binamızdan üyelik formu temin edilerek 5 nüsha noter onayı alınması ve en kısa sürede sendika Genel Merkezine iletilmesi gerekmektedir.
    Genel Merkez Adres :İncirli caddesi Volkan Apt 68-1 Bakırköy İstanbul

    Bilgilerinize
    HAVA-İŞ İSTANBUL ANADOLU YAKASI ŞUBE 1. OLAĞAN GENEL KURULU YAPILIYOR.
    Sendikamızın tesbitleri ile büyük bir büyüme potansiyeli öngörülen Sabiha Gökçen Havalimanında Hava-İş'in örgütlenme çalışmalarının başarıya ulaşması için 26. Olağan Genel Kurulumuzda alınan Genel Kurul Kararları gereği İstanbul Sabiha Gökçen Yer Hizmetleri A.Ş firmasında örgütlenme ile başlayan süreç Şube açma aşamasına gelmiştir.
    Bu amaçla önce Temsilcilik olarak açılan büromuz 06 Haziran 2010 tarihinde yapılacak Genel Kurul ile resmi Şubemiz olarak görev yapacaktır.
    Bu Havalimanında Teknik A.Ş'den ayrılarak yabancılarla Oartaklık şeklinde kurulan TEC firmasında da sendikamız çoğunluk tespiti için başvurmuş ve işlemler devam etmektedir.
    THY tüm üniteleri ve Uçucu ekipleri de bu havalimanından yoğun seferlere başlamış bulunmaktadır.Önümüzdeki günlerde TGS firmasıda bu havalimanında hizmet vermeye başlayacaktır.
    Hava-İş için yaşamsal bir önemi olan bu havalimanında örgütlenmemizin yapı taşlarını oluşturmak ancak kurumsal bir yapı ile sağlanbilir. Sendikamızın ilk kez örgütlendiği işyeri olan ISG Yer Hizmetleri A.Ş işçileri çok önemli bir mücadele süreci ile Hava-İş'in bayrağını bu havalimanında daha da yükseltmek için önemli birönem kazanmıştır. Bu mücadelenin toplu iş sözleşmesi ile sonuçlanması ve işten çıkarılan işçilkerimizin işe iadesi ilk görevlerimiz arasındadır.
    Tüm işçilerimize yeni Şubemizin hayırlı olmasını diliyoruz.
    SALDIRILARI ŞIDDETLE KINIYORUZ...
    Üyelerimizin ikazı üzerine edindiğimiz bilgilere göre; Ülkemizde tüm yurttaşlarımızın içinin sızladığı canının yandığı yoğun bir gündem ile ilgili sendikamızın büyük bir duyarlılıkla olayın duyulması üzerine hiç duraksamadan web sayfasına koyduğu aşağıdaki kınama metnindeki iki olayın birlikte yayınlanmasından doğan yazım üslubundan dolayı bir eksik değerlendirme yaşandığı anlaşılmıştır. Bu tür değerlendirmeler tarafımızda büyük üzüntü yaratmış olup, gönülden sahiplenerek "silahlı kuvvetler mensuplarımız" olarak andıklarımızın ŞEHİTLERİMİZ olduğu çok açıktır. Düzeltir tüm üyelerimize duyururuz.

    Hava-İş sendikası İsrail devlet terörü ve İskenderun Deniz İkmal Komutanlığ'na yapılan saldırıları kınayarak aşağıdaki açıklamayı yaptı.
    Terör, Ortadoğu Halklarına kan ve gözyaşından başka bir şey veremez...
    Hava-iş Genel Merkez Yönetim Kurulu olarak, İskenderun Deniz İkmal Destek Komutanlığına ve Filistin halkına yardım götüren filoya yapılan terör saldırılarını şiddetle kınıyoruz.
    6 silahlı kuvvetler mensubumuzun vefatı, 9’un yaralanmasını derin bir üzüntü ile karşılıyor ailelerine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
    Toplumumuzu kutuplaşmalara yöneltici teröre karşı, emek ve demokrasi güçlerinin bir arada yaşam talebi tek gerçek çözüm olarak terörün karşısına çıkarılmalıdır.
    Diğer yandan Emperyalizm ve Siyonizm’e karşı Ortadoğu’nun en önemli gücü olan Filistin halkına insani yardım götüren filoya İsrail karasularına 70 mil açıkta yapılan saldırıda, gelen ilk bilgilere göre 9’u Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı 19 kişi ölmüş, 30 kişi yaralanmıştır. Bu saldırı, İsrail devlet terörünün uluslararası alana da sirayet ettiğinin yeni bir örneğidir.

    İsrail tarafından ambargo uygulanan Gazze Halkı’na insani yardım götürmek üzere 50 ülkeden yola çıkan gönüllülerden oluşan “Filistin’e Özgürlük Filosu”nun uluslararası bütün anlaşmalara rağmen İsrail saldırısına uğramasını kınıyoruz. Kaybettiğimiz tüm insanlarımız için başsağlığı diliyoruz.
    ABD emperyalizmin Ortadoğu’ya yıllardır dayattığı savaş ve yıkım politikalarının en önemli ileri karakolu olan İsrail’in tüm hükümetlerinin ortak politikası da savaş ve yıkım oldu.
    BOP (Büyük Ortadoğu Planları) ile Ortadoğu ve Orta Asya enerji ve petrol zenginliklerini kontrol altına alma girişimleri en büyük emperyalist saldırıdır. Bu saldırının da müttefiki yine İsrail Hükümetleri olmuştur. Irak’ta milyonlarca sivil bu nedenle hayatını kaybetmiş, bir ülke en acımasız savaş silahları ile tümden tahrip edilmiştir.
    Bu yönden Ortadoğu’da savaşın yaygınlaşması tüm ülke hakları için bir yıkım olacaktır. Ülkemizin bu savaş politikasının bir parçası olmaması için tüm emek güçlerinin emperyalizme karşı Ortadoğu halklarının kardeşçe bir arada barış içinde yaşaması politikalarını savunması gerekmektedir.

    İsrail’in bu saldırısına karşı mutlaka demokratik ve siyasi yollardan tepki verilmeli bu kapsamda ilk planda;
    İsrail'in Türkiye'deki diplomatik misyonunun derhal sınır dışı edilmesi
    Bu ülke ile yapılmış tüm askeri anlaşmaların derhal iptal edilmesi
    Bu ülke ile yapılmış gizli anlaşmaların iptal edilerek, kamuoyuna açıklanması sağlanmalıdır.
    HAVA-İŞ SENDIKASI ZOR BIR SÜRECI KAZANIMLARA ÇEVIRDI. THY 22. DÖNEM TOPLU İŞ SÖZLEŞMESI İMZALANDI.
    Kurullarımızın Ortak Kararı İle THY 22. Dönem Toplu İş Sözleşmesi İmzalandı.
    Değerli Basın Ve Kamuoyumuz;
    Sendikamız THY 22. Dönem toplu iş sözleşmesi ile ilgili yasal prosedürün de belirlediği gibi 20 Mayıs 2010 tarihinde GREV KARARI almış ve 21 Mayıs 2010 tarihinde kararı işverene tebliğ etmişti.
    Yaptığımız açıklamada “THY A.O işçisinin talepleri haklıdır meşrudur. THY A.O işçisi bilinçli ve sağduyuludur, kaba haksızlıklara da boyun eğmez… Bu talepler etrafında ekmek mücadelesinde sendikasıyla birlikte bütünleştiğinde neler yapabileceğini geçen dönem toplu iş sözleşmesini anormal yollara başvurarak grev oylamasına sürükleyenlere attığı tokat ile göstermiştir.” Demiştik.
    Sendikamızın GREV KARARININ işverene tebliğ edildiği gün THY işçilerinin “ verimliyiz, uluslararası alanda kaliteli hizmet üretiyoruz, haklılığına yürekten inandığımız haklarımızı istiyoruz” talebi yanıt bulmadan bu uyuşmazlık çözülmeyecektir şeklindeki çağrısı grev kararının asılmasından sonra işveren tarafınca dikkate alınmış ve görüşmeler tekrar başlatılmıştı.

    Bu sözleşmenin bağıtlanmasından sonra öncelikle Hava-İş sendikasına yönelik Genel Kurul sürecini de kapsayan haksız etkisizleştirme girişimleri boşa çıkmıştır. Hava-İş sendikasının yetki boşluğu ile alaşağı edilebileceğini sananlar yanılmıştır. Olayı Hava-İş Yönetim Kurulu ile THY Yönetim Kurulu üyelerinin kişisel didişmeleri ve hesaplaşmaları olarak göstererek gerçekleri saptırmak isteyenlerin çabaları da boşa çıkmıştır.
    Bu zorlu süreçten de Hava-İş sendikası alnının akı ile çıkmıştır. Genel Merkez ile tüm Şube Kurullarımızın ve temsilciler kurullarımızın gelinen nokta ile ilgili yaptıkları ortak değerlendirme ve oybirliği ile aldıkları karar sonucu toplu iş sözleşmemiz aşağıdaki şekliyle 26.05.2010 tarihinde kazanımlarla sonuçlandırılmıştır.
    Tüm üyelerimize ve ülkemiz işçi sınıfına hayırlı olsun.






    THY 22. DÖNEM TİS SONUÇLARI

    PARASAL MADDELER İLE İLGİLİ KONULAR
    BİRİNCİ YIL;
    a) Birinci Altı Ay:
    31.12.2008 tarihindeki ücretlere, 01.01.2009 tarihinden geçerli olmak üzere %8 oranında ücret zammı yapılacaktır.
    b) İkinci Altı Ay:
    30.06.2009 tarihindeki ücretlere, 01.07.2009 tarihinden geçerli olmak üzere %2 oranında ücret zammı yapılacaktır.
    İKİNCİ YIL;
    a) Birinci Altı Ay:
    31.12.2009 tarihindeki ücretlere, 01.01.2010 tarihinden geçerli olmak üzere, %6 oranında zam yapılacaktır. Ancak TC Başbakanlık Türkiye İstatistik Kurumunun 2003=100 Temel Yıllı Tüketici Fiyatları Türkiye Geneli Haziran 2010 indeks sayısının, Aralık 2009 indeks sayısına göre değişim oranının %6’yı aşması halinde, aşan kısmın tamamı ikinci yıl ikinci altı ay ücret zammı oranına ilave edilecektir.
    b) İkinci Altı Ay:
    30.06.2010 tarihindeki ücretlere, 01.07.2010 tarihinden geçerli olmak üzere, %5 oranında zam yapılacaktır. Ancak TC Başbakanlık Türkiye İstatistik Kurumunun 2003=100 Temel Yıllı Tüketici Fiyatları Türkiye Geneli Aralık 2010 indeks sayısının Haziran 2010 indeks sayısına göre değişim oranının %5’i aşması halinde, aşan kısmın tamamı 31.12.2010 tarihindeki ücretlere, 01.01.2011 tarihinden geçerli olmak üzere ilave edilecektir.
    HAVA-İŞ THY GREV KARARINI İŞVERENE TEBLİĞ ETTİ!
    Hava-İş Sendikası bugün THY A.O işletme işyerlerinde Grev Kararını işverene tebliğ ettiğini açıkladı.Hava-İş Genel Başkanı Atilay Ayçin'in konuştuğu Basın Açıkalması aşağıdaki gibidir.

    Değerli Basın Ve Kamuoyumuz;
    THY 22. Dönem Toplu İş Sözleşmesinde Görüşmeler Uyuşmazlıkla Sonuçlandı. Sendikamız yasal prosedürün de belirlediği gibi dün GREV KARARI almış ve bugün bu kararı işverene tebliğ etmektedir.
    Hava-İş sendikası bu tebliğ tarihinden itibaren eğer uyuşmazlık çözülmezse 60 gün içinde 6 gün önceden bildirmek koşulu ile GREV UYGULAMASINI başlatabilecektir.

    THY işçilerinin “ verimliyiz, uluslararası alanda kaliteli hizmet üretiyoruz, haklılığına yürekten inandığımız haklarımızı istiyoruz” talebi yanıt bulmadan bu uyuşmazlık çözülmeyecektir.

    Sendikamızın Grev Kararı asılmamak üzere sunduğu son teklifler üzerinden işverenle görüşmelere her noktada açık olduğu kamuoyunun bilgisine sunmaktadır.

    Sendikamız grevi bir amaç olarak değil işverenin uzlaşmaz tutumu sonucu başvurmak zorunda kaldığı etkileri Anayasaca düzenlenmiş demokratik bir hak olarak görmektedir ve uygulanması gerektiğinde de bu hakkı çekinmeden kullanacaktır.
    THY işverenince sendikanın yetkisi yok sayılarak başlatılan, bu nedenle yine işverence sürdürülen gerekçesiz temyizlerle hukuken bir yıl gecikmeyle başlayabilen THY 22. Dönem toplu iş sözleşmesinde, Hava-İş sendikası yapıcı ve sağduyulu bir tutumla, 60 günlük görüşme süreci ve 21 günlük resmi arabulucu sürecinde sözleşmenin masada sonuçlanması amacıyla üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirmiştir.
    Hava-İş sendikası bu dönem ile ilgili uyuşmazlığın temel noktalarının; son yıllarda şirketin sağladığı önemli büyümenin asıl mimarları olan çalışanların artan iş yükü ve verimliliklerinin işverence hiçbir şekilde gözetilmemesi, işlerin parçalanması sonucu birçok bölümde istihdam tasfiyesi dolayısıyla çalışanların gelecek kaygısına düşürülmesi, büyüme nedeniyle gerekli personel ihtiyaçları konusunda ağır kalınarak mevcut personelin kural ihlalleri ile çalıştırılmaya yönelinmesi şeklindeki yönetim tarzından kaynaklandığını belirlemiştir.
    Hava-İş sendikası toplu iş sözleşmesini kaba bir ücret pazarlığı görmediği gibi, ücret talepleri konusunda da “ülkenin gerçekleri”, işsizlik ayıbı ile aba altından sopa gösterilmesi, zaten “2009 yılının geçmiş bir yıl olduğu şeklindeki çarpıtmalara” ve her dönem yapıldığı gibi kamuoyunda sendikalı işçilere yönelik “gözünüz doysun” propagandalarına aldırmadan; THY işçilerinin “ verimliyiz, uluslararası alanda kaliteli hizmet üretiyoruz, haklarımızı istiyoruz” talebini hiç çekinmeden savunmaktadır.
    THY’DE GREV KARARI ALINDI.
    Hava-İş sendikasınca yapılan Basın Açıklmasında THY 22. Dönem toplu iş sözleşmesi ile ilgili oluşan uyuşmazlıkla ilgili GREV Kararının alındığı duyuruldu. Hava-İş Basın Açıklamasında şöyle denildi.

    20.05.2010
    Değerli Basın ve Kamuoyuna;
    THY’de GREV KARARI ALINDI………. THY’de GREV KARARI ALINDI……….. THY’de GREV KARARI ALINDI…….. THY’de GREV KARARI ALINDI.
    GREV KARARIMIZ 21 Mayıs 2010 Cuma Günü Saat 12.30 da THY Genel Müdürlüğü Önünde Yapılacak Basın Açıklaması ile İŞVERENE TEBLİĞ EDİLECEKTİR.
    19 Ocak 2010 tarihinden bu yana sürdürdüğümüz, THY A.O 22. Dönem toplu iş sözleşmesinde, resmi arabulucu raporunun verildiği 10 Mayıs 2010 tarihinden bu yana işveren yetkilileri ile yapılan görüşmelerde üyelerimizin temel taleplerini karşılayan bir yaklaşım oluşmamıştır.
    Bu nedenle yasal prosedür gereği sendikamız 20.05.2010 tarihinde GREV KARARI almıştır.
    Sendikamızın bugün toplanan Genel Merkez ve Şube Kurulları ile Temsilciler Kurullarının aldığı ortak kararlar aşağıdaki gibidir.
    • Kurullarımız sendikamızın bugüne kadar yürüttüğü toplu iş sözleşme görüşmelerinde izlediği politikayı onaylamış, Grev Kararı alınması ve Grev Kararının uygulanması konusunda gerekli prosedürlerin gecikmeden yerine getirilmesini kararlaştırmıştır.
    • Bu genel karar çerçevesinde GREV KARARININ bugün itibarı ile alınarak 21 Mayıs 2010 tarihinde işverene tebliğ edilmesi, oybirliği ile kabul edilmiştir.
    • Kurullarımız, sendikamızın uzlaşı talep eden sağduyulu yaklaşımının, büyük bir yanılgı olarak, işverence bir zaaf olarak gibi algılandığını görmektedir.
    • İşverenin algı bozukluğu sonucu oluşan yanlış politikası nedeniyle, bu noktadan sonra şirketin uğrayacağı zararlar ve olumsuzluklar konusunda sorumlu olmayacağımızı kamuoyumuzun bilgisine bir kez daha sunuyoruz.
    • Kurullarımız, yabancı ülkelerin spor kulüplerine ve film yıldızlarına milyonlarca dolar sponsorluk parası aktaran, Türkiye’de Kurumlar Vergisi 29. ‘su olan ve kasasında bulundurduğu nakit para ile ülkemizde 11 sırada bulunan bir şirketin, büyümesinin temel unsuru olan çalışanların haklarının verilmesi yerine, GREV’i tercih etmesini personeline büyük bir saygısızlık olarak görmekte ve kınamaktadır.
    • Kurullarımız Anayasal demokratik haklarının kullanılması yönünde sendikamıza karşı oluşturulacak anti- demokratik zorlama ve baskılara karşı sonuna kadar karşı konulacağını kamuoyuna bir kez daha duyurmaktadır.
    • Kurullarımız bu noktadan sonra, işverenin uzlaşmaz tavrına karşı üyelerimizin ÖZVERİSİNİN ASKIYA ALINMASINI kararlaştırmıştır. Tüm üyelerimiz bu karara uyarak THY çalışanının gerçekte nasıl bir değere sahip olduğunu hem işverene hem kamuoyuna gösterecektir.
    Grev Kararı alınması ile ilgili oluşan uyuşmazlıklar ile ilgili açıklamalar ayrıca kamuoyunun bilgisine ayrıntılı olarak sunulacaktır.
    Saygılarımızla.
    HAVA-İŞ GENEL MERKEZ YÖNETİM KURULU
    HAVA-İŞ SENDIKASI THY TOPLU İŞ SÖZLEŞMESINDE GREV KARARI ALMAYA HAZIRLANIYOR.
    Hava-İş Sendikasından THY 22. Dönem THY A.O Sözleşmesi uyuşmazlığı ile ilgili aşağıdaki açıklamayı yaptı.
    Sendikamızla THY A.O arasında yürütülmekte olan THY A.O 22. Dönem toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde Resmi Arabulucu süreci 21 Nisan 2010 tarihinde uyuşmazlıkla sonuçlanmıştı.
    Resmi Arabulucu raporu 10 Mayıs 2010 tarihi itibarı ile sendikamıza tebliğ edilmiştir.
    Bu aşamadan sonraki yasal süreç gereği sendikamız 6 işgünü bekleyecek, bu sürenin bitiminden sonraki 6 işgünü içinde GREV KARARI alacaktır.
    Hava-İş sendikası bugüne kadar toplu iş sözleşmesinin masada sonuçlanması adına sorumlulukla davranmıştır. Avrupa'nın 3 en büyük havayolu olmayı hedefleyen THY Yönetimini bir kez daha uyarıyoruz. 1 yıl geciktirilen toplu iş sözleşmesinin personelde yarattığı mağduriyetinin ve biriken sorunların çözüm fırsatını harcamak isterlerse buyursunlar harcasınlar. Geçen dönem toplu iş sözleşmesini görüşmelerle çözüm yerine, başka mecralara taşıyanların nasıl yanıldıkları ortaya çıkmıştır.
    Hava-İş sendikasının toplu iş sözleşmesinin masada bitirilmesi için bir yandan Grev Kararı ile ilgili süreç devam ederken diğer yandan çözüme yönelik her türlü çağrıya da açık olduğunu bir kez daha kamuoyunun dikkate sunarız.
    Hava-İş sendikası bu önemli süreç ile ilgili olarak 12 Mayıs 2010 tarihinde Yönetim ve Başkanlar Kurulunu toplayarak gelişmeleri değerlendirecek ve Grev Kararı ile ilgili süreç konusunu karara bağlayacaktır.
    Kamuoyuna duyurulur.
    HAVA-İŞ GENEL MERKEZ YÖNETİM KURULU
    HAVA-İŞ SENDIKASININ YERDE VE GÖKYÜZÜNDE STRES VE YORGUNLUK KONULU PANELI RADISSON SAS OTELDE YAPILDI
    Hava-İş sendikasınca yapılan açıklamada;
    • Sivil havacılık işçilerinin çalışma koşulları 2000 – 2007 yılları içinde nasıl bir değişim gösterdi?
    • Afrika, Asya/Pasifik, Ortadoğu, Kuzey Amerika, Latin/Güney Amerika ve Avrupa’da 116 ülkeyi kapsayan ve 11 Eylül sonrası dönemi ele alan küresel bir çalışmanın sonuçlarını ele alan bir panel düzenlediği duyuruldu.Açıklanada söyle denildi.

    Üst kuruluşumuz Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu’nun (ITF) 2006 yılında, Güney Afrika’da, Durban’da yapılan kongresinde, delegeler üyeleri arasında özellikle 11 Eylül 2001’den sonra stres ve yorgunlukta ciddi artışlar yaşandığını dile getirdiler.
    Bunun üzerine ITF dünyanın bütün bölgelerinde (Afrika, Asya/Pasifik, Ortadoğu, Kuzey Amerika, Latin/Güney Amerika ve Avrupa) 116 ülkeyi -Türkiye dâhil- kapsayan ve havacılık işçilerinin maruz kaldığını stres ve yorgunluğun, 2000-2007 yılları arasında gösterdiği değişimini ele alan küresel bir bilimsel araştırma yürüttü. Araştırma toplam 800.000 adet her türden sivil havacılık işçisini temsil eden sendikaların yardımıyla gerçekleştirildi.

    Ele alınan dönemin 2000 yılından başlıyor olması rastlantısal bir durum değil. Amaç 11 Eylül terör saldırıları öncesindeki durumu tespit etmek ve bunun hemen sonrasında değişimin ne yönde olduğunu saptamaktı.
    Yapılan araştırma 2000-2007 döneminde sivil havacılık işçilerinin çalışma koşullarının bütün meslek grupları için, bütün bölgelerde belirgin bir biçimde kötüleştiğini ve bunun süreğen bir eğilim olduğunu ortaya koymaktadır.

    Woodrow Wilson International Center for Scholars’tan Dr. Ellen Rosskam, 29 Nisan, Perşembe günü, Radisson Blu Conference & Airport Hotel’de yaptığı sunumla bu konuda hazırlanan raporu tanıttı ve özet bir sunumda bulundu.

    50'ye yakın katılımıcının yer aldığı panele Türk Tabibler Birliği, Birleşik taşımacılık Sendikas Genel Başkanı Syın Yunus Akılı, TOSHİD Genel Sekreteri Sayın Musa Alioğlu, Kore Havayolları İnsan Kaynakları Uzmanı ve kabin memuru, yer hizmet işçileride de yer aldı.
    Çağrılı olmasına rağmen SHGM'den bu toplantıya katılım olmadı.

    Dr Ellen Rosskam'ın sunduğu raporun İngilizcesine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz
    http://www.itfglobal.org/infocentre/pubs.cfm/detail/20011



    3000'NE YAKIN UÇUCU EKIP ÜYESI SGHM DÜZENLEMESINE KARŞI İMZA VERDI...
    Hava-İş Sendikasınca yapılan açıklamada havayolu işletmeleri lehine, uçucu ekipler aleyhine değiştirilerek yayınlanan Uçucu Ekiplerin Çalışma ve Dinlenme Sürelerini Düzenleyen SHT 6A-50 Talimatının 2. Taslak Metni ile ilgili sendikanın görüş ve önerilerinin SHGM'ye e-posta ile gönderildiği bildirildi.

    Sendikanın bu konudaki yazılı görüşleri ve 2. versiyon taslak değişikliğini kabul etmediklerini bildiren sendika üyesi uçucu ekiplerin imzalı dilekçelerinin ayrıca SHGM'ye resmi yazı ekinde gönderileceği de ayrıca belirtildi.

    HAVA-İŞ sendikasından yapılan açıklamaya göre Avrupa Birliği düzenlemesi EU OPS ile ,ilgili aslında uçucu ekipler için yeterli sınırlamalar getirmediği ve bilimsel raporlarca tespit edilen biriken yorgunluğu dikkate almadığı yönünde Avrupa çapında sendikaların itirazlarının bulunduğu, SHGM düzenlemesinin ise EU OPS düzenlemesinin çok gerisinde kaldığı belirtildi.

    HAVA-İŞ sendikası Taslak 2 versiyon konusunda uçucu ekipleri imza kampanyasına katılmaya davet etmişti. Bir hafta sürdürülen kampanya sonucunda 3000'ne yakın uçucu ekip üyesinini SHGM'nin yayınladığı 2. versiyon taslakta uçucu ekipler aleyhine yapılan düzenlemelerin taslaktan çıkarılmasını talep eden dilekçeleri imzaladıkları açıklandı.



    THY 22 DÖNEM TOPLU İŞ SÖZLEŞME GÖRÜŞMELERINDE RESMI ARABULUCU SÜRESI UYUŞMAZLIKLA SONUÇLANDI
    THY 22. Dönem Toplu İş Sözleşmesinde Resmi Arabulucu Süreci de Uyuşmazlıkla Sonuçlanması Üzerine HAVA-İŞ Sendikası Aşağıdaki BasınAçıklamasını Yaptı
    2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev Lokavt Kanunu ilgili prosedürleri gereği, Resmi Arabulucun raporunun sendikamıza tebliğinden itibaren sendikamız 6 gün bekleyecek diğer 6 gün içinde uzlaşma olmadığı takdirde grev kararı almak zorunluluğunda kalacaktır.
    THY işverenince sendikanın yetkisi yok sayılarak başlatılan, bu nedenle yine işverence sürdürülen gerekçesiz temyizlerle hukuken bir yıl gecikmeyle başlayabilen THY 22. Dönem toplu iş sözleşmesinde, Hava-İş sendikası yapıcı ve sağduyulu bir tutumla 60 günlük görüşme süreci ve 21 günlük resmi arabulucu sürecinde sözleşmenin masada sonuçlanması amacıyla üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirmiştir.
    Bugün, 6 gün uzatılan resmi arabulucu süresi de hukuken sona ermiş olup, bu süreçte taraflar arasında genel anlamda bir anlaşma sağlanamamıştır. Resmi Arabulucu döneminde ile anlaşma sağlanan maddelerimiz dışında, 13 Asıl 2 Geçici Madde de uyuşmazlık devam etmektedir. Uyuşmazlık Maddelerimiz ve THY işverenin karşı görüşlerini buradan inceleyebilirsiniz.
    2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev Lokavt Kanunu ilgili prosedürleri gereği, Resmi Arabulucun raporunun sendikamıza tebliğinden itibaren sendikamız 6 gün bekleyecek diğer 6 gün içinde uzlaşma olmadığı takdirde grev kararı almak zorunluluğunda kalacaktır.
    HAVA-İŞ THY 22. DÖNEM TOPLU İŞ SÖZLEŞMESI İLE İLGILI AÇIKLAMA YAPTI.
    Hava-İş THY 22. Dönem Toplu İş Sözleşmesi İle İlgili aşağıdaki açıklamayı yaptı.

    Değerli üyelerimiz;
    Bugün yapılan THY 22. Dönem toplu iş sözleşme resmi arabulucu görüşmesinde herhangi bir genel uzlaşma sağlanamamış olup TİS 12, 38, 54, 59, 61, 82. Maddeleri eski şekliyle, 33, 45, 46, 47. Maddeleri SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığının sağlık hakları yönünden yeni yasa ile birleştirilmesi sonucu kazanılmış haklar korunarak değişiklikle tutanak altına alınmıştır. Müteakip son resmi arabulucu toplantısı 21 Nisan 2010, saat 9.30 THY Genel Md’lüğünde yapılacaktır.
    HAVA-İŞ THY 22. DÖNEM TOPLU İŞ SÖZLEŞMESI İLE İLGILI AÇIKLAMA YAPTI.
    Hava-İş Sürmekte Olan ve THY 22. Dönem Toplu İş Sözleşmesi İle İlgili Açıklama Yaptı.

    Bugün yapılan THY 22.Dönem toplu iş sözleşmesi görüşmesinde resmi arabulucu tarafların maddeler üzerindeki görüşlerini almış, 13 Nisan itibarıyla dolan 15 günlük ilk süresi taraflarca 1 hafta uzatılmıştır. Bir sonraki görüşme 19 Nisan saat 10.00 da THY Genel Müdürlüğünde yapılacaktır.
    HAVA-İŞ SHT 6A-50 REVIZYON 5 ILE ILGILI SHGM'CE YAYINLANAN 2. TASLAĞA KARŞI İMZA KAMPANYASI DÜZENLIYOR.
    Hava-İş Açıklamasında şöyle denildi.
    Hava-İş Sendikası SHGM tarafından hazırlanan ve sosyal tarafların görüşüne açılan uçucu ekiplerin çalışma koşulları ve sosyal hayatlarını temelden etkileyen SHT 6A-50 Havacılık Talimatı ile ilgili son yayınlanan taslakta uçucu ekipler aleyhine büyük değişiklikler yapıldığını belirterek uçucu ekipler için bu maddelerin geri çekilmesi talebiyle SHGM'ne yönelik imza kampanyası başlatacağını duyurdu.
    Hava-İş sendikası sendikalı sendikasız tüm uçucu ekipleri bu imza kampanyasına katılmaya davet etmektedir.
    Hava-İş sendikası ayrıca uçucu ekiplerin mesleki örgütleri TALPA ve TASSA'yı da bilimsel verilere ve uluslararası standartlara aykırı bu düzenlemeler konusunda birlikte davranmaya çağırmaktadır.

    İmza Kampanyası metni

    T.C. ULAŞTIRMA BAKANLIĞI SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE
    Hakkı Turayliç Caddesi No:5 Emek/Ankara

    Genel Müdürlüğünüzce 29.12.2009 tarihinde yayınlanarak sosyal tarafların görüşlerine açılan, bir uçucu ekip üyesi olarak çalışma koşullarımı ve sosyal hayatımı temelden etkileyen SHT 6A-50 Talimatı ile ilgili Revizyon 5 Taslağı, gelen görüşler sonrası 31.03.2010 tarihinde değiştirilerek tarafınızdan yeniden yayınlanmıştır.

    SHT 6A-50 Talimatı çalışma koşullarını, bir anlamda da uçucu ekiplerin yorgunluğunu etkileyen dolayısıyla uçuş emniyeti ile direkt ilişkili bir düzenlemedir.
    Uçuş emniyeti ise, insan hayatı ve kamu yararı yönünden en çok gözetilmesi gereken temel düzenlemedir. Uçucu Ekiplerin görev süre ve dinlenme süreleri konusu, uluslararası alanda bilimsel temellere dayandırılan bir konudur.
    Yorgunluk ölümlü havacılık kazalarının 15-20%'sine insan hatası olarak katkıda bulunuyor. Yorgunluğun ulaşımdaki (hava, deniz, kara, demiryolu) kazaların % 20-30'una katkısı olduğu hesaplanmaktadır (örneğin NTSB tarafından).
    Bütün bu bilimsel gerçekler ve uluslararası raporlar ortada iken ülkemizin Avrupa Birliği üyeliği ve Avrupa Birliği hukukuna uyumlaştırılması zorunlu olan konulardan en önemlisi olan bu konuda bir kısım uyumlaştırmalar getiren SHT 6A-50 Revizyon 5 Taslağı, ne yazık ki yeni yayınlanan 2. Versiyonu tam tersi büyük değişikliklere uğratılmıştır.
    Yayınlanan 2. Talimat Taslağı ile ilk yayınlanan taslakta düzenlenen birçok madde tanımlama ve kısıtlamalar EU OPS kriterleri dikkate alınmayarak biz uçucu ekiplerin aleyhine ve havayolu işletmeleri lehine değiştirilmiştir.
    Söz konusu Talimatla hukuken uçuş emniyeti yönünden sorumlu olan bizlerin yok sayılması ve düzenlemelerin havayolu işletmelerinin rekabet/maliyet kaygılarına terk edilmesi Anayasamızın sosyal devlet kavramı ile uyuşmamaktadır.
    Bu kapsamda yeni Taslağın bilimsel veri ve uluslararası standartlara uygun olarak değerlendirilmesi ve ikinci Taslakta uçucu ekipler aleyhine yapılan değişikliklerin yeniden gözden geçirilerek taslaktan çıkarılmasını talep etmekteyiz.
    Gereğini saygılarımla arz ederim.

    ADI SOYADI ÜNVANI GÖREVLİ OLDUĞU HAVAYOLU İMZA
    SHGM UÇUCU EKIPLER IÇIN YENI BIR SOSYAL FACIAYA IMZA ATMAK ÜZERE...
    Hava-İş Sendikası SHGM’ nün uçucu ekiplerin mesai ve dinlenme sürelerini düzenleyen SHT 6A-50 Rev-5 Talimat taslağı ile ilgili yayınladığı yeni metin konusunda aşağıdaki açıklamayı yaptı.
    SHGM uçucu ekipler için yeni bir sosyal faciaya imza atmak üzere...
    Bu yolla uçucu ekiplerin yorgunluğu hiçe sayılarak tüketicilerin uçuş emniyeti hakları da zedelenecektir.

    SHGM 30.12.2009 tarihinde web sitesinde verdiği haberde şu müjdeyi veriyordu “Uçucu personelin uçuş, görev ve dinlenme sürelerine Avrupa standardı geliyor…”
    Haberde söyle deniliyordu.
    “Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü havacılık sektöründe uçuş emniyeti açısından önemli konuların başında gelen uçucu personelin uçuş, görev ve dinlenme sürelerine ilişkin değişiklikler için yeni bir taslak talimat hazırladı.
    Avrupa Birliği mevzuatlarına da paralel olarak hazırlanan beşinci revizyon taslağı, [link]http://www.shgm.gov.tr/[/link] adresinde Duyurular başlığı altında yayınlanarak havacılık sektörü ile tüm ilgili kurum ve kuruluşlardan görüşleri alınması üzere gönderildi.
    ( Burası Önemli!!! )
    Söz konusu talimatın temel hedefini; havacılık işletmelerinde görev yapan pilot ve kabin memurlarının uçuş, görev ve dinlenme sürelerini kontrol altına alarak fiziki ve zihni yorgunluktan doğabilecek, uçuş emniyetini olumsuz yönde etkileyecek gelişmelere mani olunması ve havacılık işletmeleri ile uçucu personelin sorumluluklarının net olarak belirlenmesi oluşturuyor. “
    Evet, yayınlanan bu taslak mevcut Talimata göre olumlu düzenlemeler getiriyordu. Sendikamız konuya ciddiyetle yaklaşarak, Talimatın her cümlesini irdeledi ve karşılaştırmalı önerilerini hem yazılı hem de elektronik ortamda ilgililere gönderdi. Ayrıca kamuoyuna yayınladı.
    [link]http://www.havais.org.tr/index.php?islem=haber&haber=219 [/link]

    Peki sonra ne oldu dersiniz?
    Ve tarih 30 Nisan 2010. Gönderilen görüşler çerçevesinde Taslak değiştirilerek yeniden yayınlandı.
    Gördük ki geçen bu 4 ayda Avrupa Standartlarının başına bir işler gelmiş ve ilk taslak ters yüz edilmiş. Sendikamızın EASA’nın bu konuda yürürlüğe koyduğu temel belge EU OPS’a dayanarak verdiği birçok öneriden tek bir öneri bile bu yeni versiyonda yer almamış.
    Üstüne üstlük değişiklikler hep uçucu ekipler aleyhine havayolu işletmeleri lehine yapılmış. Örneğin 2001 yılından bu yana Talimat’a eksik de olsa yer alan Boş Gün kavramı ve aylık 7, yıllık 96 boş gün hakları bile Talimattan silinivermiş.
    Taslak tanım bozulmaları ve çelişkilerle doludur.
    Yorgunluk ve etkisinin en yoğun olduğu Biyolojik Uyku Saat Dilimi tanımı gece uçuşları ile ilgili kısıtlama getirmek amacıyla düzenlenmesine rağmen 2. Taslakta bu konudaki kısıtlamalar kuşa çevrilmiştir.
    Örneğin dinlenme süresi birbirini takip eden ardışık 7 günde ana üste kullanılmak şartıyla iki yerel geceyi kapsayan 36 saat olarak belirlenmiş öte yandan konaklama süresi yurt içinde 7 gün olarak belirlenmiştir. Böyle çelişki olabilir mi?
    Hatta ICAO ANNEX 6 gibi temel havacılık belgelerinde bile yer alan “uçucu ekipler kendilerini uçuşa hazır hissetmediklerinde uçuş emniyeti için o görevi yapmamakla mükelleftir” yönündeki görüşü Talimatta eksik de olsa ifade eden maddenin altına “Bu maddenin uçucu personel tarafından suiistimal edilmemesine ilişkin düzenlemeler işletmeler tarafından yapılır.” Şeklinde sanki uçuş emniyeti suiistimal edilebilir bir kavrammış gibi onur kırıcı düzenlemeler ilave edilebilmiştir.
    Sanırız SHGM yetkilileri uçuş emniyetini suiistimal edenlerle herhalde çok karşılaştıklarından uçucu ekipleri de bu kefeye koymak istemektedirler.
    Taslağın 2. Versiyonu ile ilgili sendikamızın görüşlerini içeren karşılaştırmalı tablodan değişiklikleri aşağıdaki linkten inceleyebilirsiniz.
    Yeni Versiyon Taslakla ilgili Bilgi Dosyası
    THY 22. DÖNEM TİS RESMI ARABULUCU TOPLANTISI
    THY 22. Dönem toplu iş sözleşmesi resmi arabalucu sürecinde geçen hafta içinde taraflarla ayrı ayrı toplantı yapan sayın resmi arabulucu tarafları 12 Nisan 2010 tarihinde saat 14.30 da THY Genel Müdürlüğünde toplu iş sözleşme görüşmesi için toplantıya davet etmiştir. Toplantı ile ilgili gelişmeler toplantı sonrasında üyelerimize duyurulacaktır.
    THY A.O TOPLU İŞ SÖZLEŞMESINDE RESMI ARABULUCU GÖREVINE BAŞLADI
    Resmi Arabulucu Hava-İş Sendikasını ziyaret etti.
    Hava-İş Sendikasından THY A.O 22 Dönem toplu iş sözleşmesinin görüşmeler sürecinin uyuşmazlıkla sonuçlanması sonrasında resmi arabulucunun göreve başlaması ile ilgili açıklama yapıldı.
    Açıklama da şöyle denildi.
    THY 22. Dönem toplu iş sözleşme görüşmelerinin uyuşmazlıkla sonuçlanması üzerine yasal prosedür gereği resmi arabulucuk görevine atanan İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Sayın İbrahim Subaşı 30 Mart 2010 tarihi itibarıyla resmi olarak görevine başlamış bulunmaktadır.
    Sayın resmi arabulucu bu çerçevede bugün sendikamızı ziyaret ederek uyuşmazlık konuları ve sendikanın toplu iş sözleşmesi ile ilgili görüşlerini almışlardır.
    Sendikamız yetkilileri uyuşmazlık konularını ve son gelinen noktada işveren ve sendikanın görüşlerini yazılı olarak da sayın resmi arabulucuya iletmiştir.
    Sayın arabulucu bu hafta içinde işveren tarafını da ziyaret ederek bir sonraki haftada görüşme programını taraflara ileteceğini bildirmiştir.
    THY A.O 22 DÖNEM TOPLU İŞ SÖZLEŞMESINDE RESMI ARABULUCU ATANDI
    Hava-İş sendikası ile THY A.O arasında sürmekte olan ve uyuşmazlık aşamasında bulunan 22. dönem toplu iş sözleşme görüşmelerinde resmi arabulucu tayini yapıldı.
    22 Mart Pazartesi günü İstanbul Bölge Çalışma Müdürlüğünde taraflar bir araya gelerek resmi arabulucu olarak Marmara Universitesiden Yrd. Doçent Dr. Sayın İbrahim Subaşının resmi arabulucu olarak atanmasına karar verdi.
    Bu konudaki tutanak resmi arabulucuya tebliğ edildiği tarihten itibaren resmi arabulucunun 15 günlük görev süresi başlamaktadır.
    HAVA-İŞ İSG YER HIZMETLERI A.Ş İŞKOLU İTIRAZ DAVASINI KAZANDI
    Hava-İş Sendikasından Açıklama.
    ISG Yer Hizmetleri A.Ş'de adım adım Toplu İş Sözleşmesine
    Örgütlenme çalışmalarımızın devam ettiği ve çoğunluk tesbiti aşamasında olan İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanında faaliyet gösteren ISG Yer Hizmetleri A.Ş firması işverenince işkoluna yapılan itirazla başlayan süreç 11 Mart 2010 tarihinde yapılan Mahkemedede Hava-İş lehine sonuçlandı. Mahkeme işyerinin 21 Sayılı Hava Taşımacılığı İşkolunda olduğuna karar verdi.

    Toplu iş sözlemesi hakkımızı engelelmeye yönelik boşuna çabalara giren ISG işvereni bu girişimlerinden sonuç alamayacaktır. Sendikalı olanlarla olmayanları ayıran ve yıl sonu primlerini sendikalı işçilere vermeyecek kadar çağdışı uygulamalara giren işverenden toplu iş sözleşmesi masasında bunların hesabı mutlaka sorulacaktır.

    Bu işyerinde Hava-İş sendikasına inançla üye olarak örgütlenme ve Anayasal haklarını kulllanmak ve kölelik şartlarına son vermek için mücadele veren üyelerimizi kutluyor, halen sendikalı olmayan diğer çalışanları da bu onurlu mücadeleye katılmaya davet ediyoruz.
    ÖRGÜTLÜ KADIN, GÜÇLÜ SENDİKA. 8 MART KUTLU OLSUN...
    Bu yıl kadınlar 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün kabul edilişinin 100. yılını kutluyoruz.

    Hiç kuşkusuz geriye dönüp baktığımızda kadınların 100 yılda birçok kazanım elde ettiklerini, küçümsenemeyecek başarılara imza attıklarını görüyoruz. Özellikle Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte ülkemizde kadınlar önemli kazanımlar elde ettiler. Ama gerçek şu ki kadınların hâlâ kadın olmaktan kaynaklanan çok sayıda ve çok büyük sorunları var ve bu nedenle yapılması gereken de çok şey var.

    Ülkemizde kadınların iş yaşamına ve genel olarak sosyal ve siyasal yaşama katılım oranları çok düşük. Ne var ki bir işte çalışan kadınlar da "ev işi" denen sınırsız mesaiden kurtulamıyorlar. Temizlik, yemek, çamaşır, bulaşık, çocuk, yaşlı ve hastaların bakımı bir işte çalışan/çalışmayan tüm kadınların sırtına yüklenmiş durumda. Kadınların ev içinde harcadıkları emek görünmüyor ve hatta işten bile sayılmıyor. Neo-liberal politikalarla sosyal devletin ortadan kaldırılmasıyla birlikte kadınların sırtındaki bu yükler daha da arttı, artıyor.

    TÜİK’in işgücü istatistikleri ekonomik krizin ağır bedeli çalışanlara, ama en ağırı da çalışan kadınlara ödetiliyor. Kriz koşullarında ilk çıkarılanlar, normal zamanlarda da eşdeğer işi yapan erkeklerden daha az ücret alan, kadınlar oluyor.

    Son günlerde ağır işlerde çalışan kadınlara regl döneminde 5 günlük izin hakkı tanıyan yasaya karşı patronlar birleşmiş durumda. Yasadaki hakkın kullanılması durumunda kadın işçileri işten çıkarma tehditleri savuruyorlar. Hükümet bu talepler doğrultusunda “ağır iş” tanımını değiştirmek üzere harekete geçti bile.

    Yıllardır uygulanan özelleştirme politikaları en çok kadınlara zarar veriyor. Eğitim ve sağlık hizmetleri paralı hale getiriliyor; kadınlar sosyal güvenceden mahrum bırakılıyor. Emeklilik şartlarının ağırlaştırılmasıyla kadınlar için emeklilik artık ulaşılmaz bir hayal haline geliyor.

    Elbette en acısı da ülkemizde kadın katliamlarının devam ediyor olması. Her gün yüzlerce kadın tecavüze uğradığı, babasına veya kocasına karşı geldiği, bir erkeğin aşkına karşılık vermediği için öldürülüyor, şiddete uğruyor. Kadına yönelik şiddet uygulayanlar işverenlerce ve yargı organlarınca korunuyor, hak ettikleri cezalara çarptırılmıyor.

    Kısa bir kutlama metninde ülkemizde kadınların yaşadıkları sorunları eksiksiz bir biçimde özetlemek mümkün değil. Hatta aranızda, “Böyle iç karartıcı kutlama mesajı mı olur?” diyenler de olabilir. Ama 6 yıl önce düzenlediğimiz bir 8 Mart etkinliğinde konuşan ve kısa bir süre önce kaybettiğimiz sevgili Hocamız Profesör Tülay Arın’ın dediği gibi, “8 Mart henüz ülkemizde bir kutlama günü değildir. Yapılacak çok iş ve verilmesi gereken çok mücadele var.” Hocamızın bu sözlerini 8 Mart’ı anlamsızlaştırıp, konuyu “kadınlar çiçektir, başımızın tacıdır,” türünden beylik sözlerle geçiştirmek isteyenlere karşı önemli bir uyarı olarak aklımızda tutalım.

    Bütün kadın üyelerimizin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun!

    AŞAĞIDAKİ DOSYADA KONU İLE İLGİLİ TARİHÇE SUNUMUMUZU İZLEYEBİLİRSİNİZ...
    THY A.O 22. DÖNEM TOPLU İŞ SÖZLEŞMELERINDE UYUŞMAZLIK
    THY A.O TİS GÖRÜŞMELERİNDE UYUŞMAZLIK ZAPTI TUTULDU.

    HAVA-İŞ sendikası bu gün üyelerine yaptığı duyuru ile 19 Ocak 2010 tarihinden bu yana sürdürülen THY A.O 22. Dönem toplu iş sözleşme görüşmelerinde maddeler üzerinde yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını açıkladı. Hava-İş sendikasının duyurusu aşağıdadır.

    Değerli Üyelerimiz;
    19 Ocak 2010 tarihinde başlayan THY A.O 22. Dönem Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde 5 oturum sürdürülen maddeler üzerindeki tartışmalarda olumlu bir gelişme sağlanmamıştır.
    En son sendikamıza e-posta ile iletilen işveren teklifleri kurullarımızca değerlendirilmiş;
    1- İşverence üzerinde değişiklik yaptığımız yeni önerilerimizin hiç birinin kabul görmemesi ve tüm maddelerin eski şekliyle önerilmesi,
    2- 104. Madde uçucu ekipler ile ilgili yeni taleplerimiz (K/M, K/A kıdem sıralaması, gece uçuşları kısıtlamaları, gün tanımı, mesai ve dinlenme sürelerinin iyileştirilmesi, RM’lerin geç açıklanmasının önlenmesi, kredili uçuş ücretinin TİS kapsamına alınması vb), yıllık izin ve mazeret izinlerinin eşitlenmesi, tayinlerin gönüllülük esas alınarak yapılması, Yönetmeliklerde personelin özlük haklarını ilgilendiren konularda işverence yapılacak değişikliğin sendikanın onayı alınarak yapılması, vardiyalı çalışmaların esnekleştirilmemesi, Taşeron ve Geçici iş ilişkisi ile işçi çalıştırılmasının kısıtlanması gibi temel idari maddelerde çözüm için hiçbir adım atılmaması,
    3- Baştan buyan masada beyan ettiğimiz toplu iş sözleşme süresinin 2 yıl düzenlemesine yönelik görüşümüze rağmen sürenin yeniden 3 yıl olarak önerilmesi,
    4- Ücret artışlarında bu üç yıl üzerinden 1 yıl %6, 2 ve 3 yıllar altışar aylık %2.5 artış şeklindeki önerilerin ise;
    a. Şirketin büyümesi ve personelin bu büyümedeki özverili rolünü dikkate almayan, emek maliyeti ve verimlilik verilerini göz ardı eden, şirketin mali performansına denk düşmeyen nitelikte olması,
    b. 1 yıllık enflasyon artışının %10’ları aşmasına rağmen önerilen sistemin enflasyona karşı koruyucu nitelikte olmaması
    c. Ücret dışındaki diğer sosyal yardımlarda hiçbir artış önerilmemesi
    d. İşe giriş ücretlerinin 1 yılda %100’e ulaşması ve eski sözleşmeli personelin kıdem eşitlenmesinin kabul görmediği,
    Gerekçeleri ile kabulünün mümkün olmadığı yönünde karar alınmıştır. Sendikamızın bu konuda kurulları ile birlikte aldığı bu karar 03.03.2010 tarihinde yapılan oturumda işveren tarafına iletilmiştir.
    Bu kapsamda her iki tarafça da bu aşamada maddeler üzerinde tekraren yapılacak görüşmelerden bir sonuç alınamayacağının ortaya çıktığı tespiti yapılmış ve UYUŞMAZLIK ZAPTI tutulması yönünde karar alınmıştır. Bu karar kapsamında tutulacak UYUŞMAZLIK ZAPTI imzalandığında sizlerin bilgisine gerekçeleri ile sunulacaktır.
    Bu çerçevede UYUŞMAZLIK ZAPTI Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına iletildiğinde Resmi Arabulucu süreci başlayacaktır.

    Sendikamız resmi süreç olarak UYUŞMAZLIK ZAPTI tutulmasının tarafların yeniden değerlendirme ve görüşme yapmalarının önünde bir engel olmadığını, yeniden yapılacak görüşme, diyalog ve değerlendirmelere açık olduğunu ayrıca işveren tarafına iletmiştir.

    Toplu iş sözleşmesi çalışanlar için hakların geliştirilmesi için 2 yılda bir yakalanan bir fırsattır. 1 yıl gecikmeyle başlatılan bu sürecin, sabırla inançla, ücret, sosyal haklar, çalışma koşullarının iyileştirilmesi bütünlüğünde haklarımızın alınarak bitirilmesi için gerektiğinde yasal ve meşru tüm haklarımızın kullanılması sendikamızın yıllardır temel politikası olmuştur.

    Ancak hatırlatmak isteriz ki geçmiş dönemlerde her türlü yol denenerek toplu iş sözleşmesinin başarısız kılınmasına yönelik girişimlerden hiçbir şekilde sonuç alınamamıştır. Bu deneyimlerin iyi irdelenmesi ve çözüm için çalışanların ve onun temsilcisi sendikanın sesine kulak verilmesini temenni ederiz. Saygılarımızla.
    HAVA-İŞ THY 22. DÖNEM TİS GÖRÜŞMELERI İLE İLGILI ÜYELERINI BILGILENDIRDI.
    Hava-İş sendikası THY A.O toplu iş sözleşmesi ile iglili aşağıdaki bilgilendirme duyurusunu üyelerine iletti.

    Değerli Üyelerimiz;

    THY A.O 22. dönem toplu iş sözleşme görüşmeleri halen 60 günlük görüşme süresi çerçevesinde devam etmektedir. Bu güne kadar 5 oturum yapılmış olup maddeler üzerinde görüşmeler sürüdürülmektedir. En son 25 Şubat 2010 tarihinde yapılan görüşmede sendikamızca işveren yetkililerinden ücret teklifi dahil tüm maddeler ile ilgili önerileri talep edilmiştir.

    Aşağıda tarafımıza işverence e-posta ile tarafımıza gönderilen toplu teklifler bilginize sunulmaktadır. Sendikamız bu teklifi 02.03.2010 tarihinde kurullarında değerlendirecek, 03.03.2010 tarihinde yapılacak 6. oturumda görüşlerini iletecektir.

    İşverenin bu teklifinde ilk teklifinden farklı olarak 2. ve 3 yıl içinde ücret artış teklifleri bulunmaktadır. Sendikamız ise TİS süresinin 2 yıldan daha fazla sürede olmasını öngörmemektedir.

    İşverenin teklifi aşağıdadır.

    THY A.O. 22. DÖNEM TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ GÖRÜŞMELERİNDE 25.02.2010 TARİHİ İTİBARİYLE ANLAŞMA SAĞLANAMAYAN MADDELERİNE İLİŞKİN TEKLİFİMİZ:

    THY A.O. 22. Dönem Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde 25.02.2010 tarihi itibariyle üzerinde anlaşma sağlanamayan maddelere ilişkin teklifimiz bir bütün olarak kabul edilmek üzere aşağıdaki şekilde verilmektedir;

    1- Süresi sona eren Toplu İş Sözleşmesinin; 3, 8, 12, 18, 20, 21, 24, 35, 38, 39, 51, 54, 57, 58, 61, 63, 82, 84, 93, 98, 100, 103. maddelerinin ve Geçici 1. maddenin süresi sona eren Sözleşmedeki şekliyle muhafaza edilmesi,
    2- Sendika teklifinin 108 ve 109. maddelerinin yeni dönem Toplu İş Sözleşmesinde yer almaması,
    3- Süresi sona eren Toplu İş Sözleşmesinin; 33, 45, 46 ve 47. maddelerinin ekteki şekliyle kabul edilmesi,
    4- Süresi sona eren Toplu İş Sözleşmesinin; 59. maddesinin Sendika teklifindeki şekliyle kabul edilmesi,
    5- Süresi sona eren Toplu İş Sözleşmesinin; 72. maddesinin diğer fıkraları eski şekliyle kalmak şartıyla 4. fıkrasının “Uyarma cezası kesindir ve itiraz edilemez. Kendisine daha yukarı disiplin cezası verilen personel, cezanın kendisine tebliğ günü hariç 10 işgünü içinde bağlı bulunduğu ünite yetkilisi vasıtasıyla bir üst amire yazılı itirazda bulunabilir. İkinci Amirinin vereceği karar kesindir. Ceza kesinleşmeden personelin sicil dosyasına işlenmez. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşmiş olur.” şeklinde düzenlenmesi,
    6- Süresi sona eren Toplu İş Sözleşmesinin 104. maddesinin 21. Dönem Toplu İş Sözleşmesi eki protokolün ilavesi suretiyle düzenlenmesi,
    7- Süresi sona eren Toplu İş Sözleşmesinin 107. maddesinde ifade edilen yürürlük süresinin 3 yıl olarak düzenlenmesi,
    8- a) 2009 yılı ücretlerinde yapılmış olan %6’lık artış dışında herhangi bir artış yapılmaması, artışa ilişkin THY A.O. Yönetim Kurulu Kararı’nın aynen uygulanması,

    b) 2010 yılındaki ücret ve parasal hakların 1. altı ayda %2,5, 2. altı ayda %2,5 oranında arttırılması, ancak 1. altı aydaki enflasyonun %2,5’un üzerinde gerçekleşmesi halinde bu farkın 2. altı aydaki zam oranına ilave edilmesi, ayrıca 2. altı aydaki enflasyonun %2,5’un üzerinde gerçekleşmesi halinde aradaki farkın 2. yılın son günündeki ücretlere, 01.01.2011 tarihinden geçerli olmak üzere yansıtılması,

    c) 2011 yılındaki ücret ve parasal hakların 1. altı ayda %2,5, 2. altı ayda %2,5 oranında arttırılması, ancak 1. altı aydaki enflasyonun %2,5’un üzerinde gerçekleşmesi halinde bu farkın 2. altı aydaki zam oranına ilave edilmesi, ayrıca 2. altı aydaki enflasyonun %2,5’un üzerinde gerçekleşmesi halinde aradaki farkın 3. yılın son günündeki ücretlere 01.01.2012 tarihinden geçerli olmak üzere yansıtılması,

    (Yukarıdaki enflasyon ifadelerinde TÜİK tarafından yayınlanan TÜFE değişim oranları baz alınacaktır.)
    İSG YER HİZMETLERİ A.Ş'DE İŞE İADE KARARI...
    İşçiler Sendikal Nedenlerle İşten Çıkarılmıştır...

    Örgütlenme faaliyetlerimizin son aşamasına geldiği ve çoğunluk tespiti istediğimiz İSG Yer Hizmetleri firmasında işveren, 2009 Eylül ayında sadece Anayasal sendikalaşma haklarını kullanan üyelerimizden 218'ni yasadışı grev yaptıkları nedeniyle ihbar ve kıdem tazminatlarını ödemeden işten çıkarmıştı.
    Tamamen sendikal örgütlenmeyi kırmak amacıyla yapılan bu antidemokratik girişim hukuktan geri dönmüştür.Kartal 1, 2,ve 4. İş Mahkemelerinde bugün 168 üyemiz için karar verilmiştir.50 üyemizin davası ise devam etmektedir.
    İşçilerin sendikal nedenlerle işten çıkarıldığı belirleyen mahkeme, işçilerin öncelikle işe iadesine işe iade edilmemesi halinde sendikal tazminat çerçevesinde 12 aylık brüt ücreti ve 4 aya kadarda ücret ve diğer alacaklarının ödenmesine karar verdi.
    AVRUPA HAVACILIK SEKTÖRÜNDE BÜYÜK HUZURSUZLUK
    Lufthansa pilotlarının sendikası Cockpit öncesinde 4 gün süreceğini ilan ettiği grevi ilk günün sonunda durdurdu ve Lufthansa yönetimiyle masaya oturdu. Sendika bu kararı şirket yönetiminden, medyadan ve Alman hükümetinden gelen büyük baskı altında aldı. Sendika yönetimi Frankfurt İş Mahkemesi’ne görüşme masasına döneneceğini ve grevi 8 Mart’a kadar herhangi bir önkoşul olmadan ertelemeyi taahhüt etti.
    Pilotların temel talepleri, iş güvencesi ve faaliyetlerin alt yüklenici firmalara kaydırılması uygulamalarına son verilmesi şirket yönetimince kabul edilmiş değil.

    Grev öncesinde Federal Ulaştırma Bakanı Peter Ramsauer, Alman çalışma yasasını çiğneyerek yaşanan anlaşmazlığa müdahale etti ve sendikanın masaya geri dönmesini istedi. Frankfurt İş Mahkemesi’nin aldığı karar da aynı doğrultuda oldu.

    Grevin ilk gününde pilotların katılımı yüzde 100’e yakın bir düzeyde oldu. Grevin bu şekilde devam etmesi hiç kuşkusuz Lufthansa açısında büyük bir parasal kayıp anlamına gelecekti.

    Daha da önemlisi pilotların grevi Avrupa ölçeğinde havacılık sektörünü çalışanların aleyhine olacak şekilde yeniden yapılandırma girişimlerine yönelik ilk grev olmasıydı.

    Pazartesi günü Lufthansa’nın kabin memurlarını temsil eden UFO sendikası da şirketin kendileriyle çalışma koşulları ve ücretler için derhal masaya oturmaması durumunda greve gideceklerini açıkladı.
    Britanya’da, British Airways’in 12.000 kabin memuru aynı gün gündeme getirilen işten çıkarmalara karşı yüzde 80 gibi ezici bir çoğunlukla grev kararı aldı.

    Fransa’da ise Salı günü hava trafik kontrolörleri, Avrupa hava trafik kontrolü sisteminin bütünleştirilmesiyle çalışma koşullarında yaşanacak kötüleşmelere ve işten çıkarmalara karşı dört günlük bir greve gittiler.

    Cumartesi günü ise Air France’da işçiler rasyonalizasyon önlemlerine ve işten çıkarmalara karşı grev yapacaklar.

    Nihayet, Yunanistan’da Çarşamba günü (bugün) bir genel grev yapılacak ve bu eylemin hava trafiğini de felç etmesi bekleniyor.



    THY TEKNIK A.Ş YÖNETIMI ATEŞLE OYNUYOR!
    Hava-İş Sendikası işkolu tespitinin Yargıtayca Hava Taşımacılığı olarak onandığı THY Teknik A.Ş işyerinde çoğunluk tespitine itiraz ile ilgili aşağıdaki açıklamayı yaptı.

    THY Teknik A.Ş işyerinde işveren ve taşeron sendika Çelik-İş'in de kullanıldığı işkolu itirazı ile toplu iş sözleşmesini engelleme girişiminin hukuk tarafından lehimize sonuçlandırılması ile hukuka saygı gösterip gereğini yapması gereken işyeri yönetimi, tam tersi bir tavırla ısrarla süreci tıkama yönünde adımlar atmaktadır.
    Aileleri ile birlikte 10 bin insanın hakları ve geleceği ile oyun oynamaya devam eden işverenin bu tutumu nedeniyle oluşabilecek hem işyerindeki iş barışı ve huzuru hemde uçuş emniyeti ile ilgili olumsuzluklardan tamamen şirket yönetimi sorumlu olacaktır. Tüm kamuoyunu bugünden uyarıyoruz.
    İzlediği basit sözde maliyet düşürme politikaları ile en değerli teknisyen ve personelini başka firmalara kaçıran, sonrada MNG'den teknisyen kiralayacak kadar basiretsiz bir yönetim sergileyen THY Teknik işvereni YARGITAY KARARINA rağmen şimdide çoğunluk tespiti aşamasında konuya itiraz ederek toplu iş sözleşmesini engelleme yoluna girmiştir.
    Bilerek ve isteyerek emek karştı bir tutumla hareket edilmektedir. Ve bir öç alma histerisi ile konuya yaklaşılmaktadır.
    Çoğunluk tespiti ile ilgili itiraz dilekçesi bilerek Kadıköy'den posta yolu ile yetkisiz olduğu belli İstanbul İş Mahkemesine verilmiştir.
    23 Şubat' da yapılan ilk duruşmada bu mahkeme yetkisizlik kararı vermiştir.Şimdi bu karara da itiraz edecekler ve konuyu tekrar YARGITAY'a götüreceklerdir.
    Bakırköy iş Mahkemesi'ne Yargıtay'dan gelecek dava yine lehimize sonuçlanacaktır. Çünkü bunların gözlerini öyle hırsı bürümüştür ki, çoğunluk tespit itirazlarını Bakanlık ve Bölge Çalışma Müdürlüğünden kayıtttan geçirmeden Mahkeme başvurmuşladır.
    23 Şubatta ki duruşma tutatnağını incelediğimizde (Aşağıdaki Konuyla İlgili Bölümler Kısmında) Hazine (Bakanlık) avukatı bile bu nedenle davanın reddini talep etmek zorunda kalmıştır.
    Bakırköy İş mahkemesinde sonuç değişmeyecektir.Ancak biliyoruz ki onlar bu kararı da temyiz edeceklerdir.
    Ancak bu girişimlerinin yanlarına kar kalacağını sanıyorlarsa yanılıyorlar.Hukuk yanında meşru haklarımızın da olduğunu unutmamalıdırlar.Bu emek düşmanı tutuma karşı sessiz kalacağımızı sanıyorlarsa yanılıyorlar.
    Önümüzdeki günlerde yapılacak üye toplantıları ile bu tutuma karşı alınacak tavır belirlenecek ve kamuoyuna duyurulacaktır.
    Oluşabilecek olumsuzluklardan üyelerimiz ve HAVA-İŞ sendikası sorumlu olmayacaktır.
    İSG YER HIZMETLERI A.Ş ŞIRKETINDE İŞKOLU TESBITI İLE İLGILI MAHKEMEDE BILIRKIŞI RAPORUNU VERDI
    Bilirkişi de 21 Sayılı HAVA TAŞIMACILIĞI işkolu dedi.
    Yaklaşık 8 aydır örgütlenme çalışmalarımızı sürdürdüğümüz Sabiha Gökçen Havalimanındaki İSG Yer Hizmetleri A.Ş şirketinde işveren hukuk oyunları ile sendikal haklarımıza karşı şürekli saldırı içinde hareket etmektedir.
    Bbüyük çoğunluğu sendikamıza üye olan bu şirketde yönetim önce 230 üyemizi işten çıkardı.Arkasından ise çoğunluk tespiti aşamasında işkolu tespiti isteğinde bulundu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerince yapılan incelem ve teftiş sonucu işyerinin 21 sayılı HAVA TAŞIMACILIĞI işkolunda olduğu tespit edildi ve karar Bakanlıkça Resmi Gazetede yayınlandı.
    Sadece süreci uzatarak örgütlüğümüzü kırmak isteyen işveren kendi isteği ile bu tespite tekrar itiraz ederek Mahkeme yoluna başvurdu.
    23 Şubat 2010 tarihinde yapılan duruşmada Bilirkişi Heyeti raporunu verdi ve işyerinin 21 sayılı HAVA TAŞIMACILIĞI işkoluna girdiğini bildirdi.
    11 Mart 2010 tarihinde bu konuda karar duruşması yapılacaktır.
    Artık bu ülkede işverenler sendikal hakların önünü hukuk yoluyla tıkamak için ellerinden geleni yapmaktadır. Davalar, temyizler ve itirazlarla işçilerin sendikal haklarını engellemeye çalışmaktadırlar.
    Ancak hiç bir engel işçilerin sendikalı olma ve örgütlülülükle insanca yaşam haklarını elde etmenin önünü tıkayamayacaktır.Ve işverenler bu engellemelerin hesabını mutlaka vereceklerdir.
    ÇOĞUNLUK TESPITI İSTEDIĞIMIZ TEC (PRATT & WHITNEY THY TEKNIK UÇAK MOTORU BAKIM) İŞYERINDE İŞKOLU TESPITI YAPILDI.
    TEC (Pratt & Whitney THY Teknik Uçak Motoru Bakım) İşyeride Hava Taşımacılığı İşkolunda ve Hava-İş'te...
    Tüm çalışanlarımıza hayırlı olsun..

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:
    İŞKOLU TESPİT KARARI
    Karar Tarihi : 15/2/2010
    Karar No : 2010/7
    İşyeri : Pratt & Whitney THY Teknik Uçak Motoru Bakım Merkezi Ltd. Şti.Sabiha Gökçen Uluslararası Hava alanı
    Türk Motor Bakım Merkezi Kurtköy/İSTANBUL
    B.M. Dosya No : 963814.34
    Tespiti İsteyen : Pratt & Whitney THY Teknik Uçak Motoru Bakım Merkezi Ltd. Şti.
    İnceleme : Pratt & Whitney THY Teknik Uçak Motoru Bakım Merkezi Ltd. Şti.’de Bakanlığımızca yapılan incelemede; işyerinde yapılan asıl işin uçak motorları bakım ve onarımı olduğu, bu nedenle işyerinde yapılan işlerin “İşkolları Tüzüğü” nün 21 sıra numaralı “Hava Taşımacılığı” işkolunda yer aldığı tespit edilmiştir.

    Karar : Pratt & Whitney THY Teknik Uçak Motoru Bakım Merkezi Ltd. Şti.’de yapılan işlerin niteliği itibariyle “İşkolları Tüzüğü”nün 21 sıra numaralı “Hava Taşımacılığı” işkoluna girdiğine ve yapılan bu tespitin Resmî Gazete’de yayımlanmasına 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 4 üncü maddesi gereğince karar verilmiştir.
    TEKEL İŞÇILERINE DESTEK EYLEMLERI
    Tekel İşçilerinin güvencesiz çalışmayı reddeden direnişleri sürerken emek örgütleri yöneticileri ve temsilcileri eyleme destek için yeni kararlar aldılar. Alınan kararlara göre;

    1. Konfederasyonlara bağlı tüm şubelerce 18 Şubat Perşembe günü, "Tekel işçisinin mücadelesi mücadelemizdir" ve "kuralsız ve güvencesiz çalışmaya hayır" pankartları siyah zemin üzerine, beyaz yazı ile yazılarak Şube binaları başta olmak üzere, asılabilecek her yere süresiz asılacaktır.

    2. Konfederasyonların temsilcileri, tüm illerde 19 Şubat Cuma günü belirlenecek merkezlerde oturma eylemi yaparak, kitlesel basın açıklamaları yapacaktır.

    3. 19 Şubat Cuma günü illerden hareket edecek Konfederasyonlara bağlı sendikaların temsilcileri 20 Şubat Cumartesi günü Saat:10:00‘da Kolej Meydanı‘nda toplanacak ve saat:11:00‘de Sakarya Meydanı‘na yürüyecektir. 20 Şubat günü Tekel işçileriyle dayanışma günü olarak ilan edilmiştir.

    4. 21 Şubat Pazar günü, saat: 12:00‘de yapılacak kitlesel basın açıklamasıyla Ankara dışından gelen temsilciler geldikleri illere uğurlanacaktır.

    5. TEKEL işçilerinin eylemine bir müdahale olması durumunda anında tüm illerde yapılacak eylemlerle cevap verilecek.
    Hava-İş sendikası yönetim ve temsilcileri ile bu eyleme tam destek olacaktır.Kamuoyuna duyurulur.
    THY A.O 22 DÖNEM TOPLU İŞ SÖZLEŞME GÖRÜŞMELERININ 4. OTURUMU YAPILDI.
    THY A.O 22. Dönem toplu iş sözleşme görüşmelerine 16.02.2010 tarihinde THY Genel Müdürlüğünde 4. Tur olarak devam edildi. Sendikamızın 51 ila 109. maddeleri arasındaki maddeler ile değişiklikle önerdiği düzenlemeler konusunda görüşmeler sürdürülmüş ancak değişiklikle önerdiğimiz maddeler de herhangi bir anlaşma sağlanamamıştır.
    İşveren bu toplantıda da 2. Yıl ücret teklifi olarak herhangi bir öneride bulunmamıştır.
    5. Tur Görüşmelere 25 Şubat 2010 tarihinde saat 14.00 de THY Genel Müdürlüğünde devam edilecektir.
    HÜKÜMET DEMOKRATIK AÇILIM DERKEN THY YÖNETIMININ İŞÇILERI TEHDIDI ASLINDA ANAYASAL SUÇTUR!
    Konfederasyonumuz Türk-İş'in aldığı karar gereğince 4 Şubat günü Anaysal çalışmama hakkının kullanılmasına yönelik, THY Yönetimi tarafından yayınlanan ve 1 gün işe gelmemenin YAŞADIŞI GREV sayılacağını ilan eden ve bu ANAYASAL HAKKINI kullananların iş sözleşmesinin bildirimsiz feshedileceğini belirten duyurunun kendisi uluslararası hukuka ve Anayasa aykırıdır. Demokratik açılım diyen Hükümetle de alay etmektir.Kendisi de Avrupa Birliği Havayolları Birliği üyesi olan THY'nin AB normlarını hiçe sayan bu tutumunu kınıyoruz.

    Demokratik talep ve tepkileri kullanmak;
    Anayasanın devletin sosyal bir hukuk devleti olduğunu belirten 2. maddesi, çalışanların ve işverenlerin, üyelerinin çalışma ilişkilerinde ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma ve bu sendikalara üye olarak bu doğrultuda etkinlik yapma hakkının bulunduğunu belirten 51. maddesi, usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası anlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası anlaşma hükümlerinin uygulanacağını belirleyen 90. maddesi ve 90. maddenin bir gereği olarak; 87 ve 151 sayılı ILO Sözleşmeleri, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin 11. maddesi, Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı’nın ‘Toplu pazarlık yapma ve eylem hakkı’ başlıklı 28. maddesine göre hiç bir şekilde suç değildir.

    Bilindiği üzere Anayasa’da önemli değişiklikler yapılarak kamu görevlilerine sendika hakkı açıkça tanınmış, daha sonra yapılan bir değişiklik ile de Anayasa’nın 90. maddesinin son fıkrasına, 07.05.2004 günü kabul edilip 22.05.2004 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5170 sayılı yasayla eklenen son cümle uyarınca “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası anlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası anlaşma hükümleri” esas alınacaktır” kuralı getirilmiştir.

    Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı’nın ‘Toplu pazarlık yapma ve eylem hakkı’ başlıklı 28. maddesine göre;“Çalışanlar ve işverenler veya bunların ilgili kuruluşları, Topluluk mevzuatı ve ulusal yasalar ve uygulamalara göre uygun düzeylerde toplu sözleşmeler müzakere etme ve imzalama ve menfaat ihtilafı olması halinde grev eylemi dahil olmak üzere kendi çıkarlarını korumak için ortak (toplu) eylem yapma hakkına sahiptir.”

    İç hukukumuzu doğrudan etkileyen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de sendikal eylem ve etkinlikler nedeniyle verilen cezaları, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. maddesine aykırı bulmaktadır.

    Yapı Yol Sen’in açtığı ve 27 Mart 2007 günü karara bağlanan başvuruda (Karaçay – Türkiye) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi;

    “…AİHM, toplantı yapma özgürlüğünün önemini gözönünde bulundurarak, özellikle güdülen sözde meşru amaçla orantılı olup olmadığını tespit etmek amacıyla dava konusu disiplin cezasını dosyanın tamamı ışığında incelemiştir. AİHM, devlet memurlarının maaşlarının artış oranını protesto etmek amacıyla üyesi olduğu KESK’in düzenlediği eyleme katılması nedeniyle disiplin cezası adı altında başvurana uyarma cezasının verildiğini not etmektedir. Oysa verilen ceza, her ne kadar düşük olsa da, kendisi gibi sendikaya üye kişilerin çıkarlarını savunmak amacıyla sendika üyelerinin grev ve eylemlere yasal olarak katılmamasına yönelik caydırıcı bir niteliğe sahiptir.

    Danıştay 1. Dairesinin E.2001/3307, K.2001/4415 sayılı kararının gerekçesinde şu açıklamaya yer verilmiştir:
    “Olayda, davacının üyesi bulunduğu sendikanın yetkili kurullarınca alınan karara uyarak, kamu görevlilerinin içinde bulunduğu mali sıkıntının kısmen düzeltilmesi ve kamuoyunca bilinen bu sıkıntıları yine kamuoyuna anlatarak desteğinin sağlanması amacıyla 1.12.2000 tarihinde bir gün göreve gelmemek eylemini gerçekleştirdiği anlaşılmış olup, davacının sendikal faaliyet kapsamında bir gün süreyle göreve gelmemesi fiilinin mazeret olarak kabulünün gerektiği, dolayısıyla 657 sayılı yasanın 125/C-b maddesinde öngörülen “özürsüz” olarak bir gün göreve gelmemek fiilinin sübuta ermediği görülmüştür.”

    Bu konuda daha yüzlerce karar vardır.

    Hava-İş Sendikası toplu sözleşme grev lokavt kanunu çerçevesinde bir grev çağrısı yapmamaktadır.İşverence bu konu çarpıtılmaktadır. İşçilerin ANAYASAL olarak işe gelmeme hakkı vardır.Tüm üyelerimize duyurulur.
    HAVA-İŞ SENDIKASI THY TİS 2. OTURUMU İLE İLGILI AÇIKLAMA YAPTI
    Değerli Üyelerimiz;
    THY A.O 22. Dönem toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin 2. Oturumu 2 Şubat 2010 tarihinde THY Genel Müdürlüğünde yapıldı.
    19 Ocak 2010 tarihinde yapılan 1. oturumda ertelenen maddeler üzerinden yapılan görüşmelerde üzerinde her iki tarafça üzerinde değişiklik yapılan maddeler konusunda herhangi bir anlaşma sağlanamadı. Görüşmelere 5 Şubat Cuma günü saat 14.00 de THY Genel Müdürlüğünde devam edilmesi kararlaştırıldı.
    İşverenin mevcut toplu iş sözleşmesi ile ilgili mevcut hakları geriye götüren;
    • Şeflerin kapsam dışına alınması,
    • Mazeret izinlerinin ücretsiz izin sayılması,
    • Çalışmalar arası 15 saat olan sürenin 12 saate düşürülmesi,
    • Uçucu personelin haklarını düzenleyen 104 Madde ile ilgili olarak geçen dönem toplu iş sözleşmesi eki olarak düzenlenen protokolün ortadan kaldırılması
    Şeklindeki önerilerinin toplu iş sözleşmesini tıkamaktan başka işe yaramayacağı kendilerine iletilmiştir.
    Sendikamız işverence öneri olarak getirilen ve kazanılmış hakları değiştiren hiçbir değişiklik önerisini ilkesel olarak tartışmayacağını işveren tarafına iletmiştir.
    İşverenin ücret ve diğer ücret bağlı sosyal haklar konusundaki mevcut önerisi ise oldukça ilginç.
    İşveren toplu iş sözleşmesinin süresinin 3 yıla çıkarılmasını, 1 yıl için yapılan %6 zam dışında 2. Ve 3. Yıllara zam yapılmamasını önermektedir. Sosyal haklar (Kreş, Ölüm, Evlenme, aylık sosyal yardım, emzirme vs) yardımlarında aynı miktarda kalmasını istemektedir.
    Elbette toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin henüz başındayız. Bazı konularda hükümde bulunmak için erkendir. Ancak sendika olarak, sendikal haklara ve sendikal yapımıza yönelik bir yıldır THY Yönetimince izlenen temel zihniyet ve yaklaşımların değiştiğini göremediğimiz müddetçe bu tür şekilsel tartışmalarla çözüm sağlanamayacağı açıktır. Bizim fantezilerle uğraşacak zamanımız yoktur.
    Şirketin büyüme hızı, finansal durumunun güçlülüğü ve gelişmesi konusunda atıp tutanlar söz konusu personelin haklarının iyileştirilmesi olgusunu hiçe saymaktadırlar. Bu olguyu benimsemeden THY’de iş barışı huzurunu sağlamak mümkün olmayacaktır.
    Umarız 1 yıllık gecikme ile giden sürecin uyuşmazlıkla daha da uzatılmaması için işverence bir yeniden değerlendirme yapılacaktır.
    Saygılarımızla.
    HAVA-İŞ GENEL MERKEZ YÖNETİM KURULU

    TÜRK-İŞ ÜYELERI ANAYASA'NIN ÇALIŞMA HAKKI VE ÖDEVI İLE İLGILI DÜZENLEMEDE TANINAN ÇALIŞMAMA HAKKINI KULLANACAK
    Türk-İş üyeleri ANAYASA'nın Çalışma Hakkı ve Ödevi ile ilgili düzenlemede Tanınan Çalışmama Hakkını Kullanacak.

    Türk-İş Disk Hak-İş Kesk Kamu-Sen ortak kararı ile 4 Şubat'ta işçiler ve memurlar çalışmama haklarını kullanacaktır. Türk-İş'e bağlı sendika üyeleri bu karar çerçevesinde 4 Şubat Perşembe Günü 08-17 saatleri arası işyerine gitmeyerek çalışmama hakkını kullanarak kendilerini izinli sayacaklardır. Bu saatler 07-03 vardiyasını, 08-17 normal çalışanları ve bu saatler arası uçuş görevi olanları kapsayacaktır.Diğer saatler arası işyerinde olacak üyelerimiz ise özverilerini ortadan kaldıracaktır.Tüm üyelerimizi 50 gündür işçi sınıfının hakları için mücadele veren TEKEL işçileri ile birlikte olmaya onların vicdanı ve sesi olmaya çağırıyoruz.

    Tüm üyelerimizi, ayrıca aynı gün İstanbul'da saat 11.00 de Edirnekapıda toplanılarak Saraçhane parkında yapılacak Basın Açıklamasına katılmaya davet ediyoruz.
    İşte Türk-İş'in Çağrısı
    THY TEKNIK A.Ş İŞVERENI YETKI TESPITIMIZE İTIRAZ ETTI.
    THY Teknik A.Ş işyerinde taşeron sendika Çelik İş ve işverence eşgüdümlü olarak yapılan işkolu itirazının her türlü engellemeye rağmen sendikamızca Yargıtay Kararı ile aşılmasından sonra şimdide işveren sadece toplu iş sözleşme sürecinin başlamasını ertelemek amacıyla çoğunluk tespitine itiraz etti.
    Sendikamız bu çoğunluk tespiti ile ilgili itirazının olmadığını Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve İstanbul Çalışma Bölge Müdürlüğüne resmi yazı ile bildirmişti.
    Buna rağmen bugün Hukuk Müşavirliğimizce alınan bilgi ile, işverenin kendi yaptırdığı çoğunluk tespitine yine sırf TİS başlangıç süresini uzatmak için Sultanahmet 7. İş Mahkemesinden itiraz ettiği tespit edildi.
    Hava-İş sendikası konu ile ilgili daha sonra ayrıntılı açıklamada bulunacaktır.
    HAVA-İŞ SENDIKASI SGHM'NIN AÇIKLADIĞI UÇUCU EKIPLERININ ÇALIŞMA KOŞULLARINI BELIRLEYEN SHT 6A-50 REV5 TALIMAT TASLAĞI İLE İLGILI GÖRÜŞLERINI SHGM'YE BILDIRDI.
    Hava-İş Sendikası SHGM'nin duyurduğu ve 22 Ocak 2010 tarihine kadar görüş istediği SHT 6A-50 Revizyon 5 Talimat Taslağı ile ilgili görüşlerini SHGM ne ilettiğini açıkladı.
    Hava-İş Sendikası konuyla ilgili Genel Görüşleri yanında Taslağın Maddeleri ile ilgili gerekçeli önerilerinide tablo olarak sundu.
    Hava-İş Sendikasının Genel Görüşlerini ve Taslak Önerilerini Aşağıda Konuyla ilgili Dökümanlar bölümünden inceleyebilirsiniz.
    Hava-İş Sendikası Genel Görüşlerinde şunları iletti.
    T.C Ulaştırma Bakanlığı;
    Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’ne

    Türkiye Sivil Havacılık Sendikası (HAVA-İŞ) 21 Sayılı Hava Taşımacılığı İşkolunda Yetkili Tek Sendikadır.
    Ayrıca her ne kadar ülkemizde, İş Kanunu kapsamı dışında da olsalar üyelik ve dolayısıyla toplu iş sözleşmesi bağıyla, Ulusal ve Uluslararası sivil havacılık düzenlemelerinde “Uçucu Ekip” kavramı ile belirlenen 4000'e yakın Kabin Memuru ve 2000'e yakın Pilot sendikamızın üyesidir.
    SHT-6A.50 Uçucu Ekip Uçuş Görev Süre ve Dinlenme Süreleri ile Uygulama Esasları Talimatı (Revizyon 4) (EK-10) Uçucu Ekiplerin bir anlamda çalışma ve dinlenme sürelerini düzenleyen bu nedenle de uçuş emniyeti ile direkt ilişkisi olan en önemli Talimatlardan biridir.
    Uçuş emniyeti ise insan hayatı ve kamu yararı yönünden en çok gözetilmesi gereken temel düzenlemedir.
    Uçucu Ekiplerin görev süre ve dinlenme süreleri konusu, uluslararası alanda bilimsel temellere dayandırılan bir konudur.
    Dünyanın en önemli bilimsel kuruluşlarından NASA'nın 1995 yılında hazırladığı rapor ve yine Avrupa Ulaşım Güvenliği Konseyi'nin (ETSC) 19 Şubat 2003 tarihinde yayımladığı rapor ve Hava Mürettabatı Planlama ve Güvenlik Avrupa Komitesi'nin (ECASS) Avrupa Komisyonu Raportörü Brian Simpson'un hazırladığı, Avrupa da uygulanacak Uçuş Süre Sınırlamaları Taslağını bile yetersiz bulan yazısı, Uçuş Süre Sınırlama kurallarının bir emniyet önlemi olduğunu ve bu nedenle de bilimsel ve tıbbi bilgi ve kanıtlara dayanması gerektiğini kuvvetle vurgulamaktadır.
    THY A.O 22. DÖNEM İŞLETME TOPLU İŞ SÖZLEŞMESI 1. OTURUM TOPLANTISI YAPILDI.
    19.01.2010 tarihinde Saat 14.00 de THY Genel Müdürlüğünde yapılan toplantıda taraflar üzerinde değişiklik yapılmayan maddeleri saptayarak bu maddeleri kabul etti.
    Bu çerçevede üzerinde her iki tarafça değişiklik yapılmayan 61 madde kabul edildi.
    Bir sonraki toplantının 02.02.2010 tarihinde Saat 14.00 de THY Genel Müdürlüğünde yapılmasına karar verildi.
    Kabul edilen maddeleri tutanak metninden inceleyebilirsiniz.

    HAVA-İŞ THY A.O 22 DÖNEM TİS TEKLIFLERINI AÇIKLADI
    Hava-İş 19 Ocak 2009 tarihinde başlayacak 22. Dönem Toplu İş Sözleşme Tekliflerini üyelerine duyurdu.Açıklama aşağıdadır.

    Değerli Üyelerimiz;
    THY A.O 22. Dönem toplu iş sözleşme görüşmeleri 19 Ocak 2009 Salı Günü saat 14.00 de THY A.O Genel Müdürlüğü Asma Kat salonunda başlayacaktır. Bu görüşmelere tüm üyelerimiz davetlidir.
    Bu çerçevede THY A.O’da 19 Ocak 2010 tarihinde saat 14.00 de başlayacak 22. Dönem Toplu İş Sözleşme görüşmeleri ile ilgili işverene verilecek tekliflerimiz belirlendi.
    Sendikamızın daha önce sizlerle yaptığı görüşmeler, anketler ile belirlenen ve sonrasında sizlere ön taslak olarak sunduğu önerilerimiz, toplu iş sözleşme sürecinin kesintiye uğraması nedeniyle kurullarımızca yeniden gözden geçirilerek güncellenmiş ve ücret tekliflerimiz dâhil işverene sunulmadan önce sizlerin bilgisine sunulmuştur.
    Aşağıdaki konuyla ilgili dokümanlar kısmından bu önerilerimizi inceleyebilirsiniz.
    Bu dokümanda değişiklik teklifinde bulunduğumuz maddelerimiz mavi zemin beyaz yazı ile belirtilen maddelerdir.
    Özellikle ücret tekliflerimizle ilgili işverence 01.01.2009 tarihinde ücretlere uygulanan %6 zam tarafımızca bir ücret zammı olarak değil, o tarih itibarı ile bir iyileştirme niteliğinde kabul edilmiştir.
    Bu açıdan açıkladığımız ücret zammımız 01.01.2009 tarihindeki bu % 6 artış sonrası oluşan ücretler üzerine yapılmıştır. Ücretler 01.01.2009 ile 31.12.2010 tarihlerini kapsayacak şekilde skala olarak 1 yıllık önerilmiştir.
    Dolayısı bu düzenleme ile işverence yapılan zam ve geriye doğru farklarla ilgili, % 6 zammın farklarına ilave olarak işverence ödenen miktar dışındaki %6 zam oranının farkları da talep edilmiş bulunmaktadır.
    Bu 1 yıllık zam, işverence uygulanan %6 zam ile oluşmuş ücretlere, Kıdem ücretlerine seyyanen 200TL, iş/uçuş tazminatlarına ise %11 + seyyanen 100 TL zam uygulanarak teklif edilmiştir.
    3 ve 4. Altı aylık ücret artışlarımız ise geriye doğru enflasyon + %5 refah payı olarak önerilmiştir.
    Bilgilerinize sunarız.
    TÜRK-İŞ’İN EKMEK BARIŞ ÖZGÜRLÜK İÇİN DEMOKRASİ VE HAKLAR MİTİNGİ PAZAR GÜNÜNE ERTELENDİ
    TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu’nun aldığı “sürekli eylem” kararının bir adımı olarak

    16 Ocak 2010 Cumartesi günü yapılması kararlaştırılan “Ekmek, Barış, Özgürlük için Demokrasi ve Haklar Mitingi” Ankara Valiliği tarafından “genel güvenlik gerekçesi” ile 17 Ocak 2010 Pazar günü’ne ertelenmiştir.

    Miting, 17 Ocak 2010 Pazar günü saat 12.00’de Ankara Sıhhiye Meydanı’nda gerçekleştirilecektir. Miting korteji saat 10.00’da Ankara Tren Garı önünde oluşturulacak ve saat 11.00’de yürüyüşe geçilecektir.
    Bu erteleme nedeniyle;
    SENDİKAMIZ GENEL MERKEZİNDEN 16OCAK CUMARTESİ GÜNÜ SAAT 24.00 DE MİTİNGE OTOBÜS KALDIRILACAKTIR.
    TÜM ÜYELERİMİZİ MİTİNGE DAVET EDİYORUZ.
    TÜRK-İŞ ANKARA MITINGINE DAVET
    Türk-İş ve bağli sendikalar olarak;

    İşsizliği ve esnek çalışma biçimlerini;
    “Kiralık İşçilik” düzenlemesinde ısrar edilmesini;
    Kıdem tazminatı hakkına göz dikilmesini;
    İşçileri köleleştirmeye yönelik 4/C ve benzeri uygulamaları;
    Taşeronlaşma ve kayıt dışı ekonomiyi;
    İşsizlik Sigortası Fonu’nun amacı dışında kullanılmasını;
    Vergi adaletsizliğini;
    Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası’nın çalışanları mağdur eden olumsuzluklarını;
    Asgari ücretin sefalet ücreti olarak belirlenmesini;
    İş sağlığı ve güvenliği alanındaki aksaklıkları;
    Anti demokratik yasaları;
    Örgütlenmenin önündeki engelleri;
    TEKEL ve İtfaiye işçileri başta olmak üzere çalışanların taleplerine duyarsız kalınmasını;
    Güvenlik güçlerince “orantısız güç” kullanımına devam edilmesini;
    Sosyal devlet uygulamalarından gün geçtikçe uzaklaşılmasını;
    Çalışma Bakanlığı’nın “Çatışma Bakanlığı” haline getirilmesini;

    PROTESTO ETMEK İÇİN
    16 OCAK 2009 TARİHİNDE ANKARA SIHHİYE MEYDANI’NDA SAAT 12.00’DE GENİŞ KATILIMLI BİR MİTİNG DÜZENLENECEKTİR. MİTİNG KORTEJİ SAAT 10.00’DA ANKARA TREN GARI ÖNÜNDE OLUŞTURULACAK VE SAAT 11.00’DE YÜRÜYÜŞE GEÇİLECEKTİR.
    SENDİKAMIZ GENEL MERKEZİNDEN 15 OCAK CUMA GÜNÜ SAAT 24.00 DE MİTİNGE OTOBÜS KALDIRILACAKTIR.
    TÜM ÜYELERİMİZİ MİTİNGE DAVET EDİYORUZ.

    SHGM UÇUCU EKIPLERIN ÇALIŞMA KOŞULLARI TALIMATINI DEĞIŞTIRIYOR.
    SHGM tarafından yapılan açıklamada uçucu ekipler ile ilgili çalışma koşullarını belirleyen ve sendikamızca bilimsel kriterlere dayanmadığı için sürekli eleştirilen SHT 6A-50 revizyon 4 talimatında değişiklik yapılacağı duyuruldu. Açıklamada söyle denilmekte;

    "Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü havacılık sektöründe uçuş emniyeti açısından önemli konuların başında gelen uçucu personelin uçuş, görev ve dinlenme sürelerine ilişkin değişiklikler için yeni bir taslak talimat hazırladı.

    İlk olarak 2002 yılında, sektörün tüm aktörleri ile yapılan değerlendirme toplantıları sonucunda SHT 6A-50 talimatı yayımlanmış ve bugüne kadar anılan talimat 4 defa revize edilmişti.

    Havacılık işletmelerine yapılan denetimlerde uygulanması hassasiyetle takip edilen talimatın, uçuş emniyetine ilave katkılar sağlaması ve yorgunluk risk faktörünü asgari düzeye indirmesi için halen yürürlükte olan SHT 6A-50 Rev.4 Talimatı üzerinde yeni bir değişikliğe gidiliyor.

    Avrupa Birliği mevzuatlarına da paralel olarak hazırlanan beşinci revizyon taslağı, http://www.shgm.gov.tr/ adresinde Duyurular başlığı altında yayınlanarak havacılık sektörü ile tüm ilgili kurum ve kuruluşlardan görüşleri alınması üzere gönderildi.

    Yapılması planlanan değişiklikle, bir önceki revizyonda yer alan ay tanımı bir takvim ayından, birbirini takip eden 28 güne dönüştürülerek; pilot ve kabin memurlarının aylık uçuş saati 110 saatten 100 saate, Yıllık uçuş saati de 1000 saatten 900 saate düşürülecek.

    Söz konusu talimatın temel hedefini; havacılık işletmelerinde görev yapan pilot ve kabin memurlarının uçuş, görev ve dinlenme sürelerini kontrol altına alarak fiziki ve zihni yorgunluktan doğabilecek, uçuş emniyetini olumsuz yönde etkileyecek gelişmelere mani olunması ve havacılık işletmeleri ile uçucu personelin sorumluluklarının net olarak belirlenmesi oluşturuyor."

    Hava-İş sendikası uçuş emniyeti ile ilgili ısrarla sürdürdüğü çalışmalr çerçevesinde bu yeni düzenleme ile ilgili gerekli itiraz ve yeni düzenleme taleplerini SHGM'ne iletecektir.

    Bu kapsamda tüm uçucu ekipler bu konuda Bakanlığa iletilmesini istedikleri görüşleri sendikamızın havais@havais.org.tr elektronik postasına iletebilirler.

    Ayrıca Sendika Genel Merkezimizde bu taslak üzerinde bir tartışma başlatmak ve üyelerimizin görüşlerini almak adına ilki 08 Ocak 2010 saat 11.00 olmak üzere bir komisyon çalışması başlatılacaktır. Tüm uçucu ekipleri bu toplantılara davet ediyoruz.
    HAVA-İŞ SENDIKASINDAN THY A.O ÜYELERINE DUYURU
    Hava-İş sendikasından THY A.O üyelerine aşağıdaki duyuru yapıldı.
    Değerli üyelerimiz THY A.O 22. Dönem toplu iş sözleşme görüşmeleri ile ilgili prosedür gereği taraflar, 60 günlük görüşme süresinin başlayacağı ilk görüşme tarihi ve yerini belirlemek amacıyla, 07.01.2010 tarihinde (bugün) saat 14.30 da THY A.O Genel Müdürlüğünde bir araya geleceklerdir.
    Toplantı sonrası bu konuda açıklama yapılacaktır. Bilgilerinize.

    THY A.O VE THY TEKNIK A.Ş TOPLU İŞ SÖZLEŞMELERI İLE İLGILI GELIŞMELER.
    HAVA-İŞ sendikasından üyelerine duyuru
    THY A.O ve THY Teknik A.Ş işletmelerinde toplu iş sözleşmeleri ile ilgili gelişmeleri bilgilerinize sunmaktayız.

    THY A.O işletmesi

    THY A.O işletmesi ile sendikamız arasında akdedilecek 22. Dönem toplu iş sözleşmesi ile ilgili olarak, Yargıtay’ın onayladığı ve üye sayımızı düzelten mahkeme kararından sonra, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı THY A. O işletmesinde toplu iş sözleşme sürecinin kesintiye uğradığı noktadan devam etmesi yönünde sendikamıza ve THY A.O işletmesine tebligatta bulunmuştur.
    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bu tebligatına göre, çoğunluk tespitinin yapılması ve YETKİ TESPİT yazısı talebi THY A.O işletmesi tarafından alındığı için görüşme ve ilk toplantı yer gün belirleme işlemlerinin çağrısının THY A.O işletmesince yapılması gerekmektedir.
    Sendikamız Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının tebligatı üzerine kesintiye uğrayan toplu iş sözleşme görüşmelerinin başlatılması için resmi yazı ile THY A.O işletmesine ayrıca yazılı bildirimde bulunmuştur.
    Sendikamız THY A.O işletmesinin resmi çağrısı olduğunda toplu iş sözleşmesi resmi görüşmeleri ile ilgili prosedüre göre hareket edecektir. Bu konudaki gelişme olduğunda bilahare sizlere bilgi verilecektir.

    THY Teknik A.Ş İşletmesi
    THY Teknik A.Ş işletmesi ile sendikamız arasında akdedilecek 2. Dönem toplu iş sözleşmesi prosedürün de ise bu işletmede işverence ve Hak-İş Konfederasyonuna bağlı Çelik İş adlı sendikaca yapılan işkolu itirazı, işletmenin 21 sayılı Hava Taşımacılığı işkolunda olduğunun mahkemece tespiti ve Yargıtay’ca bu kararın onaylanması neticesinde sonuçlanmıştır.
    Bu Yargıtay Kararı neticesinde sendikamız 16.12.2009 tarihi itibarıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından çoğunluk tespiti yapılmasını talep etmiş olup, bu konuda Bakanlığın cevabi yazısı beklenmektedir.
    Prosedüre göre bu çoğunluk tespit yazısı sendikamıza tebliğ edildikten sonra 6 işgünü beklenerek itiraz olup olmadığına göre, Yetki Belgesi talep edilecek, yetki belgesi geldiğinde ise işveren 15 gün içinde görüşmelere çağrılacaktır.

    Sendikamız her iki işletme ile ilgili daha önce sizlere sunulan ÖN TASLAKLARI temel alınarak toplu iş sözleşme tekliflerini 06 Ocak 2006 tarihinde yapılacak Sendika Başkanlar Kurulunda güncelleştirerek sizlerin bilgisine sunacak ve işverenlere de iletilecektir.
    TÜRK-İŞ: “SALDIRI İNSANLIK DIŞI”
    TÜRK-İŞ: “SALDIRI İNSANLIK DIŞI”

    TÜRK-İŞ Yönetim Kurulu, hak arama eylemlerini Abdi İpekçi Parkı’nda sürdüren TEKEL işçilerine karşı yapılan saldırıyı kınadı. Yönetim Kurulu açıklamasında, şöyle denildi:
    “Ekmek parası için Türkiye’nin dört bir tarafından yollara düşüp, Ankara’ya hak aramaya gelen ve 15 Aralık 2009 tarihinden beri soğuk yağmur demeden Hükümete sesini duyurmaya çalışan TEKEL işçilerine yönelik güvenlik güçlerinin yaptığı müdahale içerdiği şiddet boyutuyla insanlık dışıdır.
    Bu müdahalede TÜRK-İŞ Genel Sekreteri ve Tek Gıda-İş Sendikamızın Genel Başkanı Mustafa Türkel ile birlikte çok sayıda TEKEL işçisi, milletvekillerinin gözleri önünde gözaltına alınmıştır. Hak arayan savunmasız insanlara tazyikli su sıkılarak, biber gazı kullanılarak, medya mensuplarının görevlerini yapmaları engellenerek, Türkiye’yi utandıran tavırlar bir kez daha sergilenmiş, işçilere karşı orantısız güç kullanılmış, Abdi İpekçi parkı bir cehenneme çevrilmiştir.

    Ankara’yı bir ‘korku şehri’ haline getiren müdahalenin ve uygulanan şiddetin dozunu haklı gösterebilecek hiçbir gerekçe yoktur.

    TÜRK-İŞ, uygulanan şiddeti kınamakta, gözaltına alınan TÜRK-İŞ Genel Sekreteri Mustafa Türkel ile TEKEL işçilerinin hemen serbest bırakılmasını talep etmektedir.”



    TÜRK-İŞ Basın Bürosu
    GENEL MERKEZLERİ İSTANBUL’DA BULUNAN TÜRK-İŞ ÜYESİ SENDİKALARIN ORTAK BASIN AÇIKLAMASI
    * TEKEL İŞÇİLERİNİN HAKLI MÜCADELESİNİN YANINDAYIZ
    * AKP HÜKÜMETİNİ UYARIYOR VE EMEĞİN SESİNE KULAK VERMEYE ÇAĞIRIYORUZ

    AKP hükümetinin emek karşıtı uygulamaları son günlerde tırmanışa geçti. Hak arayan işçilere, çalışanlara karşı uygulanan şiddet ve bizzat Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının sendikalara yönelik kabul edilemez beyanları bu emek karşıtı tutumun yeni örnekleridir.

    Tek Gıda-İş Sendikası üyesi 12 bin Tekel işçisi hak mücadelesi için günlerdir Ankara sokaklarında direniyor. Hükümet Tekel işçilerini 657 sayılı Devlet Memurları Yasasının 4-C maddesi kapsamına almak istiyor. 4-C statüsü yılda 10 ay çalıştırmayı öngören, düzensiz, örgütsüz, güvencesiz ve düşük ücretli bir çalışma statüsüdür. Tekel işçileri bu eğreti istihdam biçimini kabul etmiyor, güvenceli, kadrolu ve örgütlü çalışmak istiyor.

    Tekel işçilerinin sesine kulak verilmeli ve 4-C ısrarından vazgeçilmelidir. Dahası halen özelleştirme mağduru olarak 4-C statüsünde çalışan onbinlerce işçi çalıştıkları kurumlarda kadroya alınmalı ve mağduriyetlerine son verilmelidir.

    Hükümetin Tekel işçilerine yönelik aşağılayıcı tutumunu, “yan gelip yatma” söylemini ve emekçilere yönelik şiddeti ve polis devleti uygulamalarını kabul edilemez buluyoruz.

    Özelleştirmenin ve kamunun tasfiyesinin acı ve yıkıcı sonuçları ortadayken, demokratik açılım projelerinin tartışıldığı şu günlerde Doğu ve Güneydoğu Anadolu da işsizliği daha da artıracak yeni özelleştirme girişimlerini, binlerce işçinin mağdur edilme hazırlıklarını ciddi bir toplumsal yıkım hazırlığı olarak görüyoruz. Hükümeti, gündemdeki Şeker ve Enerji sektöründeki özelleştirme girişimlerinden vazgeçmeye çağırıyoruz.

    Hak arayan itfaiye işçilerine, sendikal hakları için mücadele eden demiryolu emekçilerine reva görülen uygulamaları demokratik sosyal hukuk devleti ile bağdaştıramıyoruz. Emekçilere ve sendikalara yönelik bu saldırgan ve hiçe sayan tutumun toplumsal barışı zedelediğine ve gerilimi tırmandırdığına inanıyoruz. Hükümet bu yoldan vazgeçmeli işçinin sesine kulak vermeli ve gereğini yapmalıdır.

    Hükümetin emek karşıtı ve bütün dünyada iflas etmiş piyasacı ve neoliberal politikalarına karşı sendikaların ortak duruşu ve kararlılığı büyük önem taşıyor. Bu konuda en büyük görev konfederasyonumuz Türk-İş’e düşmektedir.

    Türk-İş Yönetim Kurulumuzu bütün üye sendikaların ortak davranışını sağlayacak, bir kolektif mücadele hattı, politikası ve stratejisi oluşturmaya ve acilen yaşama geçirmeye çağırıyoruz. Konfederasyonumuz Türk-İş sadece üye sendikaların değil diğer emek örgütlerinin de ortak mücadele hattı etrafında birleşmesi için çaba harcamalı, Konfederasyon olmanın, ülkenin en büyük emek örgütü olmanın gereğini yerine getirmelidir.

    Genel Merkezi İstanbul’da bulunan Türk-İş’e bağlı sendikalar olarak hak mücadelesi veren Tekel işçilerinin ve diğer emekçilerinin yanında olduğumuzu bir kez daha ilan ediyor ve hükümeti emek karşıtı uygulama ve politikalarına son vermeye çağırıyoruz.

    Ülkemizde giderek bozulmaya başlayan toplumsal barışın yeniden sağlanmasına, demokrasi, barış, eşitlik ve kardeşlik duygularının pekişmesine en önemli katkıyı emeğin birleştirici gücünün sunacağına inanıyor, herkesi sağduyulu ve demokratik olgunlukta davranışlarda bulunmaya çağırıyoruz.

    Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

    Petrol-İş Sendikası Toleyis Sendikası Kristal-İş Sendikası

    Hava-İş Sendikası Tümtis Sendikası Türkiye Deri-İş Sendikası

    Tek Gıda-İş Sendikası Basisen Sendikası Türkiye Gazeteciler Sendikası
    HAVA-İŞ 26.GENEL KURUL YENİ SEÇİLEN KURULLAR
    HAVA-İŞ 26. OLAĞAN GENEL KURUL SEÇIMINI RESMI VE KESIN OLARAK ATILAY AYÇIN'IN LISTESI KAZANDI
    Bakırköy İlçe Seçim Kurulunun bugün tarafımıza yaptığı tebligata göre Hava-İş 26. Olağan Genel Kurul seçimini 147 oyla Atilay Ayçin'in listesi kazandı. Tüm üyelerimize ve işçi sınıfına hayırlı olsun. Bu mücadelede emeği geçen herkese saygılar teşekkürler. İŞTE KARAR...
    HAVA-İŞ 26. OLAĞAN GENEL KURUL İLE İLGİLİ SANDIK KURULU SEÇİM SONUCU
    13.12.2009 tarihinde yapılan Hava-İş 26. Olağan Genel Kurulunda ortaya çıkan Sandık Kurulunca açıklanan seçim sonuçları aşağıdadır. Yasalara göre bu sonuçlara 2 gün içinde itiraz hakkı vardır. Üyelerimize ve kamuoyuna duyurulur.
    İŞTE YARGITAY ONAMA KARARLARI

    THY TEKNİK A.Ş’NİN 21 SAYILI HAVA TAŞIMACILIĞI İŞKOLUNDA OLDUĞU YARGITAYCA ONANDI.
    THY A.O ‘DA DÜZELTİLEN ÜYE SAYIMIZI KESİNLEŞTİREN MAHKEME KARARI DA YARGITAYCA ONANDI.
    HER İKİ İŞYERİNDE TOPLU İŞ SÖZLEŞME SÜREÇLERİMİZİN ÖNÜNDE HERHANGİ BİR ENGEL KALMADI.
    THY Teknik A.Ş ve THY A.O 2. Ve 22. Dönem toplu iş sözleşmelerini tam 1 yıl geriye götüren kötü niyetli işveren girişimleri her türlü engel ve baskıya rağmen hukukumuzun yerinde kararları ile aşıldı. Baştan bu yana söylediğimiz gibi toplu iş sözleşmelerimizin kesintiye uğratılması, işverenin hukuki, MASUMANE bir hak kullanması değil, ahlaki olmayan bir engellemeydi. 1962 yılından bu yana bu işyerlerinde yetkili sendika Hava-İş iken neden bu yöntemlere başvuruldu?
    Amaç Hava-İş’in 2009 Aralık ayında yapılacak Genel Kurulunda mevcut sendika yönetiminin tasfiye edilebilmesi için üyelerimizin direncini kırmak ve kafa bulandırmaktı. Ancak her şey kaba güç ve siyasi iktidara sırtını dayanmakla bitmiyor. Bu ülkede hala hukuk işliyor ve birileri her türlü zorbalığa rağmen işçi sınıfının mücadelesini yılmadan sürdürüyor.
    Bu aşamadan sonra süreç nasıl gelişecek?
    HAVA-İŞ'IN ÇIFTE HUKUK ZAFERI
    THY Teknik A.Ş işkolu tespiti ve THY A.O yetki tesbiti ile ilgli halen Yargıtayda bulunan dosyalarımız sendikamız lehine Yargıtay'ca ONANDI.
    Yargıtay'ın
    https://vatandas.yargitay.gov.tr/proxyYargitay/yrgsorgu_jsp/index.htm
    Daire Adı: 9. Hukuk Dairesi
    Esas No: 2009/42391
    Geliş Tarihi: 05/11/2009
    Mahkemesi: Bakırköy 12. İş Mahkemesi
    Mahkeme Esas No: 2009/262
    Mahkeme Karar No: 2009/541
    Mahkeme Karar Tarihi: 28/09/2009
    Dava Türü: Tespit
    DOSYA SONUÇ BİLGİLERİ
    Karar No: 2009/32248
    Karar ONAMA
    Karar Tarihi 17/11/2009
    Kapatma Tarihi 10/12/2009


    Daire Adı: 9. Hukuk Dairesi
    Esas No: 2009/42332
    Geliş Tarihi: 04/11/2009
    Mahkemesi: Bakırköy 4. İş Mahkemesi
    Mahkeme Esas No: 2009/483
    Mahkeme Karar No: 2009/731
    Mahkeme Karar Tarihi: 29/09/2009
    Dava Türü: Tespit
    DOSYA SONUÇ BİLGİLERİ
    Karar No: 2009/32244
    Karar ONAMA
    Karar Tarihi 17/11/2009
    Kapatma Tarihi 10/12/2009
    adlı dosya sorgulama sayfasından aldığımız yukarıdaki bilgilere göre Hava-İş aynı anda iki hukuk zaferi daha kazandı.
    Tüm üyelerimize hayırlı olmasını dileriz.
    Daha geniş ayrıntı kararlar tarafımıza tebliğ edildiğinde açıklanacaktır.
    HAVA-İŞ 26. GENEL KURUL DELEGE LISTELERININ ASKIYA ÇIKARILMASI İLE İLGILI DUYURU
    Sendikamızın 26. Olağan Genel Kurulu ile ilgili oluşan delege listelerimiz Bakırköy İlçe Seçim Kurulu Başkanlığınca incelenerek 05.12.2009 ile 07.12.2009 tarihleri arasında askıya çıkarılması için sendikamıza teslim edilmiştir.
    Delege listeleri yukarıdaki tarihlerde İncirli Caddesi Volkan Apt 68-1 Bakırköy İstanbul Adresinde, Genel Merkez Binası Lokalinde askıya çıkarılacaktır.
    Tüm delegelere duyurulur.
    SIS PERDESI SIVIL HAVACILIK SEKTÖRÜMÜZÜN ZAAFLARINI TEKRAR ORTAYA ÇIKARDI.
    Hava-İş sendikasının İstanbuldaki sis olayı sonrası ortaya çıkan krizle ilgili yaptığı Basın Açıklaması aşağıdadır.
    Değerli kamuoyunun dikkatine
    • Milyarca dolar teşviklere rağmen batan 30’a yakın havayolu ortadayken, “uç Türkiye uç” sloganıyla pompalanan sektörün düzensiz büyümesi politikaları, alt yapı eksiklikleri, denetim ve personel yetersizlikleri basit bir sis olayında bile bu sakat sistemin çökmesine yetip artmaktadır.
    • Uçuş Emniyeti ile ilgili bir kez daha Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nü uyarıyoruz.
    • Uçucu ekiplerimizi ise uçuş emniyeti yönünden hukuki olarak zarar görülmemesi için mevcut mesai kurallarına uyarak hareket etmeleri ve uygunsuzlukları, ihlalleri rapor etmeleri konusunda göreve davet ediyoruz.
    Dünyada sivil havacılık sektöründe tekel konumundaki büyük havayolu şirketlerince baskın bir uygulama haline getirilen kuralsızlaştırma politikaları ne yazık ki hemen ülkemize de bulaşmakta gecikmemiştir. Rekabetin yürütülebilir olması için maliyetlerde indirim ve plansız büyüme politikalarının altına kuralsızlaştırma tam anlamıyla yerleştirilmiştir. Kuralsızlaştırma basit bir yönetim hatası değil bilinerek seçilen küresel kapitalist bir politikadır.
    Ülkemizde özerk bir sivil havacılık otoritesi ve denetiminin de olmaması bu politikaların kolayca yerleştirilmesine olanak sağlamaktadır.
    2003 yılı öncesi kamu niteliğini koruduğu esnada ulusal havayolu sistemimizin sigortası konumundaki THY’nin de, 3. Halka arz sonrası kamu niteliğine son verilerek, TBMM ve diğer devlet kurumlarının denetiminden kaçırılması ve sonrasında 3 kişilik icra komitesinin “ben bilirim” politikalarına teslim edilmesi ile kuralsızlaştırma politikaları yerli yerine oturmuştur.
    Havayolları küresel aktörlerin çizdiği yolda maliyet/rekabet eksenine rağbet ederek tüketici hakkı olan uçuş emniyetini riske eden uygulamaları daha bir hevesle sürdürmektedir. Sivil havacılık otoritesi ise bu plansız büyüme ve kuralsızlaştırmaya elindeki teknik ve personel imkânları ve vizyonuyla kesinlikle yetişememektedir. Son sis olayında yaşanmakta olan krizde bunu açıkça ortaya koymuştur.
    SHGM’nü bu sis olayını ve bahane ederek kendi yönetim zaaflarını kapatmaya çalışan ;
    Mevcut kuralları hiçe sayan, tecrübeli ve eğitimli personelini maliyet için şirketten çıkaran
    “Devletin resmi mercileri yerine geçerek personeline “olağanüstü hal ve afet ilan ettim diyen” ,
    Böylelikle uçucu ekipleri fazla mesaiye zorlayan mesaisi aşmış personeli tekrar görevlendiren, dinlenme sürelerine uymayan, ana üste Sorumlu Kaptan Pilot Kararı ile mesai tutturmaya çalışan,
    Ana üste crew consept adı altında SHGM onaylı lisansı olmayan personel ile uçuş operasyonunu sürdüren,
    Yer hizmetleri için gerekli olan yer operasyon zaman süreçlerini istediği gibi kısaltan,
    Pilotun crew consept uygulaması sonucu altına imza attığı lisanslı uçak bakım teknisyeni imzası olmayan preflight chcek formu ile “bu tür operasyon yapma riskini ben aldım” diyen havayolları yönetimlerine karşı önlem almaya çağırıyoruz.
    Gerçekte sis indiğinde bir perde görevi görür, ancak bu sefer sis perdesi ulusal bir havayolu politikamız olmadığı gerçeğini ortaya çıkarmıştır. Tüm kamuoyunu ve yolcularımızı da sendikamızın ısrarla dile getirdiği “uçuş emniyeti tüketici hakkıdır” belgisini önemsemeye ve duyarlı davranmaya davet ediyoruz. Saygılarımızla.

    Türkiye Sivil Havacılık Sendikası Yönetim Kurulu
    25 KASIM'DA İKI MILYON KAMU EMEKÇISI GREVDE
    25 Kasım'da İki Milyon Kamu Emekçisi Grevde

    Hava-İş Sendikası kamu emekçilerinin bu haklı ve meşru eylemini destekliyor. Kamu emekçilerinin mücadelesinin başarıya ulaşması işçilerin mücadelesinede güç katacak ve haklarımızın alınmasında bizlerin mücadelesine ışık tutacaktır.

    Sendikamızın da üyesi olduğu Herkese Sağlık Güvenli Gelecek Platformu Basın Açıklaması aşağıdadır.
    Haydi Greve! Haydi Grevle Dayanışmaya!

    İşsizliğin gençler arasında yüzde 27’ye çıktığı, halkın ulaşım araçlarından metrobüse yüzde 33 zam yapıldığı şu günlerde, eğitim ve sağlık sistemi Domuz Gribi virüsü karşısında hükümetin önlem almakta gecikmesi sebebiyle kitlenmiş durumdadır. Asgari ücrete ve kamu emekçilerine reva görülen yüzde 5 ücret artışı enflasyonun çok gerisinde kalmakta, emekçilerin yoksullaşması sürmektedir. Haklarını aramak için sendikalaşan işçiler işten çıkartılmakta, grev ve toplu sözleşme hakkı kamu emekçilerine verilmemektedir.

    Yoksul halkın eğitim, sağlık, iş, iş güvencesi, yeterli ücret kısacası herkese sağlık, güvenli bir gelecek hakkı ellerinden alınmak isteniyor.

    Geçtiğimiz yıl 29 Kasım’da Ankara’da, bu yıl 15 Şubat’ta İstanbul’da krizin bedelinin ödemeyeceğimizi mitingler düzenleyerek haykırmamıza rağmen, AKP hükümeti ve sermaye duymazlıktan geldi. 1 Mayıs’ta İstanbul ve tüm illerde bir kez daha sesimizi yükselttik, kulaklarını tıkadı; en vahşi saldırılara tanık olduk. Ekim ayında İMF ve Dünya Bankası’nın sömürücü politikalarını biz dışarıda protesto ederken, onlar içerde sömürü anlaşmalarına imza attılar. Dışarıda hakkını arayanlara reva görülen polis copu, biber gazı oldu.

    Geldik bu günlere. Artık miting değil grev yapacağız. Sesimizi daha fazla yükselteceğimiz, haklarımızı daha kararlı arayacağız.

    İki milyon kamu emekçisi 25 Kasım'da ekonomik krizin bedelini ödememek, herkese sağlık, güvenli gelecek, parasız eğitim talebiyle greve çıkıyor. İşten çıkartmalar yasaklansın, toplu sözleşme ve grev hakkı istiyoruz diyerek hükümeti uyarıyor.

    25 Kasım'da Eğitim, Sağlık, Belediye, Büro,Adliye, Haberleşme, Basın, Yapı, Yol, Enerji, Taşımacılık, Kültür, Sanat, Vakıf ve Tarım Emekçileri bir günlük uyarı grevi gerçekleştiriyor.

    Herkese Sağlık Güvenli Gelecek Platformu çatısı altında bir araya gelen işçi sendikaları, sağlık ve meslek odaları, mühendis ve mimarlar, emekten yana siyasi partiler, demokratik kitle örgütleri, platform ve siyasi çevreler olarak KESK'in almış olduğu grev kararına destek olacağız.

    Kamuda çalışan veya kamudan hizmet alan milyonlarca insan olarak, hak ve özgürlüklerimiz için grev kararı alan sınıf kardeşlerimizle dayanışma içinde olacağız.

    25 Kasım'da çalışmakta olduğumuz kamu işyerlerinde biz de greve çıkacağız.

    Grevi desteklemek için 25 Kasım'da çocuklarımızı okula göndermeyeceğiz, belediye, vergi dairesi, PTT başta olmak üzere devlet dairelerindeki iş ve işlemlerimizi 25 Kasım günü bir gün erteleyeceğiz, acil olmadıkça sağlık kuruluşlarına başvurmayacağız, ulaşım için trenleri kullanmayacağız.

    25 Kasım günü Avrupa Yakasında saat 11.30'da Çapa Hastanesi önünde; Anadolu Yakası olarak 11.30'da Sirkeci Tren İstasyonu önünde toplanarak Beyazıt Meydanında grevcilerle buluşacağız.

    Haydi Dayanışmaya!

    Krizin Bedelini Ödemeyeceğiz

    Herkese Parasız Eğitim ve Sağlık Hakkı

    Herkese İş, İş Güvencesi, Yeterli Ücret

    Kamu Emekçilerine Toplu Sözleşme ve Grev Hakkı

    İşten Çıkartmalar Yasaklansın, İşten Atılan İşçiler Geri Alınsın.

    ERZINCAN'DA YAŞANAN TALIHSIZ KAZA IÇIN GEÇMIŞ OLSUN DILEKLERIMIZI ILETIR YARALILARA ACIL ŞIFALAR DILERIZ...
    Olumsuz hava koşulları nedeniyle THY'nin İstanbul ve Ankara uçağı yolcularını Trabzon'a götüren minibüs bir otomobil ile çarpıştı.
    HAVA-İŞ ANKARA, İZMIR VE ANTALYA ŞUBELERI GENEL KURULDA GENEL MERKEZ LISTESINI DESTEKLEME KARARI ALDI.
    Genel Kurulları tamamlanan Hava-İş Ankara, İzmir ve Antalya Şube başkanları ortak bir basın açıklaması yaparak 12-13 Aralık 2009 tarihinde yapılacal Hava-İş Genel Kurulunda Atiay Ayçin önderliğindeki Hava-İş Genel Merkez Listesini destekleme kararını açıkladı.
    Şubelerin Basın Açıklama metni aşağıdadır.

    DEĞERLİ ÜYELERİMİZ,
    ANKARA, İZMİR VE ANTALYA ŞUBE OLAĞAN GENEL KURULLARINDA, ÖZGÜR VE DEMOKRATİK ŞARTLARDA SEÇİLEREK GÖREVE GELEN ŞUBE BAŞKANLARI OLARAK, GÜNDEMDEKİ KONULARI VE SORUNLARI TARTIŞMAK ÜZERE 12 KASIM 2009 TARİHİNDE ANTALYA ŞUBE BİNAMIZDA, YÖNETİM KURULU ÜYELERİ İLE BİR ARAYA GELİNMİŞ VE AŞAĞIDAKİ DEĞERLENDİRMELERİN YAPILMASI KARARLAŞTIRILMIŞTIR.

    TGS FİRMASI İLE İLGİLİ GELİNEN AŞAMA DEĞERLENDİRİLMİŞ, VARLIĞI BİLİNMEZLE DOLU BU YAPININ, ÜYELERİMİZ ÜZERİNDE OLUŞTURDUĞU BASKI VE TEHDİTLER İLE İLGİLİ, TARAFIMIZCA BAZI TEDBİR VE ÇÖZÜM PLANLARI HAZIRLANMIŞTIR. GENEL MERKEZ BAŞKANLAR KURULUNUN DA ONAYLAMASI DURUMUNDA HAZIRLANAN BU ÇALIŞMA, KARARLILIKLA UYGULANACAKTIR.

    TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ İLE İLGİLİ GELİNEN NOKTADA İSE; İŞVERENİN TÜM PLANLARINI, GENEL MERKEZ GENEL KURULUNA ODAKLAMASI TARAFIMIZCA ÇOK MANİDAR BULUNMAK İLE BİRLİKTE, BU OYUNA GELİNMEYECEĞİ KONUSUNDA ÜZERİMİZE DÜŞEN BİR DİZİ ÇALIŞMAYI DA BAŞLATTIK. ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE DE DEVAM EDECEĞİMİZ ANADOLU İSTASYONLARI GEZİMİZDE, ÜYE ARKADAŞLARIMIZI GENEL MERKEZ GENEL KURULU KONUSUNDA AYDINLATMAYA ÇALIŞACAĞIZ.

    AYRICA TOPLANTIMIZDA, HER ÜÇ ŞUBEMİZİN ŞUBE SEKRETERLERİ, TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ MADDELERİNİN UYGULANMASINDAN DOĞAN FARKLILIKLARI ORTADAN KALDIRACAK ÇALIŞMALARI BİRLİKTE YÜRÜTMEK ÜZERE GÖREVLENDİRİLMİŞLERDİR.

    BU SICAK GELİŞMELER KARŞISINDA, BİZLERİN SORUMSUZCA DAVRANMAK YERİNE, HER TÜRLÜ FEDAKARLIĞI YAPMAYA VE YÜREĞİMİZİ ORTAYA KOYMAYA HAZIR OLDUĞUMUZ BİLİNCİ İLE DURUMA MÜDAHİL OLMAYA KARAR VERDİK. YANİ GENEL BAŞKANIMIZ SAYIN ATİLAY AYÇİN VE ONUN BELİRLEYECEĞİ KURULLARI DESTEKLEDİĞİMİZİ DEKLERE EDİYORUZ.

    SAYGILARIMIZLA.

    KORKU ÜZERİNE EGEMENLİK KURULAMAZ.
    M.KEMAL ATATÜRK

    ANKARA ŞUBE BAŞKANI İZMİR ŞUBE BAŞKANI ANTALYA ŞUBE BAŞKANI
    KAZIM KARAKUŞ SERKAN MUTLU ENGİN TONCER
    SAYGIYLA ANIYORUZ!
    Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ü ölümünün 71. yılında saygıyla anıyoruz.
    İSTANBUL MILLETVEKLI SAYIN UFUK URAS UÇUCU EKIPLERIN ÇALIŞMA KOŞULLARI VE IŞ YASASI KONUSUNDA TBMM'NE SORU ÖNERGESI VERDI.
    Sayın Ufuk URAS'ın soru önergesi aşağıdadır.

    TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA
    Aşağıdaki sorularımın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Ömer DİNÇER tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim. 6.11.2009 Ufuk URAS İstanbul Milletvekili

    Bilindiği gibi, hava aracı kazalarının çoğunun pilot hatalarından kaynaklandığı ileri sürülmektedir. Bununla beraber, soruna titizlikle eğilen ülkelerde konu pilot hatası denilerek geçiştirilmemekte ve söz konusu hataların gerisindeki teknik, idari ve insani nedenler bütün ayrıntılarıyla araştırılmaktadır.
    Örneğin 30 Kasım 2007’de Isparta’da meydana gelen kazayla ilgili olarak yayınlanan Kaza Raporu’nda, uçağın uzun süre No Go (uçması yasak arızalar) ile uçurulduğu, FDR (Flight Data Recorder), CVR (Cockpit Voice Recorder) ve GPWS (Arazi Uyarı Cihazı) gibi önemli cihazlara ait denetleme raporlarında olumsuz değerlendirmelerin yer aldığı, şirket yönetiminin bunları bildiği, pilotların bunları bile bile uçtukları, teknik personellerin bu arızalardan haberdar oldukları, uçuş personelinin eğitim eksikleri bulunduğu bilgileri tespit edilmiştir.

    Ülkemizdeki hava aracı kazalarında öne çıkan nedenlerin, pilotların bilgi ve beceri eksikliğinden ziyade, bile bile havacılık kurallarını çiğnemeye zorlandıkları, kötü hava şartlarında ve bakımı iyi yapılmamış arızalı araçlarla uçmaya mecbur edildikleri, pilot eksikliği nedeniyle az personelle uçmak zorunda kaldıkları ileri sürülmektedir. THY dahil, bütün havayolu şirketlerinde uçuş görev sürelerinin kurallara aykırı olarak aşıldığı ve istirahat sürelerinin yetersiz kaldığı, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün bu durumu bildiği halde, şirketler lehine duruma göz yumduğu, yaygın bir kanaat halini almıştır.

    Durumu yaratan nedenlerin başında uçucu personelle ilgili çalışma şartlarının geldiği belirtilmektedir. Öyle ki, 4857 sayılı yasa, hiçbir anlamlı gerekçesi olmaksızın Uçucu Personeli (Pilotlar ve kabin memurları) 4. maddeyle istisna kabul etmiş ve kapsam dışı bırakmıştır. Bir zamanlar, aynı şekilde istisna kabul edilen havacılık yer personeli, denizciler ve basın mensupları için daha sonra iş yasaları çıkarıldığı halde, uçucu personelin yasasız çalışma durumları halen devam etmektedir.

    Bu durumun bir sonucu olarak, pilotlar ve kabin memurları, işverenlerce tek taraflı olarak hazırlanan, tek yanlı sorumlulukları esas alan, özlük haklarını yok eden ve bağlayıcı hükümlerle pekiştirilmiş tek yanlı sözleşmelere mahkum edilmiştir. İşverenin sözleşmeyi tek taraflı feshiyle işlerini hemen kaybetmektedirler. Sürekli işten atılma tehdidi altında çalışmaktadırlar.

    İş yasasından yoksunluk ve tek yanlı sözleşmeler uçuş personeline yönelik şu olumsuz sonuçları doğurmaktadır:

    a) İş güvenceleri yoktur. Her an işten çıkarılabilirler. Kötü hava şartlarında, arızaya rağmen ve uçuş süresi limitlerini aşacak şekilde uçmaya mecbur kalıyorlar. Bu durum havacılık kurallarının çiğnenmesine ve uçuş emniyetinin ortadan kalkmasına neden oluyor.
    b) THY dışındaki şirketlerde uçucu personele kıdem tazminatı verilmiyor.
    c) 4857 sayılı yasanın ve diğer iş yasalarının tanıdığı hiçbir haktan ve güvenceden yararlanamıyorlar.
    d) Tek yanlı olarak ve cezai müeyyide içeren işverence hazırlanmış sözleşmelere mahkum ediliyorlar.
    e) Anlaşmazlık davaları iş mahkemelerinde değil, asliye hukuk mahkemelerinde görülüyor ve 3-4 yılda sonuçlanıyor. Bu davaların bilirkişileri de genellikle işveren temsilcileri oluyor. Şu anda hakkını yıllardır alamayan ve davaları devam eden yüzlerce uçucu personel bulunuyor.
    f) İş yasasının olmamasının yarattığı güvensiz ortam, muhtelif sorunlar karşısında uçucu personelin suskunluğuna yol açmakta ve bu durum uçuş güvenliğini ciddi şekilde riske sokmaktadır.

    1- Pilot ve kabin memurları gibi uçuş personelinin çalışma koşullarını belirleyen bir iş yasası yoktur. 4857 sayılı yasa bu kesimi istisna olarak kabul etmiştir. Bunun gerekçesi nedir?
    2- Pilot ve kabin memurları iş güvencesinden yoksundur. İşverenin tek yanlı sözleşmelerine ve baskılarına mahkum edilmişlerdir. Bu durumun değişmesi için uçuş personeline yönelik bir iş yasası hazırlığınız var mıdır?
    3- İş güvencesi olmayan ve işverenin işten çıkarma tehdit ve baskısı altında bulunan uçuş personelinin durumunu, uçuş güvenliğini riske sokan faktörlerden biri olarak görüyor musunuz?
    4- Kahramanmaraş Göksun’da meydana gelen helikopter kazasından sonra,
    TBMM’de kurulmuş olan Araştırma Komisyonu tarafından bilirkişi olarak 9 Haziran 2009 tarihinde davet edilip bilgisine başvurulan Kaptan Pilot Fevzi Altunbulak’ın hemen ertesi gün, 10 Haziran 2009’da çalıştığı BEST Havayolları tarafından gerekçe göstermeksizin işine son verildiğini ve bugüne kadar hiçbir havayolu şirketinin kendisine iş vermediğini biliyor musunuz? TBMM’de, bilirkişi olarak fikrini söyleyen bu kaptan pilotu, Anayasa’nın 48. ve 49. maddelerinde ifadesini bulan haklar bile koruyamamış ve verdiği bilgiler nedeniyle işverene gammazlanmıştır. Bu konuda ne yapmayı düşünmektesiniz?
    5- Borçlar Kanunu’na göre, işveren tarafından hazırlanarak ve ağır maddi yükümlülükler (Tip eğitimi karşılığı 27.000.- Euro cezai müeyyide) gibi uygulamalara son verilmesi yönünde girişimde bulunmayı düşünüyor musunuz ?
    6- Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı pilotlar iş güvencesinden yoksun, işverenin keyfi uygulamaları nedeniyle önemli bir bölümü işsiz durumda iken, 4817 sayılı yasanın 14.maddesi 4 hafta içinde yerli pilotlar başvurmadığı takdirde yabancı alınabileceği yönünde hüküm getirmişken, havayolu şirketleri bu durumu su istimal etmekte ve yerli pilotlara tanınan önceliği uygulamamaktadır. Bakanlığınız bu konuda ek tedbirler almayı düşünmekte midir ?
    7- Uçuş personelinin iş davalarına asliye hukuk mahkemeleri bakmakta ve davalar 3-4 yıl uzamaktadır. İhtisas mahkemesi olmayan bu mahkemelerde kararlar bilirkişi raporlarına göre verilmektedir. Uçucu personel işini kaybetme endişesi taşıdığı ve işveren baskısını üzerinde hissettiği için, bilirkişilik çoğu zaman işveren temsilcileri tarafından yapılmaktadır. Bu davaların ihtisas mahkemelerinde görülmesi yönünde adım atmayı düşünüyor musunuz?
    MILLETVEKILI SAYIN UFUK URAS UÇUŞ EMNIYETI ILE ILGILI TBMM'NE SORU ÖNERGESI VERDI.
    Sayın Ufuk Uras'ın Soru Önergesi aşağıdadır.
    TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA


    Aşağıdaki sorularımın, Ulaştırma Bakanı Sayın Binali YILDIRIM tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim. 6.11.2009

    Ufuk URAS
    İstanbul Milletvekili
    Hava aracı kazalarının çoğunun pilot hatalarından kaynaklandığı ileri sürülmektedir. Bununla beraber, soruna titizlikle eğilen ülkelerde konu pilot hatası denilerek geçiştirilmemekte ve söz konusu hataların gerisindeki teknik, idari ve insani nedenler bütün ayrıntılarıyla araştırılmaktadır.
    Örneğin 30 Kasım 2007’de Isparta’da meydana gelen kazayla ilgili olarak yayınlanan Kaza Raporu’nda, uçağın uzun süre No Go (uçması yasak arızalar) ile uçurulduğu, FDR (Flight Data Recorder), CVR (Cockpit Voice Recorder) ve GPWS ( Arazi Uyarı Cihazı) gibi önemli cihazlara ait denetleme raporlarında olumsuz değerlendirmelerin yer aldığı, şirket yönetiminin bunları bildiği, pilotların bunları bile bile uçtukları, teknik personellerin bu arızalardan haberdar oldukları, uçuş personelinin eğitim eksikleri bulunduğu bilgileri tespit edilmiştir.

    Ülkemizdeki hava aracı kazalarındaki öne çıkan nedenlerin, pilotların bilgi ve beceri eksikliğinden ziyade, bile bile havacılık kurallarını çiğnemeye zorlandıkları, kötü hava şartlarında ve bakımı iyi yapılmamış arızalı araçlarla uçmaya mecbur edildikleri, pilot eksikliği nedeniyle az personelle uçmak zorunda kaldıkları ileri sürülmektedir. THY dahil, bütün havayolu şirketlerinde uçuş görev sürelerinin kurallara aykırı olarak aşıldığı ve istirahat sürelerinin yetersiz kaldığı, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün bu durumu bildiği halde, şirketler lehine duruma göz yumduğu, yaygın bir kanaat halini almıştır.

    Durumu yaratan nedenlerin başında uçucu personelle ilgili çalışma şartlarının geldiği belirtilmektedir. Bu durumun bir sonucu olarak, pilotlar ve kabin memurları, işverenlerce tek taraflı olarak hazırlanan, tek yanlı sorumlulukları esas alan, özlük haklarını yok eden ve bağlayıcı hükümlerle pekiştirilmiş tek yanlı sözleşmelere mahkum edilmiştir.

    Bugün, pilotların ve kabin memurlarının iş güvenceleri yoktur. Her an işten çıkarılabilirler. Kötü hava şartlarında, arızaya rağmen ve uçuş süresi limitlerini aşacak şekilde uçmaya mecbur kalıyorlar. Bu durum havacılık kurallarının çiğnenmesine ve uçuş emniyetinin ortadan kalkmasına neden oluyor.

    Tek yanlı olarak ve cezai müeyyide içeren işverence hazırlanmış sözleşmelere mahkum ediliyorlar. İş yasasının olmamasının yarattığı güvensiz ortam, muhtelif sorunlar karşısında uçucu personelin suskunluğuna yol açmakta ve bu durum uçuş güvenliğini ciddi şekilde riske sokmaktadır.

    İş güvencesinden yoksun ve işverenin ağır baskısı altında suskun, arızalara ve ihlallere göz yuman bir uçuş personeli ve yasalardan aldığı yetki ve sorumlulukları yerine getirmeyen Sivil

    Havacılık Genel Müdürlüğü söz konusu olduğu Türkiye hava sahasında ne güvenli bir uçuş, ne de zamanında ve ehil ellerde sürdürülen arama kurtarma faaliyetinden söz edilebilir. Bu bilgilere dayanarak ;

    1.Pilotların kötü hava şartlarında, arızalı olduğunu bildikleri uçak ve helikopterlerle kendi hayatlarını da hiçe sayarak uçarak müessif kazalara neden olmalarının ardında yatan temel sebeplere dair Ulaştırma Bakanlığı bir araştırma yapmış mıdır? Yaptıysa hangi tedbirleri almıştır?

    2. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün hem teknik arızalar, hem personel eksikliği, hem de uçuş görev süresi ve istirahat süresi limitlerinin aşıldığını bildiği halde gerekli denetimi yapmadığı, şirketlere göz yumduğu şeklindeki ve şirketlerin böylesi durumlarda personeli uçmaya zorlamasına seyirci kaldığı ileri sürülmektedir. Bunlar size ulaştı mı, araştırdınız mı, araştırdıysanız nasıl sonuçlara ulaştınız ve ne gibi tedbirler aldınız?

    3. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü 1945 yılında üyesi olduğu ICAO’ya (Dünya Sivil Havacılık Teşkilatı) Türkiye hava sahası üzerinde kaza geçiren tüm araçların Arama ve Kurtarma Faaliyetini yapacağını taahhüt etmişken, neden şimdiye kadar hiçbir arama kurtarma faaliyetine katılmamıştır?

    4. 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Yasası’nın 42. maddesi hava sahamızdaki arama kurtarma faaliyetlerinden Ulaştırma Bakanlığı’nı sorumlu kılmıştır. Bakanlık neden bu görevi fiilen TSK’ya ve diğer yardımcı kurumlara bırakmıştır? Konuyla ilgili yönetmelik 2001 tarihinde yayınlandığı halde, Hava Arama ve Kurtarma Koordinasyon Merkezi ve teşkilatı bugüne kadar neden kurulmamıştır?

    5. 10 Kasım 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5431 sayılı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri hakkındaki kanunun 4. maddesi g bendinde “Türk hava sahasında hava arama ve kurtarma hizmetlerinin ilgili kuruluşlarla koordineli bir şekilde mevzuata ve uluslararası standartlara uygun olarak yapılmasını sağlamak” denilmekte iken, teşkilat şemasında görevlendirilmiş ne tek bir birim, ne tek bir personel, ne de araç gereç bulunmamaktadır, neden?

    6. Böyle bir teşkilatın kurulmamış olmasının arama ve kurtarma faaliyetlerinde zafiyet yarattığını ve yasal bakımdan idareye sorumluluk yüklediğini düşünüyor musunuz? Bu durum görevi ihmal suçu kapsamına girmez mi? Bu durumu sürdürmeyi daha ne kadar düşünüyorsunuz ?
    SABIHA GÖKÇENDE ISG YER HIZMETLERI A.Ş DE ENGELLERI BIR BIR AŞIYORUZ!
    Hava-İş sendikasının örgütlenme çalışmasının önemli bir dirençle sürdürüldüğü Sabiha Gökçen havalimanındaki ISG Yer Hizmetleri A.Ş'de toplu iş sözleşmesi hakkımızın sağlanmasını engellemeye yönelik tüm işveren oyunları bozulmaktadır.

    Sendikamızın yetki tesbiti için Bakanlığa başvurduğu noktada işverence İşkolu tespiti için girişim başlatılmış ve bu işyerinin 21 sayılı hava taşımacılığı işkolunda olmadığının tespiti için çok yoğun uğraş verilmeye başlanmıştır.

    Çalışma Bakanlığınının iş teftiş müfettişlerince işyerinde yapılan teftişte işyerinin 21 sayılı hava taşımacılığı işkolunda olduğuna yönelik raporunun ardından 28.10.2009 tarihindeki resmi gazetede İşkolu Tesbit kararı yayınlanmıştır. İşkolu Tesbit Kararı aşağıdadır.Tüm ISG çalışanlarını bir kez daha HAVA-İŞ çatısı altında haklarımızı alma mücadelesinde buluşmaya çağırıyoruz.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:

    İŞKOLU TESPİT KARARI

    Karar Tarihi : 20/10/2009

    Karar No : 2009/52

    İşyeri : İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı

    Yer Hizmetleri A.Ş.

    Sabiha Gökçen Havalimanı ISG Yönetim Binası

    Pendik/İSTANBUL

    B.M. Dosya No : 922799.34

    Tespiti İsteyen : İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı

    Yer Hizmetleri A.Ş.

    İnceleme : İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Yer Hizmetleri A.Ş.’de Bakanlığımızca yapılan incelemede; işyerinde hava alanlarında temsil, yolcu trafik, yük kontrolü ve haberleşme, ramp (kargo ve posta, uçak temizlik, birim yükleme gereçlerinin kontrolü dahil), uçak hat bakımı, uçuş operasyonu, ulaşım, ikram servis, gözetim, yönetim, uçak özel güvenlik hizmeti ve denetimi, apronda yolcu taşımacılığı, yüzey (kara) ulaşımı ile hava alanları yer hizmetleriyle ilgili her türlü faaliyetlerin yapılması nedeniyle İşkolları Tüzüğü’nün 21 sıra numaralı “Hava Taşımacılığı” işkolunda yer aldığı tespit edilmiştir.

    Karar: İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Yer Hizmetleri A.Ş. işyerinde yapılan işlerin niteliği itibariyle “İşkolları Tüzüğü”nün 21 sıra numaralı “Hava Taşımacılığı” işkoluna girdiğine ve yapılan bu tespitin Resmî Gazete’de yayımlanmasına 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 4 üncü maddesi gereğince karar verilmiştir.
    HAVACILIK SEKTÖRÜNDEKI SENDIKAL HAK IHLALLERINI ITUC’YE BILDIRDIK
    Türk-İş’in de üyesi olduğu Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) her yıl dünyanın bütün ülkelerinde, 87 ve 98 sayılı Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Sözleşmeleri tarafından belirlenmiş sendika kurma ve sendikaya katılma hakkı ile toplu pazarlık hakkı ihlalleri hazırlamaktadır. Bu rapor Avrupa Birliği, üniversiteler, insan hakları kuruluşları dâhil pek çok ülke, kurum ve kuruluşça önemli bir referans belgesi olarak kabul edilmektedir.

    Sendikamız bu yıl ITUC’a havacılık sektöründe yaşanan birbirinden vahim yedi sendikal hak ihlali bildirmiştir. Bunların tamamı üyelerimizin sendikal haklarını kullanmaktan alıkonuldukları ya da sendikal haklarını kullanırken karşı karşıya kaldıkları taciz, gözdağı ve işten çıkarma uygulamalarını içermektedir.

    Bildirimde bulunduğumuz sendikal hak ihlalleri şunlardır:

    • Mayıs 2009 – Eylül 2009 tarihleri arasında 10 sendika temsilcimizin, 7 yöneticimizin ve 104 üyemizin (toplam 121 kişi) işine kanıtlanmamış verimsizlik iddiasına dayanılarak son verilmesi.
    • THY A.O. ve THY Teknik A.Ş. işverenlerinin TİS sürecini engellemeye yönelik girişimleri.
    • ISG’de sendika üyesi olan işçilere gözdağı vermek için sertifikasız yöneticiler ve vasıfsız işçiler tarafından yer hizmetleri işlerinin üstlenilmesi.
    • THY Teknik A.Ş'de işverenin Hava-İş Temsilcilik odasının kilitlerini gizlice değiştirmesi.
    • THY A.O.’da aralarında 3 sendika temsilcimizin de bulunduğu 22 kişiden “verimsiz” oldukları gerekçe gösterilerek savunmalarının talep edilmesi.
    • ISG’de sendikal örgütlenmeye katılan 226 işçinin işten çıkarılması.
    • THY Teknik A.Ş. Uçak Revizyon bölümünde görev yapan sendika işyeri temsilcimizin işten çıkarılması.

    Bu hak ihlalleri listesi “sivil”liği dillerinden düşürmeyenlerin gerçek yüzünü bütün açıklığıyla ortaya koymaktadır.

    Hiç kuşkusuz bu çağdışı uygulamaları bu şekilde rapor etmek zorunda kalmak bizleri de mutlu etmiyor. Ancak üyelerimize, temsilcilerimize ve sendikal varlığımıza yönelen bu kötü niyetli tehditleri uluslararası planda teşhir etmek ve uluslararası dayanışmayı hak ve çıkarlarımızı korumak için harekete geçirmek görevlerimiz arasında yer alıyor.

    Üyelerimize ve kamuoyuna saygıyla duyururuz.
    THY TEKNIK A.Ş GENEL KURUL DELEGE SEÇIMLERI SONUÇLANDI
    Hava-İş 26. Genel Kurul Delege seçimleri devam ediyor. Ayçin’in listesi Teknik A,Ş’de delege seçimlerini açık farkla kazandı. Teknik A.Ş genel kurulda 39 delege ile temsil edilecek.
    Oyların dağılımı aşağıdadır.
    Genel Merkezin Listesi:1209
    Değişim Listesi:534
    Gökkuşağı Hareketi: Liste çıkarmadı
    SABIHA GÖKÇEN YER HIZMETLERI A.Ş'DE SENDIKAL HAK MÜCADELEMIZ SÜRÜYOR.KAZANACAGIZ!
    KAMUOYUNA VE BASINA DUYURUDUR.

    İSTANBUL SABİHA GÖKÇEN HAVAALANINDA 226 HAVA İŞ ÜYESİ İŞÇİ İŞTEN ÇIKARILDI.
    İSG İşçileri insanca yaşama ve çalışma koşullarına ulaşmak için, özellikle Hava-İş Sendikasında örgütlenmektedir.
    İşçi örgütlenmesini, özellikle de Hava İş Sendikasının işyeri İSG’ ye girmesini engellemek için şeker bayramından önce 226 işçimiz işten atıldı.
    Havaalanındaki değişik yer hizmetleri veren işçilerimiz, uluslar arası sermayenin yerli işbirlikçisi Limak Holding tarafından işten atıldı. Sahibi Fenerbahçe Yönetim Kurulu üyesi Nihat Özdemir ‘dir.
    İşyerindeki diğer üyelerimiz baskı ve tehditler altındadır. Örgütsüzlük, sendikasızlık dayatılmaktadır.
    Arkadaşlarımız onurlu bir mücadeleyle direnmeye devam etmektedir.
    ÖRGÜTLENİYORUZ . SENDİKALIYIZ. GÜÇLÜYÜZ. BİZİ KIRAMAYACAKLAR.
    KARARLIYIZ VE KAZANACAĞIZ!
    DUYURUMUZ VE ÇAĞRIMIZDIR
    09.10.2009(Cuma Günü),
    Saat 12.00’de, İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanı önünde basın açıklaması ile işten atılan arkadaşlarımızın işe iadesi talebiyle mücadele kararlılığımızı göstereceğiz.
    YOKSULLUĞA , İŞSİZLİĞE VE BASKILARA KARŞI.
    EMEKTEN , DEMOKRASİDEN YANA TÜM EMEK ÖRGÜTLERİNİ VE EMEKÇİLERİ EYLEMİMİZE DESTEK VERMEYE ÇAĞIRIYORUZ.
    YAŞASIN EMEKÇİLERİN SINIF DAYANIŞMASI.
    KARARLIYIZ İNANÇLIYIZ.
    YAŞASIN İSG DİRENİŞİMİZ VE MÜCADELEMİZ.
    HAVA İŞ GENEL MERKEZ YÖNETİM KURULU

    İrtibat Telefonları:
    İSG Hava İş Şubesi : 0216 491 22 10
    Hava İş Genel Merkez: 0212 660 20 95(5 hat)
    SENDIKAMIZ THY A.O YETKI ÇOĞUNLUK DAVASINI DA KAZANDI
    THY A.O işvereni tarafından sendikamızın bilgisi dışında Bakanlıkça 6590 üye üzerinden yapılan çoğunluk tespitine yaptığımız itiraz bu gün yapılan mahkemece yerinde bulunarak çoğunluk tespitinin 9401 üye sayısı üzerinden yapılması gerektiğine karar verdi.
    Ayrıntılar az sonra

    :: İŞTE KARAR
    HUKUK GEREĞINI YAPTI, THY TEKNIK A.Ş 21 SAYILI HAVA TAŞIMACILIĞI IŞKOLUNDA.
    THY TEKNİK A.Ş TÜMÜYLE 21 SAYILI HAVA TAŞIMACILIĞI İŞKOLUNDA
    THY Teknik A.Ş işyerimizde işverenin ve Hak-İş Konfederasyonuna bağlı taşeron Çelik İş sendikasının işkoluna itirazı ile ilgili bugün yapılan duruşmada mahkeme işverenin tüm itirazlarını red ederek işyerinin tümüyle 21 saylı hava taşımacılığı işkolunda olduğuna karar verdi. Ayrıntılar biraz sonra

    :: İŞTE KARAR


    THY TEKNIK A.Ş'DE ÇALIŞANLARA VE HAVA-İŞ'E YENI BIR SALDIRI DAHA!
    Konu ile ilgili Hava-İş sendikasının yayınladığı Üye Bülteni aşağıdadır.

    Değerli üyelerimiz; 16.09.2009

    THY Teknik A.Ş Uçak Revizyon bölümünde görev yapan sendika temsilcimiz Orhan Veli SEL işverence eğitim dokümanlarını zamanında okumadığı yönündeki iddia ile istenen savunmasında işvereni küçük düşürdüğü, hakaret ettiği yönünde bir başka suçlama ile karşı karşıya bırakılarak Yönetim Kurulu kararı ile iş sözleşmesi bildirimsiz feshedilmiştir.
    1987 yılından buyana bu şirkete hizmet veren, çalışma hayatı boyunca tek bir ceza bile almamış bu arkadaşımıza savunmasında hakaret içeren hiçbir kelime geçmediği halde, savunmanın yazım dilinin böyle bir amaç içerdiği yönünde sübjektif bir yaklaşım içine girilerek adaletsiz ve hakkaniyet dışı bir işlem yapılmıştır.
    Sendikamız dün bunun yanlış bir karar olduğunu ve yeniden değerlendirilmesi gerektiğini Genel Müdür Yardımcısı Sayın Fazıl Çiftçi’ye bildirmiş, iyi niyetle bu saate kadar beklemiştir. Ancak bu konuda işverence kararda herhangi bir değişlik olmadığı tarafımıza bildirilmiştir.
    Emekliliğine 6 ay süre kalmış bir insanın bundan sonraki tüm yaşamını karartmaya yönelik bu insanlık dışı işlem vicdanlara nasıl sığdırılıyordur bilemiyoruz, ancak bir şeyi biliyoruz bu nefret dolu ve kindar yaklaşım sadece kişi olarak Orhan Veli Sel’e yönelik değildir.
    Haksız, yasadışı vardiya düzenini kabul etmeyen, işyerini polis devleti gibi yöneten işveren tutumlarına isyan eden, haklarımızın bir bir elimizden alınmasını kabullenmeyen herkes artık potansiyel suçludur. Her karşı çıkış, kendilerini işveren değil patron ilan edenler için çağdaş iş ilişkileri olmaktan çıkmış, zavallılığı kölece kabullenilmesi gereken işçilerin ağızlarına bile almaması gereken değerler olmuştur.

    Orhan Veli SEL savunmasında ne yapacaktı? Yerlere kadar eğilip, af dileyip, tövbe mi edecekti? Savunmasında her gün yaşanan onlarca sorunun ağır baskısı ile bunalmış insanların insani ve doğal tepkisi ile savunmasında birkaç serzenişte bulunmuş olmasında siz işverenlerin hiç mi hatası yok… Vicdanınızla bir düşünün, eğer biraz kırıntısı kaldı ise.
    HAVA-İŞ - İSG YER HIZMETLERI A.Ş. IÇIN HEAŞ VE İSTANBUL BÖLGE ÇALIŞMA'YA BAŞVURDU
    Hava-İş ISG Yer Hizmetleri A.Ş. işvereninin hukukdışı işlemlerinin incelenmesi için Sabiha Gökçen Meydan Otoritesi HEAŞ ve T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İstanbul Bölgeye başvurdu.

    Başvuru yazıları aşağıdadır.
    SABIHA GÖKÇEN'DE, ISG YER HIZMETLERI A.Ş İŞVERENINDEN IŞÇILERE BÜYÜK SALDIRI!
    Fenerbahçe Kulübü Yönetim Kurulu üyesi Nihat Özdemir’in LİMAK Holding ve Malezyalılarla ortaklığı olan ISG Yer Hizmetleri A.Ş. şirketinde, Hava-İş Sendikasına üye olarak çoğunluğu sağlayan işçilere yönelik, toplu iş sözleşme yasal işlemlerinin sonuçlanmasına yönelik son işlemler yapılırken, işverence büyük bir saldırı başlatıldı.
    Yasal süreci komik bir biçimde hava taşımacılığı işkoluna itiraz ederek engellemeye çalışan işveren 04.09.2009 tarihinde Bakanlık İş Teftiş Kurulunca işyerinde yapılan işkolu tesbit işlemi sonrası ne olduysa, önce havaalanı inşaatında çalışan işçileri Aprona sokarak, sertifikası olmayan müdür sef gibi yöneticilere araçları kullandırarak hizmet yürütmeye başladı. Bugün ise saat 24.00 Postası işe geldiğinde 73 üyemizin Apron Giriş Kartlarını kullanıma kapatarak İş Kanununun fesih ve toplu işten çıkarma hükümlerini hiçe sayarak işlem başlattı. Bu sayının giderek artacağı yönünde duyumlar alınmaktadır.
    Ülkede demokratik açılım diyenler en temel Anayasal haklardan olan sendikalaşma ve toplu iş sözleşmesi yapma hakkından başka bir talepleri olmayan işçilere yönelik işverence sürdürülen bu düşmanca tutuma bir önlem alacak mıdır?
    Meydan otoritesi HEAŞ uçuş emniyetini alenen riske atan bu şirketin işvereni için ne yapmaktadır? Yolcuların uçuş emniyeti nasıl sağlanmaktadır ?
    T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda yasal işlemlerimiz son aşamaya geldiği bilinirken Bakanlık işverenin bu yasadışı toplu işten çıkarma anlamına gelen tutumuna işlem yapmayacak mıdır?
    Hava-İş sendikası ve ISG İşçileri anayasal demokratik haklarını kullanmaktadır. Eğer resmi makamlar bu hakların kullanımı engelleyen işverene önlem almaz ise demokratik meşru haklarını da kullanacaklardır.
    Hava İş Sendikası ve ISG işçileri bu noktadan sonra uçuş emniyeti anlamında oluşabilecek olumsuzluklardan mesul olmayacaktır.
    İSG İşçinin Sendikal Mücadelesi Engellenemeyecektir !
    HAVA-İŞ THY A.O YER İŞLETMEDEKI BASKILAR VE SAVUNMALAR İLE İLGILI YAZILI BAŞVURU YAPTI.
    Hava-İş Sendikası Cumhurbaşkanlığı Yüce Makamı,TBMM Başkanlığı, Başbakanlık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Mecliste bulunan parti başkanlıklarına THY A.O Yer İşletme çalışanlara yönelik baskılar ve yer işletmenin tasfiyesine ilişkin resmi bir yazı gönderek gerekli incelemelerin yapılmasını talep etti.
    Hava-İş Sendikasının yazısı aşağıdadır.

    Cumhurbaşkanlığı Yüce Makamına
    Hava-iş sendikası ülkemizde 21 sayılı Hava Taşımacılığı işkolunda yetkili tek sendikadır. Sendikamız bu çerçevede THY A.O işletmesinde 9500’e yakın üyeye sahiptir.

    THY A.O 3. Halka arz işleminden sonra kamu payı %49,2’ye indirilerek kamu niteliği sonlandırılmış böylelikle belirleyici yönetiminin Ana Sözleşmesince ÖİB tarafından atandığı, ancak TBMM ve diğer Kamu Denetleme kurullarının denetiminde olmayan bir yapıya bürünmüştür. Hatta bu noktadan sonra Yönetim Kurulu yetkileri de daraltılarak 3 kişilik İcra Kurulu oluşturulmuş ve önemli kararlar bu kurul tarafından hızla alınmaya başlanmıştır.
    Hızla alınan bu kararların hala %49,2 si kamunun malı olan ve ulusal bayrak taşıyıcımız olan THY A.O’nun yararına kararlar olmadığı çalışanların temsilcisi konumundaki sendikamızca THY A.O yetkililerine iletilmekte, ancak bu talep ve görüşlerimiz hiç dikkate alınmadığı gibi tam tersi uygulamalar içine girilmektedir.

    SABIHA GÖKÇEN İŞÇISI SENDIKASI ILE BASIN AÇIKLAMASI YAPTI


    Bugün yağmura rağmen büyük bir coşkuyla sendikası ile birlikte Sabiha Gökçen havalimanı A kapısı önünde hem vardiyadan çıkanlar ve hem de iş başında olanlar birleşerek kamuoyuna birlik içinde sorunları çözeceklerinin mesajını verdiler.

    İşverenin işkolu itirazını “karayolu işçisi değil hava işçisiyiz”, “sendikal haklarımız engellenemez”, ”işçiyiz haklıyız kazanacağız” sloganları ile protesto eden işçilere Genel Başkanımız Atilay Ayçin seslendi.

    ISG Sendikal Haklar Basın Açıklaması Fotoğraflar
    THY’NIN 2. ÇEYREKTEKI “BEKLENMEYEN” ZARARI
    Kısa bir süre önce Türk Hava Yolları'nın (THY) İMKB’ye gönderdiği gelir tablosundan şirketin geçen yılın ilk yarısında 245 milyon 451 bin lira olan net kârının, bu yılın aynı döneminde yüzde 58,4 oranında azalarak 101 milyon 961 bin liraya indiğini öğrendik.

    Daha dikkat çekici olanı THY’nin, yılın ikinci çeyreğinde, “piyasa beklentilerinin aksine”, 53 milyon 187 bin lira zarar açıklamış olmasıydı.
    Piyasa için sürpriz olan bizim için beklenen bir sonuçtu.

    THY’nin Yolcu Yükleme Faktörü 2009 yılı boyunca her ay bir önceki yılın aynı ayına göre gerileme gösterdi. Kayıp özellikle son aylarda iyice belirgin bir hale geldi.
    SABIHA GÖKÇEN'DE YER HIZMETLERI SHGM YÖNETMELIKLERINE AYKIRIMI YAPTIRILIYOR?
    Hava-İş Sendikası'nın çoğunluğu sağladığı İSG Yer Hizmetleri A.Ş işyerinde işveren işkolu itirazında bulundu

    Hava-İş sendikası ISG Yer Hizmetleri A.Ş'de toplu iş sözleşmesi için gerekli çoğunluğu sağlamış ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığın'na başvurmuştu. Ancak bu esnada işverenin bu işyerinin hava taşımacılığı işkolunda olmadığı yönünde İşkolu İtirazında bulunduğu anlaşıldı.
    Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün onayı ile yapılabilen uçuç opreasyonunun en önemli halkası olan ve uçuş emniyeti ile direkt ilgili SHY 22 Yönetmeliği ile belirlenmiş yer hizmetleri işlerinin, hava taşımacılığının yer hizmetleri olmadığını söylemek bir anlamda İSG adlı firmanın bu operasyonları yasadışı yaptığı anlamaına geldiğini göstermemektemidir?
    Hava-İş sendikası konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yaptı.

    Değerli Üyelerimiz;
    ISG Yer Hizmetleri A.Ş işyerinde, Hava-İş çatısı altında Anayasal demokratik haklarını kullanarak sendikalı olan siz üyelerimizin bu hakkına karşın işveren her gün bir başka oyun içine girmektedir.
    Önce bizi kendi içimizden vurmak ve ayrıştırmak için oyunlar oynadılar, bizi birbirimize kırdırmak için uğraştılar. OLMADI!
    Sonra tehdit ve çeşitli vaatlerle sendikadan istifaya zorladılar. OLMADI!
    Hava-İş sendikası hakkında doğru olmayan karalamalarda bulundular. OLMADI!
    İşçileri işyerinde oradan oraya sürmeye kalktılar. OLMADI!
    Bir başka işyerindeki işçileri sırf yetkimizi engellemek için Haziran ayı içinde Yer Hizmetleri A.Ş’ye geçirdiler ve geriye doğru SSK’ya büyük ihtimalle ceza ödeyerek işçilerin bilgisi dışında hukuksuzca işlem yaptılar, bizi engelleyebileceklerini sandılar.
    O DA OLMADI!
    THY A.O'DA SENDIKAL HAKLARA VE ÇALIŞANLARA SALDIRILAR SÜRÜYOR
    THY A.O Yönetiminin çalışanlara yönelik saldırısı iş sözleşmelerinin feshi ve şirketin parçalanması ile her geçen gün giderek artmaktadır.Sendika temsilcilerimize yönelik özellikle yürütülen sügün ve tayinler yanında en verimli çağında gencecik insaların işsiz bırakılmasına yöneliniyor.
    Şimdi işyerinde emekliliği gelmiş personel kalmadığında, kıdemi ve ücreti en yüksek çalışanlara daha acımasızca saldıracakları açıktır.
    TGS YER İŞLETMENİN TASFİYESİNİN MAŞASIDIR!
    Son olarak Yer İşletme Başkanlığında bir yandan işyerinin tasfiyesinin maşası olacak TGS adlı firmanın kuruluş çalışmaları hızlandırılırken, bir yandan içinde 3 sendika temsilcimizin de bulunduğu 22 kişiden “verimsiz” oldukları gerekçe gösterilerek savunmaları talep edilmiştir. Bu tek tip savunma yönteminin hangi amaca yönelik olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Çalışanlara işsizlik tebligatları yapılırken, Hüseyin Keskin’in TGS atanması tesadüf değildir. 6 yıl THY A.O’ya hizmet vermiş alın teri dökmüş 1400 Euroserve çalışanının bu THY yönetimince bir gecede nasıl işsiz bırakıldığını bir hatırlayalım ve iyi düşünelim…
    Bu girişimler ne emekliliği gelmiş personelle nede bu gün savunması istenen 22 arkadaşlarımızla sınırlı kalmayacaktır. Biz suskun kaldığımızda, işçi kıyımına karşı mücadele etmediğimizde işimizi aşımızı korumak mümkün olmayacaktır.
    Bu açıdan artık yeniden düşünmek ve bir karar vermek zorundayız. Çünkü bu saldırı aslında işyerinin tümden yok edilmesine yönelik olacaktır.
    BİLİRKİŞİ HEYETİ TEKNİK A.Ş TEFTİŞ RAPORU: TÜM İŞLETME 21 SAYILI HAVA TAŞIMACILIĞI İŞKOLUNDADIR!
    HAVA-İŞ sendikası sürmekte olan THY Teknik A.Ş İşkolu itiraz davası ile ilgili aşağıdaki açıklamayı yaptı.

    THY Teknik A.Ş işyerinde verdiğimiz hukuk mücadelesi yeni bir aşamaya gelmiştir. İşveren ve Çelik iş adlı sendikanın eşgüdüm içinde yaptığı işkolu itirazı nedeniyle sürmekte olan mahkemenin, işyerlerinin yeniden teftişi için atadığı ikisi İş Hukuku Prof birisi Yeditepe Üniversitesi Makina Mühendisliği öğretim üyesi 3 kişiden oluşan sayın BİLİRKİŞİ HEYETİ, teftişi tamamlayarak mahkemeye sundu.

    Sayın Bilirkişi Heyeti THY Teknik A.Ş işyerinin diğer illerde dâhil işletme olarak tümüyle 21 sayılı HAVA TAŞIMACILIĞI işkolunda olduğunu sonuç ve kanaatine vardı.
    Bu gelişme sonucu Bilirkişi Raporu 10 Ağustos 2009 tarihinde yapılacak 3. duruşma öncesi mahkemeye sunulmuş oldu.
    Hava-İş sendikası başından beri bu itirazın hiç bir hukuki temelinin olmadığını iddia etmiş ve inanmıştır. İnanıyoruz ki hukuk bu iddiamızı en yakın sürede daha net tescil edecektir.

    THY Teknik A.Ş Yetkilileri bu gelişmelerden rahatsız olmakta, giderek hırçınlaşmakta ve hukuk zemininden ayrılmaktadır. Amaçları olmamış olayları olmuş gibi gösterek hem suçlu, hem güçlü rolü aynamaktır.Sataşmak için bahaneler yaratmakta, işyerinde işçilerin kazanılmış hakları ile oynamakta, işçiler tahrik edilmekte, sendika yöneticilerine yönelik tacizlere devam edilmekte, su içen çalışanlara bile müdahale edilmektedir.
    Bu tespit işlemi yapılırken THY Teknik A.Ş işvereninin mahkemeye sendikamızın tespit işleminde yer almaktan men edilmesine yönelik dilekçe verdiği bile ortaya çıkmıştır. Ancak hukuku vesayet altına alma anlamına gelen bu tür girişimleri sonuç vermeyecektir.

    İşyeri sendika temsilci odasının kilitlerini gizlice değiştirecek kadar hukuk dışına çıkan THY Teknik A.Ş Yetkiliileri, sendika yetkilileri ve hukuk müşavirinin çalışanların hak ve menfaatini korumak amacıyla hukuken taraf oldukları bir olayda yer almaları ve gözlemde bulunmalarını bile suç sayacak kadar zıvanadan çıkmışlardır.

    Hukuk müşavirliğimiz bu konuda mahkemeye gerekli açıklamalarla yanıtını elbette vermiştir.
    Sendikamız hukuk müşavirliğince, bu konularda, duyurulacak tarih ve zamanda üyelerimize sendika genel merkezinde ayrıntılı bilgilendirme toplantıları yapılacaktır.

    BİLİRKİŞİ HEYET RAPORUNU AŞAĞIDAKİ KONUYLA İLGİLİ DÖKÜMANLAR BÖLÜMÜNDEN İNCELEYEBİLİRSİNİZ
    OLMAZ DEMEYIN, OLUR. İŞTE MALIYE BAKANININ THY'DEKI IŞTEN ÇIKARMA VE DIĞER KONULARDA SORU ÖNERGESINE VERDIĞI YANIT.
    İzmir Milletvekili Sayın Ahmet Kenan Tanrıkulu'nun THY Yönetiminin uygulamaları ile ilgili Maliye Bakanı'na sorduğu soru önergesine çok açıklayıcı yanıt geldi!
    DEMOKRASİ, ŞEFFALIK, ADALET AÇISINDAN YORUMU KAMUOYUNA BIRAKIYORUZ.
    İŞTE SORU ÖNERGESİ İŞTE TEK SATIRLIK YANIT...

    T.C.
    BAŞBAKANLIK Özelleştirme İdaresi Başkanlığı
    SAYI : B.O2.l.ÖİB.O.65.OO.61 O

    TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

    İzmir Milletvekili Sayın Ahmet Kenan TANRIKULU tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına tevcih edilen 7/8355 esas sayılı yazılı soru önergesinde yer alan sorulara verilen cevaplar aşağıda sunulmuştur.

    Son günlerde kamuoyunda çıkan haberlerde ve tarafımıza yapılan vaki haklı taleplerde; Özelleştimıe İdaresi Başkanlığı bünyesinde bulunan, Türk Hava Yolları A.O(THY)’nın 45 yaş üstü çalışan personel istemediğinden dolayı, tecrübeli gerek uçuş, gerekse yer hizmetleri personeline 45 yaşına gelmeden emekli olmaları için baskı yaptığı yönündedir.
    Bu bağlamda;
    SORU 1- Özelleştirme İdaresi Başkan1ığı’nın THY ile ilgili genç-yaşlı personel ça1ıştırması yönünde bir talebi var mıdır? Varsa bunun resmi gerekçesi nedir? Yine Başkanlığın gerek THY'nın personel ve teknik ekipmanı, gerekse genel anlamda almış olduğu son Kararlar ve yürütülen çalışmalar nelerdir?
    SORU' 2- Yiirürlükte olan İş kanununda, somut bir suçlamaya dayanmayan genel bir verimsizlik ifadesi ile iş akitlerinin fesih edilebileceğine dair bir ifade yoktur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20'nci maddesinde "Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir" denmesine rağmen, THY'nin "gizli" ibareli yazı!ar ile ça1ışanlara "çalışmalarınızdan verim alınamamakta ve hizmetinizden istifade edilememektedir" deyip, 5 gün içerisinde savunma istenmesinin sebebi ve yasal gerekçesi nedir? THY'de, tanımlı görevlerin, yasal emeklilik yaş hadleri nelerdir?
    SORU 3- 2003 yılından bu yana, belli bir sayının üstü (yüzde 10) toplu çıkarma olacağı için küçükk gruplar halinde bu yönde baskılarla emekli edilen personellerin sayısı, personelin yaşı ve son bulundukları görevler nelerdir? Zorla emekli edilen çalışanlarımızın THY'ye yönelik açmış olduğu dava sayısı ve THY’nin aleyhine sonuçlanan dava sayısı kaçtır? Aleyhe sonuçlanan davalar neticesinde THY hangi hukuki yaptırımları yerine getirmiştir?
    SORU 4- Havacılık gibi çok ciddi tecrübe gerektiren bir sektörde, tecrübe sahibi bu özverili çalışanlarımızın hukuksuz ve zoraki emekli edilerek, yerlerine 2003 yılından bu yana yaş, mezuniyet, THY’de başlatılan görev itibariyle toplam kaç kişi işe alınmıştır?
    SORU 5- Son çıkarılan Sosyal Güvenlik Yasası ile emeklilik yaşı kademeli olarak 60 yaşın üstüne yükseltildiği halde bu tarz bir uygulamanın hükümetinizin savunduğu yeni sosyal güvenlik sistemimize zararı olmayacak mıdır? THY sizinle neden aynı düşünmemektedir?
    SORU 6- Hukuksuz ve baskı altında,, zorla genç yaşta emekliliği istenen tecrübeli uçuş ve yer hizmetlerinde görev yapan THY personelimizin bu mağduriyetleri ne zaman, ne şekilde giderilip, bu durum kamuoyu ile paylaşılacaktır?
    SORU 7- Bu tip hukuksuz, zoraki emeklilik ile THY'nin tecrübesi de düşmüş olacaktır. Alınan yeni personel herhangi bir eğitim almadan hemen göreve başlayamayacağı için, mevcut personelin iş yükü daha da artacak ve aksamalar meydana gelebilecektir. Halen görevdeki personelin çalışma ve' dinlenme saatleri nedir? Bir pilotumuz, kabin memurumuz kaç saat iç ve dış hat uçup, ne kadar dinlendirilmektedir?
    SORU 8- THY; dışarıdan, üçüncü kişilerden hangi hizmetleri satın almakta ve bunun karşılığı olarak yıllık ne kadar ödeme yapmaktadır? Özel sektörden aldığı hizmetlerde görev yapan personellerin eğitim, yaş ve şu anki görevleri nelerdir?


    CEVAP 1.2.3.4.5.6,7,8- Türk Hava Yolları A.O. (THY')'nın % 49,12 oranındaki hissesi kamuya ait olup, Şirket faaliyetleri özel hukuk hükümlerine göre yürütülmektedir.
    Bilgilerinizi ve gereğini takdir ve tensiplerinize arz ederim.



    Mehmet ŞİMŞEK Maliye Bakanı

    OLMAZ DEMEYIN. THY TEKNIK A.Ş'DE IŞVEREN GIZLICE HAVA-İŞ TEMSILCILIK ODASININ KILITLERINI DEĞIŞTIRDI.
    Dün Hava-İş sendikasının Genel Sekreteri ve Teşkilatlandırma Sekreteri THY Teknik A.Ş işyerinde, yasayla düzenlenmiş yemek paydosu saatinde, işyerindeki işçi temsilciliği odasında üyelere yönelik önceden planlanan bir bilgilendirme toplantısı için odayı açmaya çalıştıklarında odanın açılmadığını gördüler. Anahtarın yanlış anahtar olabileceğini düşünerek THY Teknik A.Ş' nin İtfaiye bölümündeki yedek anahtarı isteyerek açmak istediler ancak o da kapıyı açmadı...
    Hava-İş sendikasına ait bilgisayar, doküman ve birçok demirbaş eşyanın bulunduğu odanın kilitleri işverence gizlice değiştirilmişti. Hatta bu değişiklikten itfaiye bölümünün bile haberi yoktu. Sendikamıza herhangi bir tebligat da yapılmamıştı.
    Her şeyi anlayabilirdik ama böylesi ilk kez yaşanıyordu. Bu oda sadece Hava-İş sendikasına ait değildir. 2500 işçiye ait bir mekândır. Yani 2500 kişinin hanesine tecavüzdür.
    THY Teknik A.Ş işverenin bu saygısız ve hukuk dışı tutumu aslında, bir çaresizliğin ve Hava-İş sendikasının direncini kırmaya yönelik her girişimin sonuçsuz kalmasından kaynaklanan zavallılığın tescilidir. Bu olay onların nasıl panik içinde olduklarının da göstergesidir.
    Kendilerini atayan siyasi iktidarın dilinden düşürmediği demokrasi ve hukuk sözcükleri, AB kapısı önündeki verdikleri sözler ortada dururken, bu nasıl bir zihniyet ki, Hava-İş tüzel kişiliğine ait eşyaları gasp etme ile aynı anlama gelen böylesine çirkin bir işleme tevessül edebiliyorlar.
    Kilitlerimizi değiştirerek eşyalarımızı zorla alıkoyma hakkını onlara hangi kanun veriyor? Peki bu işlemi yaparken eşyalarımıza zarar verdilerse veya odada yasadışı ve sendikamızı töhmet altında bırakacak bazı işler yaptılar ise bu sorumluluğu nasıl üstlenecekler. Bu mekâna tecavüz değil midir?
    Temsilcilik odasının karşısında bekleyen mühendis arkadaşlarımız ve diğer güvenlikçiler önünde bizzat güvenlikten sorumlu olduğunu söyleyen yetkilinin umarsızca "bunu yönetimin emri ile yaptık" şeklinde beyanda bulunması kendine yönetici sıfatı verenlerin nasıl küçüldüklerini de ortaya koymaktadır. Size kala kala çilingirlik mi kaldı…
    Sendikamız bu çirkin uygulama için gerekli tutanakları tutmuş ve Cumhuriyet savcılığına suç duyurusu için gerekli hukuki işlemleri yapmaktadır.
    Bu hukuk dışı tutum anti demokratik, yasalara saygısız, kaba güçle her şeyi yapabileceğini, arkalarına aldıkları güçlerin bir gün arkalarında kalmadığında hesap sorulmayacağını sanan bir zihniyetin dışavurumudur.
    Bu çirkin ve esef verici tutumu kınıyoruz. Bunların hesabı elbet yargıda sorulacaktır. Kimsenin kuşkusu olmasın. Saygılarımızla.

    HAVA-İŞ GENEL MERKEZ YÖNETİM KURULU
    HAVA-İŞ UÇUŞ EMNIYETI ADINA SABIHA GÖKÇEN HAVALIMANI MEYDAN OTORITESI HEAŞ'A BAŞVURDU.
    Hava-İş sendikası ISG Yer Hizmetleri A.Ş'de sendikal örgütlenme sonrası yaşanan gelişmeleri değerlendirerek işverenin anayasal demokratik bir hak olan sendika hakkına yönelik ve işçiler üzerinden uyguladığı çeşitli kuralsızlıklar ihlaller ve baskıların uçuş emniyetini riske atar nitelikte olduğunu Meydan Otoritesi HEAŞ resmi yazı ile bildirdi.
    Resmi yazımız aşağıdaki gibidir.

    Sayı: 2009.25/60.01/M.Y.- 2851
    Konu: Uçuş Emniyetinin İhlal Edildiği Hk

    HEAŞ Genel Müdürlüğü’ne
    (İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı
    Meydan Otoritesi) Havalimanı-Pendik İstanbul


    Türkiye Sivil Havacılık Sendikası Hava-İş olarak 21 Sayılı hava taşımacılığı iş kolunda faaliyet göstermekteyiz,

    2822 sayılı kanunun ilgili maddesi uyarınca gerekli olan %10 işkolu barajını aşmış durumdayız.

    2822 sayılı kanunun ilgili maddeleri uyarınca, İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Pendik - İstanbul adresinde faaliyet gösteren İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Yer Hizmetleri A.Ş. Şirketine ait işyerinde gerekli çoğunluğu sağlamış olmamız ile ilgili 18.06.2009 tarihinde T.C Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı nezdinde işlem yapmış bulunmaktayız.
    Bu başvuru tarihi üyelerimiz açışından sendikamızın bu işyerinde tüzel olarak üyeleri adına yetkili olduğu anlamına gelmektedir.

    İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Yer Hizmetleri A.Ş. işyerinde Hava-İş Sendikası üyelerine karşı bu işyeri işverenince, Anayasal ve demokratik bir hak olan sendika üyesi olma hakkının kullanılması sonrası baskı ve işten çıkarma tehditleri yapılmaktadır.

    İşçiler iş yasası ile ilgili kurallar ihlal edilerek uzun süreler çalıştırılmak istenmektedir. Zorla mesai çalışması yaptırılmaktadır. Bilindiği gibi yorgunluk uçuş emniyetinin düşmanıdır. Uçuş operasyonu bir hizmet zinciri olup zincir en zayıf halkası kadar sağlamdır.

    Ülkemizde yer hizmetleri işlemleri SHGM SHY-22 sayılı Yönetmelik çerçevesindeki kurallar içinde yürütülmek zorundadır. Buna aykırı davranışlar cezai durum doğurur.

    ISG Yer Hizmetleri A.Ş şirketi aldığımız duyumlara göre SHY-22 Yönetmeliğini ihlal edici işlemlerle sertifikasız ve eğitimsiz kişileri bu hizmetlerde çalıştırmakta, hatta başka şirketlerden vasıfsız işçiler getirerek hizmetleri yürütme yoluna gitmektedir.

    Söz konusu havalimanının ilgili meydan otoritesi olarak yukarıda belirttiğimiz suç teşkil eden ihlaller ile ilgili gerekli denetimleri yaparak önlem almanızı talep etmekteyiz.

    Bu talebimizin yerine getirilmemesi durumunda işveren ve otorite olarak tarafınız hakkında bir tüketici hakkı olan uçuş emniyetini zedeleyerek kamu yararına zarar vermekten ilgili makamlara suç duyurusunda bulunacağımızı şimdiden ihtar ederiz.

    Konunun incelenerek en kısa sürede gerekli önlemlerin alınmasını, sorunun diyalogla ve yasal sınırlar içinde çözümlenmesi arzulayan Hava-İş sendikası üyelerinin anayasal demokratik haklarına kavuşmasına katkıda bulunmanızı diler, gereği hususunu saygılarımızla arz ederiz.



    TÜRKİYE SİVİL HAVACILIK SENDİKASI

    ATİLAY AYÇİN MUSTAFA YAĞCI
    GENEL BAŞKAN GENEL SEKRETER


    ISG İŞVERENINI UYARIYORUZ, SENDIKAL HAKLARA SAYGI DUYUN!
    SABİHA GÖKÇEN HAVALİMANINDA OLUŞABİLECEK OLUMSUZLUKLARDAN ISG İŞVERENİ SORUMLU OLACAKTIR. İŞVERENİ SENDİKAL HAKLARA SAYGIYA DAVET EDİYORUZ.
    ISG Yer Hizmetleri A.Ş (İstanbul Sabiha Gökçen Uluslar arası Havalimanı Yer Hizmetleri A.Ş) firmasında en temel demokratik anayasal haklarını kullanan işçiler Hava-İş sendikasına üye oldular.
    Hava-İş sendikası bu kapsamda yasal prosedür gereği gerekli çoğunluğu sağlayarak toplu iş sözleşmesi imzalamak amacıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yetki tespit başvurusu yaptı. ISG işçileri yasal anlamda artık sendikalı işçilerdir. Bu işyerinde toplu iş sözleşmesi artık kaçınılmaz olmuştur.
    Türkiye’nin önde gelen holdinglerinden Limak Holding, Hindistan’ın önde gelen altyapı gruplarından GMR Infrastructure ve 1991 yılından bu yana havalimanı işletmeciliği yapan Malaysia Airports Holdings Berhad ortaklığında kurulan ISG, İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda mevcut terminallerin işletme hakkının yanı sıra otopark işletmesi, yer hizmetleri, kargo, uçak yakıt ikmal operasyonları ve havalimanı oteli ile CIP-VIP tesislerini 20 yıl süre ile işletme hakkını 1 Mayıs 2008’de devraldı. ISG Yer Hizmetleri A.Ş (İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Yer Hizmetleri A.Ş) bu ortaklığın uçaklara yolcu hizmet trafik, yükleme boşaltma, kargo, bagaj, temizlik ve ramp hizmetleri veren 700’ yakın işçinin çalıştığı şirketidir.
    Havalimanı trafik verilerine göre sadece 2008-2009 yılının ocak nisan ayları döneminde bu havalimanında %30’a yakın bir yolcu artışı sağlanmıştır. 39 havayolu şirketi ile dünyanın 28 ülkesindeki 68 noktasına uçuş planlanan bu havalimanı yeni terminal ilave ile daha da büyümeyi planlamaktadır.
    Ancak bunca güzel verilere rağmen çalışanların çalışma koşulları, ücretleri ve insan kaynakları yönetimin çağdışı baskıları yönünden bambaşka bir manzara bulunmaktadır. Kölelik ücretine fazla mesaileri ödenmeden 12- 16 saat çalıştırılan işçiler artık bu mezalime katlanmak istemediler ve sendikalı oldular.
    ISG ÇALIŞANLARI ARTIK HAVA-İŞ'LI VE HAVA-İŞ'LE DAHA GÜÇLÜ!
    Bugün Sabiha Gökçen'de çoşku vardı...Hava-İş Sendikası Sabiha Gökçen'de örgütlendi!!!

    İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Yer Hizmetleri A.Ş çalışanları Hava-İş sendikasında örgütlenerek insanca yaşayacak ücret ve çalışma koşulları için Anayasal demokratik haklarını kullanarak Hava-İş sendikasına üye oldular.
    Toplu iş sözleşme yetkisi için ilgili yasanın gerektirdiği üye sayısının sağlanması üzerine, Sendikamız Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yasal yetki tesbiti başvurusunu yaptı.
    Daha önce adı HEAŞ olan Sabiha Gökçen Havalimanındaki bu şirketin özelleştirilerek yabancılarla konsorsiyum ortaklığı olan İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Yer Hizmetleri A.Ş şekline dönüştürülmesinden sonra işçiler önemli hak kayıplarına uğratılarak bu şirkete geçirildi.
    Hava-İş sendikası Yönetim Kurulu bugün işverenin saldırılarına karşı tam bir inanç birliği içinde direnen ISG Yer Hizmetleri A.Ş çalışanlarının çoşkulu katılımıyla Havalimanında bir basın açıklaması yaparak gelişmeleri kamuoyuna duyurdu.
    ISG çalışanları bu örgütlülükle önemli bir zorlu virajı aldılar ve insanca yaşamak için ortak mücadelenin kazanımları için birlik oldular.
    ISG işçileri haklı ve mücadelemiz toplu iş sözleşmesi ile taçlanıncaya kadar birlik ve beraberlikle sürdürülecek.
    Hava-İş sendikal örgütlülüğe katılan ISG çalışanlarını kutluyor.
    Hava-İş le bütünleşen ISG çalışanları artık yalnız değil tek yasal temsilcileri olan sendikaları ile daha güçlü.



    TEŞVIK PAKETI BIZLER IÇIN NE ANLAMA GELIYOR?
    4 Haziran günü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bir basın toplantısı gerçekleştirerek bir teşvik paketi açıkladı.

    Aman, aman, aman! Ne başlıklar atıldı, ne haberler ne yorumlar yapıldı öyle!

    O günden bu yana da medyada teşvik paketi gündemin üst sıralarında yer alıyor ve verilen genel izlenim, çok iyi hazırlanmış ve son derece kapsamlı bir teşvik paketiyle karşı karşıya olduğumuz yönünde.

    Paketin en azından “halkla ilişkiler” bağlamında son derece başarılı oldu açık.

    Esas olarak burjuvazinin İslamcı kanadının temsilcisi olan ve bu nedenle zaman zaman TÜSİAD’la gerilimler yaşayan AKP hükümeti bu kez burjuvazinin üvey evlat konumundaki bu kanadından da kocaman bir aferin aldı. TÜSİAD başkanı yaptığı açıklamada, “Teşvikler çok iyi,” dedi.

    Tek tek hepsini alıntılamaya gerek yok, sermayenin temsilcisi bütün örgütler (tekstil sektörü dışında) paketi memnuniyetle, hatta büyük bir sevinçle karşıladılar.

    Bu sevinç boşuna değil. TÜİK verilerine göre krizle birlikte 1 milyona yakın çalışan işten atılmış, yaklaşık 1 milyon geçici işçi sözleşmesi yenilenmediği için işsiz kalmış ve işsizlik fonunda biriken 40 milyar TL’ye rağmen yararlanma şartlarında hemen hiç genişletme olmamışken, şimdi fonda biriken kaynaklar çeşitli teşviklerle sermaye çevrelerine aktarılıyor: vergi imtiyazları, arazi tahsisleri, sosyal sigorta yükünden arındırılmış istihdam…
    TÜRKIYE ILO'NUN 'IHLAL' LISTESINDE
    Türkiye, 87 ve 98 sayılı sözleşmelerin uygulanması konusundaki ihlaller gerekçesiyle, ILO Aplikasyon Komitesi'nde gündeme gelmesi muhtemel 43 ülke arasına alındı.

    Sendikamız bu kapsamda özellikle THY A.O ve THY Teknik A.Ş işverenlerinin toplu iş sözleşme süreçlerine yapılan hukuk dışı müdahaleleri ile ilgili hem Konfederasyonumuz Türk-İş hemde uluslararası üst örgütlerimiz ITF ve ETF ile birlikte yurt dışında konuyu ILO Konferasına götürmek için girişimler yürütmektedir.

    Sendikamız ayrıca Cumhurbaşkanlığı Yüce Makamına, TBMM Başkanlığı'na, Çalışma Bakanlığı'na son günlerde THY A.O da çalışanlara yönelik yürütülen zorla emeklilik ve sendika seçilmiş organlarında görev alan işçilere karşı başlatılan savunma alınması ve iş sözleşmelerinin feshi tehditlerine karşı önlem alınması, aksi halde bu konudaki hukuksuzlukların da ILO'ya şikayet olarak yer alacağını belirten resmi yazılı başvuruda bulundu.

    Anadolu Ajansının haberi aşağıdadır.

    ANKARA - Uluslararası Çalışma Örgütü ILO'nun, 3-19 Haziran 2009 tarihleri arasında yapılacak 98. Uluslararası Çalışma Konferansı'nın gündemi şekillenmeye başladı.
    Bu kapsamda, ülkelerin onayladıkları ILO sözleşmelerinin gereğini yapıp yapmadıklarının incelendiği Aplikasyon Komitesi'nde gündeme gelmesi muhtemel ülkeler de belli oldu.
    Türkiye, ILO'nun 87 sayılı Sendika Özgürlüğü ve Sendikalaşma Hakkının Korunması Sözleşmesi ile 98 sayılı Örgütlenme ve Toplu Pazarlık Hakkı Sözleşmesi'nin uygulanması konusundaki ihlaller gerekçesiyle, Aplikasyon Komitesi'nde gündeme gelmesi muhtemel 43 ülke arasına alındı.
    Türkiye'nin gündeme alınacak 20 civarındaki ülke arasında yer alıp almayacağı konferansın başlamasıyla netleşecek.
    87 ve 98 sayılı sözleşmelerin uygulanmasındaki eksiklikler nedeniyle Aplikasyon Komitesi'nde gündemine gelebilecek diğer ülkeler Belarus, Kolombiya, Kostarika, Cibuti, Etiyopya, Guatamala, Myanmar, Pakistan, Panama, Paraguay, Filipinler, Slovakya, Swaziland, Uruguay ve Venezuela'dan oluşuyor.
    KOMİTENİN ÇALIŞMASI
    Aplikasyon Komitesi, gelen şikayetleri değerlendirerek hükümetlerin, imzaladıkları sözleşmelere aykırı davranışta bulunup bulunmadıklarını inceliyor. Komitede işçi, işveren ve hükümet temsilcilerinin görüşlerine başvuruluyor.
    Komite, bir yaptırımı bulunmamasına rağmen, söz konusu ülkeleri, yaptıkları ihlallerle uluslararası kamuoyuna duyuruyor. ''Özel paragraf'' ya da ''kara liste'' olarak adlandırılan bu mekanizma, adı geçen ülkeler için ''uluslararası prestij kaybı'' olarak nitelendiriliyor.
    YAŞASIN 1 MAYIS, YAŞASIN İŞÇILERIN BIRLIĞI

    Amerika’da 1886 yılında 8 saatlik işgününü sağlamak amacıyla işçi sınıfının başlattığı grev ve gösterilerde işçiler üzerine acımasızca saldırılması bir çok işçinin öldürülmesi ardından, Şikago’da düzenlenen mitinge bomba atılarak gerçekleştirilen provokasyon ve bu olayla ilgili tüm hukuk kuralları çiğnenerek 4 işçi önderinin idam edilmesini anmak üzere o yıllardan bu yana 1 Mayıs İşçi Bayramı Birlik Dayanışma ve Mücadele günü olarak kutlanmaktadır.

    1 Mayıs’ın tarihçesini okuyabilirsiniz.

    Ülkemizde ise 1 Mayıs 1908’lerden buyan büyük bir bölümü yasaklar altında kutlana gelmektedir. Özellikle işçi sınıfı mücadelesinin yükseldiği 1970 yıllarda yüz binlerin katıldığı 1 Mayıslar işçi sınıfımızın coşkusu ve disiplini ile yasaksız kardeşlik, barış içinde kutlanmıştır.

    Bu gelişimi hazmedemeyen güçler 1977 1 Mayısı’nı kana bulamış, 34 işçi kardeşimiz kitle üzerine açılan ateş sonrası panik ezilme ve vurulmalarla hayatını kaybetmiştir.

    Ülkemizdeki 1 Mayıslar ile bilgileri okuyabilirsiniz.

    Aynı güçler bu olayı bahane ederek yıllardır Taksim Meydanını sadece işçilere yasaklamışlar ve bu yasak bu günlere kadar sürdürülmüştür. Her 1 Mayıs öncesi resmi yetkililerce özellikle yaratılan ve halk üzerinde korku oluşturmaya yönelik propaganda gerilim dolu uygulamalarla bu anti- demokratik haksızlık hala sürdürülmektedir.

    Son olarak işçi sınıfının onca çabası ve kayıpları ile yıllardır ilk talebi olan 1 Mayısın İşçi Bayramı olarak tatil edilmesi ise nihayet sağlanmıştır. Bu gelişme bir lütuf değil, işçi sınıfının ödediği bedellerin sonucu bir kazanımdır.

    Ancak bu kazanım bu yıl Konfederasyonlarımızca iyi değerlendirilememiş ve ortak 1 Mayıs kutlamaları gerçekleştirilememiştir. Burada bu dağınıklık ve birlik içinde olunamamasının vebalini hiç kimse taşıyamaz. Türk-İş olarak Başkanlar Kurulunda alınan, son ana kadar Taksimde ısrar edilmesi kararının, Yönetimce hemen başka bir meydan talep edilerek içinin boşaltılmasını onaylamamaktayız.

    Disk olarak da ortak bir kutlama çabası da çok erken terk edilmiş, yığınsal 1 Mayıs için kamuoyunda Konfederasyonların neden Taksimde olunması yönünde ki kararlılıkları güçlü bir şekilde ifade edilememiştir.

    Küresel kapitalist sistemin krizinin faturasının yakıcı bir şekilde işçilere ödetilmeye çalışıldığı, taşeronlaşma, sendikasızlaştırma, işten çıkarmaların, hakların budanmasının adeta olağan hale getirildiği bu önemli tarihsel aşamada ortak 1 Mayıs için bile ortak hareket edilememesi işçi sınıfı açısından güven tazeleme fırsatını da kaçırmamıza neden olmuştur.

    Ancak bu nedenler yılgınlığa neden olmamalı her koşulda işçi sınıfının birliği ve ortak mücadele talebi ısrarla hayat geçirilmelidir.

    YAŞASIN 1 MAYIS, YAŞASIN İŞÇİLERİN BİRLİĞİ
    HAVA-İŞ ILK DURUŞMASI YAPILAN TEKNIK A.Ş IŞKOLU TESBIT ITIRAZ DAVASI ILE ILGILI ÜYELERINE AŞAĞIDAKI AÇIKLAMAYI YAPTI
    Hava-İş sendikasının üyelerine yaptığı açıklama aşağıdadır.
    Değerli üyelerimiz;
    THY Teknik A.Ş ile ilgili Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının işkolu tespit kararı ile ilgili itiraz davamıza, bugün Bakırköy 12. İş Mahkemesinde ilk duruşması yapılarak başlamıştır.
    Mahkeme esnasında, işveren, Bakanlık ve Çelik İş adlı sendika avukatlarının görüşlerinden mahkeme süresini uzatmaya yönelik birçok girişimlerde bulunulacağı açıkça ortaya çıkmıştır.
    Bu girişimlerden en önemlisi daha başta THY Teknik A.Ş işverenince yapılmıştır. Duruşmada işverenin Bakanlığın işkolu tespitine Bakırköy 3. İş Mahkemesinde ayrıca itiraz ettiği ortaya çıkmıştır. Büyük ihtimalle işkolu tespit kararında bazı bölümlerin hava taşımacılığı işkolunda gösterilmesine yönelik olduğunu düşündüğümüz bu itiraz davasının ilk duruşma günü ise 2 Haziran olarak alınmıştır.
    Bu iki davanın birleştirilmesi gerektiğinden, mevcut davamızın 2. duruşmasına bu nedenle 2 Haziran sonrasına gün verilmesine neden olunmuş ve 2. duruşma tarihi 8 Haziran saat 10 olarak belirlenmiştir.
    Bakanlık avukatı ülkemizin iş hukuku konusunda en önemli bilim insanlarına hazırlattığımız Bilimsel Görüş’ün dava ile ilgili “münasebetsiz bir belge” olması gerekçesiyle dava dosyasından çıkarılmasını talep etmiştir. Bu tavırla davada kimden yana “taraf” olduklarını bir kez daha ortaya koymuşlardır.
    Hukukçularımızın mahkemenin 2500, aileleriyle 10000 kişiyi ilgilendiren ve kısa sürede sonuçlandırılması gereken bir dava olduğu yönündeki görüşlerine rağmen, Çelik İş sendikası avukatları dilekçemizi okumadıkları ve ilave delil koyma yönünde mehil isteyerek olayı uzatmaya yönelik her şeyi yapacaklarını göstermişlerdir.
    Davaya işkolu tespit kararı gereği katılmak durumunda olan davalı Türk-İş’e bağlı Türk Metal DİSK’e bağlı Birleşik Metal İş Sendikası ve hukukçuları mahkemeye sundukları dilekçelerle işkolu tespiti itirazı ile ilgili Hava-İş sendikasının görüşlerine katıldıklarını bildirmişlerdir.
    Duruşma ilgili bazı evrakların istenmesi ve dosyanın tamamlanması ve işyerinde yeniden keşif icrasının bir sonraki duruşmada değerlendirilmesine karar vermiştir.
    THY TEKNIK A.Ş IŞKOLU KARARI ILE ILGILI ITIRAZ IŞLEMIMIZ YAPILDI. İLK DURUŞMA 21 NISAN'DA.
    THY Teknik A.Ş ile ilgili Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının verdiği ve 11 Mart 2009 tarihli 27166 sayılı Resmi Gazete yayınlanan yeni işkolu tesbit kararına karşı sendikamız itiraz işlemini tamamlamıştır.
    Bu kapsamda dava Bakırköy 12. İş Mahkemesinde görülecektir. Dava ile ilgili ilk duruşma 21 Nİsan 2009 tarihinde yapılacaktır.

    Sendikamızın açtığı bu itiraz davası ile ilgili dilekçemizi aşağıdaki linkten inceleyebilirsiniz.

    [link]http://www.havais.org.tr/_dosyalar/_link/Teknik_AS.pdf[/link]
    HAVA-İŞ AIRPORT MEDIA GRUOP ADLI KURULUŞA 16.03.2009 TARIHINDE KI HABERI ILE ILGILI NOTERDEN TEKZİP GÖNDERDI.
    Hava-İş sendikası airporthaber.com adlı web sitesinde 16.03.2009 tarihinde yayınlanan "Hava-İş 6 Trilyonun Hesabı Ver" şeklindeki haberini Noter kanalıyla tekzip etti.
    Ayrıca Hava-İş sendikası bu habere kimlik sunmadan yorum yazarak hiç bir bilgiye ve belgeye dayanmadan iftira atan kişilerin kimliklerinin 7 gün içinde Hava-İş sendikasına verilmesini, verilmediği takdirde kanun yoluyla bunların tesbit ettirileceğini ve yasal işlem yapılacağını ihtaren ilgili kuruluşa bildirdi.

    Aşağıda Hava-İş sendikasının tekzipini yayınlıyoruz.

    SAYI: 2009.25/60.01/M.Y.-2813 19.03.2009
    KONU: TEKZİP Hk.

    BAKIRKÖY 3. NOTERLİĞİ’NE
    İSTANBUL


    BİLDİRİMDE BULUNAN :Türkiye Sivil Havacılık Sendikası (HAVA-İŞ)
    İncirli Cad.Volkan Apt. No: 68/1, Bakırköy/İSTANBUL

    KARŞI TARAF : ALİ KIDIK
    Airport Media Group Adına Sahibi ve Genel Yayın Koordinatörü
    Atatürk Havalimanı-Yeşilköy/İSTANBUL

    KONUSU:TEKZİPTİR


    Sayı: 2009. 25/60.01/M.Y.-2813 19.03.2009

    Konu: Tekzip hk.


    TEKZİPTİR

    16 Mart 2009 tarihinde www.airporthaber.com adlı web sayfanızda haber olarak verdiğiniz, haberi hazırlayanın belli olmadığı “Hava-İş 6 trilyonun hesabını ver “ başlıklı yazı tamamen yanlış bilgilerle dolu, basın ahlak kurallarını dikkate almayan ve tüzel kişiliğimizi kamuoyu önünde rencide eden kasıtlı bir haberdir.
    Ayrıca bu haberin altında ve haberle ilgili yorum adı altında kimliği belirsiz kişilerce yayınladığınız tümüyle yanlış ve hiçbir belgeye dayanmayan özellikle yorumlarda vurgulanan “sendikanın paralarının yasadışı bir örgüte” gönderildiği ve şahsi çıkarlar için kullanıldığı şeklindeki görüşler tamamen iftiradır.

    Adı, adresi ve yazarı belli olmayan yorumculara sitenizde yer vermiş olmanız nedeniyle öncelikle bu kapsamda yorum gönderen kişilerin gerçek kimliklerinin, kimlikleri yoksa sisteminizde kayıt altına alınan IP (internet kimlik) no’larının tarafımıza 7 gün içinde verilmesini, verilmediği takdirde hukuk yoluna gidilerek bu kişilerin tespitinin isteneceği, baştan sona ağır suç oluşturan bu yazılara yer verilmesinde Basın Yasası ve Türk Ceza Kanunu Hükümleri uyarınca böyle bir durumda yayın organının sahibi, İmtiyaz sahibi, sorumlu müdürü ve yazarın sorumlu olacağı açıktır. . Dolayısıyla hukukun ve yasaların gücünü, bedel ödemeden öğrenmenin yararı olacağı açıktır. Bu nedenle bu kişilerle birlikte tarafınızın da sorumlu tutulacağını ihtaren bildiririz.
    HAVA-İŞ TEKNIK A.Ş İŞKOLU KARARI ILE ILGILI BASIN AÇIKLAMASI YAPTI.
    Hava-İş Genel Başkanı Atilay Ayçin'in katıldığı basın açıklamasının metni aşağıdadır.
    Değerli Basınımız ve kamuoyumuza

    T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın Türk Hava Yolları Teknik A.Ş işyeri ile ilgili verdiği İŞKOLU TESBİT KARARI ülkemizdeki çalışma hayatı hukukunun güvenirliğine indirilmiş bir darbedir.
    Bu karar aynı zamanda işçi işveren ilişkilerinde İLO normları çerçevesinde tarafsızlık rolü üstlenmesi gereken hükümet bürokrasinin nasıl siyasi bir yanlılık içine girdiğinin de göstergesidir.

    THY Teknik A.Ş işyeri 2500’e yakın üyemizin olduğu Ortadoğu’nun en büyük ve önemli uçak bakım merkezidir. 2006 yılına kadar THY A.O’nun bir bölümü olan Teknik Yardımcılık THY A.O’nun 24 Mayıs 2006’da kamu statüsünü sona erdiren 3. Halka arzından bir gün önce ÖİB kararı ile THY A.O dan bölünerek ayrılmış ve %100 THY A.O sermayesiyle yeni bir tüzel kişilik kazanmıştır.

    İşte bu esnada THY Teknik A.Ş işverenliği 2006 yılı Ağustos ayında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yeni tüzel kişiliğin hangi işkoluna gireceği yönünde başvuruda bulunmuş, böylelikle Bakanlık gerekli teftiş işlemlerini yaparak THY Teknik A.Ş işletmesinin 21 sayılı Hava Taşımacılığı işkoluna girdiğini karar altına alarak resmi gazete yayınlamış, süresi içinde bu karara itirazda bulunulmadığından İŞKOLU TESBİT KARARI KESİNLEŞMİŞTİR.

    Sendikamız buna dayanarak 2007 yılında bu işyerinde 1. Dönem toplu iş sözleşmesi imzalamış ve yetkili sendika olmuştur. Sendikamız 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe girecek 2. Dönem toplu iş sözleşmesi için bakanlığa çoğunluk tespiti için başvurmuş, işte tam bu esnada THY Teknik A.Ş işvereni ve Hak-İş Konfederasyonu’na bağlı Çelik-İş sendikası birlikte bu işyerinin hava taşımacılığı değil metal işkoluna girdiği yönünde itirazda bulunmuştur.

    Bakanlık 2 yıl önce kendi müfettişlerince hazırlanan rapora göre tespit edip kesinleştirdiği işkolu tespit kararına rağmen, bu itirazları işleme koymuş, tekrar teftiş yapmış ve yeni bir rapor hazırlatmış 11 Mart 2009 tarihinde resmi gazetede yeni bir İŞKOLU TESPİT KARARI yayınlamıştır.
    HAVA-İŞ SENDIKASI BAKANLIĞIN TEKNIK A.Ş İŞKOLU KARARI ILE ILGILI 12 MART 2009 TARIHINDE BASIN AÇIKLAMASI YAPACAK
    Basına ve kamuoyuna;

    Hava-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu ve 2500 üyesinin bulunduğu THY Teknik AŞ’ de işveren ve Hak-İş Konfederasyonu’na bağlı Çelik-İş Sendikası’nın birlikte yaptığı işkolu itirazı ile ilgili Bakanlık Kararı resmi gazetede bugün yayınlanmıştır.

    Bakanlığın verdiği bu kararla büyük bölümü hava taşımacılığı iş kolundan çıkartılarak “metal işkolundadır” raporu verilen THY Teknik AŞ. işyeri, uçak bakımlarının yapıldığı uçuş emniyetinin temel ögelerinden en önemlisidir.

    Bu konuyla ilgili 12 Mart Perşembe (yarın) Saat:11:00’da Hava-İş Sendikası Genel Merkezi’nde açıklama yapılacaktır.
    Tüm basın mensupları davetlidir.

    Adres: İncirli cad. Volkan Apt. No: 68/1 Bakırköy/İstanbul
    TEL: 0212 660 20 95(PBX)

    Türkiye Sivil Havacılık Sendikası (Hava-İş) Yönetim Kurulu
    THY TEKNIK A.Ş İŞKOLU TESBIT KARARI KONUSUNDA BAKANLIKÇA SENDIKALARA GÖNDERILEN YAZI KESINLEŞMIŞ KARAR DEĞILDIR.
    Değerli Üyelerimiz

    Bugün (10.03.2009) airpothaber adlı web sitesinde, THY Teknik A.Ş işkolu tespiti konusundaki haberde yer alan;

    “Türk Hava Yolları (THY) Teknik A.Ş.'de işkolları, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü tarafından ikiye ayrıldı. Buna göre THY Teknik A.Ş. çalışanları bundan böyle sadece Hava-İş tarafından temsil edilmeyecek.”
    Şeklindeki haber kesinlikle doğruları yansıtmamaktadır.

    İlgili haber sitesinin Çelik-İş sendikasından aldığı açık olan bu yazı ile kamuoyuna sunulan Bakanlığın bu kararı, hukuken kesin karar değildir. Hukuken kesinleşmemiş bir kararı dikkate alarak “Teknik A.Ş çalışanlarının Hava-İş tarafından temsil edilmeyeceğini” söylemek gerçekle yakından uzaktan ilişkisi olmayan bir söylemdir.

    Bilindiği gibi 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 4. Maddesine göre bu karar resmi gazetede yayınlanmak zorundadır. Bu yayınlanma sonrası 15 gün içinde bu karara itiraz hakkı bulunmaktadır.

    Hava-İş sendikası ilk değerlendirmede tümden yasaya aykırı olduğunu tespit ettiği ve tanımadığı bu karara, elbette hukuken itirazda bulunacaktır ve karar Yargıtay’ca kesinleşinceye kadar Teknik AŞ çalışanlarının Hava-İş tarafından temsil edilemeyeceği konusunda hükümde bulunmak abesle iştigal olacaktır.

    Bu kararın, kaynağı belli kurgularla, Teknik A.Ş çalışanlarına toplu iş sözleşmesi yaptırmamak, çalışanları Hava-İş sendikasından ve havacılık mesleğinden koparmak için yapılan işlemlerin bir devamı olduğunu, yasalar ve temayüller zorlanarak alındığını biliyoruz. Bunları Yüce Mahkeme önünde kamuoyuna açıklayacağız.Yargımızın bu yanlış karara dur diyeceğinden eminiz.

    Ancak THY Teknik A.Ş'de kaos ve kargaşaya neden olarak, iş barışını ve huzurunu dinamitleyerek, çalışanların moral motivasyonunu yokederek uçuş emniyeti yönünden herhangi bir olumsuzluğa neden olunursa, kamuoyuna şimdiden açıklıyoruz ki sorumluları T.C Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, THY Teknik A.Ş Yönetimi ve Çelik-İş sendikası olacaktır.

    Konu ile ilgili resmi Bakanlık tebligatı tarafımıza ulaştığında Hukuk Müşavirliğimiz daha ayrıntılı bir açıklama da bulunacaktır.

    Saygıyla duyururuz.
    HAVA-İŞ SENDIKASI UYARMAYA DEVAM EDIYOR...
    Değerli Basınımız ve kamuoyumuza
    Son elim uçak kazasından sonra T.C Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını bir kez daha uyarıyoruz. Uçak Bakım Merkezi THY Teknik A.Ş işletmesini hava taşımacılığı işkolundan çıkaracak bir karar alınması büyük bir vebal yaratacaktır.
    40 yıldır örgütlü olduğumuz ve 2500 üyemizin bulunduğu ülkemizin en büyük uçak bakım merkezi THY Teknik A.Ş ‘de İşveren ve Hak-İş’e bağlı Çelik İş sendikasının bu işyerinin havacılık değil metal işkolunda olması gerektiği yönündeki itirazları bu işletmede büyük kargaşa ve tepki yaratmıştır.
    THY Teknik A.Ş ve Hak-İş’e bağlı Çelik iş sendikasının itirazları ile 2500 üyemizin 01.01.2009 geçerli olacak 2. Dönem toplu iş sözleşmesi tıkanmış ve üyelerimiz mağdur edilmiştir. İşveren bu süreci bahane ederek kazanılmış sendikal haklara saldırmaktadır.
    Son uçak kazası da göstermiştir ki, bu sektörde en küçük hata kimin tarafından yapılırsa yapılsın büyük acılara neden olmaktadır. Uçak bakımları ise uçuş emniyetinin en temel taşıdır. Uçak bakım merkezindeki mühendisin, teknisyenin, işçinin motivasyonunu kıran onu havacılık mesleğinden koparacak bir işkolu değişikliği kararı, uçuş emniyetini derinden zedeleyecektir. Bu işyerinde havacılık temel faaliyettir.
    SIZLERI UNUTMAYACAĞIZ...
    Unutturmayacağız.

    HAVA-İŞ BASIN AÇIKLAMASI YAPTI
    Değerli Basınımız;

    THY havayolu işletmesine ait Tekirdağ isimli B737-800 uçağının Amsterdam yakınlarında pist dışına düşmesi sonucu oluşan kaza dolayısıyla öncelikle tüm yurttaşlarımıza, yolcularımıza, uçucu ekip üyelerimize, personelimize, kazada yitirdiğimiz uçucu ekip üyelerimiz ve yolcularımızın yakınlarına başsağlığı, yaralılarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
    Elbette bu kazanın oluşması ve nedeni ile ilgili, teknik anlamda veriler tam anlamıyla açıklığa kavuşmadan ve kaza kırım resmi raporu açıklanmadan kim ne söylerse söylesin ancak bir yorum olarak değerlendirilebilir. Bu konuda şu anda 20’ye yakın senaryo ve yorum var.

    Bu seferki kazanın en önemli farklı özelliği ise THY’nin 03 Mart 1974 teki Paris DC-10 kazasından sonra bir başka ülke sınırları içinde, yeniden ölümlü bir kaza yapmış olmasıdır. Böylelikle kazanın “ülkemizden farklı olarak özerk bir sivil havacılık otoritesince” incelenecek olması olayın objektif ve şeffaflık içinde değerlendirileceği ve kısa sürede sonuç alınacağı olasılığını arttırmaktadır. Atlas Jet kaza mahalli ile bu kazanın kaza mahalli arasındaki farka tüm kamuoyumuz şahit olmuştur.

    Bu çok önemli kaza/kırımın THY havayolu işletmesini yönetenler ve bu sektörü denetleyen sivil havacılık otoritesi SHGM için bir uyarı ve de bir ders olması gerektiğini bir kez daha açıkça ilân ediyoruz.
    THY yönetimine “biz biliriz, biz yaparız mantığını yerleştiren, kaza sonrası krizi bile yönetmekten aciz üç kişilik icra komitesi” adlı yapılanma derhal THY’dan ya istifa etmelidir, ya da atayanlar tarafından bu görevlerinden alınmalıdır.
    Daha önce de birçok kez söyledik yine söylüyoruz şu anda tüm dünya medyasında ilk sayfalara yerleşen üçe bölünmüş ve üzerinde Turkish yazısı bulunan bu kaza görüntüsü sadece THY’nin değil tüm sivil havacılık sektörümüzün saygınlığını önemli ölçüde zedelemektedir. Bu sadece THY’nin değil hepimizin kazasıdır.
    HAVA-İŞ SENDIKASI YARIN BASIN AÇIKLAMASI YAPIYOR.
    Hava-İş sendikası 25 Şubat 2009 tarihinde Amsterdam'da meydana gelen elim kaza ile ilgili görüşlerini açıklamak üzere, 27 Şubat Cuma (yarın) saat 11.00'de İncirli Caddesi Volkan apt 68-1 adresindeki sendika genel merkez binası eğitim salonunda basın açıklaması yapacaktır.
    Hava-iş sendikası bu basın açıklamasına tüm basınımızı ve üyelerini davet etmektedir.
    ACIMIZ BÜYÜK, BAŞIMIZ SAĞOLSUN.
    THY havayolu işletmesine ait Tekirdağ isimli B737-800 uçağının Amsterdam yakınlarında pist dışına düşmesi sonucu oluşan kaza dolayısıyla öncelikle tüm yurttaşlarımıza, yolcularımıza, uçucu ekip üyelerimize, personelimize kazada yitirdiğimiz uçucu ekip üyelerimiz ve yolcularımızın yakınlarına başsağlığı, yaralılarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

    Gelen çelişkili bilgiler ve resmi açıklamanın geçikmesi ile kayıplarımız konusunda resmi açıklamanın yapılmaması konuyu değerlendirme konusunda bizi bir beklemeye sürüklemiştir. Ancak akşam saatlerinde Hollanda sivil havacılık yetkililerinin 6'sı yolcu 3'ü uçucu ekip üyemiz olmak üzere 9 kaybımız olduğu konusundaki bilgisi ile gerçekten derin bir üzüntü yaşadık.

    Elbette bu kazanın oluşması ve nedeni ile ilgili, teknik anlamda veriler tam anlamıyla açıklığa kavuşmadan gerçekleri açıklayacak bir değerlendirme yapma olanağımız bulunmamaktadır.

    Ancak olayın daha başından “az ölümlü bir kırım” “buna da şükür” gibi kaderci bir yaklaşımla hemen magazinsel anlamda sulandırılmaya başlanması bile bu ülkede bu kazalardan hiçbir ders alınmadığını hiçbir zihniyet değişiminin olmadığını göstermektedir.

    Daha önce de birçok kez söyledik yine söylüyoruz şu anda tüm dünya medyasında ilk sayfalara yerleşen üçe bölünmüş ve üzerinde Turkish yazısı bulunan bu kaza görüntüsü sadece THY’nin değil tüm sivil havacılık sektörümüzün saygınlığını önemli ölçüde zedelemektedir. Bu sadece THY’nin değil hepimizin kazasıdır.

    Ancak bu çok önemli kaza/kırımın THY havayolu işletmesini yönetenler ve bu sektörü denetleyen sivil havacılık otoritesi SHGM için bir uyarı ve de bir ders olması gerektiğini bir kez daha açıkça ilân ediyoruz.

    Hava-İş sendikası uçuş emniyetinin havayolu taşımacılığın temel olmazsa olmazı olarak değerlendirmekte ve bu konuda uçuş emniyetinin aslında bir tüketici hakkı olduğu bilincini kamuoyuna yaygınlaştırmakta önemli çabalar sarf etmektedir. Bu çabalarımızı ve kazaların altındaki temek nedenleri ve ihmali olanları sorgulamaya devam edeceğiz.Unutmayacağız unutturmayacağız.Bu konuda önümüzdeki günlerde daha ayrıntılı açıklamalarımızı kamuoyu ile paylaşacağız.

    Kaybettiklerimizin derin acısı ile tüm ailelere, measi arkadaşlarına, havacılık camiasına başsağlığı ve sabır diliyoruz.
    18.02.2009 HAVA-İŞ THY VE THY TEKNIK A.Ş'DE KI OLUMSUZLUKLAR KONUSUNDA BASIN AÇIKLAMASI YAPTI
    18.02.2009
    Basın açıklması metni aşağıdadır.
    Değerli Basınımız;

    THY A.O ve THY Teknik A.Ş işverenleri şirketin büyümesi ile övünürken, çalışanların haklarıyla, sendikal haklarıyla, aşı ve ekmeğiyle oynamayı sürdürmektedir.

    01.01.2009 tarihi itibarıyla yürürlüğe girecek iki şirkete ait toplu iş sözleşme süreçleri bu işverenler tarafından bilinçli bir şekilde tıkanmaktadır.

    THY Teknik A.Ş’de işveren ve tetikçi olarak yanına aldığı Hak-İş’e bağlı Çelik İş sendikası, birlikte bu işyerinin Hava Taşımacılığı işkolunda olmadığı metal işkolunda olduğu yönündeki itirazları nedeniyle toplu iş sözleşme süreci tıkanmıştır. Teknik A.Ş’nin havacılık olduğunu bile bile yapılan bu itiraz süreci uçuş emniyetinin temel fonksiyonu olan uçak bakım hizmetlerini yok saymaktır. İnsanları mesleğinden koparmanın yarattığı etkiyi bu şirket yönetimleri görememekte ve faciaya davetiye çıkarmaktadır.
    THY A.O’da ise işveren bugüne kadar bu ülkenin çalışma hayatında görülmemiş bir işlemle sendikanın yerine çoğunluk tespiti yaptırmış ve işi oldubittiye getirerek hukuk dışı toplu iş sözleşme çağrısı yapmıştır. İşverenin tek taraflı yaptırdığı bu işlemde sendikanın üye sayısı 3000’e yakın eksik tespit edilmiş, THY de işletme tipi olan sözleşmeye dâhil işyerleri ise tespit edilmemiştir.
    HAVA-İŞ’E VE TEKNIK A.Ş. İŞÇILERINE ULUSLARARASI DESTEK
    Üst örgütümüz Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu (ITF) ve onun Avrupa kolu Avrupa Taşımacılık İşçileri Federasyonu (ETF), Teknik A.Ş. çalışanlarının toplu sözleşme hakkının ortadan kaldırılması girişimini kınadı.

    ITF Genel Sekreteri David Cockroft ve ETF Genel Sekreteri Eduardo Chagas’ın imzasını taşıyan mektupta “ Bizler, Türkiye Sivil Havacılık Sendikası Hava-İş’e hem Türk Hava Yolları THY’de hem de THY Teknik A.Ş.’de toplu iş sözleşmesi hakkı için vermekte olduğu mücadelede desteğimizi ifade etmek istiyoruz. Hava-İş 1962 yılından bu yana pilotları, kabin memurlarını ve uçak bakım işçileri dâhil yer hizmetleri çalışanlarını temsil eden tek sendikadır,” denildi.
    HAVA-İŞ SENDIKASI THY 22., THY TEKNIK A.Ş. 2.DÖNEM TOPLU-İŞ SÖZLEŞME ÖNTASLAKLARI YAYINLANDI
    20-21 Aralık 2008 tarihinde İstanbul'da toplanan Hava-İş Genel Temsilciler kurulunda tartışılarak belirlenen THY 22., THY Teknik A.Ş. 2. Dönem toplu iş sözleşmelerinin idari maddelerindeki değişiklikleri içeren ön taslaklar yayınlandı.

    Taslaklardaki değişiklikler ile ilgili üyeler Hava-İş web sayfasındaki THY A.O. ve THY Teknik A.Ş. linklerinden de görüşlerini maddeler halinde Hava-İş Sendikasına bildirebilecekler.

    Ücret zamları ile ilgili çalışmalar bilahare sonuçlandırılarak üyelerin görüşlerine sunulacak.
    HAVA-İŞ SENDIKASI ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLIK BAKANI VE ÇALIŞMA GENEL MÜDÜRÜ HAKKINDA THY TEKNIK A.Ş IŞKOLU ITIRAZINI IŞLEME KOYMALARINDAN DOLAYI SUÇ DUYRUSUNDA BULUNDU.
    Hava-İş sendikası 2 Ocak 2009 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Faruk Çelik ve Çalışma ve Genel Müdürü Sayın Fikret Şöhret hakkında kesinleşmiş bir işkolu tespiti hakkında yapılan itirazı işleme koymaları ve dolayısıyla görevlerini kötüye kullandıkları savıyla suç duyrusunda bulundu.

    Bilindiği gibi THY Teknik A.Ş işyerinde 2006 Ağustos ayı içinde sözkonusu işyerinin işvereni tarafından 1. dönem toplu iş sözleşmesi öncesi bu tespit talep edilmiş, Bakanlık yaptığı tespitle bu işyerinin 21 Sayılı Hava Taşımacılığı işkoluna girdiğini tesbit etmiş ve Resmi Gazetede yayınlamış yasal süresi içinde bu tespite itiraz olmadığından karar kesinleşmiştir.

    Bakanlığın bu kesinleşmiş karara rağmen Sendikalar Kanunun 4. maddesi çerçevesinde yapılan itirazı işleme koymasını, yasanın varlık nedenini ortadan kaldıran bir işlem olarak değerlendiren Hava-İş sendikası illgili yetkililer için şahsi sorumluluk da dahil suç duyurusunda bulunmaya karar vermiş ve bu kararı çerçevesinde dilekçesini Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirmiştir.



    HAVA-İŞ SENDIKASI TEKNIK A.Ş’ DE İŞKOLU İTIRAZI İLE İLGILI ÇALIŞMA VE SOSYAL BAKANLIK BAKANLIĞA BILIMSEL GÖRÜŞ HAZIRLATARAK BAŞVURUDA BULUNDU
    Hava-İş Sendikası Teknik A.Ş. işvereni ve Hak-İş’e bağlı Çelik-İş Sendikasının Teknik A.Ş işyerini Metal işkolunda olduğuna yönelik yaptığı işkolu itirazı konusunda ülkemizin saygın ve üstün hizmetlerle görev yapmakta olan Sayın Prof.Dr. Savaş Taşkent ve Sayın Prof.Dr. Ömer Eğrenci’ye konu ile ilgili bilimsel görüş oluşturmaları yönünde başvuruda bulundu.

    İki değerli bilim ve iş hukuku adamımızın hazırlamış olduğu bu bilimsel görüş Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile bakanlık İş Teftiş Kurulu Başkanlığına birer yazı ekinde gönderildi.

    Hazırlanmış olan bilimsel görüş sendikamızın bu olayın oluşması itibari ile ortaya koyduğu görüş ve değerlendirmelere tam destek vermektedir.

    Başvuru yazılarımızı ve eki olan bilimsel görüşü inceleyebilirsiniz.

    Hava-İş sendikası bakanlığa yaptığı başvuruda daha önce kesinleşmiş işkolu tespit kararı ile ilgili yapılacak işlemlerde hukuk dışına çıkılması halinde ilgili işlemleri yapanlar konusunda şahsi sorumluluk anlamında her türlü hukuki işlemi başlatacağına da açıkca bakanlığa bildirdi.
    HAVA-İŞ SENDIKASI THY TEKNIK A.Ş DE IŞKOLUNA YAPILAN ITIRAZ ILE ILGILI BASIN AÇIKLAMASI YAPTI
    Basın Açıklaması metni aşağıdadır.
    Değerli basın ve kamuoyuna
    Sendikamız Hava-İş ülkemizde 21 sayılı Hava Taşımacılığı İşkolunda yetkili tek sendikadır. THY A.O’dan 2006 yılının Mayıs ayında bölünerek ayrılan THY Teknik A.Ş de ise çalışanların toplu iş sözleşmesi hükmü gereği kapsam dışı personel hariç %100’ü sendikamız üyesidir.
    Üyelerimizin büyük bir bölümü SHGM lisanslı Uçak Teknisyenleri ve Mühendislerdir.
    Sendikamız 30.10.2008 tarihinde normal prosedür gereği THY Teknik A.Ş işyeri için toplu iş sözleşmesi yapmak amacıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na çoğunluk tespiti için başvurmuştur.
    Bu prosedür sonucu beklenirken sendikamızın bilgisi dışında, THY İşvereni ve Hak-İş Konfederasyonu’na üye Çelik-İş Sendikası’nın Bakanlığa THY Teknik A.Ş işyerinin METAL İŞKOLUNDA olduğuna dair itirazları olduğu şifahen ve TESADÜFEN öğrendik.
    Bilindiği İşkolu tespiti ile ilgili itiraz Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerince incelenecek ve karara bağlanacaktır. Süreç şu anda bu inceleme aşamasındadır.
    Bu itiraz basit bir hukuki itiraz değildir.
    Çünkü Teknik A.Ş 2006 Mayıs ayında THY’den bölünerek ayrıldığında THY Teknik işverenliği yine o tarihlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bizzat resmi başvuruda bulunmuş ve Bakanlık gerekli incelemeyi yaparak işyerinin HAVACILIK işkolunda olduğunu tesbit etmiş ve 31.08.2006 tarih ve 26275 sayılı resmi gazetede yayınlanarak kesinleşmişti. Bu karara hiç bir sendikada itirazda bulunmamıştı. Yani THY Teknik A.Ş’nin hangi işkolunda olduğunun tespiti işlemi hukuken bitmiştir. (EK-1 İlgili RESMİ GAZETE TEBLİĞİ)
    HAVA-İŞ SENDIKASININ ÖRGÜTLÜLÜĞÜNE YÖNELIK SALDIRILARA BIR YENISI EKLENDI.
    Binlerce uçak bakım lisanslı teknisyen ve yüzlerce mühendisin çalıştığı ortadoğunun en büyük ve nitelikli uçak bakım merkezi THY Teknik A.Ş’nin Metal İşkolunda olması gerektiği savıyla işveren ve Hak-İş’e bağlı Çelik İş sendikasınca Hava-iş’e karşı işkolu itirazı yapıldı.
    Haklarına ve sendikalarına sahip çıkan çalışanların bu tavrını bir türlü hazmademeyen, THY yönetimi ve onun sözünden çıkamayan THY Teknik A.Ş yönetiminin, çalışanlara karşı bu dönem daha kapsamlı ve daha saldırgan bir tutum içine gireceklerini defalarca kamuoyuna açıkladık.
    Ve büyük bir utanmazlık ve düşmanlıkla dolu kafalarındaki en son oyuna giriştiler. Teknik A.Ş işyerlerinin işkolunun HAVACILIK değil, METAL işkolunda olduğu şeklinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na İŞKOLU İTİRAZINDA bulundular.
    Hemde kiminle biliyor musunuz HAK-İŞ konfederasyonu’na bağlı Çelik İş adlı sendikayla birlikte.
    1962 yılından bu yana 21 nolu hava taşımacılığı işkolunda yıllarca ve defalarca toplu iş sözleşmesi yapılmış THY A.O’nun birimi iken, 2006 yılı Mayıs ayında bölünerek ayrı bir tüzel kişilik kazanmış THY Teknik A.Ş işyeri ile ilgili olarak THY Teknik A.Ş işvereni ve Hak-İş Konfederasyonu’na bağlı Çelik İş sendikası işyerinin “METAL İşkolunda” olduğu savıyla işkolu itirazında bulundu.
    1962 yılından buyana havacılık işkolunda bulunan bir işyerini hedef alarak, hemde o işyerinin işvereni ile birlikte işkolu tesbiti isteyen, işçilerin toplu iş sözleşmesini engellemeye yönelik böyle bir gişimde figuranlık yapmayı göze almış kendisine sendika adını yakıştıramadığımız işçi sınıfının kuyusunu kazan Hak-İş’e bağlı bu sendikayı bir kenara bırakıyoruz. Onlarla işçi sınıfı önünde ayrıca hesaplaşacağız.
    Bilindiği gibi THY Teknik A.Ş 24 Mayıs 2006’da THY bünyesinden ayrıldığında İŞVEREN KENDİ TALEBİ İLE BU İŞYERİNİN HANGİ İŞKOLUNDA OLDUĞUNU tesbit amacaıyla başvuruda bulunmuş ve Bakanlık işyeri incelemesi yaparak işyerinin HAVACILIK işkolunda olduğunu tesbit etmiş ve 31.08.2008 tarih ve 26275 sayılı resmi gazetede yayınlanarak kesinleşmişti. Bu karara hiç bir sendikada itirazda bulunmamıştı.
    HAVA-İŞ TOPLU IŞ SÖZLEŞME TALEPLERINI ANKETLE BELIRLIYOR
    Hava-İş sendikası üyelerinin katılım ve görüşlerini almak amacıyla THY A.O 22 ve THY Teknik A.Ş 2. dönem toplu iş sözleşme anketlerini işyerlerinde dağıtarak işçilerin görüşlerini almaya başladı. Bu anket sonuçları ile birlikte yapılan işyeri gezileri önümüzdeki günlerde toplanacak Başkanlar Kurulunda değerlendirilerek ön taslak hazırlanacak ve Aralık ayı başında işçilerin görüşlerine sunulacak.
    20-21 Aralık 2008 tarihinde toplanacak Genel Temsilciler Kurulunda ise bu öntaslaklar üzerinde işçilerin ilettiği görüşler değerlendirilerek işverene verilecek nihai talepler sonuçlandırılacak.

    İşyerinde matbu olarak doldurulmakta olan anketlere ulaşamayan üyeler sağdaki sütunda yeralan TİS anket duyuru logosunu tıklayarak anketlere erişebilir ve doldurabilirler.
    SENDIKAMIZ TÜYAP KITAP FUARINDA STAND AÇTI.
    TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. ve Türkiye Yayıncılar Birliği tarafından TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi-Büyükçekmece’de, 1-9 Kasım 2008 tarihleri arasında düzenlenecek olan 27. İstanbul Kitap Fuarı 1 Kasım 2008 Cumartesi günü saat 12.00’da, TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından gerçekleştirilen 18. İstanbul Sanat Fuarı ile eş zamanlı olarak T.C. Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul Günay, 27. İstanbul Kitap Fuarı Onur Yazarı Sayın Füruzan, TÜYAP Kitap Fuarları Danışma Kurulu Başkanı Sayın Doğan Hızlan, Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Sayın Çetin Tüzüner ve 18. İstanbul Sanat Fuarı Onur Sanatçısı Sayın Mehmet Aksoy tarafından açıldı.

    Bu sene “1968: 40 Yıl Önce, 40 Yıl Sonra” temasıyla düzenlenen İstanbul Kitap Fuarı’na yaklaşık 550 yayınevi ve sivil toplum kuruluşu katılacak; panel, söyleşi, konser, şiir-dinletileri ve çocuk etkinlikleri gibi 282 kültür etkinliğinde ve imza günlerinde 750 yazar okurlarıyla buluşacaktır.

    Hava-İş Sendikası da bu kapsamda ilk kez bu fuarda standa açtı. Özellikle çağrı merkezinin kapatılmasına yönelik THY yönetimin aldığı karar karşı afişlerle yapılan duyuru ve imza kampanyası önemli bir destek gördü. Ayrıca sendikamızın tüm yayınlarından örnekler katılımcılara sunuldu. Uçuş güvenliğinin tüketici hakkı olduğunu ve uçucu ekiplerin yorgunluğunun uçuş emniyetine etkilerini anlatan kampanya materyallerimizde büyük ilgi gördü.
    THY A.O. İŞVERENININ TOPLU SÖZLEŞME ÇAĞRISI YAPTIĞI YÖNÜNDEKI AÇIKLAMASINA YANIT.
    Üyelerimize bu konuda aşağıdaki bilgilendirme bülteni yayınlanmıştır.
    THY A.O işvereninin bugün saat 16.30 civarlarında göndermiş olduğu e-posta duyurusunda Hava-İş Sendikasını toplu iş sözleşme görüşmelerine davet ettiği duyurulmuştur.
    Konuyla ilgili bugün yayınladığımız bülten ile size bu konuyu sizlere duyurmuştuk. Bugün saat 16.00 civarlarında THY işvereni noter aracılığı ile sendikamıza 22. Dönem TİS çağrısı yapmıştır.
    Bu çağrının hukuken hiçbir değeri olmadığı açık olmasına rağmen işverenin yaptığı bu işlemin amacı ya sadece hukuki kargaşa çıkarmak ya da bu süreçle ilgili yaptıkları hukuki hatayı kamuoyunun ve çalışanların gözünden kaçırmaktır.Sendikamız Bakanlığa işverence yapılan başvuru neticesinde verilen ve 08.10.2008 tarihinde tarafımıza tebliğ edilen çoğunluk tespit yazısına karşı, 2822 sayılı yasanın 15. Maddesi çerçevesinde zamanı içinde gerekli mercilere itirazda bulunmuştur.
    Bu itiraz, işverence yapılmış irademiz dışındaki bu işlem ve işlemdeki ;
    THY A.O İşyerlerinin tespit edilmemesine ve üye sayımızın önemli ölçüde eksik tespit edilmesine karşı yapılmıştır.
    Bu itiraz TİS görüşmelerinden kaçmak, süreyi uzatmak, vb amaçla kesinlikle yapılmamıştır. Artık her söyledikleri söz ertesi gün “doğru çıkmayan” bu THY yönetimine kimsenin güveni ve saygısı kalmamıştır. Bunlar onların son çırpınışlarıdır.
    İlgili kanunun 15. Maddesi çerçevesinde 6 gün içinde bu çoğunluk tespitine yapılan itiraz nedeniyle yasaya göre itiraz sonucu belirlenmeden ve bitmeden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca “yetki belgesi mahiyetindeki özel tespit yazısının verilmesi yasal olarak zaten mümkün değilken” toplu iş görüşme çağrısı yapılması 2822 sayılı yasaya aykırıdır.
    Bu nedenle Hava-iş sendikası için bu çağrının hukuki hiçbir geçerliliği yoktur. Sendikamız itiraz sürecinin sonuçlanması bekleyerek geçmiş dönemlerdeki gibi gerekli prosedürleri uygulayacaktır. Bu çağrıya hukuk gereği katılım gösterilmeyecek, tam tersi Pazartesi günü noter kanalıyla bu görüşümüz resmen işverene iletilecektir.
    Hava-İş sendikası anketlerle işyeri gezileri ile açıklık ve şeffaflık içinde üyeleri ile birlikte kendi iradesi ile TİS hazırlıklarını yürütecek ve üyelerinin taleplerini masaya taşıyacaktır.
    Sendikamız bülten savaşı başlatarak bilgi kirliliği yaratmak niyetinde değildir. Bu konu ile ilgili görüşümüz açıktır. Hukuken resmi itirazımızın sonuçlanması beklenecektir. TİS hazırlık çalışmalarımızın sürdürülmesi dışında başkaca bir işlem yapılmayacak, işverenle herhangi bir tartışmaya girilmeyecektir. Saygılarımızla.
    Türkiye Sivil Havacılık Sendikası Yönetim Kurulu
    SENDIKAMIZ VATAN GAZETESI YAZARI AYDIN AYAYDIN'IN BU GÜNKÜ KÖŞE YAZISINA TEKZIP YAZISI GÖNDERDI
    Sendikamızın tekzip yazısı aşağıdadır.
    Sayın Ayaydın;

    İdeolojik anlamda özelleştirme, esnekleştirme, küreselleşme yanında tavır alabilirsiniz ancak, bugün Vatan gazetesindeki köşe yazınızda bahsettiğiniz çağrı merkezinin kapatılması ile ilgili yazınız hiçbir sosyal çözüm önerisi içermeyen THY yönetiminin duyarsızlığına denk düşen bir nitelikte olup, doğru olmayan bilgilerle doludur.

    Öncelikle yasalara göre işin yürütümü işverene aittir. İşverenin kendi uhdesindeki bir bölümde yürüttüğü işlerle ilgili sendikanın üyelerine işin yürütümü konusunda işlem yaptırmasına işverenlerin “yönetimime müdahale” diye baktığını sizlerde biliyorsunuz. Ülkemizde işleri sendikaların şeffaf katılımını kabullenerek yürütecek çağdaş bir işveren mantığını siz nerde gördünüz acaba?

    En basiti THY işvereni bırakın sendikanın otokontrol ile ilgili işlem yapmasını, aldığı böylesine önemli sosyal sorun olacağı açık konuda bile ne sendikanın ne de çalışanların görüşlerini almış, kapalı kapılar ardında işlemi gizlice gerçekleştirmiştir.

    THY açık, yazılı bir şekilde çalışanların tümünü bir başka departmanda çalıştıracağını açıklamamış, sendikamızın bu konuda yazdığı resmi yazıya da henüz yanıt bile vermemiştir. Siz hangi otokontrolden bahsediyorsunuz.

    THY’nin statüsü konusundaki bilginizde yanlıştır. THY 24 mayıs 2006 tarihinde 3. Halka arz sonrası kamu niteliğini yitirmiştir. Bir özelleştirmeci olarak gündemi epeyce kaçırdığınızı size üzülerek söylemek zorundayız. THY artık, ne TBMM ne de denetleme kurullarının denetimine tabi değildir. THY şu anda 3 kişilik icra kurulunca istediği her kararı alan bir özel sektör kuruluşundan farklı değildir. En önemli kararlarda aslında sivil havacılık konusunda akrediteleri şüpheli bu 3 kişilik icra komitesi tarafından alınmaktadır. THY bırakın sendikanın otokontrolüne sıcak bakmayı, kendi yönetim kurulunun pek çok yetkisini bu 3 kişilik icra kurulunda toplamıştır.

    Ayrıca kurum olarak personelin verimliliği konusunda da yanlış bilgiye sahipsiniz. Bizzat THY’nin büyümesi ve mali performansı ile emek maliyetinin diğer havayolları ile kıyaslamasını bir inceleme zahmetine katlanırsanız THY’nin anlı şanlı özel sektör kuruluşlarından bile verimli olduğunu göreceksiniz.

    Verimlilik ve kalite ile ilgili size sendikamızın çağrı merkezi ile ilgili ekteki bir raporunu gönderiyoruz. Raporu incelediğinizde yapılan işlere baktığınızda, bu çalışanların sadece telefona bakan kişiler olmadığını anlayacaksınız.Aynı zamanda verimlilikleri ile ilgili THY Çağrı Merkezi Müdürlüğünün (yani bizzat işverence) hazırladığı faaliyet raporlarını da bulacaksınız. Bu raporları incelemeden yazınızı yazdığınız için, yazınızın içeriği konusunda bir kez daha düşüneceğinizi ve yarın düzeltme yapacağınızı umuyoruz.
    Çağrı merkezi havayolu bileti satmaktadır ve 1618 sayılı kanuna göre havayolları ve yetkili seyahat acente belgesi olmayanlar bu işlemi yapamazlar. THY anlaştığı iki şirketin seyahat acente belgelerinin olup olmadığını hiç araştırdınız mı acaba. Yani hukuksuz bir işlem yapıldığının farkında mısınız?

    Siz ihalenin şartlarını biliyorsanız ve size THY yönetimince verildi ise lütfen bize de bir kopya gönderin biz size satır aralarında o firmalara ne gibi kolaylıklar sağladığını söyleyelim. Örneğim THY’nin milyonlarca dolar ödeyerek aldığı yazılım lisanslarını bu firmalara ücretsiz devretme konusunda sözleşmede bir madde var mı acaba? Bize bildirebilirimsiniz.

    Çağrı merkezi özelleştirilmemektedir, bu bilginizde yanlıştır. THY bu bölümü kapatmakta işleri dışarıdan bir başka firmaya yaptırmaktadır. THY havayolu bilet satışları ile ilgili yolcu kişisel bilgilerini de artık bu üçüncü kişilere verecek ve veritabanını bu üçüncü kişilere açmak zorunda kalacaktır. Almanya'da Alman Telekomu’nun bir bölümünün taşeronlara devredilmesi sonucu milyonlarca kişisel bilginin çalındığı konusunda bir bilginiz var mı?

    Türkiye Sivil Havacılık Sendikası şirketin yararına olan her kararı desteklerken aynı zamanda kamu yararını da gözeterek tüketici haklarını da desteklemektedir. Havacılık sektöründe uçuş emniyeti ve güvenliği konusunda uyarıcı görüşlerini sürekli gündemde tutmaktadır. Çağrı merkezinin kapatılması sizin dediğiniz gibi verimsizlikten değil, THY yönetiminin aldığı denetimsiz ve mantıksız kararlar nedeniyle gündeme gelmiştir.

    Son olarak hiçbir ayrıntılı inceleme yapmadan yazdığınız doğru olmayan bilgilerle dolu bu yazınız ile ilgili yukarıdaki görüşlerimizi ve ekteki raporumuzdaki doğru bilgileri köşenizde, işsiz bırakılmak istenen 550 THY çalışanına “insan” olarak biraz saygınız varsa yayınlarsınız.
    Saygılarımızla.
    IATA SEYAHAT ACENTELERI DERNEĞI (ISAD) THY ÇAĞRI MERKEZI IŞLERININ 3. SAHIŞLARA VERILMESININ KANUNA AYKIRI OLDUĞUNU AÇIKLADI.
    İSAD'ın açıklaması aşağıdadır.

    Degerli Meslekdaslarimiz,

    THY Yonetiminin ulkemiz Seyahat acentelerinin yok edilmesi ve ticaret den cekilmesi planlari en son internet indirimi ile baslamisti.Simdide THY Cagri Merkezini 1618 Sayili Seyahat Acenteleri Kanunu ve Yonetmeligine aykiri olarak Ozellestirmeleri ve bu ozellestirmeyi iki sirkete vermeleri ile devam etmektedir.

    THY Cagri Merkezini,Seyahat Acentelerine haksiz rekabet yapmak icin buyuk bir bilet satis Merkezi haline getireceklerdir.127 Kisi lik Cagri Merkezi,450 kisi ile buyuk bir merkez olmustu.Bu olusum daha da buyuyecektir.

    Cagri Merkezinin masrafi,satilan ucak biletlerinden cikacagina gore Hicbir Seyahat Acentesi THY eliyle olusturulan ,THY Cagri Merkezi isimli buyuk bilet satis merkezi ile rekabet edemez....

    THY nin imkanlari ilede bu telefonla ucak bileti satis merkezleri desteklenecektir...

    Oysa bu isler 1618 sayili kanunumuza gore kurulmus 550 THY Yetkili,Websdom projesi ilede olusan 2000 alt acente ile Seyahat Acentelerinin yapmasi gereken Faaliyetlerdir.

    2006 Yilinin sonunda 1618 Sayili Seyahat Acenteleri Kanununda degisiklik yapilirken Mevcut Tursab Yonetiminin gozunden kacan veya Havayollari baskisi ile kanun disina cikartilan ve boylece Havayollari Ucak Biletlerinin heryerde satilmasina olanak veren madde son anda ISAD in olayi fark etmesi ,Ankara Girisimleriyle tekrar tarafimizdan,Alt Komisyonda Sayin Komisyon Uyelerininde destegiyle tekrar kanuna yerlestirilmisti....
    1618 sayili kanun ve yonetmeligimize gore Ucak biletleri Seyahat Acentelerinin haricinde satilamaz,rezervasyonu yapilamaz.Seyahat Acentesinin oldugu yerde baska is yapilamaz.

    1618 Kanun,Madde 4(Degisik 5571-28.12.2006/m.5)
    ''Turkiyede Seyahat Acentaligi Faaliyeti gostermek icin Bakanlikdan Isletme belgesi almak zorunludur.Isletme Belgesi almak isteyenlerin basvurularina iliskin usul ve esaslar yonetmelikle belirlenir.
    Yurt disinda ve/veya yurt icinde yolcu tasimaciligi yapan otobus isletmelerinin hizmetleri nakliyecilik hizmeti niteliginde olup,bu kanun hukumlerine tabi degildir.''
    Yonetmelik madde 4-g,Madde 5-a
    Seyahat Acentaligi faaliyetleri ,Kanuna gore kurulmus Seyahat Acentalarinca yerine getirilir.Tuketiciye yonelik olarak bir bedel karsiliginda seyahat acentaligina munhasir faaliyet olarak tanimlanan hizmetlerin seyahat acentesi olmayan kisi ve kuruluslar tarafindan yapilmasi yasaktir.Seyahat acentalarina munhasir hizmetler sunlardir.
    Madde 5-a,2 Kara,deniz ve hava ulastirma araclarinin ve bu araclara sahip isletmelerin rezervasyonunu yapar,biletlerini satar.''

    Bu kanun ve yonetmelik hukumleri uyarinca THY nin kendi sigortali personeli haricinde ozelestirme ile THY Cagri Merkezini satin alan hicbir kurum ve kisiler ucak bileti satamaz.Seyahat Acentasi Belgesi almak zorundadirlar.

    THY ,Ozellestirmesini Seyahat Acentasi olmayan kurum ve kisilere yapmakla,1618 Sayili kanuna aykiri davranmis ve Hukuk disina cikmistir.
    Maksimum Kart Taksit Kampanyasinda Seyahat Acentelerinin Dislanarak ,internet ve thy cagri merkezinin dahil edilmesi,THY Yonetimin,THY Olanaklarinin kullandirilmasinin en iyi ornegidir.

    Biz ISAD Olarak THY Cagri Merkezinin Ozellestirilmis haliyle ucak bileti satmasinin kanunsuz oldugunu Ozellestirme Idaresi Baskanligi ve Turizm Bakanligi na bildiriyoruz.

    Konuyla ilgili Tursab in da islem yapmasini istiyoruz.
    Hicbir sekilde Bu Cagri Merkezlerini satin alan sirketlere Seyahat Acentaligi Isletme Belgesi verilmesini istemiyoruz ve onaylamiyoruz.

    Bu konuya Tursab in ,Hava-is gibi sahip cikmasini ve uyelerine haksiz rekabet olusturacak ,ozellikle Anadolu Seyahat Acentelerini tamamen yok edecek bu ozellestirmenin iptali icin gerekli Hukuki islemlere derhal baslamasini bekliyoruz.

    Saygilarimizla

    ISAD IATA SEYAHAT ACENTELERI DERNEGI


    0532 3513568-0532 2437798-0212 2494430-0212 2313869
    THY ÇAĞRI MERKEZININ KAPATILMASI ILE ILGILI BASIN AÇIKLAMASI YAPILACAK.
    Sendikamız, bayramın ikinci günü olan 1 Ekim Çarşamba günü saat 14.30'da THY Teknik B kapısı THY Çağrı Merkezi binası önünde tüm üyelerimizin katılımıyla basın açıklaması yapacaktır.THY ve Teknik A.Ş tüm üyelerimiz çağrı merkezinde bayramda çalışanlara işsizliği hediye olarak reva gören THY yönetiminin bu haksız kararını karşı birlikte tepki gösterecekler.

    Sendikamızın bu haksız ve adaletsiz işlemi kamuoyu vicdanında mahkum etmeye yönelik her türlü girişimi devam edecektir.
    Bayramda günlük gazetelerde bu konuda kamuoyumuzu bilgilendiren ilanlar yayınlanacaktır.

    Sendikamız ayrıca konu ile ilgili sayın Cumhurbaşkanı, Sayın TBMM Başkanı, ve siyasi parti başkanlıklarına aşağıdaki resmi yazıyı sunarak bilgilendirmiştir.


    Sayı: 2008.25/60.01/M.Y. 29.09.2008
    Konu: THY’de bayramda işçi kıyımı hakkında


    Size ülkemizde 21 sayılı hava taşımacılığı işkolunda tek yetkili sendika olan Türkiye Sivil Havacılık Sendikası (Hava-İş) olarak yazıyoruz. Sendikamız THY’de 10000’e yakın işçi adına da halen tolu iş sözleşmesi imzalamış sendika olarak bu işyerinde yetkili tek sendikadır.
    Bilindiği gibi ulusal havayolumuz THY A.O, 3 farklı tarihte yapılan halka arz sonrası kamu hisseleri toplam hisse oranı içinde %50 payın altına düştüğünden kamu niteleğini yitirmiş, ancak Özelleştirme Kanunun da belirtilen stratejik kuruluşlar arasında bulunduğundan, kalan kamu hisseleri ile birlikte 1 adet imtiyazlı C grubu hissenin ÖİB üzerine kayıtlı olması ile Ana sözleşmesindeki hükümler çerçvesinde “yönetim açısından” halen kamu kuruluşu gibi hareket etmektedir.
    Bu özel şartlarla oluşan “fiilen kamu” yönetimi uygulamaları ile ilgili ise diğer kamu kuruluşları için geçerli olan bir denetim mekanizması kalmamıştır. Mevcut THY A.O yönetiminin aldığı önemli kararlar kamu denetiminde değildir.
    Ulusal havayolumuz THY A.O son 5 yıl içinde izlediği büyüme stratejileri ile uçulan noktalar, uçulan noktalara yapılan sefer sayıları ve filodaki uçak sayısı yönünden %30’ları bulan önemli bir büyüme trendi oluşturmuştur.
    Bu büyüme trendi oluşturulurken personel sayısında çok önemli bir artış olmamış, ayrıca emekliliği gelen önemli sayıda personel emekli olduğundan veya “re’sen emekli edildiğinden” personel verimliği de olağanüstü boyutlarda artmıştır.
    Ancak yukarıda arzettiğimiz gibi THY A.O şirket yönetimi, kamusal denetimlerin kalmamasının yarattığı uygun koşullar çerçevesinde, günübirlik, çalışanların haklarını derinden olumsuz etkileyecek kararlar almaya başlamıştır.
    Şirket yönetimi bu kararlar ile bir önceki dönem toplu iş sözleşmesi esnasında bizatihi kendi zorlamaları ile yaptırılan “grev oylamasının” kaybedilmesinin karşılığı için alındığını, bir cezalandırma tutkusu içine girildiğini el altından personele duyurmuş ve duyurmaktadır.
    Son olarak THY A.O’nun Anadolunun tümüne yayılmış ve marka olmasının yegâne nedeni olan Bodrum, Dalaman, Erzurum, Kayseri Diyarbakır, Malatya, Batman, Trabzon vb bir çok ildeki satış müdürlüklerindeki işleri ihaleyle başka firmalara yaptırmaya başlaması ve bu kısımlardaki personelin kış günü çocuklarını, ailelerini parçalayarak İstanbul’a tayin edilmeleri bunun en önemli örneklerindendir.
    THY Yönetimi en son olarak ise yine akıl almaz bir kararla ülkemizin en iyi çağrı merkezi ödülünü almış İstanbul’daki THY Çağrı Merkezini kapatma, işleri ASSİSTT ve VODATECH firmalarına devretme kararı almıştır.
    Bu kararla bu merkezde çalışan 550’ye yakın çalışan işsiz kalacaktır. THY yönetimi bu olayın da sosyal boyutunu hiç gözetmemiş, ne sendika ne de çalışanlara alınan kararla ilgili bilgi vermemiş sadece kabaca “bu işyerini kapattım” demiştir.
    THY çağrı merkezi çalışanları sadece telefona bakan yanıt veren kişiler değildir. Havayolu bilet satışı ve rezervasyonu konusunda eğitim almış uzmanlaşmış bir ölçüde havayolunun bilet satışında en önemli payı olan kişilerdir. Müşteri memnuniyeti ve hizmet kalitesinin odağını oluşturmaktadırlar. Havayolu müşterileri onlara kredi kartı bilgilerini Miles&Miles bilgilerini THY personeli olduğu için güvenle teslim ediyor. Tüm yolcularımız bu kararla bu hizmetleri artık şirket aidiyeti olan THY çalışanlarından değil, üçüncü şahıslardan alacaklardır.

    THY A.O yönetimi bu uygulamaları basitçe rekabet/maliyetin doğal sonucu gibi lanse etmektedir. Ancak mevcut THY personeli bu işleri, en az sayıda kişiyle yılların deneyimi ve birikimi ile yapmaktadır. Yıllardır bu şirkete hizmet veren deneyimli ve eğitimli personel işsizliğe mahkûm edilirken, AssisTT ve Vodatech firmalarından hizmet alınacaktır. Yani bir kısım insanımız işsiz bırakılırken daha kötü koşullarda bir başka insanlar işi yapmaya zorlanacaktır.

    Tüm bunlar değerlendirilerek yıllardır kökleşmiş ve kurumsallaşmış THY kimliğinin korunması ve eğitimli deneyimli personelin iş devamlarının sağlanması amacıyla THY A.O Yönetim Kurulunca alınan bu karar ile ilgili tüm çalışanlarımız adına kararın geri alınması yönünde destek olunmasını hususunu bilgilerinize saygılarımızla arz ederiz.


    TÜRKİYE SİVİL HAVACILIK SENDİKASI

    ATİLAY AYÇİN MUSTAFA YAĞCI
    GENEL BAŞKAN GENEL SEKRETER
    THY ÇAĞRI MERKEZI ÇALIŞANLARININ TEPKILERINE DESTEK OLALIM.. 4440849'U ARA DESTEK OL...
    Hava-İş sendikası tüm yolcularadan ve kamuoyundan THY çağrı merkezi çalışanlarının işssiz bırakılmasına yönelik alınan THY yönetim Kurulu kararına karşı sanal destek kampanyası başlattı...Sendikanın basın açıklaması aşağıdadır.

    Aranacak numara: 444 0 849
    "Acil takım liderinizle görüşmek istiyorum. Halktan biri olarak, THY Yönetimiden çağrı merkezinin kapatılmamasını ve işçilerin işsiz bırakılmaması talep ediyorum“
    Takım liderini bekleyip hatta mümkün olduğunca fazla kalıp THY’nin bu insanlık dışı uygulamasının eleştirmenizi ve çalışanlarının sahipsiz olmadıkları konusunda uzun süre konuşmanızı rica ediyoruz.

    Günde 5 defa aramanızı rica ediyoruz.


    HAVA-İŞ BASIN AÇIKLAMASI 2709.2008

    Değerli Basın ve Kamuoyuna;
    THY Yönetimi çağrı merkezi çalışanlarının tepkileri üzerine ne yapacağını şaşırdı.
    Çağrı merkezi çalışanları özverilerini ortadan kaldırdıklarında şirket için nasıl bir öneme sahip oldukları anlaşıldı. THY suni çözümler ve işçilerin direncini kırmak amacıyla çağrı merkezinin bilgisayarları sökerek Genel Müdürlüğe taşımaya başladı.…
    Çağrı merkezi işleri devredilen firmalardan ASSİSTT firması 2008 yılına kadar dekoratif aydınlatma işleri ile uğraşıyormuş… Şu anda Telekomu alan Hariri ile ortak olduğu söyleniyor…
    Firmanın Genel Müdürü ise eski AKP İstanbul İl Başkan Yardımcısı…
    Kısa sürede hem ülkemizin, hem bölgenin en büyük ve en kaliteli çağrı merkezi konumuna gelen THY çağrı merkezinin THY yönetimince bir gecede ansızın alınana kapatılması kararının altından yine ilginç kokular çıkmaya başladı.
    2006 yılında en iyi çağrı merkezi ödülünü alan ve 540 çalışanla hizmet veren bu merkezin kapatılmasına tepki gösteren çalışanlar, THY yönetimce alınan bu karara karşı meşru haklarını kullanma ve işlerini korumak amacıyla, çağrı merkezinde özverileri askıya aldıklarını açıkladılar.
    Bu nedenle çağrı merkezi hizmetlerinde problemler yaşanmaya başladı. THY yönetimin hiç soysal çözüm içermeyen insan unsurunu hiçe sayan bu işsiz bırakma yönündeki bu kararına sessiz kalmayacaklarını bildiren çalışanlar, bugüne kadar özveri ile yürüttükleri işleri kurallara uygun yapamaya başladıklarında sistemde önemli problemler yaşanmasının sorumluğunun bu insanlık dışı kararı alan THY Yönetiminin olduğunu belirttiler.
    Çağrı merkezi çalışanları bugüne kadar özveri ve kaliteli hizmet anlayışı ile yardımcı oldukları tüm yolcularımızdan destek bekliyorlar.
    SAYIN TEMEL KOTIL ŞIMDI BU BASIN BÜLTENINIZDEN UTANIYOR MUSUNUZ?
    THY Yönetim Kurulu kararıyla THY'nin çekileceğini bildirdiği çağrı merkezi çalışanları Temel Kotil'e aşağıdaki bülteni hatırlatyor. Ve soruyor.Bu bültenden şimdi utanıyormusunuz.?

    Basın Bülteni
    THY Çağrı Merkezi'ne birincilik ödülü
    11.11.2006

    Türkiye’nin ilk çağrı merkezi ödülü olan ‘İstanbul Call Center Awards - Çağrı Merkezi Ödülleri 2006’ yarışmasında ödüller sahiplerini buldu. ‘444 0 THY’ye verilen performans ödülü 9 Kasım 2006, Perşembe günü İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda yapılan törenle Türk Hava Yolları’na verildi.

    Bu yıl ilki düzenlenen yarışmanın, 11 ayrı kategorisi bulunuyor. THY Çağrı Merkezi’nin ödül kazandığı ‘Performans Bağlamında Yılın Çağrı Merkezi Gelişimi’ kategorisinde değerlendirme şu kriterlere göre yapılıyor:

    - İyileştirme programının amaçlarının açıklanması,

    - Programın nasıl planlandığının, uygulandığının ve izlendiğinin açıklanması,

    - İyileştirme programının müşteriler, personel ve merkezin performansı üzerindeki etkisinin açık kanıtlarının açıklanması,

    - Gerçekleştirilmiş herhangi bir yatırımın dönüşünün açıklanması,

    - Bilgi bağlamındaki kazanımların ve geleceğe yönelik planların açıklanması,

    - Yapılmış olan performans konusundaki aktiviteler ile şirket stratejileri arasındaki bağın açıkça ve güçlü şekilde ortaya konulabilmesi,

    - Gelişimin finansal modeli ve etkisi (Ne kadar katma değer yarattı ve yaratacak?),

    - Gelişimin kısa süreli değil minumum 1 yıllık zaman perspektifinde ortaya konması.

    Kotil: Müşterimizi dinliyoruz...

    Türk Hava Yolları Genel Müdürü Doç. Dr. Temel Kotil ödül töreni sonrasında yaptığı değerlendirmede, çok önem verdikleri Çağrı Merkezi’nin ödüle layık görülmesinden büyük mutluluk duyduğunu belirtti. Kotil sözlerine şöyle devam etti:

    “Bir kurumun müşteri memnuniyeti ve sadakatinin artırılmasında en temel unsur, müşteriyi anlamaktan geçiyor. Bu nedenle, müşterimizle buluşabileceğimiz her türlü iletişim kanalını açık tutuyoruz. Çağrı Merkezimizi de bu doğrultuda 120 personelden, 520 kişiye yükselterek, reaktif yapıdan, proaktif yapıya geçmeyi amaçladık. Böylelikle, Çağrı Merkezimiz müşteri ilişkileri aktivitelerinin toplandığı stratejik bir dağıtım kanalı haline geldi. Tüm bu çalışmalarımız neticesinde, günlük çağrı cevaplama oranımız 2005 yılında yüzde 45 iken, 2006 yılında yüzde 95’e yükseldi. Aynı şekilde, vazgeçilen çağrı oranımız da Ekim 2006 itibarıyla yüzde 1’e indi. 444 0 849’un aldığı ödülün, doğru yolda ilerlediğimizin bir göstergesi olduğunu düşünüyorum. Bu ödülü almamızda emeği geçen tüm Çağrı Merkezi çalışanlarımıza teşekkür ediyorum.”
    THY A.O DA IŞ SÖZLEŞMELERI FESHEDILEN ÜYELERIMIZIN DAHA ÖNCE KAZANILAN IŞE IADE DAVALARI YARGITAY TARAFINDAN DA ONANDI.
    THY A.O aleyhine açılan işe iade davaları ile ilgili kazanılmış davaların Yargıtay incelemeleri de sonuçlanmaya başladı. İş sözleşmesi feshedilen ve davası kazanılan üyelerimizden;

    BEKİR AKÇA
    NURTEN SENDAN
    MUSTAFA GÜNGÖR
    ŞEMSİ AÇIK
    NECDET DÜŞOVALI
    MEHMET KEFLİOĞLU
    ASUMAN ÇİFTÇİ
    ÖMER ERHAN BALCI
    NEBAHATTİN TOKAT’ın

    davaları Yargıtay tarafından onanarak kesinleşti. Bu üyelerimiz ile ilgili olarak THY A.O’ya yasaya uygun olarak işe başlatma başvuruları yapılmıştır. THY A.O tarafından yasal süre içinde üyelerimizin işe başlatılmamaları halinde ödenecek tazminatlar ile ilgili işlemler bilahare ayrıca yapılacaktır.
    DOÇ. DR. MUZAFFER ÇETINGÜÇ: “HAVA-İŞ VE HAVACILIK TIBBI DERNEĞI OLMASA, PILOTLARIN, KABIN EKIPLERININ, HAVA TRAFIK PERSONELININ SORUNLARI YOK SANIRSINIZ”
    Sendikamızın da kurumsal üyeleri arasında yer aldığı Havacılık Tıbbı Derneği’nin yayın organı olan Havacılık Tıbbı Bülteni’nin Ağustos 2008 tarihli son sayısında, HVTD’nin başkanı Sayın Doç. Dr. Muzaffer Çetingüç’ün kaleme aldığı “Editörden…” yazısının bir bölümünü, dergiye erişme olanağı olmayan üyelerimizin de okumalarını sağlamak amacıyla yeniden yayınlıyoruz.

    Geçtiğimiz 3 ay içinde THY’de biri uçuş doktoru, diğeri kaptan pilot olarak görev yapmakta olan iki üyemizin iş akitleri feshedildi. Kurallara uygun ve erdemli davranmak olarak özetlenebilecek olan suçları nedeniyle işten çıkarılmış olan Dr. Pınar Birler ve Kpt. Plt. Bahadır Altan ortada kalmayacak; sektörde hemen başka işlere geçme olanakları var. Ama böyle olmaması gerekiyordu; haksız uygulamalar insanların kurumlarına, yöneticilerine ve sisteme olan güvenlerini sarsıyor, olaylara şahit olan genç zihinlerde yaralar açıyor.
    O PILOTUN ’ŞIMDI UÇAĞA BINMEYIN’ DEDIĞI VIP YOLCULARDAN BIRIYDIM IŞTEN ATILMASI HAKSIZLIK OLDU
    Vahap Munyar'ın köşe yazısı;
    [link]http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/9542847.asp?yazarid=44&gid=61&sz=44413[/link]

    KISA bir yaz soluklanması için 4 günlüğüne Bodrum’da bir dostumuzun teknesiyle turdaydık.

    Pazar akşamı Yunanistan’ın Laros Adası’na yanaşmış dinlenirken, telefonlarımıza İstanbul Güngören’deki hain ölüm bombası haberi düştü.

    Ertesi sabah bomba faciası ile ilgili yeni bilgilere ulaşmaya çalışırken, Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Rektörü Prof. Bektaş Açıkgöz aradı:

    - Cumartesi günkü, "Yemek yediği sırada uçağa alınan yolcuları kovan kaptan pilotu işten attık, çünkü" başlıklı yazınızı okudum.

    - Evet hocam buyurun...

    - O uçağa binen, olayı yaşayan VIP yolcuları arasında ben de vardım. Aslında olay THY Genel Müdürü Sayın Temel Kotil’in aktardığından biraz farklı gelişti.

    - Nasıl oldu?
    KEY ÖDEMELERI ILE İLGILI BILGI NOTU
    Değerli üyelerimiz,

    Konut Edindirme Yardımı (KEY) ödemeleri 28 Temmuz Pazartesi günü başladı.

    Ne yazık ki, bu ödemelerle ilgili teknik hazırlıkların gerektiği gibi yapılmadığı ve önemli aksaklıkların yaşandığı görülmektedir.

    Bu aksaklıklar hak sahiplerinin elektronik ortamda sorgulama yapmalarını sağlayacak olan web sitesinin yetersiz kalmasıyla başladı ve banka şubeleri önünde yaşanan izdihamla devam etti.

    Bu sıkıntılar üzerine çok sayıda üyemiz sendikamızı aramakta ve bilgi almaya çalışmaktadır. Bildiğiniz gibi KEY kesintileri hak sahipleri ile devlet arasında bir borç alacak ilişkisi niteliğindedir ve sendikaların bu konuda doğrudan oynamaları gereken bir rol söz konusu değildir. Ancak sizlerden gelen başvurular üzerine konuyla ilgili aşağıdaki bilgileri içeren bir bilgi notu yayımlamanın faydalı olacağını düşündük.
    GREV KARARI ASAN BELEDIYE IŞÇISINE POLISIN BIBER GAZI KULLANARAK UYGULADIĞI ŞIDDETI KINIYORUZ.
    17 Temmuz tarihinde Belediye işçileri, işverenin % 8’lik zam dayatması karşısında, insanca yaşanacak ücret talebi ile almış oldukları GREV kararını asmak için bir araya geldiler.
    Direnişte olan Yörsan, Ünilever, Desa Deri işçileri ile Grevde olan E-Kart işçilerinin temsilcileri de sendikal yasakların kaldırılması, atılan işçilerin geri alınması ve sefalet ücret dayatmasına karşı sınıf dayanışması ruhuyla buluşma yerine geldiler.
    İşçilerin, grev kararlarını kitlesel olarak işyerine asmak ve taleplerini bir kez daha dile getirmek için yapmak istedikleri yürüyüş ve basın açıklamaları güvenlik güçlerince yine tazyikli su yine gaz bombası ile engellenmek istendi.
    Hükümet, işçilerin bu insani ve demokratik talepleri karşısında işçi düşmanı yüzünü ve tahammülsüzlüğünü kez daha göstermiştir. İşçilere yapılan bu saldırı, Belediye işçilerine %8’lik zammı kabul edin baskısıdır. Bu saldırı, sendikal örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırmak bir yana yürüyen direniş ve grevlerin kararlılığını kırma baskısıdır.
    İşçiler ve emekçiler ise bu baskılar ve saldırılar karşısında yılmadılar, direndiler ve taleplerini kararlılıkla dile getirdiler. Hükümetin, güvenlik güçlerini işçi ve emekçilerin üzerine salan bu baskıcı tutumunu kınıyoruz.

    Türk-İş İstanbul Şubeler Platformu olarak Belediye işçilerinin, direnişte ve grevde olan işçi kardeşlerimizin mücadelesinin yanında olmaya devam edeceğiz.

    Türk-iş İstanbul Şubeler Platformu
    Dönem yürütmesi
    ITF (ULUSLARARASI ULAŞTIRMA İŞÇILERI FEDERASYONU) KAPTAN BAHADIR ALTAN'IN IŞ SÖZLEŞMESININ FESHI ILE ILGILI THY YÖNETIMINE YAZILI UYARIDA BULUNDU
    Sendikamızın uluslararası plandaki üst kuruluşu Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu’nun (ITF) Sivil Havacılık Bölüm Sekreteri Ingo Marowsky, Uçuş İşletme Temsilcimiz Bahadır Altan’ın haksız bir biçimde ve asıl olarak sendikal faaliyetleri nedeniyle işten çıkarılmasına ilişkin olarak THY A.O. Yönetim Kurulu Başkanı ve İcra Komitesi Başkanı Candan Karlıtekin’e ve THY A.O. Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Komitesi Üyesi Temel Kotil’e birer mektup gönderdi.

    Mektupta, temsilcimiz Bahadır Altan’ın işten çıkarılmasına gerekçe yapılan olayın gerçek yüzü aktarılıyor, Havacılık Tıbbı Derneği’nin (HVTD) ve Türkiye Havayolu Pilotları Derneği’nin (TALPA) konuyla ilgili yaptıkları açıklamalara göndermede bulunuluyor.

    Ingo Marowsky mektubunun son paragrafında konunun şirket yönetimi tarafından yeniden gözden geçirilmesini ve Bahadır Altan’ın en kısa süre içinde işine iade edilmesini talep ediyor. Marowsky şirket yönetiminin bir süredir sendika temsilcilerine ve aktivistlerine karşı sendikal hakları ve sivil hakları ihlal eden uygulamalar içinde olduğunu belirterek, konunun basına yansıdığını ve bunun şirketin itibarını olumsuz yönde etkilediğini hatırlatıyor.

    Aşağıdaki konu ile ilgili dosyalar bölümünde Candan Karlıtekin'e gönderilmiş olan mektubun orijinalini bulabilirsiniz.
    HAVA-İŞ SENDIKASI THY HAVAYOLU ILE ILGILI SHGM'NE SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU.
    Hava-İş sendikası bugün T.C Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğüne resmi yazı ile başvurarak,THY havayolu işletmesinin 2920 sayılı Kanun ve kendi Uçuş Operasyon El Kitabı hükümlerinin tersine uçuş emniyetinden önce, yolcu memnuniyetini temel alan, kaptan pilotun otoritesini tartışılır hale getiren kaptan pilot Bahadır Altan'ın iş sözleşmesinin feshi uygulaması nedeniyle suç duyurusunda bulundu. Hava-İş sendikasının resmi yazısı aşağıdadır.

    Sayı: 2006.25/60.01/M.Y. 15.07.2008
    Konu: Kaptan Pilot Hüsnü Bahadır Altan Hk.


    T.C Ulaştırma Bakanlığı
    Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’ne
    ANKARA

    Hava-İş sendikası 21 sayılı hava taşımacılığı işkolunda örgütlü ülkemizde bu işkolunda yetkili tek sendikadır.
    07.07.2008 tarihinde THY havayolu işletmesinin TK-120-127 No’lu seferinde oluşan olaylarla ilgili bilgi almak adına makamınıza davet ettiğiniz Kaptan Pilot Hüsnü Bahadır Altan sendikamızın üyesi olduğu gibi aynı zamanda 2821 sayılı Sendikalar Kanunu kapsamında sendikamızın resmi olarak sendika işyeri temsilciliği görevini yapmaktadır.
    Tarafınızdan 07.07.2008 tarihinde olayla ilgili makamınızda bilgi veren kaptan pilot Hüsnü Bahadır Altan’ın aynı gün THY havayolu işletmesince de yazılı savunması alınmıştır.
    Ancak ne hikmettir ki tarafınızdan 09.07.2008 tarihinde görüşleri alınmak üzere makamınıza çağrılan olay esnasında görevde bulunan 2. Kaptan ve kabin amirinin tarafınızdan çağrıldığı bu tarihten 1 gün önce, 08.07.2008 tarihinde, kaptan Hüsnü Bahadır Altan’ın iş sözleşmesi Gelen yolcuları geri çevirip uçağa almadığı gerekçesiyle THY İcra Kurulunca feshedilmiştir.
    Tarafınızdan onaylı THY Uçuş Oprasyon El Kitabı (FOM) Sayfa: 8.2-3
    “Commander veya temsilcisi tarafından onay verilmedikçe yolcu alımı başlayamaz”

    2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu
    “Kaptan pilotun genel yetki ve sorumlulukları
    MADDE 100.- Sorumlu kaptan pilot hava aracının, can ve mal güvenliğini sağlayacak surette sevk ve idaresinden birinci derecede sorumlu olup, olağanüstü durumlarda gereken önlemleri almaya yetkilidir.

    Kaptan pilotun idari yetki ve sorumlulukları
    MADDE 101.- Sorumlu kaptan pilot, hava aracında emniyet ve düzenin sağlanması için önlem almaya ve bu amaçla, yolculara, personele ve hava aracında bulunan diğer kişilere emir ve talimat vermeye ve gerektiğinde bunları hava aracından çıkarmaya yetkilidir.” Şeklinde açık hükümler taşımaktadır.

    Ayrıca THY havayolu işletmesinin VİP yolcularının normal yolcudan sonra uçağa alınacağı yönünde açık kuralı da vardır.
    Tüm bu belgeler yanında 01.07.2008 gerçekleştirilen TK-120-127 THY havayolu seferinde bir çok kaptan raporu ile şikayet edildiği gibi 2. iniş sonunda İstanbul’da uçak ve ekip değişikliği yapılmış kaptan pilot ikinci kez brifing yapmak zorunda bırakılmış diğer nedenlerle birlikte sefer İstanbul’dan Ankara’ya 20 dk gecikmeli yapılabilmiştir.
    Kaptan pilot uçuş emniyetini düşünerek ekibin kurallara göre beslenme konusunda eksiğini gidermek amacıyla ancak son iniş öncesinde uçaktan ekibe yemek verilmesi yönünde talepte bulunmuştur.
    Uçağın APU’su yerde gayri faaldir. Yolcu alımı yapılması yönünde ilgili personele kaptan pilot ya da ikinci pilot tarafından OK verilmediği halde VİP yolcusu Kaptan ve 2. Pilot OK olmadan uçağa gönderilmiştir.
    UÇUŞ İŞLETME SENDIKA TEMSILCIMIZ BAHADIR ALTAN'IN IŞ AKDININ FESHI GIRIŞIMI ILE ILGILI BASIN AÇIKLAMASI
    Basına ve Kamuoyuna
    THY uçuş işletme sendika temsilcimiz Kaptan Pilot Bahadır Altan hakkında basın ve yayın organlarında yer alan “THY’de aç pilot skandalı” konusundaki gelişmeler ve gerçekler aşağıdaki gibidir.
    Kamuoyuna sunulur.
    Kaptan pilot Bahadır Altan 4 bacaklı seferin ki bu seferin ortasında uçak ve kabin ekibi değiştirilerek pilota ikinci bir brifing zorunluluğu ve dolayısıyla zaman kaybı yaratarak TK 127 seferi için Ankara’ya 20 dakika gecikmeli olarak gelinmiştir. Uçakta APU arızalı olduğundan havalandırma sistemleri yerde çalışmamaktadır.
    3. bacak sonunda ekip tamamen THY talimatları çerçevesinde (ki THY uçuş ekibi yemek Yönetmeliği veya yönergesi bile vardır) yemeklerini uçakta yemek amacıyla önceden havada sipariş vererek hazırlık yapmışlardır.
    Ayrıca yolcu hizmetlerinden 5 dakika yemek müsaadesi verilmesini talep eden kaptan pilot (ground time sürelerini kısaltarak çok büyük işler yaptıklarını sananların aceleciliği ne kadar baş edebildi ise ) yolcu alınması yönündeki talebe onay vermemiştir. Bu ifade yolcu hizmetleri memurunun ifadesinde de aynen geçmektedir. Ayrıca 2. Pilotun kaptan adına yolcu onayı vermediği de kesindir.
    Zaten THY Uçuş Operasyon El Kitabı (FOM) Sayfa: 8.2-3 şöyle demektedir:
    “Commander veya temsilcisi tarafından onay verilmedikçe yolcu alımı başlayamaz”
    Kaptan pilot Bahadır Altan uçağa yolcu alınmasına yönelik bir onay vermediği halde talimatlara aykırı olarak diğer yolcular alınmadan ve hiçbir bilgi verilmeden VİP yolcuları uçağa gönderilmiştir.
    THY A.O 21. DÖNEM, THY TEKNIK A.Ş 1. DÖNEM TOPLU IŞ SÖZLEŞMELERI IKINCI YIL, IKINCI ALTI AY ÜCRET ZAMMI BELLI OLDU.
    Her iki toplu iş sözleşmesinin 83. Maddesi hükümlerine göre 01.07.2008 tarihinde 30.12.2008 tarihindeki ücretlere % 4 oranında temel zam yapılması düzenlemiştir.
    Yine aynı maddenin ikinci yıl birinci altı ay ücret zammı fıkrasındaki “2003=100 Temel Yıllı Tüketici Fiyatları Türkiye Geneli Haziran 2008 indeks sayısının Aralık 2007 İndeks sayısına göre değişim oranının % 3’ü aşması halinde aşan kısmın tamamı ikinci yıl ikinci altı ay ücret zammı oranına ilave edilecektir” şeklindeki düzenleme bulunmaktadır.
    Bu düzenlemelere istinaden 03.07.2008 tarihinde TÜİK tarafından açıklanan Aralık 2007-Haziran 2008 indeks sayısı değişim oranı % 6 olduğundan, ikinci yıl 1. Altı ay zammı olan % 3’ü aşan kısmın tamamı olan % 3, ikinci yıl ikinci altı ay temel ücret zammı olan % 4’e ilave edilecektir.
    Böylelikle 01.07.2008 tarihinden geçerli olacak şekilde, ikinci yıl ikinci altı ay toplam ücret zammı, kıdem ücret, iş/uçuş tazminatlarına ve vardiya primlerine % 7 oranında artış olarak uygulanacaktır.
    Ayrıca 01.01.2009 tarihinde, Haziran 2008 indek sayısının-Aralık 2008 İndeks sayısına göre değişim oranının % 4’ü aşması halinde aşan kısmın tamamı 31.12.2008 tarihindeki kıdem ücret, iş/uçuş tazminatlarına ve vardiya primlerine ilave edilecektir.
    "UÇUŞ EMNIYETI TÜKETICI HAKKIDIR" KAMPANYASI HIZ KAZANIYOR
    Sendikamızın, Türk Hava Yolları'nın Anadolu illerinde tasfiyesinin yaratacağı sorunları kamuoyuna duyurmak amacıyla başlattığı "Uçuş Emniyeti Tüketici Hakkıdır" konulu bilbord, infoboard ve bez afiş kampanyası birçok ilde sürdürülüyor.

    Şu ana kadar Bursa, Konya, Muğla, Dalaman, Bodrum, Denizli, Uşak , Kayseri, Maraş ve Hatay'da bu çalışmalar gerçekleştirildi.

    Ayrıca Hava-İş Sendikası konuyu yerel basın ve sivil toplum kuruluşlarına da yaygınlaştırmak üzerine yeni etkinlikler hazırlayacak.

    Kampanyamıza desteğinizi bekliyoruz. Hava-İş'e destek ve THY yönetimini uyarmak için [link]http://www.havais.org.tr/thyanadolu[/link] adresinden mektup gönderelim.
    UÇUŞ EMNIYETI TÜKETICI HAKKIDIR
    HAVA-İŞ, THY’nin tasfiye edilmek istendiği 22 ilde yeni bir kampanya başlatıyor.

    THY Yönetiminin aldığı kararlarla tasfiye etmeye hazırlandığı 22 ildeki satış müdürlüklerinin tasfiyesinin, hizmet aldığı %100 kendisinin olan THY Teknik A.Ş teknik personelinin de bu illerden geri çekilmesinin yaratacağı tehlikeler ve üyelerimizi bekleyen sorunlarla ilgili Hava-İş sendikası bu iller kapsamında bilboard infoboard ve bez afişler hazırlatarak yapılan bu uygulamanın uçuş emniyeti ile ilişkisini kamuoyuna duyuracak. THY yönetimin bu karardan vazgeçmesi talep edilecek.
    2500 bilboard, 200 infoboard ve 400 bez afişten oluşan kampanya materyalleri bugünden başlayarak bu illerde asılmaya başlayacak.

    “Uçuş Emniyeti Tüketici Hakkıdır” başlıklı bu kampanya eğitimli ve deneyimli personelin tasfiyesinin, taşeronlaşmanın yaygınlaşmasının, hizmet kalitesinin düşmesi yanında yerel anlamda önemli bir hava ulaşım markası olan THY markasının ortadan kaldırılmasının, böylece bu illerde hava ulaşımı yönünden kar/maliyet ilişkisini gözeten bir işletme anlayışının gelişeceğini ortaya koyacak.
    SIFIR KAZA KIRIM IÇIN AKTÖRLER GÖREVE PANELININ BÜTÜN SUNUMLARI EĞITIM SAYFAMIZA YÜKLENDI
    Sendikamızca 23 Ocak 2008 tarihinde, Türkiye’de sivil havacılığın sorunlarını ele almak üzere İstanbul’da düzenlenen ve insan faktörü, sivil havacılıkta çalışma hukuku, pilotaj eğitimi ve uçuş emniyeti gibi konuların ele alındığı, “Sıfır Kaza Kırım için Aktörler Göreve” başlıklı panelde panelistlerin yaptıkları sunumların kapsamlı bir özetine aşağıdaki web sitemizin Eğitim bölümünde yer alan “Eğitim Çalışmalarımız” sayfasındaki bağlantıları tıklayarak erişebilirsiniz. Her özetle birlikte panelistlerin Powerpoint sunumları da yer almaktadır.

    Panel kitabı ve yapılan bütün konuşmaların (sorulan sorular ve katılımcıların yorumları dâhil) bant kaydını içeren bir CD sendikamız tarafından geçtiğimiz aylarda yayınlanmış ve sektördeki bütün taraflara yaygın olarak dağıtılmıştı.
    EĞITIM SEMINERI: AVRUPA’DA SEKTÖRÜN DURUMUNU VE ÇALIŞANLARIN SORUNLARI
    Avrupa Taşımacılık İşçileri Federasyonu’nun (EFT) Sivil Havacılık Sekreteri François Ballestero, 13 Haziran Cuma günü sendikamızın eğitim salonunda Avrupa’da sivil havacılık sektöründe yaşanan gelişmeleri ve sivil havacılık çalışanlarının yaşadıkları sorunları ele alan bir eğitim semineri verdi.

    Üç bölümden oluşan seminerde Avrupa Birliği’nde sivil havacılık sektörü özelinde sosyal diyalogun durumu ve sorunları, AB ile ABD arasında imzalanan açık gökler anlaşması ve EASA’nın Avrupa sivil havacılık sektöründe oynayacağı rol ele alındı. Ballestero, her üç sunumda da katılımcıları hem mevcut durumla ve muhtemel gelişmeler konusunda bilgilendirdi hem de EFT’nin konuya bakışını ve yürüttüğü çalışmaları anlattı.

    Ballestero’nun sunumlarının sonrasında canlı tartışmalar yaşandı. Katılımcılar özellikle AB bünyesindeki sosyal diyalog mekanizması üzerine sorular sordular ve yorum yaptılar.
    TERSANELERDE İŞÇILER ÖLMESIN.
    İşçi ölümlerine dur diyebilmek için grev hakkını kullanan tersane işçilerini destekliyoruz.
    24 Ocak 1980 sonrası neo liberal ekonomik politikalar ve çalışma yaşamına ilişkin yasalar; örgütlenme özgürlüğü ve toplu sözleşme ve grev hakkını baltalamanın yanı sıra sağlık, sosyal güvenlik, gelir dağılımı, taşeronlaştırma, sendikasızlaştırma, iş güvencesiz ve kuralsız/esnek çalışma ögeleriyle birlikte bütün çalışma yaşamını daha da kötürümleştirmiştir. 12 Eylül’ün ilk günlerinde TİSK Başkanının “bugüne kadar işçiler güldü, bundan sonra biz güleceğiz” sözleri tam da bu bağlamdadır.

    Bugün Türkiye sanayisi ve çalışma yaşamında iş sağlığı ve güvenliği önlemleri yok denecek kadar küçük ölçeklerde ve çok parçalı olarak uygulanmaktadır. 4857 sayılı İş Yasası gerekli denetimleri esnetmiştir. Bugün işyerlerinde mühendislik ve hekimlik uygulamalarına ilişkin yasal eksikler dizboyudur. 50 ve daha çok sayıda işçinin çalıştığı işyerleri için öngörülen “İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu” (İSGK) oluşumu Türkiye’deki toplam işyerlerinin ancak % 1,5’inde geçerlidir. Toplam işyeri sayısının % 98’ini oluşturan ve İSGK, İşyeri Hekimi, İş Güvenliği Uzmanı, İşyeri Hemşiresi veya Sağlık Memuru bulundurma gibi zorunlulukların bulunmadığı küçük ve orta boy işletmeler ile Tuzla Tersaneleri gibi işletmelerde yaşanan iş kazaları ve ölümler esasen kuralsız, esnek çalışma ve taşeron/alt taşeron uygulamasının azami kâr güdüsü ile ulaştığı gündelik vahim sonuçlara ciddi bir ayna tutmaktadır.
    Bu sorunların çözümü uygulanan neo liberal politikaların tamamen dışında, insanı, sağlık ve güvenliği temel alan eşitlikçi yasa ve uygulamalarla olanaklıdır. Sanayileşme, üretim ve istihdamdan yana bir çalışma yaşamının insanca, iş güvenceli, örgütlü ve iş kazalarından arındırılmış bir şekilde örgütlenmesi pekala olanaklıdır.

    4857 sayılı İş Yasası tamamen işverenlerin çıkarları doğrultusunda şekillendirilmiştir. Esnek ve kuralsız çalışmayı, işçileri başka işverenlere kiralamayı, taşeronlaştırmayı yasal hale getiren, kıdem tazminatlarını, fazla mesai ücretlerini, sendikal hak ve yetkileri budayan bu yasa yerine bütün tarafların katılımı ile demokratik bir yasa çıkarılmalıdır. Çalışma yaşamı mevzuatı, ekseni “insan” olan çağdaş bir yapıya kavuşturulmalıdır.

    İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yasa, tüzük ve yönetmelikler uluslararası sözleşme, standart ve normlar dikkate alarak yenilenmelidir.

    İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri bütün iş yerlerini, tüm çalışanlar ve tüm toplum kesimlerini kapsamalıdır.

    İş güvencesi ile iş güvenliğinin birbirini tamamladığı gerçeğinden hareketle, tüm çalışanlar insana yakışır “norm ve standartta” bir sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınmalıdır.

    Sigortasız ve sendikasız çalıştırma önlenmeli, kayıt dışı ekonomi kayıt altına alınmalıdır.
    TEMEL SENDIKAL EĞITIM SEMINERI’NIN 6.’SI YAPILDI
    2008 yılında başlattığımız 2 günlük Temel Sendikal Eğitim Semineri dizisinin 6.’sını 9-10 Haziran’da, İstanbul’da gerçekleştirdik. Eğitim çalışmamıza İzmir ve Antalya’dan üyelerimiz de katıldı.

    Seminerde, katılımcı eğitim yöntemi esas alınarak sendikacılığın temel ilkeleri, küreselleşme, ulusal ve uluslararası düzeyde sendikal yapılar, toplu iş sözleşmesi süreci, havacılık sektöründe yaşanan hızlı ve köklü değişim süreci ele alındı ve üyelerimiz grup çalışmalarında Türkiye’de sendikaların ve sendikamızın SWOT analizini yaptılar ve önümüzdeki TİS sürecinde neler yapılması gerektiğini tartıştılar.

    Seminer boyunca, ilk andan itibaren çok canlı bir tartışma ve fikir alışverişi ortamı yaratıldı.

    Sendikamız açık, yaratıcı ve özgür tartışmaya dayalı çalışmalarını önümüzdeki dönemde de sürdürecek.
    TUTUKLU TÜMTIS YÖNETICILERI SERBEST BIRAKILDI
    Türkiye Motorlu Taşıt İşçileri Sendikası’nın (Tümtis) 200 gündür tutuklu bulunan Genel Eğitim Sekreteri ve Ankara Şube Başkanı Nurettin Kılıçdoğan ve şube yönetim kurulu üyelerinin tamamı 6 Haziran günü yapılan ilk duruşmada serbest bırakıldı.

    Hiç kuşkusuz bu sonucun alınmasında yürütülen uluslararası kampanyanın önemli bir etkisi oldu.

    İkinci duruşma Eylül ayında yapılacak.

    Kampanyaya katkı sunan bütün üyelerimize teşekkür ederiz.
    TEMEL SENDIKAL EĞITIM SEMINERI’NIN 5.’SINI BAŞARIYLA TAMAMLADIK
    Sendikamızın 2008 yılında sendikal eğitim çalışmalarına hız vermesiyle birlikte, esas olarak yeni üyelerimizi hedef alan 2 günlük Temel Sendikal Eğitim Semineri dizisinin 5.’sini 31 Mayıs – 1 Haziran’da gerçekleştirdik.

    Seminerde, sendikacılığın temel ilkeleri, küreselleşme, ulusal ve uluslararası düzeyde sendikal yapılar, toplu iş sözleşmesi süreci, havacılık sektöründe yaşanan hızlı ve köklü değişim süreci ele alındı ve üyelerimiz grup çalışmalarında Türkiye’de sendikaların ve sendikamızın SWOT analizini yaptılar ve önümüzdeki TİS sürecinde neler yapılması gerektiğini tartıştılar.

    Temel Sendikal Eğitim çalışmamıza ilk kez Ankara, İzmir ve Antalya’dan üyelerimiz de katıldı.

    Bütün Temel Sendikal Eğitim Seminerlerinde olduğu gibi bu seminerde yapılan bütün sunumlar, gösterilen eğitici filmler ve diğer eğitim materyali katılımcılara bir CD ile iletilecek.

    Açık, yaratıcı ve özgür tartışmaya ve katılımcı eğitim anlayışına dayalı çalışmalarımızı önümüzdeki dönemde de hız kesmeden sürdüreceğiz.
    UÇUCU EKIPLER IÇIN MESAI KILAVUZU ÇIKTI!
    21. dönem THY. A.O. Toplu İş Sözleşmesi ve ek protokolü çerçevesinde güncellenmiş mesai kılavuzu çıktı. Temsilci odasından edinebilir, işyeri temsilcilerinizden isteyebilirsiniz.

    Değerli uçucu ekip üyeleri;

    Ulusal sivil havacılık otoritesine karşı olan hukuki sorumluluğunuz çerçevesinde:

    Mesai kısıtlamalarını ihlâl eden hiçbir tutum içine girmeyiniz.
    Dinlenme ve uyku biriken yorgunluğu önleyici en önemli etkendir bu sürelerin bozulmasına izin vermeyiniz.
    Zaman kısıtlamalarına uygun olarak haftalık, aylık, 3 aylık uçuş görev süre ve uçuş süre kısıtlamalarını kontrol ediniz. Eğer bu kısıtlamalar aşılıyorsa uçuşlarınızı aldırınız.
    Aylık boş günlerinizin tam verildiğini kontrol ediniz.
    Aylık planlanmış görevleriniz yayınlandıktan sonra, işverence ancak 24 saat önceden bildirilerek değiştirileceğini unutmayınız.
    Sorumlu kaptan pilot kararlarını özel şartlar oluştuğunda uygulayınız, sorumlu kaptan pilot kararlarının SHGM’ye nedenleri ile bildirilmesi gerektiğini unutmayınız.
    Oluşan ihlalleri en kısa zamanda sendikamıza iletiniz.
    Mesai Kılavuzunu indirmek için tıklayınız
    EĞITIM ÇALIŞMALARIMIZI HIZ KESMEDEN SÜRDÜRÜYORUZ
    2008 yılı için sendikamız önüne önemli hedefler koydu ve bu hedefler doğrultusunda eğitim çalışmalarımızı başarılı bir biçimde sürdürüyoruz. Sendikal eğitim çalışmalarımızın bir ayağını oluşturan Temel Sendikal Eğitim seminerinin dördüncüsünü İstanbul’da, 14-15 Mayıs tarihlerinde Şile’de gerçekleştirdik.

    Katılımcıların tamamına yakınının yeni üyelerimizden oluştuğu seminerde, sendikacılığın temel ilkeleri, ulusal ve uluslararası düzeyde sendikal yapılar ve Türkiye’de sendikal hareketin önündeki yasal ve fiili engellerin neler olduğunun yanı sıra, havacılık sektörünün, işyerlerinde yaşanan gelişmelerin ve gelecek yıl başlayacak olan toplu iş sözleşmesinin sorunları ve önümüzdeki döneme ilişkin mücadelemizin ekseninin ne olması gerektiği tartışıldı.

    Sendikamız örgütlenme bilincini ve davranışını geliştirmek amacıyla Temel Sendikal Eğitim çalışmalarını ve diğer eğitim faaliyetlerini önümüzdeki dönemde de, her türlü şartlandırmalardan uzak, somut gerçekçi ve bilimsel doğrultulardan sapmayan bir anlayışla sürdürecek.
    SENDIKAMIZ THY A.O DAKI ZORLA EMEKLILIK VE ANADOLU SATIŞ MÜDÜRLÜKLERININ TASFIYESI ILE ILGILI BASIN AÇIKLAMASI YAPTI
    Değerli Basınımız;

    THY A.O Yönetim Kurulu geçen toplu iş sözleşmesinde şirket çalışanlarını sendikaya karşı kışkırtarak, sözüm ona, grev oylamasında greve hayır çıkaracağı gibi öngörüsüz bir strateji izlemiş, büyük bir hata yapmış, kamuoyunun gözünde saygınlığını kaybetmiştir.
    Çalışanların hakları üzerinden ucuz politikalarla sonuç alınamayacağı bu olayla görülmüş ve, bu başarısızlığa imza atan THY üst yönetiminin bir özeleştiri yaparak çalışanları ile barışması ya da, utanıp çekip gitmesi gerekirken, Yönetim tam tersine çalışanlara, sendikal haklara karşı bir saldırı tavrı içine girmiş, çalışanlar arasına gönderdiği yetkilileriyle grev oylamasının öcünün alınacağını beyan eden mesajlar vermiştir.
    Büyümesini sürdüren, yeni markalar oluşturan, Star Alliance grubuna üye olan, beş yıldızlı havayolu olacağını kendisine hedef koyan THY A.O, bu noktadan sonra varsa yoksa personelini tedirgin ve huzursuz eden uygulamalara, kararlara yönelmiştir. Personeli huzursuz ve tedirgin bir havayolunun uçuş emniyeti ve kalite yakalaması mümkün müdür?
    HAVACILIK TIBBI DERNEĞI’NIN 5. OLAĞAN GENEL KURULU YAPILDI
    2000 yılında kurulan ve 8 yaşını bitiren Havacılık Tıbbı Derneği (HVTD), 4 Mayıs Pazar günü Eskişehir’de,Anadolu Üniversitesi Kırmızı Salonda 5. Olağan Genel Kurulunu topladı.

    Sendikamız Hava-İş, HVTD’nin bir kurumsal üyesi. Genel Kurula Hava-İş’i temsilen Eğitim Uzmanımız Kemal Ülker katıldı.

    Üyelerimizin gayet iyi bildiği gibi sendikamız HVTD ile bugüne kadar çeşitli ortak çalışmalar yürüttü ve önümüzdeki dönemde de bu sinerjinin artarak süreceğinden şüphe duymuyoruz.

    Genel kurulda Faaliyet raporu ibra edildi.

    Dernek Başkanı Doç. Dr. Muzaffer Çetingüç kapsamlı bir sunum yaptı ve sunumunda Hava-İş’in uçuş emniyeti alanında çok dik ve sağlam bir duruş sergilediğini anlattı ve Hava-İş ile yürüttükleri çalışmalara ve süren işbirliğine büyük önem verdiklerini vurguladı.
    SENDIKAMIZ TABIP ODASI’NIN PROTESTOSUNA DESTEK VERDI.
    Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy'un gözaltına alınmasına tepki gösteren İstanbul Tabip Odası ve sendikamızın da içinde yer aldığı çeşitli sivil toplum örgütlerinin temsilcileri 5 Mayıs’ta, İstanbul Tabip Odası önünde toplanarak Valiliğe doğru yürüyüşe geçti. Sloganlar atan ve ıslık çalan grup, “Gençay Gürsoy onurumuzdur”, “Hekimlik onurumuzu korumaya kararlıyız”, “Baskılar bizi yıldıramaz” pankartlarıyla yürüdü ve üzerinde "Kınıyoruz" yazan siyah çelengi Valilik binası yakınlarındaki Vilayet Hanı önüne bıraktı.

    Grup adına konuşan İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Özdemir Aktan, “Bu tür şeyler bizi korkutmaz, aksine güçlendirir. Türk Tabipler Birliği ve Türkiye'deki toplumun sesi olmaya devam edeceğiz,” diye konuştu. TBB Merkez Konsey Üyesi Ali Çerkezoğlu ise Gençay Gürsoy'un bu şekilde gözaltına alınmasının ülkeye demokrasi getirmeyeceğini belirterek, “Bu işin takipçisi olacağız,” dedi.
    ITUC, 1 MAYIS'TA İSTANBUL'DA YAŞANANLARI KINADI!
    Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu ITUC, 1 Mayıs günü yaşananların ardından Başbakan’a ve Cumhurbaşkanı’na protesto mesajları gönderdiler.

    ITUC’un Genel Sekreteri Guy Ryder, Recep Tayyip Erdoğan’a gönderdiği mektupta polisin kullandığı aşırı şiddeti kınadı. Ryder, Türkiye’yi imzalamış olduğu ILO sözleşmelerine uygun davranmaya, örgütlenme özgürlüğü ve barışçıl gösteri yapma özgürlüğüne saygı göstermeye çağırdı. Mektupta kullanılan şiddetin kesinlikle orantısız ve kabul edilemez olduğunun altını çizildi.

    ITUC’nin başbakana gönderdiği mektubu okumak için tıklayınız (İngilizce)
    1 MAYIS 2008’DE SOSYAL ADALET, EŞITLIK, BAĞIMSIZLIK, DEMOKRASI VE BARIŞ IÇIN OMUZ OMUZA!
    Değerli üyelerimiz,

    Sendikamızın da arasında yer aldığı TÜRK İŞ – DİSK – KESK üyesi sendikalar ve birçok sivil toplum örgütü 1 Mayıs kutlamalarını “SOSYAL ADALET – EŞİTLİK – BAĞIMSIZLIK – DEMOKRASİ ve BARIŞ için OMUZ OMUZAYIZ” sloganıyla TAKSİM MEYDANI’NDA gerçekleştirilecektir.

    Toplanma yerlerimizi ŞİŞLİ – ŞİŞHANE ve DOLMABAHÇE olarak belirlendi.

    Sendikamızda toplanma saati 9.00.

    Bu bölgelerde toplanma saatlerimiz 10.00 – 11.00 arası olarak belirlenmiştir.

    Her üç koldan da saat 11.00’de hareket edilerek Taksim’de aynı anda buluşulacaktır.

    1 Mayıs kutlamasına katılabilecek bütün üyelerimizi Taksim’e bekliyoruz.

    OMUZ OMUZA, TAKSİM’E.. 1 MAYIS’A…


    1 MAYIS'IN TARIHÇESI
    Neden 1 Mayıs?

    122 yıl önce, 1 Mayıs 1886’da, Amerika Birleşik Devletleri’nde sekiz saatlik işgünü verilen zorlu ve kitlesel mücadeleler sonucunda yüz binlerce işçi için ilk defa geçerli hale geldi. Ancak işçi hareketi bu kazanım için bedel ödemeye devam edecekti. Üç gün sonra, 4 Mayıs’ta Şikago’nun Samanpazarı Meydanı’nda (Haymarket Square) çıkan bir olay üzerine, sahte suçlamalarla beş işçi önderi ölüme yollandı. Bir süre sonra gerçekler ve düzenlenen komplo ortaya çıktı. O zamandan bu yana çalışanlar, emeği ile geçinen insanlar dünyanın dört bir yanında 1 Mayıslarda bir araya geliyorlar.

    »» 1 Mayıs’ın tarihçesi ile ilgili Powerpoint sunum için tıklayınız
    ANTALYA: SOSYAL GÜVEN(SIZ)LIK YASASI EĞITIM SEMINERI
    24 Nisan’da Antalya Şubemizde, 5510 sayılı Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası Yasası'nda yapılan değişikliğin neler getirdiğini ele alan ve aynı zamanda iktidarın konuyla ilgili gerçekleri çarpıtan yaklaşımlarını tartışan bir eğitim semineri düzenlendi. Seminerde yasanın emeklilik ve sağlık alanında getirdiği kısıtlamalar ayrıntılı bir biçimde tartışıldı.

    Antalya Şubemizde yasa ile ilgili ilk semineri 12 Nisan’da düzenlemiştik.

    Seminere katılan üyelerimiz özellikle, ister memur olsun ister işçi yasanın yürürlüğe gireceği tarihten önce çalışmaya başlayanlar ile yürürlüğe girdikten sonra çalışmaya başlayanlar arasında çok büyük sosyal farklar oluşacağını vurguladılar. Bunu yaparken sendikal hareketin eşitlikçi bir sosyal devlet anlayışını savunma konusunda gösterdiği zaafa da dikkat çektiler.

    Eğitim seminerinde üst örgütümüz ITF tarafından, İranlı sendikacı Mansour Osanloo’nun serbest bırakılmasını sağlamaya yönelik kampanya için hazırlanan film gösterildi ve toplantının sonunda işyeri sorunları da tartışıldı.
    SIFIR KAZA KIRIM IÇIN AKTÖRLER GÖREVE PANELININ KITABI ÇIKTI!
    Sendikamızca 23 Ocak 2008 tarihinde, Türkiye’de sivil havacılığın sorunlarını ele almak üzere İstanbul’da düzenlenen “Sıfır Kaza Kırım için Aktörler Göreve” başlıklı panelin kitabı Hava-İş yayınlarından çıktı. İnsan faktörü, sivil havacılıkta çalışma hukuku, pilotaj eğitimi ve uçuş emniyeti gibi konuların ele alındığı panelde hem panelistlerin yaptıkları sunumları hem de katılımcıların sordukları soruları ve yaptıkları yorumları bulmak mümkün.

    Panelimize katılım 100 kişiyle sınırlanmış olduğundan bu kitabın çıkması, tartışmaların sektörün bütün aktörlerine ulaştırılması açısından büyük önem taşıyor.

    Panel kitabını PDF olarak yüklemek için lütfen tıklayın.
    SENDIKAL EĞITIM ÇALIŞMALARIMIZ SÜRÜYOR
    2008 yılı sendikal eğitim çalışmalarımız sürüyor. 12 Nisan’da (Cumartesi) Antalya’da Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı seminerini ve 14-15 Nisan’da (Pazartesi-Salı) Temel Sendika Eğitim seminerinin üçüncüsünü gerçekleştirdik. Önümüzdeki aylarda da eğitim çalışmalarımızı ara vermeden, aynı hızla sürdüreceğiz.

    2008’de sendikal eğitime ağırlık verme kararının son derece yerinde bir karar olduğu son haftalarda yaşanan ekonomik ve siyasi gelişmeler tarafından daha şimdiden teyit edilmiş durumda. Türkiye yavaş denilemeyecek bir hızla yeni ve belirsizliklerle dolu bir döneme giriyor.

    Sendikal eğitim bu dönemin çalışanlar ve özellikle de üyelerimiz için hasarsız ya da en az hasarla atlatılması ve gelişmeler olumlu olduğu ölçüde en kazanımlar elde edilmesi yolunda göstereceğimiz çabaların ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor.
    YÖRSAN İŞÇISI TARIH YAZACAK!
    "İş güvencesi için ve sendikasızlaştırmaya karşı Yörsan işçileri ile dayanışmaya..."
    Tekgıda-İş Sendikası'na üye oldukları için 402 YÖRSAN çalışanı işten atıldı.

    Siz destek verirseniz onlar bunu bir daha yapamaz...

    Aldığınız her bir Yörsan ürününün içerisinde işsiz kalmış babaların, yemek pişiremeyen annelerin, sağlıklı büyüyemeyen çocukların gözyaşları var.

    İnsanı sadece işgücü olarak değil de, insan olarak görürsek ülkemiz de bundan kazançlı çıkmayacak mı? Örgütlü bir gelecek adına, anayasal ve yasal haklar adına, güçsüzü güçlüye ezdirmemek adına gelin, insani değerlerin yok olmadığını gösterelim!

    YÖRSAN ÜRÜNÜ TÜKETMEYELİM!
    YÖRSAN ÜRÜNÜ TÜKETTİRMEYELİM!
    EMEKÇILER GELECEKLERINE SAHIP ÇIKMAK IÇIN ALANLARDAYDI
    On binler sosyal güven(siz)lik yasasının geri çekilmesi için birleşti
    Mecliste görüşülmeye devam eden sosyal güven(siz)lik yasasının geri çekilmesi için 6 Nisan Pazar günü Kadıköy’de on binlerce kişi yürüdü. DİSK, KESK, TTB ve TMMOB’un yanı sıra Türk-İş’e bağlı sendikalar da alanlardaki yerini aldı. Emekçilerin kazanılmış haklarını gasp eden sosyal güven(siz)lik yasasına karşı birlikte mücadele çağrısının yapıldığı mitingde Hava-İş Sendikası’da yaklaşık 100 kişilik üye topluluğuyla birlikte katıldı. “Genel grev genel direniş” talebinin öne çıktığı mitingde, “Hükümet yasanı al başına çal”, “kahrolsun IMF, işbirlikçi AKP”, “mezarda emekli olmak istemiyoruz”, “savaşa değil; eğitime, sağlığa bütçe” sloganları atıldı. Milyonlarca kişiyi ilgilendiren yasa tasarısına karşı tek ses olan emekçiler, yoğun yağmura rağmen attıkları sloganlarla Kadıköy meydanını doldurdu.
    SUN EXPRESS HAVAYOLU SENDIKAL TAZMINAT ÖDEMEYE MAHKUM OLDU.
    2006 Mayıs ayında Sun Express Havayolunda sendikamızın başlattığı sendikalaşma faafliyetleri esnasında işverence iş sözleşmeleri feshedilen biri pilot beşi kabin memuru 6 üyemiz ile ilgili açtığımız sendikal tazminat davasında havayolu işletmesi Sun Express işçileri sendika üye olması nedeniyle işten attığı mahkeme kararınca kesinleşmesi üzerine sendikal tazminat ödemeye mahkum oldu. Sendikal faaliyetleri nedeniyle iş sözleşmeleri feshedilen üyelerimize Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesince görülen davada1 yıllık ücretleri tutarında sendikal tazminat ödenmesine karar verildi.
    TEMEL SENDIKAL EĞITIM SEMINERLERININ İKINCISI YAPILDI
    Sendikamız “Sendikal Başarı İçin, Sendikal Eğitim” başlığı altında başlattığı yeni eğitim çalışması çerçevesinde ikinci Temel Sendikal Eğitim çalışmasını 29-30 Mart 2008 tarihinde İstanbul’da düzenledi.

    Katılımcı eğitim anlayışıyla düzenlenen 2 günlük seminerde eğitimcilerimiz ve katılımcılar Türkiye’de genel olarak sendikal hareketin, onun bir parçası olan sendikamızın ve sivil havacılık sektörünün güncel sorunlarını ve bu sorunlara bulunabilecek çözüm yollarını bütün boyutlarıyla ve özgürce tartıştılar.

    Sendikamız örgütlenme bilincini ve davranışını geliştirmek amacıyla Temel Sendikal Eğitim çalışmalarını önümüzdeki dönemde de her türlü şartlandırmalardan uzak, somut gerçekçi ve bilimsel doğrultulardan sapmayan bir anlayışla sürdürecektir. Eğitim çalışmalarını sendikal yapıyı güçlendirmenin en önemli araçlarından biri olarak görüyoruz ve özellikle yeni üyelerimizi bu eğitimlerde yer almak için temsilci ve baş temsilci arkadaşlarımızla ilişkiye geçmeye davet ediyoruz.
    ITF’TEN TAV’A MEKTUP: “TEMEL SENDIKAL ÖZGÜRLÜKLERE SAYGI GÖSTERIN”
    Sendikamızın SHGM’nün uçucu ekiplerin görev ve dinlenme sürelerini düzenleyen SHT 6A-50 Talimatının bilimsel verilere ve uluslararası standartlara uygun hale getirilmesi için “Yorgun Uçmak İstemiyoruz Biz” sloganıyla başlattığı yeni kampanyaya karşı TAV tarafından alınan haksız tutumu sizlere duyurmuştuk.

    Konu üst örgütümüz Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu’nun (ITF) web sitesinde bir haber olarak yer aldı ve ITF Sivil Havacılık Sekreteri Ingo Marowsky TAV’a bu konudaki tutumlarını gözden geçirmelerini isteyen bir mektup gönderdi.



    ITF’in web sitesinde yayınlanan haberi okumak için tıklayınız (İngilizce)
    ITF’in TAV gönderdiği mektubu okumak için tıklayınız (İngilizce)
    SOSYAL GÜVEN(SIZ)LIK YASA TASARISINA KARŞI İSTANBUL’DA KITLESEL BASIN AÇIKLAMASI
    Çalışanlar Türkiye’nin birçok köşesinde Emek Platformu’nun açıkladığı eylemleri hayata geçirmek için 13 Mart Perşembe günü alanlara akın etti. Yapılan çok sayıdaki yürüyüşler ve açıklamalarla Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) Yasa Tasarısı’nın geri çekilmesi istendi.

    İstanbul’daki basın açıklaması için sendikamız yönetiminin, temsilcilerimizin ve üyelerimizin de yer aldığı binlerce işçi ve kamu emekçisi Beyoğlu Tünel’de toplandı. 12:30’da İstiklal Caddesi boyunca yürüyüşe geçilerek sloganlar eşliğinde Taksim Meydanı’na ulaşıldı.

    Taksim Meydanı’nda Emek Platformu İstanbul bileşenleri adına konuşan Türk-İş 1. Bölge Temsilcisi Faruk Büyükkucak, bu eylemlerin bir uyarı olduğunu, tasarı geri çekilene kadar mücadelenin süreceğini ifade etti.

    Eylem ile ilgili daha fazla görüntü yüklemek için tıklayınız.
    SAYIN BAŞBAKAN DOĞRUYU SÖYLEMIYOR!
    5510 Sayılı Yasa biz emeği ile geçinen milyonlarca bu ülke vatandaşı yani hepimiz ve çocuklarımız için büyük bir kayıptır, kazanan bir avuç semaye sahibi olacaktır.

    Başbakan sayın Erdoğan haksız olduğunun verdiği hırçınlıkla hiç bir dönemde hiç bir devlet yöneticisinin ağzına almadığı kelimelerle “sendikaları yalan söylemekle” suçlamıştır. Her kesimden oy alan bir başbakan işine gelmediğinde öfke seline kapılarak ne dediğini bilmemektedir.

    Koyunuz o çok sevdiğiniz referandum sandığını halkın önüne yasayı oylayalım bakalım sayın başbakan, kim yalan söylüyormuş ?

    Başbakan, sosyal muhataplarını siyasi hasım gibi algılamakta ve üslubunu buna göre düzenlemektedir. Oysa biz işçiler, memurlar emekliler bağkur'lular siyasi rakip değil, hükümetin oluşturduğu siyasetten, ekonomik politikalardan etkilenen ve mağdur olan kesimlerin bizzat kendisiyiz.

    SSGSS Yasa Tasarısı yazılı ve somut olarak, kazanılmış hakları ortadan kaldıran maddeleriyle apaçık ortada duruyorken, bizleri yalancılıkla ve dürüst olmamakla itham edebiliyorsa bir başbakan, ya yasanın tek satırını dahi okumamış ya da ortada bizim bilmediğimiz, görmediğimiz, duymadığımız başka bir başka metin kendisine verilmiştir.

    Aşağıda konu ile ilgili dökümanlar bölümünde bizim doğru olduğuna inandığımız ama yalansa Sayın Başbakanın yalan olduğu ispatlaması gereken kayıplarımızı inceleyin siz karar verin.
    14 MART'TA "ÇALIŞMAMA HAKKIMIZI KULLANIYORUZ" SOSYAL GÜVENLIK YASA TASARISI GERI ÇEKILSIN!
    Değerli üyelerimiz;
    EMEK PLATFORMU yani;
    TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, DİSK, KESK, Türkiye Kamu-Sen, Memur-Sen, BASK,Türkiye İşçi Emeklileri Derneği, Tüm İşçi Emeklileri Derneği,Tüm Bağ-Kur Emeklileri Derneği, TMMOB, Türkiye Barolar Birliği, Türk Tabipleri Birliği, Türk Diş Hekimleri Birliği, Türk Eczacıları Birliği, Türk Veteriner Hekimler Birliği, TÜRMOB halkımızın milyonlarcasını temsil edenler, çalışanlar, emekliler, işçiler memurlar, tüm emeğiyle geçinenler HÜKÜMETİ UYARIYOR! Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı geri çekilsin!
    Emek Platformu Başkanlar Kurulu, bu tasarının yasalaşmaması gerektiği kararına vararak tasarıya karşı ortak eylem kararı almıştır.
    Alınan karara göre,
    • 13 Mart Perşembe günü tüm illerde kitlesel basın açıklamaları yapılacaktır.
    • 14 Mart Cuma günü saat 10.00-12.00 arasında uyarı amaçlı “çalışmama hakkını” kullanacaktır.
    • Bu uyarılara rağmen tasarı TBMM Genel Kurulu’nda bu haliyle görüşülmeye başlanırsa, aynı gün Emek Platformu bileşenlerinin yöneticileri ve temsilcileri Ankara’da toplanıp tepkilerine TBMM’ye ileteceklerdir.

    Günlerdir tüm sendikalar, sivil toplum kuruluşları emekliler, tüm emeğiyle geçinenlerin, Hükümetin tamamen IMF dayatması ile TBMM’ne getirdiği Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı’nın geri çekilmesine yönelik itirazları ne yazık ki hiç bir şekilde dikkate alınmadı.Hükümet ve AKP milletvekilleri, tüm muhalefet parti milletvekillerinin karşı çıkmasına rağmen TBMM komisyonlarında getirilen eleştirileri dikkate almadan tasarıyı kabul etti.
    Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı, halkın ihtiyacları gözetilerek değil, IMF’ye verilen taahhutlere göre hazırlanmıştır. Çok acı ama tasarının yasalaşmasının karşılığı bir dilim kredidir. Hepimizin, çocuklarımızın sağlığını, sosyal haklarını, emekliliğini, kıdem tazminatını pazarlık konusu yapanlar geleceğimizi karartmaya çalışıyor. İZİN VERMEYELİM!

    BİZ KARŞI ÇIKARSAK YAPAMAZLAR!
    Bu nedenle Konfederasyonuz TÜRK-İŞ ve Emek Platformunun bu kararına tüm üyelerimiz olarak eksiksiz katılmalı, İMF’YE teslim olanları kendilerine getirmeliyiz. Bu karar meşru ve demokratik bir karardır.
    14 Mart Cuma günü uyaracağız ve emek platformunun aldığı karara uyacağız. Sendikamız önümüzdeki günlerde tüm işyerlerinde olacak ve yapacağı toplantılarla hazırlıklarımız sizlere iletilecektir.
    Hükümetin toplumun çoğunluğunu hiçe sayan bu tutumu karşısında meşru bir hak doğmuştur. Bu hakkımızı kullanacağız. Saygılarımızla.

    TÜRKİYE SİVİL HAVACILIK SENDİKASI YÖNETİM KURULU
    8 MART 2008 BROŞÜRÜMÜZ ÇIKTI!
    Sendikamızın bu yılki 8 Mart broşürünün başlığı “Kadınlar sosyal güven(siz)lik yasa tasarısının geri çekilmesini istiyor!

    Son derece doyurucu bir içeriğe sahip olan broşür güncel sorunları eksen olarak alıyor. Broşürün içinde yer alan yazılar şunlar:

    • Rakamlarla kadın
    • SSGSS ve görünmeyen emek – Gülnur Savran / Yazar
    • Sosyal güven(siz)lik yasasıyla kadını iş yaşamından dışlıyorlar – Kadın temsilcilerimizin yorumları
    • SSGSS ile ilgili imza kampanyası
    • Novamed’de kadın dayanışması kazandı – Necla Akgökçe / Petrol-İş Kadın Dergisi Genel Yayın Yönetmeni
    • Yürüyoruz özgür 8 Martlara – Sennur Sezer / Şair-yazar
    • TİSK’in “ev kızı” araştırması: Kadınlar evde oturuyor, AKP örtünün altında “özgürlük” arıyor
    • Sendikal hareketin içinden, insandan yana bir kadın - Aynur Karaaslan/ Özlem Ergun Hava-İş Sendikası Basın Yayın Uzmanı
    • Dayanışarak örgütleniyoruz, örgütlenerek dayanışmamızı büyütüyoruz / Gülsüm Coşkun / Türkiye Homenet
    • 8 Mart 2008’e girerken

    Bu broşürü Genel Merkezimizden, şubelerimizden, temsilciliklerimizden, iş yerlerinizdeki baş temsilci ve temsilcilerinizden edinebilirsiniz.

    Broşürü pdf formatında indirmek için lütfen tıklayınız.
    EĞITIM ÇALIŞMALARIMIZ İZMIR’DE SÜRDÜRDÜK
    Sendikamız 1 Mart 2008 tarihinde, İzmir Şubemizde “Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun Tasarısı” ile ilgili bir eğitim çalışması gerçekleştirdi.

    Toplam 34 üyemizin katıldığı seminerde SSGSS Kanunu tasarısının, toplumun sosyal güvenlik ve sağlık haklarını tehdit ettiği, kazanılmış birçok hakkı ortadan kaldırdığı, sağlık ve sosyal güvenlik kurumlarını ticari işletmelere dönüştüreceği anlatıldı.

    Katılımcıların soruları ve katkıları ile canlı bir ortamda geçen eğitim çalışması öncesinde katılımcılardan yeni düzenleme ile ilgili bir anket doldurmalarını rica ettik.

    Anket sonuçları katılımcıların bu sözde reformun getirdiği olumsuzluklardan haberdar olduklarını ve bunu sosyal güvenlikte yaşanan sorunları çözmek için zorunlu görmediklerini, daha başka alternatif çözüm olanaklarının bulunabileceğine inandıklarını açıkça ortaya koyuyor.
    TAV İŞLETMESI UÇUŞ EMNIYETINE KARŞI MI?
    Hava-İş sendikası TAV İşletmesinin havalimanında uçuş emniyeti ile ilgili yolculara materyal dağıtılması için stand açılmasına izin vermemesi ile ilgili aşağıdaki basın açıklamasını yapmıştır.

    Değerli Basınımız;
    TAV İşletmesi uçuş emniyetine karşı mı? İşletme, Sendikamızın uçuş emniyeti ile ilgili yolculara ve uçucu ekiplere materyel dağıtılması ile ilgili stand açma talebini reddetti.
    Daha yeni yaşadığımız uçak kazası ve hergün bir yeni kılpayı ucuz atlatılan yeni olaylar gündemdeyken Hava-İş sendikası sorumlulukla davranarak önce “Sıfır Kaza için Aktörler Göreve” başlıklı panel düzenleyerek kamuoyunun bilgilendirilmesini sağlamış, ardından uçucu ekiplerin yorgunluğunun uçak kazalarında önemli bir öneme sahip olması nedeniyle ülkemizdeki SHGM’nün uçucu ekiplerin görev ve dinlenme sürelerini düzenleyen SHT 6A-50 Talimatının bilimsel verilere aykırı olduğu ve değişmesi gerektiği yönünde “Yorgun Uçmak İstemiyoruz Biz” adı altında yeni bir kampanya başlatmıştır.
    Kampanyanın ayrıntılarını www.yorgunucmakistemiyoruz.biz web sitesinden inceleyebilirsiniz.Bu kampanya çerçevesinde sendikamız yolculara ve uçucu ekiplere bilgilendirmek amacıyla dağıtılmak üzere broşür, magnet, stiker ve içinde bilimsel bilgilerin yeraldığı maskot USB den oluşan bir set materyel hazırlamış ve havalimanında stand kiralayarak bunları yolcularımıza ve uçucu ekiplere iletmek için Emniyete, DHMİ ve TAV işletmesine gerekli resmi başvurusu tüm istenen belgelerle beraber yerine getirmiştir.
    THY TEKNIK A.Ş'DE KASIM 2007'DE IŞ AKDI FESHEDILEN ÜYELERIMIZIN IŞE IADE DAVALARI KAZANILDI.
    THY Teknik A.Ş de 2007 Kasım'da gerekçesiz iş sözleşmeleri feshedilen 10 üyemiz ile ilgili sendikamız hukuk müşavirliğinin yürüttüğü işe iade davaları sonuçlanmaya başladı. Mahkeme üyelerimizden Seyit Kartal, Sezer Kamil Aksoy, Beyhan İşçi, Vedat Özcan, İsmail Zan, Onur Sinan Öztuna'nın işe iadesine karar verdi.
    SOSYAL GÜVENLIK YASASI KADIKÖY’DE PROTESTO EDILDI
    Meclis komisyonunda görüşülen Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) dün (28 Şubat Perşembe günü) Herkese Sağlık Güvenli Gelecek Platformu tarafından Kadıköy’de yapılan bir eylemle protesto edildi.

    Saat 12:15'te Haydarpaşa Numune Hastanesi Acil Servisi önünde toplanan, aralarında sendika yöneticilerimizin ve temsilcilerimizin de yer aldığı 1500 emekçi Kadıköy İskele Meydanı'na kadar “Herkese sağlık güvenlik gelecek”, “Sağlık haktır satılamaz”, “Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek” sloganlarıyla yürüdüler.

    İki gündür ölümlü iş kazalarını protesto etmek için grevde olan tersane işçileri de Haydarpaşa Garı önünden yürüyüşe katıldılar. Yürüyüş boyunca Kadıköy halkına çağrı yapan emekçiler, yasa tasarısına karşı ortak mücadele edilmesi gerektiğini haykırdılar.
    TUZLA TERSANE İŞÇILERININ EYLEMINE DESTEK VERDIK
    Tuzla tersanelerinde çalışan işçiler bugün (27 Şubat Çarşamba) Limter-İş Sendikası’nın çağrısıyla Tuzla'da tersanelerde yaşanan iş kazalarını protesto etmek üzere 24 saatlik bir oturma eylemi başlatıldı. Sendikamız merkez yönetiminin temsilcilerimizle birlikte destek verdiği eylemin başlarında polis grevci işçilere ve sendika yöneticilerine saldırdı. Aralarında Limter-İş Başkanı Cem Dinç ve sendika yöneticilerinin, Tersane İşçileri Birliği Derneği üyesi işçilerin ve diğer tersane işçilerinin bulunduğu 70 kişi gözaltına alındı.

    30 kişilik bir grupla eyleme destek veren sendikamız tersane işçileri tarafından alkışlarla karşılandı.
    ANKARA İSTASYON MÜDÜRLÜĞÜNDE IŞTEN ATILAN 10 ÜYEMIZ IŞE IADE DAVASINI KAZANDI.
    Ankara İstasyon Müdürlüğünde emekliliklerine 1-2 yıl kala, yer hizmetlerinin Çelebi'ye devri ve İstasyon Müdür Hasan İskender'in çabalarıyla işten çıkarılan 10 işçi arkadaşımız, sendikamızca yürütülen işe iade davasını kazandı. Yaptıkları işlemin hukuka uygun olmadığı açıkça ortaya çıkanlar vicdanlarında rahat mı bilmiyoruz ancak, hukuken haklılıklarını kanıtlayan işçilere bakacak yüzleri olmadığını iyi biliyoruz.
    2008 YILI EĞITIM ÇALIŞMALARIMIZI İSTANBUL’DA BAŞLATTIK
    2008 yılı eğitim çalışmalarımızı İstanbul’da başlattık ve ilk temel sendikal eğitim çalışmalarımızı 23-24 Şubat tarihlerinde gerçekleştirdik.

    Seminerin ilk günkü oturumlarında sendikacılığın temel ilkeleri, ulusal ve uluslararası düzeyde sendikal yapılar ve Türkiye’de sendikal hareketin önündeki yasal ve fiili engellerin neler olduğu tartışıldı. Günün sonunda yapılan grup çalışmasında katılımcılar sendikal hareketin önündeki engelleri aşmak için yapılması gerekenleri tartıştılar.

    Bir sonraki günde katılımcılar örgütlenme konusunda atılması gereken adımlar konusunda yürüttükleri ortak akıl yaratmaya yönelik grup çalışmalarının sonuçlarını sundular. İkinci gün toplu iş sözleşmesi sürecinin ele alındığı, Türkiye’de emek üretkenliği ve ücretlerin tartışıldığı ve havacılık sektöründe yaşanan değişimlerle bunların Türkiye’deki havacılık çalışanları üzerindeki etkilerini değerlendiren sunumlar ve tartışmalar yapıldı.

    Seminerin kapsamlı bir özeti, seminerde yapılan sunumlar ve fotoğraflar kısa bir süre sonra web sitemizin eğitim bölümde yayınlanacak. Seminerin geniş bir özetini içeren bir kitapçık da yakın zamanda bütün katılımcılara yollanacak.

    Bir sonraki eğitim çalışmamızı İzmir Şubemizde gerçekleştireceğiz. Bu 1 günlük eğitim çalışmasının ana konusu Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasasında değişiklik öngören yasa tasarısı olacak.
    SENDIKALARDAN DAVUTPAŞA’DAKI KAZA ILE İLGILI BASIN AÇIKLAMASI
    İstanbul’da Davutpaşa semtinde bir iş hanının kaçak çekme katındaki maytap ve yanıcı madde imalathanesinde saat 31 Ocak sabah saat 09.37'de meydana gelen patlama sonucu 23 işçinin ölmesi ve 100 üzerinde işçinin ve çevre sakininin yaralanması bölgedeki işçiler, Hava-İş’in de aralarında yer aldığı sendikalar, çeşitli sivil toplum kuruluşları ve siyasi partiler tarafından protesto edildi.

    Yapılan basın açıklamasında hükümetin kayıt dışı, kuralsız, güvencesiz, sağlıksız koşullarda üretim yapan işyerlerine yönelik önlem almadığı sürece bu cinayetlerin devam edeceğini uyarısı yapıldı ve iş cinayetlerinin son bulması istendi.

    Olay yerinin yakınlarında toplanan 300 kişilik grubun attığı sloganlar yaşanan trajedinin gerçek yüzünü gözler önüne seriyordu.

    Kaza değil bu bir cinayet!
    Katiller belli hesap sorulsun!
    Çalışma Bakanı istifa!
    İşçiler sokağa hesap sormaya!
    Sendika, sigorta, 8 saat işgünü!
    SOSYAL GÜVENLIK KARŞI-REFORMUYLA İLGILI BROŞÜRÜMÜZ ÇIKTI!
    Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası geçen sene TBMM'de kabul edilmişti. Anayasa Mahkemesi bir dizi maddesini iptal edince önce 1 Temmuz 2007'ye, sonra 1 Ocak 2008'e ertelendi. Hükümet simdi veto edilen kanundan da kötü bir tasarıyı Meclis'ten geçirmeye çalışıyor.

    Broşürde sağlıkta özelleştirme ve piyasalaştırmanın önünü açan, sosyal güvenlik hakkinin ise tırpanlanmasını hedefleyen Sosyal Güvenlik “Reformu"nun gerçek yüzü ayrıntılı bir biçimde sergileniyor. Yasada öngörülen değişikliklerin bu haliyle uygulamaya geçmesi çalışanlar, emekliler ve aileleri için büyük bir yıkım anlamına gelecek. Eşitsizlikleri arttıran, sosyal dayanışma yerine parası olanın parası kadar emeklilik ve sağlık hakkına sahip olacağı bu tasarıyla emekçilere kısıtlama getirilirken, sermayeye yeni kâr alanları sunuluyor.

    Broşürü Genel Merkezimizden, şubelerimizden, temsilciliklerimizden, iş yerlerinizdeki baş temsilci ve temsilcilerinizden edinebilirsiniz.

    Broşürü pdf formatında indirmek için lütfen tıklayınız.
    SENDIKAMIZCA DÜZENLENEN PANEL BÜYÜK İLGI GÖRDÜ
    Türkiye’de sivil havacılığın sorunları sendikamız tarafından İstanbul’da düzenlenen bir panelde ele alındı. “Sıfır kaza kırım için aktörler göreve” başlıklı panelde kazalarda insan faktörü, sivil havacılıkta çalışma hukuku, pilotaj eğitimi ve uçuş emniyeti gibi konular ele alındı.

    Panelimize katılım 100 kişiyle sınırlanmış olmasına karşın bunun çok üzerinde bir izleyici grubu ile gerçekleşti. Kaptanların ve genç pilotların ilgisi havacılığa emek veren herkes için umut oldu.

    Uçuş İşletme Temsilcimiz Kaptan Pilot Bahadır Altan’ın moderatörlüğünü yaptığı panelde beş panelist sunum yaptı.

    Havacılık Tıbbı Derneği Genel Başkanı Doç. Dr. Muzaffer Çetingüç
    Hava-İş Genel Sekreteri Mustafa Yağcı
    Anadolu Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokulu Müdürü Prof.Dr. Mustafa Cavcar
    Anadolu Yıldızları Yönetim Kurulu üyesi kaptan pilot Aydın Uslu
    Sindel Havacılık Uçuş Okulu’ndan Deniz Özhan

    Panelistlerin yaptıkları sunumların ardından katılımcılar, yönelttikleri sorular ve yaptıkları yorumlarla tartışmanın daha da derinleşmesine katkıda bulundular.

    Çok yakında web sitemizde bu panelin kapsamlı bir özetini ve panelistlerin powerpoint sunumlarını bulacaksınız.

    Daha sonra da panelde yapılan bütün konuşmaların (sorulan sorular ve katılımcıların yorumları dahil) eksiksiz bant çözümünü içeren bir kitap ve CD sendikamız tarafından yayınlanacak ve sektördeki bütün taraflara yaygın olarak dağıtılacaktır.

    Panelden daha fazla görüntü yüklemek için tıklayınız.
    TÜM ILLERDE EYLEM VE PROTESTO
    İstanbul’da Galatasaray Lisesi önünde toplanan 2 bin 500 işçi, Taksim Meydanı’na yürüdü. İşçiler yürüyüş boyunca attıkları sloganlarla tasarının geri çekilmesini istediler.
    Taksim Meydanı’nda işçilere seslenen Türk-İş 1. Bölge Temsilcisi Faruk Büyükkucak, SSGSS’nin yasalaşması durumunda emekli aylığını hak etmek için prim gün sayısının 7 bin günden 9 bin güne çıkacağını; düzensiz, güvencesiz, esnek çalışanların bu primi ödemelerinin mümkün olmayacağını kaydetti.
    İzmir AKP binası önünde ve Trakyada Lüleburgazda ortak eylem yapılırken birçok ilde basın açıklamaları ile yasa protesto edildi hükümet uyarıldı.

    Aşağıda Konu ile ilgili Dökümanlar Bölümünde Türk-İş'in basın açıklamasını ve Yasa ile ilgili ayrıntılı karşılaştırmalı bilgileri bulabilirsiniz.
    EYLEMLER SÜRÜYOR: KADIKÖY’DE BASIN AÇIKLAMASI VE YÜRÜYÜŞ
    Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı’na karşı İstanbul’da düzenlenmesi planlanan bölgesel eylemlerin ikincisi 13 Ocak Pazar günü Kadıköy’de gerçekleştirildi.

    Türk-İş’e Bağlı Sendikaların İstanbul Şubeleri Platformu, TTB, KESK, DİSK ve Diş Hekimleri Birliği’nin de içinde bulunduğu siyasi parti ve dernekler, Kadıköy’de yaptıkları eylemle yasanın geri çekilerek iptal edilmesini istedi.
    HERKESE SAĞLIK VE GÜVENLI GELECEK IÇIN YÜRÜYORUZ!
    Değerli üyelerimiz,
    Tarih: 15 Ocak – Salı
    Saat: 12:00
    Buluşma yeri: Galatasaray Lisesi’nin önü
    10 Ocak 2007 Perşembe günü Türk-İş 1. Bölge Temsilciliği’nde İstanbul şube başkanları Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı (SSGSS) ve kıdem tazminatı konuları ile ilgili olarak bir araya geldi. Toplantıya sendikamızı temsilen Genel Eğitim Sekreterimiz Engin Barutçu katıldı.
    Toplantıda Türk-İş 1. Bölge Başkanı Faruk Büyükkucak, Türk-İş’in 15 Ocak’ta saat 12:00’de 81 ilde SSGSS’ye karşı eylem yapma kararı aldığını açıkladı. Açıklamaların ardından AKP il yönetimlerine gidilerek taleplerin iletileceğini belirten Büyükkucak, İstanbul’da Galatasaray Lisesi önünden Taksim Meydanı’na yürüneceğini ifade etti.
    “Biz karşı çıkarsak yapamazlar!”

    Katılabilecek olan tüm üyelerimizi Salı günü saat 12:00’de Galatasaray Lisesi önünde bu eylemde yer almaya çağırıyoruz.

    BAKIRKÖY’DE BASIN AÇIKLAMASI VE YÜRÜYÜŞ
    Hava-İş yönetimi ve temsilcileriyle Sosyal Güven(siz)lik Yasasına karşı protestonun başını çekti

    "Biz karşı çıkarsak yapamazlar!"

    Sosyal güvenlik hakkını ağır bir biçimde tırpanlamayı hedefleyen ve sağlıkta özelleştirmenin önünü açan ve yıllardır ağır ağır uygulanan sağlıkta piyasalaştırmayı hızlandırmayı hedefleyen Sosyal Güvenlik Yasası’na karşı tepkiler giderek artıyor. İstanbul’da birçok sendika siyasi parti ve kitle örgütünün bir araya gelerek kurduğu “Herkese Sağlık Güvenli Gelecek Platformu” mücadelenin yükselmesinde önemli bir rol oynuyor.
    Platform önce Taksim’de ve ardından da 27 Aralık günü Saraçhane’de düzenlediği yürüyüşlerle bu mücadeleyi adım adım yükselteceğini gösterdi. Platformun aldığı karar doğrultusunda bölgesel eylemlere başlandı. Bakırköy ve çevre semtleri kapsayan ilk bölgesel eylem 9 Ocak Çarşamba günü saat 12:30’da SSK Bakırköy Doğum Evi önünde gerçekleştirildi.

      
    Protestodan daha fazla görüntü yüklemek için tıklayınız.
    BIR ILAN, BIR SUÇ DUYURUSU VE BIR KAZA...
    Atlas Jet havayolunun Isparta yakınlarında düşen uçağında uçuş ekibi ve vatandaşlarımızdan 57 kişiyi kaybettik. Tüm acılı ailelere öncelikle başsağlığı diliyoruz.
    Ama her uçak kazasından sonra yaşananlar sanki bir diğerinin kopyası gibi, yine yaşanıyor. Magazinsel görüntüler, çarpıcı açıklamalar ve bin bir türlü senaryolar.
    Aslında, Sayın Ulaştırma Bakanı kaza sabahı CNN televizyonunda yaptığı ilk açıklmada zaten sonuca ulaşmıştı. Sayın Bakan diyordu ki "kaza ilk incelemelerine göre büyük bir olasılıkla insan hatası ağırlıklı görünüyor"
    Ve olay geldi sonuçta yine Allah rahmet eylesin pilotun başına patladı. Neden ? Tamda bizim söylediğimiz gibi hem 2920 Sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu 100, 101, hem SHT 6A 50 Talimatı 26. Maddesine göre hukuki sorumluluk kaptan pilotun. Kurallara uyması gereken ilk kişi.Kural ihlali olduğunda ilk itiraz edecek kişi.
    Peki bu kadar geniş yetkiler ve sorumluluklar tanıdığımız kaptan pilotun hatalı olduğunu varsaysak bile, onu bu hataya iten nedenleri neden hiç araştırmıyoruz?
    Airdisaster com adlı kaza kırım istatistiklerini yayınlayan sitede havayollarımızın kaza oranın 7.30 (rate) lerde olduğunu ve bu büyük kırımlarının DC 10 kazası dışında hep içhatlarda kendi ülkemizin sınırları içinde olduğunu bile bile neden bu konuda hiç kafa yormuyoruz, kendi özeleştirimizi yapmıyoruz?
    Bir uçak kazasının temel nedenlerinden ilk sayılabilecek olanı idari hatadır. Peki bu ülkede uçak kazası nedeniyle yargılanan bir havayolu şirketi Yönetim Kurulu başkanı veya Genel Müdürü gördünüz mü hiç?
    Peki eksik denetimler nedeniyle bu hatalar zincirine ilk halkanın eklenmesine bir anlamda katkıda bulunan bir devlet kurumu yetkilisinin yargılandığını gördünüz mü?
    Görmediniz. Ama bu ülkede şunu görebilirsiniz.
    Önce uçuş emniyeti diye gazetelere ilan veren bir sendikada yargılanabilir.
    Suçlu kim? Önce uçuş emniyeti diye gazete ilanı veren Türkiye Sivil Havacılık Sendikası
    Suç duyurusunda bulunan kim THY A.O ve Atlas Jet Havayolu. 57 vatandaşımızın hayatını kaybettiği uçak kimin Atlas Jet'in...
    Gazete ilanındaki eleştirelere bile tahammül edemeyecek kadar çığrından çıkmış bir havacılık sektöründe kaptan pilotların eleştiri ve uyarılarını yada itirazlarını dinleyecek bir havayolu yönetimi tasavvur edebiliyor musunuz.?
    Evet bir ilan bir suç duyurusu ve bir kaza...
    Daha ne yorumu yapalım ki?

    İsteyen vatandaşlarımız aşağıdaki Konuyla İlgili Dökümanlar Kısmından sendikamızın gazete ilanını bir kez daha, Atlas Jet havyolunun sendikamız hakkındaki suç duyurusunu da ilk kez görebilir.
    THY TEKNIK AŞ'DE 8 ÜYEMIZ GEREKÇESIZ IŞTEN ÇIKARILDI.
    THY Teknik A.Ş’de biri sendika temsilcisi 10 üyemiz “gerekçesiz” işten çıkarıldı. 4857 sayılı İş Yasası’nın ilgili hiçbir hükmünü dikkate almadan yapılan bu yasaya aykırı işlem, THY Teknik A.Ş yönetiminin pervazsızlığını da ortaya koymaktadır.
    Ana grup THY A.O ve THY Teknik A.Ş yönetimleri politikalarında hep birlikte hareket etmişler, hatta THY A.O kendi politikalarını bir anlamda Teknik A.Ş’ye dikte ettirmiştir. Bu son olayda bu kapsamdadır.
    Her iki yönetimin TİS sürecinde gösterdikleri beceriksizlik ve grev oylaması başarısızlığı bu yönetimleri kendilerini atayanlar karşısında zor durumda bıraktığı gibi, personele karşı inanılmaz bir kin ve öç alma duygusuna itmiştir. Bu başarısızlık nedeniyle istifa ederek bu şirketleri terk etmek yerine, hiçbir günahı olmayan insanları işten çıkarmak, böylece kendilerini üst makamlarına affettirme yöntemini seçmişlerdir. Yönetimlerdeki bazı kişilerin artık kişisel mesele haline getirdiği bu kin ve nefret yaklaşımı şirketlerde iş barışı ve huzurunu ortadan kaldırmıştır. Bunun sonucuna da katlanacaklardır.
    THY Teknik A.Ş’de uygulanan işten çıkarmaların hiçbir yasal geçerli nedeni bulunmamaktadır.Yasaya uygun somut hiçbir gerekçe gösterilmemiştir. Hatta yasanın temel şartı olan kişilerin savunmasının alınmasına bile uyulmamıştır. THY Teknik A.Ş yönetimi yasadışı davranmıştır.
    THY A.O VE THY TEKNIK A.Ş TOPLU IŞ SÖZLEŞME KITAPLARI YAYINLANDI
    21. dönem THY A.O ve 1. dönem THY Teknik A.Ş toplu iş sözleşme kitapçıkları üye sayısı kadar bastırılarak işyerlerinde dağıtılmaya başlanmıştır. Üyelerimiz, sendika temsilciliklerimizden veya sendika temsilcilerimize bizzat başvurarak kitapları alabilirler.Toplu iş sözleşmeleri aşağıdaki Konu İle İlgili Dökümanlar Bölümünden de edinilebilir.
    TERÖR SALDIRILARINI ŞIDDETLE KINIYORUZ.
    Dün Hakkari’nin Dağlıca bölgesinde PKK tarafından yapılan saldırı sonucu, 12 silahlı kuvvetler mensubumuz şehit oldu, aynı gün 17’ye yakın vatandaşımız yine insanlık dışı bir mayın saldırısı ile yaralandı. Saldırıları nefretle kınıyoruz. Bu saldırılarda şehit olan silahlı kuvvetler mensubu er ve erbaşlarımızın acılı ailelerine sabır ve başsağlığı diliyoruz, Acılarını yürekten paylaşıyoruz. Yaralananlara acil şifa diliyoruz.

    Konfederasyonumuz TÜRK-İŞ ve bağlı sendikalarımız 9 Bölge ve 71 il temsilciliğinde yarın saat 11.00 de ortak basın açıklaması ile bu konudaki tepki ve duyarlılıklarını bir kez daha dile getireceklerdir.

    Son aylarda ülkemizin tüm insanlarını derin olarak yaralayan, onlarca silahlı kuvvetler mensubumuzun şehit olmasına, onlarca sivil vatandaşımızında vefatına neden olan terör saldırıları giderek kapsamlı bir yönelime girmektedir. Öncelikle ülkemizi kardeş kavgasına, tahriklere ve provakosyonlara çekmeye yönelik olduğunu düşündüğümüz bu tırmanış karşısında, hepimiz sağduyu ile hareket etmeliyiz. Terörün en önemli amacı korku, panik yaratmak ve kaos oluşturmak, toplumsal dayanışmamızı çökertmektir. Bu oyuna gelindiğinde terör amacına ulaşacaktır.

    Bölünme değil, birarada kardeşce yaşamayı savunmalıyız.
    Terörün, kan dökmenin ve silahın çözüm olmadığı, bu yöntemlerle bir yere varılamayacağı kesindir. Yıllarca yaşanan acılar ve gencecik fidanların ölümü ile sönen ocakların feryatları bunun açık kanıtlarıdır. İnsan hayatına kasteden bu terör saldırıları ülkemizde insanlarımız arasında kin ve nefret tohumları ekmekten başka bir işe yaramamaktadır.

    Gelişmeler değerlendirildiğinde yaşanan tarihsel sürecin sadece terör ve bu terörü yaratan PKK örgütü ile sınırlı olmadığı herkesçe dile getirilmektedir. Ortadoğu’da yaşananların basit bir oyun olmadığını, karmaşık ve tüm bölgeyi ateşe atacak yeni emperyalist senaryolarla beslendiğini görmek zorundayız.
    HABER-İŞ SENDIKAMIZIN HAKLI GREVINI DESTEKLIYORUZ.
    HABER-İŞ üyesi Telekom İşçileri KAZANACAK!
    Mayıs ayından bu yana devam etmekte olan toplu iş sözleşme süreci yabancı sermaye yönetimindeki Türk Telekom’da, işverenin tamamen haksız ve yanlış yaklaşımlarıyla tıkanmış ve Haber – İş Sendikası tarafından bugün haklı bir grev başlatılmıştır.
    Türk Telekom’da yaşanan sorunlar, özelleştirme uygulamalarının varacağı noktayı gözler önüne sermektedir. İşveren, çalışanların kazanılmış haklarını gasp etmeye, sendikalı işçilerle aynı unvan ve kıdeme sahip bulunan sendikasız işçilere verilen ücreti sendikalı işçilere vermek istemeyerek sendikal örgütlülüğü zayıflatmaya çalışmaktadır.
    Hafta sonu tatilleri ve hafta içi çalışma süreleri konusunda esnek çalışma koşullarını egemen kılmak isteyen Türk Telekom işvereni OGER, özelleştirmenin amaçlarından biri olan emeklilik yoluyla istihdamın azaltılması, yeni işe başlayanlarda asgari ücretin esas alınması gibi uygulamalar ve düşük zam önermesiyle özelleştirme talanına yeni halkalar eklemek istemektedir.
    Hava-İş sendikası olarak grevin demokratik meşru hakların en önemlilerinden biri olduğu bilinciyle, bir çok idari madde ve haklarda kazanılmış hakları geri götürmeye çalışan işverenin bu tutumunu kınıyor, işçilerin aldığı grev uygulamasının başarıya ulaşması için, maddi ve manevi anlamda her türlü gücümüzle Haber-İş sendikamızın yanında olduğumuzu kamuoyuna duyuruyoruz.
    THY A.O 2007 YILI 2. ÇEYREK MALI VERILERI AÇIKLANDI.
    THY’nin 2. çeyrek mali verileri bir süre önce açıklandı. Her zaman olduğu THY borsaya kote şirketler içinde mali verilerini en geç açıklayanlardan biri olma özelliğini koruyor.
    2. çeyrekte (Nisan-Haziran dönemi) net dönem kârı 48,7 milyon YTL olarak gerçekleşmiş. Geçen yılın aynı döneminde bu tutar 223 milyon YTL’ydi. Burada yüzde 78’lik bir azalma söz konusu.
    Bu azalmanın başlıca nedeni geçen yılın 2. çeyreğinde önemli bir yer tutan faaliyet dışı kazançların burada olmaması. Geçen yılın 2. çeyreğinde diğer faaliyetlerden gelir ve kârlar kalemi 548,9 milyon YTL’lik bir büyüklüğe sahipti (belirleyici alt kalemler: “Maddi varlık değer düşüş karşılığında kur değişiminden kaynaklanan azalış” ve “kur farkı geliri”.) Bu yılın 2. çeyreğinde ise bu tutar sadece 23,2 milyon YTL oldu. Buna karşılık geçen yılın 2. çeyreğinde 12,4 milyon YTL olan diğer faaliyetlerden gider ve zararlar kalemi bu yılın aynı döneminde 136,2 milyon YTL’ye çıktı. Bu da asıl olarak “maddi varlık değer düşüş karşılığında kur değişiminden kaynaklanan artış”tan kaynaklanıyor.
    Esas faaliyet kârına bakıldığında ise şirketin mali performansında özü itibariyle hiçbir sıkıntı olmadığı açıkça görülüyor. Net esas faaliyet kârı geçen yılın 2. çeyreğinde 13,2 milyon YTL iken bu yılın aynı döneminde 120,2 milyon YTL’ye yükselmiş. Satış gelirleri yüzde 19,7 oranında artmış ve bu bir yıl öncesine göre hem iş hacminde, hem yükleme faktöründe, hem de pazar payında yaşanan artıştan kaynaklanıyor.
    Özetle söylemek gerekirse şirketin kârındaki azalma bütünüyle esas faaliyet dışı faktörlerden (kur değişiminden) kaynaklanıyor; mali bünye gücünü koruyor ve artırıyor.
    “SANAL HAVAYOLU” TARTIŞMASI YENIDEN CANLANIYOR MU?
    10 yılı aşkın bir süre önce gündeme gelmiş olan, ancak bir süre sonra sönümlenerek sözü edilmez hale gelen “sanal havayolu” tartışması bugünlerde yeniden gündeme getirilmeye çalışılıyor.

    Üst kuruluşumuz ITF (Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu) “sanal havayolu” şirketlerinin oluşturulması girişimlerini, bu konunun sektörün uluslararası gündeminin üst sıralarında yer aldığı sırada yakından izlemiş ve havayolu çalışanları için yaratabileceği tehlikelere dikkat çekmişti.

    “Sanal” havayolu şirketlerinin havayolu çalışanları için yaratacağı tehlikelerin listesi oldukça uzun ve iç karartıcı. Bu listenin en tepesinde “sanal” havayolları aracılığıyla havacılık sektöründe denizcilik sektöründekine benzer bir tür elverişli bayraklar sisteminin yerleştirilmesi tehlikesi yer alıyor. Bunun gerçekleştirilmesi durumunda ücretlerin, çalışma koşullarının ve sendikal örgütlülüğün ağır darbeler alması kaçınılmaz olacaktır.

    “Sanal” havayollarının kurulmasını ilk gündeme getiren British Airways’in o yıllardaki icra başkanı Bob Ayling olmuştu. Ayling “sanal” havayollarının sektörün geleceğini oluşturacağı düşüncesindeydi. Bugünlerde ise FL Group, American Airlines bünyesinde “sanal” havayolu tartışmasının yeniden canlandırılmasını istiyor.
    KONUT EDINDIRME YARDIMI GERI ÖDEMELERI ILE ILGILI YÖNETMELIK YAYINLANDI
    Konut Edindirme Yardımı (KEY) hesaplarının tasfiyesi için yönetmelik Resmi Gazete'de 14 Ağustos 2007 tarihinde yayımlandı.
    Yönetmeliğe göre;

    • İşyerleri hak sahiplerinin listelerini 30 Kasım’a kadar oluşturacak. (Bakanlar Kurulu bu süreyi bir defaya mahsus üç aya kadar uzatabilecek.)
    • İşyerlerince hazırlanacak listeler tasfiye halindeki Emlak Bankası'na gönderecek.
    • Emlak Bankası, hak sahiplerinin isim, konut edindirme yardımı ve nemalarını içeren listeleri, 30 Kasım 2007'den itibaren üç ay içinde Emlak Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı'na (EGYO) bildirecek. (Hazine'nin bağlı olduğu bakan bu süreyi bir defaya mahsus iki aya kadar uzatabilecek.)
    • Listeler Resmi Gazete'de ilan edilecek
    • Bunu takiben listelerde yer almayanların başvuruları için süre tanınacak ve ödemeler 2008'de yapılacak.
    Hak sahiplerinin konut edindirme yardımı anapara tutarlarının nemalandırılmasında;
    • Hesapların bankaca takip edildiği 1 Ocak 1987 ila 29 Aralık 1999 arasındaki dönem için Emlak Bankası'nın altı aylık vadeli mevduat faizi bileşik usulde uygulanacak.
    • Hesapların bankadan EGYO'ya devredildiği 29 Aralık 1999'den 30 Kasım 2007 tarihine kadar ise; EGYO'nun net aktif değerinin yüzde 60.96'sının, Emlak Bankası AŞ tarafından ayni sermaye olarak EGYO'ya devredilen taşınmazlar karşılığı 395 milyon 751 bin 717 YTL oranı esas alınarak nemalandırılacak.
    Sendikamız KEY hesaplarının tasfiyesi ile ilgili olarak yeni gelişmeler olması durumunda sizleri bilgilendirmeye devam edecek.
    Sorularınız için: havais@havais.org.tr

    Konut Edindirme Yardımı Nedir?
    Konut Edindirme Yardımı (KEY), 11 Kasım 1986 yılında 3320 sayılı yasa ile 10 ve daha fazla işçi çalıştıran işyerlerindeki işçiler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'na göre aylıklarını alan devlet memurları ile diğer kamu görevlileri ve bunların emeklilerine kanunda belirtilen esaslara göre konut edindirme yardımını amaçlıyordu. Yardımla ilgili kesintiler, kanunun yürürlükte olduğu süre içerisinde işçiler adına işverenden, memur ve diğer kamu çalışanları adına ise ilgili kurumdan yapılarak, Türkiye Emlak Kredi Bankası nezdinde memurlar için "Toplu Konut Ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığı adına açılan Devlet Memurları ve Emeklileri Konut Edindirme Yardımı, işçiler için de aynı bankada açılan "İşçiler ve Emekliler Konut Edindirme Yardımı" hesaplarında toplandı. Kanunun, yardım için 75 metrekarelik evlerin 60 metrekarelik bölümü için yararlanma şartı koşması, fonun kullanımının çok düşük olmasına neden olurken, yardım için kesinti uygulamasına da 1996 yılında son verildi.
    Hak Sahipleri Büyük Kayba Uğrayacak
    Kanunda Konut Edindirme Yardımı fonunun tasfiyesi sırasında nemalandırmanın Emlak Bankası’nın faizleri üzerinden yapılacağına hükmediliyor. Bu, nemalandırmanın o yıllarda geçerli olan piyasa mevduat faizlerinin çok altında kalan bir faiz oranıyla yapılacağı anlamına geliyor. Diğer bir deyişle, hak sahipleri (yani bizler) ciddi bir gelir kaybına uğrayacaklar. Turk-İş Sosyal Güvenlik Danışmanı Celal Tozan’ın hesaplamalarına göre ödemelerini eksiksiz olarak yapmış olan bir çalışana 500 YTL civarında bir ödeme yapılacak. Oysa gerçekçi bir nemalandırma yapılmış olsaydı bu tutar yaklaşık olarak 4500 YTL olacaktı.

    Konut Edindirme Yardımı Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik
    [link]http://rega.basbakanlik.gov.tr/eskiler/2007/08/20070814-5.htm[/link]
    ONURUMUZLA MÜCADELE ETTIK ONURUMUZLA KAZANDIK
    THY A.O 21. Dönem, THY Teknik A.Ş 1. dönem toplu iş sözleşmelerimizi bugün yeni kazanımlarla imzaladık. Siz üyelerimizin onurla sabırla ortaya koyduğu birlikte ve birlikle mücadele grev oylamasında evet demenin en anlama geldiğini de açıkça ortaya koymuştur.
    Tüm Türkiye’de sendika diye bir kurum ve örgütlülük olduğunu, grev diye bir Anayasal hak olduğunu yıllar sonra herkesin durup düşüneceği biçimde ortaya koydunuz.
    Hava-İş sendikası mücadeleyi sabırla sürdürürken, aynı zamanda uzlaşma zemini hiç kaybetmeden, maceraya atılmadan tüm önemli güçler ve kamuoyu karşısındayken bile başarı kazanılabileceğini ortaya koymuştur.
    Tüm üyelerimizin bu başarısını kutluyor ve yeni sözleşmelerimizin herkese hayırlı olmasını diliyoruz.
    Aşağıda konu ile ilgili dökümanlar bölümünde anlaşma tutanaklarını sözleşmemizde kazanılan yeni haklarla ilgili ayrıntılı açıklamayı bulacaksınız.

    Linkler: Sağ tıklayıp seçeneklerden "Hedefi Farklı Kaydet" yada "Save Target As" seçiniz.
    THY A.O. Anlaşma Tutanağı (Dosya Boyutu 2.64Mb)
    THY Teknik A.Ş. Anlaşma Tutanağı (Dosya Boyutu 2.23 Mb)
    THY A.O VE THY TEKNIK A.Ş TOPLU IŞ SÖZLEŞMELERINDE BUGÜN YAPILAN TOPLANTI KONUSUNDA AÇIKLAMAMIZ.
    Değerli Üyelerimiz;

    Bugün THY A.O Genel Müdürlüğünde yapılan toplu iş sözleşme görüşmelerinde daha öncede açıkladığımız gibi taraflar toplam sonuç alma yönünde çabalarına devam etmişlerdir.
    Sendikamız toplu iş sözleşmesinin grevsiz sonuçlanması açısından arabuluculara gelebileceği son noktayı bildirmiştir. Arabulucular süreç ile ilgili olumlu veya olumsuz son noktayı belirlediklerinde kesin açıklamalar yapılacaktır.
    Bu konuda sendikamız Şube Başkanları ve temsilciler kurulları ile gelinen noktayı değerlendirerek, sözleşme yetkililerimizin sürecin geldiği noktadaki politikalarını onaylamış, sürecin olumsuz sonuçlanması halinde sendika yönetimine grev uygulama kararını açıklaması konusunda yetki vermiştir.
    TİS sürecinin en önemli noktasında siz üyelerimizin sabırla gösterdiği kararlılık bizim için en önemli destek kaynağı olmuştur.
    Greve evet yönündeki kararın kazanımlarla sonuçlanması adına yürüttüğümüz çalışmalarımızın başarılı olması dileğiyle saygılar sunarız.
    HAVA-İŞ SENDIKASI TİS SÜRECI ILE ILGILI ÜYELERINE AÇIKLAMA YAPTI.
    Hava-İş sendikası THY A.O ve THY Teknik A.Ş toplu sözleşme arabulucu toplantıları ile ilgili üyelerine aşağıdaki açıklamayı yaptı.

    Değerli üyelerimiz

    Toplu iş sözleşme sürecinin en önemli aşamalarından birini yaşıyoruz. Her türlü hukuksuzluk ve toplu iş sözleşmesinin doğal akışı değiştirilerek hak alma mücadelemizin başarısız kılınmasına yönelik girişimler sizlerin gerçekten alkışlanması gereken onurlu tutumuyla bir bir aşılmıştır.
    Sendikamız grev oylaması sonucunu hiçbir şekilde bir mağlubiyet ve galibiyet havasına büründürmemiş, sonucu olgunlukla karşılamış 11500 üyesi ve aileleri ile birlikte 50 bin kişinin sorumluluğu ile hareket etmiştir.
    Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının arabuluculuk çağrısına icabet etmiş ve uzlaşma yollarını tıkayan taraf olmamıştır.
    Arabulucu olarak görevlendirilen sayın yetkililere sorunları, çözüm yollarını ve uzlaşma koşullarının hangi noktada oluşabileceğini açıkça ifade etmiştir.
    Grev oylaması sonrasını yeni bir süreç ve beyaz bir sayfa olarak değerlendirerek uzlaşma için Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının Başkanlığında yapılan toplantıda alınana temel prensip kararına disiplinle uyarak kurulların bilgisi dahilinde tekliflerini revize etmiş ve bunları arabuluculara açıkça iletmiştir.
    Dün yapılan ortak toplantıda da yukarıda özetlediğimiz ve sendikamızın hiçbir şekilde kompleks duymadığı uzlaşmaya açık ve süreci grevsiz bitirme politikalarına devam edilmiştir.
    Bu aşamadaki toplantıların en önemli özelliği şudur. Her iki sözleşme için artık tüm maddeler birlikte değerlendirilmekte toplam bir çözüm aşamasına gelinme çabası sarf edilmektedir. Maddelerin tek tek kabulü veya imza altına alınması gibi bir süreç yaşanmamaktadır. Bu nedenle maddeler üzerinde ayrıntılı açıklama yapılması mümkün olmamaktadır. Ayrıca görevlendirilen sayın arabulucular verilen teklifleri kendilerinde toplamakta taraflardan açıklama yapılmamasının kendi görevleri açısından uygun olacağını belirtmektedirler..
    Sayın Bakanın görevlendirdiği sayın arabulucular görevlerini tamamlama yönünde her iki tarafa da sürecin olumlu veya olumsuz sonuçlanmasına kadar kendi inisiyatiflerinde kalmaları yönünde karar bildirmişleridir. Sendikamız disiplinle bu karara da uymuştur.
    Bu amaçla yarın saat 10.00’da THY Genel Müdürlüğünde bu sürecin son toplantısı yapılacaktır.
    Süreç sonlandığında elde edilen sonucu siz üyelerimizle paylaşacak ve sonraki süreç ile ilgili kararlarımızı yine sizlerle birlikte vereceğiz.
    Bütün bu uzlaşma girişimlerimiz kesinlikle grev seçeneğinin ortadan kalktığı anlamına gelmemektedir. Bu konudaki teknik hazırlıklarımız tamamlanmıştır. Ancak bu konuda bile hala sürecimizi anlayamadığımız bir şekilde ertelemeye çalışan engellemeler devam etmektedir. 9 Ağustosta sonuçlanan grev oylaması sonuçları hala resmen sendikamıza tebliğ edilmemiştir. Yaptığımız araştırmada bu konudaki tebligatların İstanbul Bölge Müdürlüğünce 17 Ağustos Cuma günü 17.00 den sonra postaya verildiğini öğrenmiş bulunmaktayız. Bu tebligat bize ulaşmadan yasal olarak grev tarihini belirlemek mümkün olmamaktadır.

    Son olarak da önemli bir uyarımızı son kez dile getirmek istiyoruz. Hiç kimse Hava-İş’in bu yapıcı tutumunu bir zafiyet olarak algılamamalıdır. Grev oylaması sonrası oluşan yeni duruma rağmen hala uzlaşmaz bir tutumla ve tehditlerle konuya yaklaşılmasını hissettiğimizde kurullarımız grev uygulama kararımızı alacak ve kamuoyuna duyuracaktır. Hava-İş’in grev deneyimi hiçbir sendikada olmadığı kadar yüksektir. Hava-İş sendikasının iyi niyetine rağmen, kaos yaratma girişimlerine yönelenler bunun sonucuna da katlanmak zorunda kalacaktır.Saygılarımızla.
    ARABULUCU VE IŞVERENLE TİS ORTAK TOPLANTISI BU GÜN SAAT 13.00 DE THY GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDE YAPILACAK.
    THY A.O ve THY Teknik A.Ş toplu iş sözleşmeleri uyuşmazlığı ile ilgili Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı'nın görevlendirdiği arabulucuların taraflarla yaptığı görüşmeler sonrasında Hava-İş sendikası ve THY A.O ve THY Teknik A.Ş İşveren yetkilileri bugün saat 13.00'de ortak görüşme yapacaklardır.
    Hava-İş sendikası uzlaşma yönünde Sayın Bakanın girişimleri ile oluşan bu görüşme sonrasında Kurulları ile gelişmeleri değerlendirerek kamuoyuna gerekli açıklamayı yapacaktır.
    TOPLU IŞ SÖZLEŞMELERI ILE ILGILI ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLIK BAKANLIĞINDA YAPILAN TOPLANTI SONA ERDI.
    Bugün Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu'nun çağrısı ile yapılan görüşmede grev oylamasından sonra oluşan yeni durum ile ilgili taraflar öncelikle Sayın Bakan ile tek tek görüşürek görüşlerini aktarmışlarıdır.

    Sayın Bakanında katıldığı ortak toplantıda ise temel olarak yeni süreç nedeniyle uzlaşma sağlanması için tarafların yeni tekliflerinin ortaya çıkması konusunda Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in Kamu sözleşmeleri ile ilgili Danışmanı Sayın Adnan Çiçek ve Çalışma Genel Müdürü Sayın Sadettin Akyıl'ın arabulucu olarak görevlendirilmesi;

    Bu arabulucuların yeni teklifler ile ilgili Perşembe günü THY A.O ve THY Teknik A.Ş ile Cuma günü ise sendikamızla görüşmesi bu görüşmelerden çıkacak sonuçlar ise bakanlığın görevlendirdiği arabulucular ve taraflar ile birlikte İstanbul' da Pazartesi günü yapılacak toplantıda değerlendirilmesi kararlaştırılmıştır.

    HAVA-İŞ GENEL MERKEZ YÖNETİM KURULU
    HAVA-İŞ GENIŞLETILMIŞ BAŞKANLAR VE TEMSILCILER KURULU SONUÇLANDI.
    Grev oylaması ile ilgili süreci değerlendirmek üzere bu gün toplanan Hava-İş Genişletilmiş Başkanlar ve Temsilciler Kurulu aşağıdaki kararları almıştır.
    Sendikamız Bakanlar Kurulunun aldığı karar çerçevesinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Murat Başesgioğlu’nun çağrısıyla yarın saat 14.00’de yapılacak toplantıya Genel Başkanımız Atilay Ayçin, Hukuk Müşavirimiz Abdi Pesok ve 4 Yönetim Kurulu üyemizle katılacaktır.
    Kurulumuz sendikamızın bugüne kadar sürdürdüğü uzlaşma yönündeki sağduyulu tavrına ek olarak, yarın yapılacak toplantı öncesi, grev tarihi ile ilgili herhangi bir karar almamıştır.
    Kurulumuz olası bir anti demokratik ve yasadaki gerekçeye aykırı grev erteleme kararına karşı, erteleme kararının alındığı tarihten itibaren gerekli tepkiyi ortaya koyma yönünde hazırlık yapılması ve üyelerimizin üretimden gelen tüm gücüyle bu karara karşı meşru demokratik direnme hakkını kullanması kararını almıştır.
    Kurulumuz yarın yapılacak toplantı sonrası değerlendirme yapmak üzere 16 Ağustos Perşembe günü saat 13.00 de toplanacak ve Ankara’da yapılacak toplantının sonucuna göre hareket edecektir.

    HAVA-İŞ SENDIKASI KURULLARINI TOPLUYOR.
    Hava-İş sendikası grev oylaması sonuçları sonrası süreç ile ilgili aşağıdaki açıklamayı yaptı.
    Bilindiği gibi grev oylaması 9 Ağustos 2007 tarihinde sonuçlanmıştır. 2822 sayılı yasanın 36. Maddesine göre "...oylama gününden başlayarak 3 işgünü içinde oylamaya itiraz edilebilir.... hükmü vardır. Bu nedenle kesin sonuçların taraflara tebliği bu tarihten sonra yapılacaktır.
    Yine 2822 sayılı kanunun Grev ve Lokavtın Başlaması başlıklı 37. Maddesi 3. bendinde ..........Grev oylaması yapılan hallerde altmış günlük süre oylamanın sonucunun kesinleşmesinden sonra başlar........ hükmü vardır.
    Bu düzenlemelere göre oylamanın sonucu greve evet şeklinde çıktığına göre, sonuçların tarafımıza tebliği tarihiden (oylamanın sonucunun kesinleşmesinden) itibaren grev uygulamasını yapabileceğimiz 60 günlük yasal süre bu tarihte başlayacaktır.
    Grevin başlaması bu 60 günlük süre içinde herhangi bir tarihte 6 iş günü önceden bildirmek koşuluyla karşı tarafa tebliğ edilebilir ve bu tebliğ tarihinde grev başlar.
    Şu anda grev oylama sonuçları henüz tarafımıza tebliğ edilememiş ve 60 günlük süre başlamamıştır.
    Hava-İş sendikası ön bir değerlendirme yapabilmek amacıyla;
    14 Ağustos Salı günü şube Başkanlarının da katılımıyla Genişletilmiş Başkanlar kurulu toplantısı yapılacaktır. Bu toplantıdan önce şube kurulları da gelişmeleri değerlendirmiş olacaktır.
    15 Ağustos Çarşamba günü ise İstanbul temsilciler kurulu toplanacaktır.
    Bu iki toplantı değerlendirmeleri ışığında Genel Merkez Yönetim Kurulumuzun vereceği kararlar kamuoyuna açıklanacaktır.
    THY A.O VE THY TEKNIK A.Ş ÇALIŞANLARI "HAK VE TALEPLERINE" SAHIP ÇIKTI.
    Değerli Basın ve Kamuoyu;
    THY A.O’ da THY Teknik A.Ş’de çalışanlar greve evet dedi.

    THY A.O ve THY Teknik A.Ş Grev Oylaması sonuçları tüm Türkiye’ye bir mesajdır. Temel Anayasal grev hakkına sahip çıkan çalışanlar, korku ve baskı tacirlerine demokrasi dersi vermişlerdir.

    Çalışanlardan doğal olmayan yollardan toplanan imzalar ve 2822 sayılı yasanın amir hükümlerinin hukuki olarak zorlanması ile kurulan ve bugüne kadar ülkede uygulanan grev oylamalarının hiç birinde rastlanmadığı şekliyle 4 gün açık tutulan sandıklardan, THY A.O ve THY Teknik A.Ş çalışanlarının özgür iradesi sonucu, birilerinin çok dilediği ve beklediği gibi greve hayır çıkmadı.

    Bu mesaj tüm Türkiye’yedir. Sonuç; grev hakkına saygı duymayan, THY ve THY Teknik A.Ş işçilerinin hak elde etme mücadelelerine karşı, çalışanların hiç hak etmedikleri ölçüde insafsızca saldırılar düzenleyen, şirket batacak, ekonomi çökecek, turizm kaybedilecek korkutmaları ve felaket senaryoları ile desteklenen bir büyük karşı kampanyaya verilmiş çok önemli bir yanıttır.

    Bu mesaj doğru okunmalı “ben yaparım olur” “ben emir veririm herkes hazır ola geçer” anlayışı ile hiçbir yere gidilmeyeceği artık algılanmalıdır. Şirket yönetimleri endüstriyel ilişkilerindeki zaaf ve hatalarını sağduyu ile yeniden değerlendirmelidir.

    Özgür iradelerini olağanüstü koşullara rağmen çağdaş bir direngenlikle ortaya koyan tüm çalışanlarımızı, örgüt disiplini ve kararlığı ile tüm zorlukları aşmada büyük özveride bulunan işyeri temsilcilerini ve tüm Hava-İş kurullarını kutluyoruz. Ancak greve hayır diyenlerin de önemli bir yanlış tercih yaptıklarını açıkça belirtiyoruz. Daha yoğun bir evet çalışanların lehine bir çözüme çok daha büyük katkıda bulunabilirdi.

    Bu grev oylaması ile çalışanlar yasal haklarını kendi elleri ile bir başkalarına devretmenin en büyük yanlış olacağını kavradılar, bu bilinçle önemli bir adım attılar.
    Hava-İş sendikası üyeleri ile yüz yüze iletişim sayesinde elinden geldiğince en ağırlıklı eğilimi temsil eden görüşü esas alan, kararlarını bu geniş kitle eğilimine dayandıran bir anlayışla süreci yürütmüştür. Bu beklide daha meşakkatli ve zor bir referandum yöntemi olarak değerlendirilebilecek bir yöntemdi. Hava-İş bu zoru denemiş ve başarılı olmuştur.
    Hava-İş sendikası olaya galip-mağlup yaklaşımı ile bakmamaktadır. Ulusal havayolumuz bizim için özelleştirilse de değerlidir ve önemlidir, ancak şu kabul edilmelidir ki çalışanların hak ve talepleri de önemlidir ve değerlidir. Şimdi ciddiyetle ve acil olarak, çözüme katkı sağlayacak ortak noktaları arama bulma ve kör bir inatlaşmaya girmeme zamanıdır.
    Grev uygulaması için yasal süremiz bu aşamadan sonra tekrar işlemeye başlamıştır. Sendikamız Kurulları ile öncelikle bu konuda bir ön değerlendirme yaparak süreç ile ilgili kararlarını kamuoyuna duyuracaktır.

    Yaşasın THY ve THY Teknik A.Ş işçilerinin, birlikle ve birlikte mücadelesi
    Yaşasın tüm ülkedeki işçilerin mücadele birliği.
    HAVA-İŞ'IN GREV OYLAMASI ILE ILGILI YAPTIĞI HUKUKI ITIRAZIN REDDEDILDIĞI HABERLERI EKSIK BILGI IÇERMEKTEDIR.
    Sendikamızın, grev oylamasının hukuki içerikleri ile ilgili eksiklikleri ve yasaya aykırılığı itirazı ile ilgili mahkemenin verdiği red kararı konusunda çıkan bazı haberler eksik bilgiye dayanmaktadır.

    Mahkeme itirazımızla ilgili şekli bir karar vererek 2822 sayılı yasanın 36/2 maddesinde yer alan grev oylamasına itirazın grev oylamasının sonuçlanmasından sonraki 3 işgünü içinde itiraz edilebileceği gerekçesi ile itirazımızı reddetmiştir. Mahkeme hukuki itirazımızın esası ile ilgili yani 2822 sayılı yasanın 35. maddesine aykırılık ile ilgili kısmının geçersiz olduğuna yönelik herhangi bir karar vermemiştir. Hukuki itirazımız esastan devam etmektedir. Bu konudaki eksik bilgilerin giderilmesi amacıyla bu açıklamaya gerek görülmüştür.

    Aşağıdaki Konuyla ilgili dökümanlar bölümünden Mahkemenin karar özetini inceleyebilirsiniz.
    TÜM HUKUKSUZLUKLARA RAĞMEN ÇALIŞANLARIN ÖZGÜR İRADESİNE GÜVENİYORUZ!
    TÜM ÇALIŞANLARA SESLENİYORUZ;
    • Kapsam dışı çalışanlar sizlerde emeğinizle geçiniyorsunuz, bugün kapsam dışısınız, yarın çalışan, çalışanların arasına döndüğünüzde onurunuzla dolaşın, GREVE EVET deyiniz..
    • Part-Time çalışanlar Sendika sizin içinde taleplerini hala sürdürüyor. İnsanca yaşamı seçin, kölelik düzenine hayır deyiniz, GREVE EVET deyiniz.•
    Yurt dışında çalışanlar sizlerin nasıl sorunlar içinde olduğunuzu biliyoruz geri çağırma tehditleri sizleri belki sessizleştiriyor ama sandıkta özgür iradenizi kullanın GREVE EVET deyiniz.
    • İşçiler, şoförler, operatörler, uçak emniyetçiler, postabaşıları, memurlar, bilet satışçılar, muhasebeciler, yolcu hizmetleri, kargocular, harekatçılar, rezervasyoncular, çağrı merkezi memurları, ekip planlamacılar, dispeçler, öğretmeler, tüm uzmanlar, lisansız ve lisanslı teknisyenler, mühendisler, kabin memurları, load masterlar, pilotlar, burada adını sayamadığımız tüm mesleklerde alın terlerini döken THY A.O ve THY Teknik çalışanları; 21. ve 1. Dönem toplu iş sözleşme taleplerimiz için GREVE EVET deyiniz.
    Sizi anlamayanları, sizleri horlayanları, sizleri tehdit edenleri, SİZLERİ ANCAK GREV OYLAMSINDA HATIRLAYANLARI, sandıkta unutamayacakları bir ders veriniz. Tek güvendiğimiz güç siz çalışanlarımızın gücüdür. Bu güç bizim arkamızda olduğu sürece kazanımlar için, sendika yönetimi her türlü bedeli ödemeye hazırdır.

    GREVE “EVET” DEMEK GREVE ÇIKMAK DEĞİLDİR. PAZARLIK GÜCÜNÜZÜ KORUMAK VE GÖRÜŞMELERİN DEVAMINI SAĞLAMAKTIR. KAZANIMLAR İÇİN İŞVERENE ADIM ATTIRMAKTIR.
    HER TÜRLÜ HAZIRLIĞIMIZ TAMAM
    ÜYEMİZİN İRADESİNE GÜVENİYORUZ!
    Hava-İş sendikası THY Genel Müdürü Sayın Temel Kotil'in içinde bir çok çarpıtmayı da içeren konuşmasında çözüm yerine grev oylamasını tercih ettikleri yönündeki sözleri üzerine grev oylamasına hazır olduklarını açıkladı. Hava-İş açıklmasında "Sendikamız çalışanların iradesinden korksaydı, görüşmeler sonuna kadar açık yapılsın demezdi ve bunu prensip kararı olarak uygulamazdı. Bundan çekinmeyen sendika, sandıktan neden korksun ki. Yapılacak oylama sendikaya evet, hayır oylaması değildir. Yapılacak oylama, yasal grev hakkımdan ve TİS taleplerinden vazgeçtim, ya da taleplerimde kararlıyım, grev kozumu çöpe atmayacağım oylamasıdır." dedi

    Hava-İş sendikasının bu konudaki açıklaması aşağıdadır.

    Değerli Üyelerimiz;
    THY A.O ve THY Teknik A.Ş işyerlerinde devam etmekte olan toplu iş sözleşme sürecimizi bu güne kadar açıklık içinde ve sizlerle birlikte karar vererek getirdik. Çalışanlar olarak, hep birlikte belirlediğimiz ve haklılığına yürekten inandığımız taleplerimizi her platformda belgeleri ile, nedenleri ile ve çözüm yolları ile işveren yetkililerine anlattık, sağduyu bekledik, şirketi büyüten çalışanların özverilerine karşılık gelecek bir yaklaşım bekledik.

    Ancak ne oldu? Masada söylediklerimize yanıt veremeyen işveren yetkilileri, masayı bırakıp, çalışanları onur kırıcı baskılar içinde bıraktılar. Yasaya göre özgür irade ile verilmesi gereken grev oylaması talep dilekçesini alabilmek için Müdürleri, Başkanları, Genel Müdür Yardımcıları hatta Yönetim Kurulu üyeleri bir olup, çalışanları sorgu odalarını alarak özgür iradelerini ellerinden aldılar. Biz açıklık demokratik yaklaşım dedikçe, onlar zorbalık dediler.
    En uç örnek olarak, Pilotun imza vermesi için gelecekte ki uçuş eğitim notunun (mesleğinin bitirilmesinin) tehdit olarak kullanılmasına kadar giden tehlikeli bir anlayışa bile tevessül ettiler.
    Kapsam içi kapsam dışı tüm THY çalışanları böyle bir muameleyi hiçbir zaman hak etmedi. Nerede “sizleri biz yönetiyorsunuz” lafları, nerede İSO kalite belgeleri, nerede çağdaş insan kaynakları yaklaşımı, nerede evrensel sözleşmelere saygılı endüstriyel ilişkiler?

    Değerli üyelerimiz, şimdi soruyoruz;
    Siz özgür iradeniz ile mi grev oylaması istediniz, yoksa imzalarınız sizden “kibarca” toplandı mı?
    Hiç imzasını kendi eliyle özgür iradesini kullanarak Mülki Amirliğe vereniniz oldu mu? Götürüp tarih ve kayıt numarası aldınız mı?
    Peki amaç ne? Sendikamız grev kararını asmadan işverenin nihai teklifini üyelerine zaten oylattı. Sonuç ne, as Başkan. Yine sorduk, son teklif imzalansın mı, hayır Başkan. O zaman durmak yok haklar için yola devam…
    Masada haklı taleplerimizle baş edemeyen işveren şimdi “ben bu kararlılığı ve birlikteliği zor yoluyla bozarım” diyor.
    Zorbalığa geçit verecek miyiz.? Onurumuzun kırılmasının hesabını sormayacak mıyız ?
    HAVA-İŞ KURULLARI THY A.O. YÖNETIM KURULU'NUN BUGÜN GETIRDIĞI TEKLIFLERI KABUL ETMEME KARARI ALDI
    Hava-İş sendikası bu gün yapılan toplantı sonucu kurullarını saat 18.00'de topladı ve yaptığı değerlendirmelerini aşağıdaki şekliyle üyelerine duyurdu.

    Değerli Üyelerimiz;

    Bugün (24 Temmuz) THY A.O. Yönetim Kurulu başkanı sayın Candan Karlıtekin’in daveti üzerine 11.500 üyemizin sorumluluğu ile bu davete katıldık ve toplu iş sözleşmesinin çözüme ulaşması adına sağduyulu bir yaklaşımla var olan uyuşmazlık maddelerini topluca değerlendirdik.

    Bu değerlendirme esnasında sendikamızda olmazsa olmaz olarak görmediği bazı maddelerde çözümü kolaylaştırıcı olacağının mesajını işverene net olarak sundu.

    Ancak bu açılımları sunarken baştan beri söylediği bir konunun altını çizdi. “Çözüme ulaşılacak ise üyelerimizin taleplerinin en önemli maddeleri olan maddelerde işverence ciddi adım atılması gerekir.”

    İşte aslında uyuşmazlığın tıkanmasının sebebi bu temel maddelerde işverenin adım atmamasıdır. Bu temel maddeler herkesçe bilinmektedir ve bir kez işverene sunulmuştur.
    Bu görüşmede 4 Temmuz teklifinden farklı olarak;
    Temel ücret teklifinin 1. yılında yeni hiçbir artış önerilmemiştir.
    2. yıl zammı olarak önerilen 2007 enflasyonuna ilave 1 puan verilebileceği duyurulmuştur.
    Belirli sürelilerden henüz %100 ücrete ulaşmayanlara ulaşıncaya kadar ilave brüt 100 YTL verilebileceği önerilerinden başka bir öneri getirilmedi.
    Biz sendika olarak ücret teklifimizin pazarlık marjı olmadığını söylemiyoruz, ancak daha ücret sisteminde bile anlaşamadık ki. Bizim teklifimiz 6 şar aylık artışlar önermektedir. İşverenin temel teklifi ise birer yıllıktır ve ikinci yıl 2007 enflasyonudur 2008 yılı sonunda enflasyon ne olacaktır. Bunun garantisi yoktur. Bu konuda reel kayıpları hiç tartışmadığı da açıktır. Biz de teklif verdik deyip ücret taleplerimizi 1 puan geri mi çektik diyelim bu yaklaşım çözüme ne yarar sağlar.
    BU GÜNKÜ THY A.O YÖNETIM KURULU ILE YAPILAN TOPLU IŞ GÖRÜŞMESI ILE ILGILI AÇIKLAMAMIZ.
    Bu gün THY A.O Yönetim Kurulu Başkanı Candan Karlıtekin daveti ile yapılan görüşme ile ilgili bazı internet sitelerinde çıkan anlaşma olduğunu açıklayan açıklamaları asılsızdır. Grev kararımız yürürlüktedir.
    Yapılan görüşmede uyuşmazlık maddeleri bir bütün olarak görüşülmüş ve tarafların bu uyuşmazlıkla ilgili görüşmelerinde bir anlaşma tutanağı imzalanmamıştır.
    Sendikamız bugün saat 18.00 de kurullarını toplayarak bir değerlendirme yapacak ve görüşlerini bu toplantı sonunda net biçimde açıklayacaktır. Bu toplantı sonucu gelişmelerle ilgili üyelerin görüşü alınması gerekirse, üyelerimizle bu konuda yüzyüze danışma yerine getirilecektir.
    Sendikamızın resmi duyuruları dışındaki bilgiler dışındaki asılsız ve mesnetsiz haberlere itibar edilmemesi kamuoyuna bir kez daha duyurulur.
    GREV OYLAMASI KONUSUNDA YAPILAN BASKILARLA İLGILI SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK
    T.C. İSTANBUL VALİLİĞİ’NE
    YEŞİLKÖY
    Türkiye Sivil Havacılık Sendikası (Hava-İş) 21 sayılı Hava Taşımacılığı işkolunda yetkili tek sendikadır. Sendikamız 01.01.2007 tarihinden geçerli olarak THY A.O ve THY Teknik A.Ş işletmelerinde ve bağlı tüm işyerlerinde toplu iş sözleşme yetkisi almıştır. Bu yetki çerçevesinde THY A.O işletmesinde 21. dönem toplu iş sözleşmesini, THY Teknik A.Ş işletmesinde ise 1. dönem toplu iş sözleşmesini imzalamak üzere 16.03.2007 ve 26.03.2007 tarihlerinde işveren yetkilileri ile görüşmelere başlamıştır.

    Her iki toplu iş sözleşmesinde yasal 60 günlük görüşme sürecinde ve yine yasa gereği atanan resmi arabulucu sürecinde de anlaşma sağlanamamıştır. Sendika her iki toplu iş sözleşmesinde de yasal prosedüre uygun olarak 19.07.2007 tarihinde grev kararı alarak 20.07.2007 tarihinde işveren yetkililerine ve yetkili makamlara grev kararlarını tebliğ etmiştir.
    HAVA-İŞ SENDIKASINCA THY A.O VE THY TEKNIK A.Ş IŞYERLERINDE GREV KARARLARI ASILDI.
    Hava-İş sendikası THY A.O Genel Müdürlük önünde üyelerin coşkulu desteği ile 12.30 THY Teknik A.Ş Hangar önünde saat 14.30 da grev kararlarını işveren tebliğ etti ve işyerlerine astı. Bu aşamadan sonra 60 günlük bir süreç başlamış oldu. Hava-İş grev uygulaması ile ilgili tarihi önümüzdeki günlerde açıklayacak.





    THY TEKNIK A.Ş ESKİ HANGAR ÖNÜ GREV KARARI ASMA

    Hava-İş sendikasının grev kararı ile ilgili bugün yayınladı duyuru aşağıdadır.
    THY A.O ve THY Teknik A.Ş işçileri ;
    Değerli üyelerimiz;

    Bu gün, yeniden değişim ve dönüşümün başladığı bir gündür. Yeni bir umutla, kazanımlar için, yeni bir adım attığımız gündür.

    Bu gün, hakları verilmeyen, horlanan, tehditle ve baskı ile elindekine razı olması için umutları kırılmaya çalışılan sizlerin ayağa kalkma günüdür.

    İrlandalı bir işçi önderi’nin dediği gibi “Azametli olanlar, azametli görünüyorlar çünkü biz dizlerimizin üzerinde duruyoruz. Ayağa kalkalım”

    Size ne mutlu ki, insanca çalışma, insanca yaşam için, ekonomik ve sosyal haklarınızın geliştirilmesi için verdiğiniz çabaların önüne, dünya kalitesinde ürettiğiniz hizmetleri yok sayarak, her türlü engelleri koyanlara karşı, artık bir başka çözüm yolu bırakılmadığından kullanmak zorunda kaldığınız, Anayasanın teminatı altındaki ve yasal en temel demokratik hakkınız olan grev hakkınızı Türkiye işçi sınıfına örnek olacak bir biçimde ortaya koyuyor, kullanıyorsunuz.

    Koskoca işçi konfederasyonların sessiz sedasız sonuçlandırdığı toplu iş sözleşmeleri ile çalışma süreleri biraz artarsa, eksi zam alması kesinleşen işçi kardeşleriniz , mücadele azminiz dolayısıyla size imrenerek ve gururla bakıyorlar.

    Kapalı kapılar ardında pazarlık yok, her şey gözleriniz önünde şeffaf ve net gelişiyor. Kararları sizler veriyorsunuz. Biz hep birlikte demokrasiyi işletiyoruz, birileri hukuksuzluğu, ve kaba gücü. Farkımız bu…

    HAVA-İŞ SENDIKASI TOPLU SÖZLEŞME SON GELIŞMELERI ILE ILGILI BASIN AÇIKLAMASI YAPTI
    Hava-İş sendikası son toplu iş sözleşme gelişmeleri ile ilgili olarak aşağıdaki basın açıklamasını yapmıştır.

    Değerli Basınımız ve Kamuoyumuz;

    11500 işçi adına THY A.O ve THY Teknik A.Ş işletmelerinde yürüttüğümüz toplu iş sözleşme görüşmelerinde kurullarımızın aldığı karar çerçevesinde, 17 Temmuz saat 18.00’e kadar grev kararını astırmayacak nitelikte yeni bir teklif bekleyen Hava-İş sendikasına bu süre dolmasına rağmen işverence yeni bir teklif getirilmemiştir. Bu nedenle 20 Temmuz Cuma günü saat 12.30 da THY Genel Müdürlüğünde saat 14.30 da THY Teknik A.Ş B kapısı Eski Hangar da grev kararının üyelerimizin katılımı ile işverene tebliğ edilmesi yürürlüğe konulmuştur.

    Bu karar bu tarihten sonra yeni bir teklif gelse bile uygulanacaktır. Çünkü sendika bu konuda işverenleri defalarca bu noktaya gelmeden önce uyarmış ve üyesine de bu sözü vermiştir.

    İşveren en üst düzey yetkilileri süreci kendi lehlerine çevirebilmek için her dönemdeki aynı oyunu oynamaya çalışmışlar, ancak başarısız olmuşlardır.

    Bu oyun; günlerce süren görüşmeler aşmasında bir kez bile masada yer almamak, gelişmeleri dışardan seyretmek, sendikanın prosedür gereği sıkıştığı son dakikalarda kurtarıcı misali devreye girerek sözüm ona olaya en düzeyde müdahale edildi uyuşmazlık çözülüyor havası vererek toplumun direncini kırmak oyunudur.
    HAVA-İŞ'IN THY A.O VE THY TEKNIK A.Ş IŞYERLERINDE 20 TEMMUZ GREV KARARI TEBLIĞI KARARI KESINLEŞTI.
    Hava-İş sendikası üyelerine yaptığı açıklama ile 17 Temmuz saat 18.00 kadar yeni bir teklif getirmediğinden 20 Temmuz günü saat 12.30'da THY A.O Genel Müdürlüğünde aynı gün saat 14.30 da THY Teknik A.Ş'de grev karar tebliği yapılacağını duyurdu.
    Hava-İş Sendikası yarın saat 11.00 de Sendika Genel Merkezinde basın açıklamsı yapacak.
    Sendikanın üyeslerine yaptığı duyuru aşağıdadır.
    Değerli üyelerimiz;
    Sendikamızın kurullarının aldığı karar çerçevesinde hareket eden sendikamız bu gün Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Candan Karlıtekin'in daveti üzerine yapılan toplantıda işverenden, 4 Temmuz'da verilen teklif dışında temel talep maddelerimizi dikkate alan yeni bir öneri getirilmesini talep etmiştir.
    Saat 18.00 civarı sendikamızı telefonla arayan Sayın Candan Karlıtekin 4 Temmuz önerisinin halen geçerli olduğunu ancak üyeye açık olmayan biçimde bu önerilerin temeli çerçevesinde tartışmaya açık olduklarını bildirmiştir.

    Tarafımıza iletilen bu görüş sonucu daha önce aldığımız karar gereği 20 Temmuz 2007 Cuma günü saat 12.30 THY A.O , aynı gün saat 14.30 THY Teknik A.Ş grev kararlarını tebliğ işlemi kesinlenmiş bulunmaktadır. Tüm üyelere hayırlı olmasını dileriz. Saygılarımızla

    TÜRKİYE SİVİL HAVACILIK SENDİKASI GENEL MERKEZ YÖNETİM KURULU
    HAVA-İŞ SENDIKASI YETKILI KURULLARI GREV KARARI ILE ILGILI GÖRÜŞLERINI NETLEŞTIRDI.
    Hava-İş sendikasının yetkili kurulları bu gün 15.00 de olağanüstü toplanarak grev kararı ve süreci ile ilgili aldığı kararları aşağıdaki şekliyle üyelerine duyurmuştur.

    Değerli üyelerimiz;
    THY A.O ve THY Teknik A.Ş toplu iş sözleşme prosedürleri yasal çerçevesinde, resmi arabulucunun raporu sendikamıza bu gün itibarı ile tebliğ edilmiştir.
    Bu gelişme üzerine sendikamız yetkili kurullarını toplayarak ve Şube Başkanlarının da görüşlerini alarak konuyu değerlendirmiş ve aşağıdaki kararları almıştır.
    Bilindiği gibi 2822 sayılı yasada arabulucu raporu tebliğinin yapıldığı tarihten itibaren 6 işgünü geçtikten sonra sendika grev kararı alabilir ve işverenlere tebliğ edebilir hükmü vardır.
    Bu hüküm çerçevesinde grev kararını işverene tebliğ tarihi olarak 20 Temmuz Cuma günü tespit edilmiştir. Eğer bu süre zarfında bir uzlaşma olmaz ise THY A.O da saat 12.30 Genel Müdürlük’de, THY Teknik A.Ş’de ise saat 14.30 da Eski Hangar Puantaj kapısında grev kararları kitlesel olarak asılacaktır.
    Sendikanın bu tarihe kadar üyelere açık yapılmak şartı ile, uyuşmazlık maddeleri konusunda işverenlerce teklif edilecek, her türlü müzakereye ve görüşmeye katılınmasına karar verilmiştir.

    İşverenlerin üyelere açık toplantıyı kabul etmemesi halinde ise, işverence 17 Temmuz 2007 saat 18.00’e kadar verilecek nihai bir teklifi olursa, bu teklifin değerlendirerek, işverene grev kararı tebliğinin yapılacağı 20 Temmuz 2007 tarihine kadar üyelere danışılması ve bu süreç sonunda çıkan genel üye kararına göre hareket edilmesi kararlaştırılmıştır.

    17 Temmuz 2007 saat 18.00 den sonra işverence verilecek her teklif ancak grev kararı asıldıktan sonra değerlendirilecektir.

    Hava-İş sendikası aylardır masada çalışanların taleplerine kulaklarını tıkayan şirket yönetimlerini sağduyu ve sorumlulukla davranmaya çağırmaktadır. İşvereni süreci ciddiye almaya ve şirkete daha fazla zarar vermemeye çağırıyoruz.
    Sendikanın atılacak her olumlu adıma karşılık adımı vardır. Ancak toplu iş sözleşmesinin kilit maddelerini hiç tartışmam şeklindeki işveren dayatması değişmediği sürece çözüme doğru yol almak mümkün değildir.
    Hava-İş sendikası üyeleri ile birlikte masadadır ve görüşmeye hazırdır. Gelin çekinmeden sorunu bu platformda tartışalım ve çözelim.
    Saygılarımızla.
    HAVA-İŞ GENEL MERKEZ YÖNETİM KURULU
    THY VE TEKNIK A.Ş TOPLU SÖZLEŞME RESMI ARABULUCU RAPORU HAVA-İŞ'E TEBLIĞ EDILDI.
    2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev Lokavt Kanunu'na göre İstanbul Bölge Çalışma Müdürlüğünce THY ve THY Teknik A.Ş resmi arabulucu raporları bu gün itibarı ile Hava-İş sendikasına tebliğ edilmiştir. Hava-İş sendikası yetkili kurullarını bu gün saat 15.00 de olağanüstü toplantıya çağırmıştır. Yapılacak toplantı ve Şube Başkanlarının da görüşleri değerlendirilerek bu akşam konu ile ilgili alınan kararlar üyelere ve kamuoyuna duyurulacaktır.
    THY TEKNIK A.Ş YÖNETICILERININ ZAMAN GAZETESINE YAPTIĞI TOPLU SÖZLEŞME AÇIKLAMASI DEMOKRASI AYIBIDIR.
    Bugün (9 Temmuz) Zaman gazetesinde THY Teknik A.Ş yöneticileri talihsiz bir açıklamada bulunarak çalışanların en demokratik Anayasal hakkı olan toplu iş sözleşme yapma hakkı ve yine Anayasal temel bir hak olan grev hakkı ile ilgili dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde görülmesi imkansız bir tavırla, çalışanların taleplerine “şirketi kapatma tehdidi” ile karşılık vermişlerdir. Bu açıklama Teknik A.Ş’nin tarihinde kara bir leke olarak kalacaktır.
    Elbette THY Teknik A.Ş yöneticileri asıl patronları THY A.O yönetimi ne derse onu yapacak, çünkü Teknik A.Ş’yi özgür ve özerk yönetme şanslarının olmadığını herkes biliyor.
    THY A.O yönetimi ise sözüm ona hükümetin gücünü arkasına alarak THY ve THY Teknik A.Ş çalışanlarına her türlü anti-demokratik muameleyi istediği gibi uygulayabileceğini düşünüyor.
    Uluslararası Çalışma Örgütüne (İLO) gidince işçi aleyhine uygulamalardan dolayı kara listeye alınmamak için hükümet olarak binbir takla atanlar, kendi ülkelerine dönünce kendi vatandaşlarının demokratik hakları söz konusu olduğunda aslan kesilmekte, demokrasiyi rafa kaldırmaktadırlar.
    Demokrasi, demokrasi diye seçim meydanlarını inletenler, mağduriyet edebiyatı yapanlar, vatandaşlarının demokratik ve haklı, hele hele işçilerin, memurların, emeklilerin demokratik ve haklı talepleri olduğunda emeği ile geçinenleri vatan hainliği, işyerlerini batırma, rekabeti engelleme, kutsal piyasa düzenini sekteye uğratma ile suçlayarak yıllardır bilerek yarattıkları ve yedek ordu gibi gördükleri işsizlerle tehdit ediyorlar. Özel şirket, banka kurtarmaya gelince milyar dolarlar bulunuyor, teşvik primleri için milyarlarca dolar bulunuyor, ancak işçi isteyince vatan haini… Ne yazık ki yukarıdaki bu zihniyet THY A.O ve THY Teknik A.Ş yönetimlerince de aynen benimsenmiş durumda..
    Vatan haini gibi göstermeye çalışılan bu şirketin gerçek sahipleri çalışanların THY Teknik A.Ş için neler yaptığını yorumlar değil rakamlar anlatıyor. Gelin bir bakalım..
    HAVA-İŞ YÖNETIM KURULU IŞVERENIN 04.07.2007 TARIHLI ÖNERISINI KABUL ETMEDI.
    Hava-İş Yönetim Kurulu THY A.O ve THY Teknik A.Ş işverenlerinin 04.07.2007 tarihli yeni tekliflerini değerlendirmiş, işveren tekliflerinin çalışanların temel taleplerinin hiç birisine yanıt vermemesi nedeniyle kabul edilmemesine ve bu şartlarda bugünkü toplantıya gerek olmadığına karar vermiştir.
    HAVA-İŞ SENDIKASI BUGÜNKÜ ARABULUCU TOPLANTISINDA VERILEN IŞVEREN ÖNERISINI KABUL ETMEDI
    Hava-İş sendikası kurulları bugün (27 Haziran) yapılan THY A.O. ve THY Teknik A.Ş. toplu iş sözleşmeleri ile ilgili resmi arabulucu toplantısı ile ilgili üyelerine aşağıdaki duyuruyu yayınlamıştır.
    Aşağıdaki Konuyla ilgili Dosyalar Bölümünden Tutanakları inceleyebilirsiniz.
    "DEĞERLİ ÜYELERİMİZ;
    Bugün yapılan resmi arabulucu toplantısına Salı günü yayınladığımız bildiri çerçevesinde 3 yetkilimiz görüşmeye katılmıştır.
    Görüşmede işverenin daha önceden karşı teklifte bulunduğu, sendikanın ise değişiklik önerisinde bulunmadığı;
    THY A.O. sözleşmesindeki
    21. Madde: Yıllık Ücretli İzin
    24. Madde: Mazeret İzni
    53. Madde: Çalışma Süreleri
    54. Madde: Çalışmalar arası Süre
    56. Madde: Yemek Paydosu
    89. Madde: Gece Çalışmasında Hafta Tatilinde ve Genel tatillerde Fazla Çalışma Ücreti
    91. Madde: Fazla Çalışma Ücretinin ödenmesi
    TÜRK-İŞ SÖZLEŞMELERI BITIRDI.
    Türk-İş bu gün Hükümetle yaptığı 320 bin işçiyi kapsayan sözleşme görüşmesinde Hükümetle anlaştı. Türk-İş'in anlaşma protokolunu aşağıdaki Konu İle İlgili Dökümanlar bölümünden inceleyebilirsiniz.
    HAVA-İŞ SENDIKASI YETKILI KURULLARI IŞVERENIN ARABULUCU TOPLANTISINDA SUNDUĞU ÖNERIYI KABUL ETMEDI
    Hava-İş sendikası yetkili kurulları dün toplanarak THY A.O 21. dönem THY Teknik A.Ş 1. dönem toplu iş sözleşmeleri ile ilgili işverenin resmi arabulucu toplantısında sunduğu teklifleri kabul etmedi. Hava-İş sendikasının konuyla ilgili üyelerine yaptığı duyuru aşağıda yer almaktadır.

    Değerli üyelerimiz;
    Bugün yapılan Genel Merkez Temsilciler Kurulu ve Şube Temsilciler Kurullarının bilgisi dahilinde THY A.O ve THY Teknik A.Ş sözleşmeleri ile ilgili aşağıdaki kararlar alınmıştır.
    1- 20 Haziran günü resmi arabulucu toplantısında işverenin verdiği teklif, temel taleplerimizde hiçbir somut öneri içermediğinden kabul edilmemiştir. 27 Haziran 2007 tarihinde resmi arabulucudan bu şartlarda uyuşmazlık tutanağının tutulması talep edilecektir.
    2- Bu tekliften amaç, uyuşmazlık maddelerini azaltmak ise, hiçbir şart koşulmadan, sendikanın üzerinde değişiklik yapmadığı işverenin karşı teklifi bulunan maddelerde bu karşı teklifler ortadan kaldırılarak eski şekliyle ve THY Teknik A.Ş’de geçmiş durumda bulunan, 23. Madde (Manevra ve Silah Altına Alınma İzni), 50. Madde (Sağlık Üniteleri) maddelerinin burada geçen şekliyle imza altına alınması konusunda sendika yetkililerine yetki verilmiştir.
    3-Sendikanın var olan uyuşmazlığı ve gerekçelerini her türlü iletişim aracı ile kamuoyuna duyurmasına karar verilmiştir.
    4- Kurullarımız konfederasyonumuz Türk-İş’in 320 bin işçi adına sürdürdüğü kamu işyerleri toplu iş sözleşmelerinde, hükümetin dayattığı mevcut şartları reddetmesini ve bir an önce tabana dönerek eş zamanlı grev kararı alınması için Türk-İş Başkanlar Kurulunu acil toplantıya çağırmasını talep etmektedir.
    5- Kurullarımız bu günden itibaren, çalışanlarının sorunlarına ciddiyetle yaklaşmayan işveren tutumunu değerlendirmiş, bu tavır karşısında çalışanların tüm özverilerini kaldırması, tüm kurallara uyarak çalışması, fazla mesaiye kalmaması yönünde net tavır koymasına karar vermiştir. Bu konudaki her türlü meşru demokratik direnme hakkımız kullanılacaktır.
    6- Kurullarımız, THY A.O ve THY Teknik A.Ş. Yönetimleri bütün bu uyarılarımıza rağmen toplu iş sözleşmesinde gerekli adımları atmadığı takdirde, yasal sürecin elverdiği en kısa sürede grev kararı alınmasına ve grev uygulamasına gidilmesine karar vermiştir.

    Saygılarımızla..

    HAVA-İŞ GENEL MERKEZ YÖNETİM KURULU
    HAVA-İŞ SENDIKASI THY A.O VE THY TEKNIK A.Ş TOPLU IŞ SÖZLEŞMELERI GELIŞMELERI ILE ILGILI YAZILI BASIN AÇIKLAMASI YAPTI.
    Hava-İş sendikası, Toplu iş sözleşme gelişmelerini kamuoyuna duyurmak üzere aşağıdaki Basın açıklamasını yapmıştır. Bu basın açıklaması üst kuruluşumuz ITF (Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonun)'nin katkıları ile İngilizce dilinde uluslararası basın organlarına da yapılmıştır.

    Basın Açıklaması 22/06/2007

    THY A.O. ve THY Teknik A.Ş'de toplu sözleşme görüşmlerinde grev kararı alınmak üzere
    Sendikamız Türkiye Sivil Havacılık Sendikası (Hava-İş) ile Türk Havayolları A.O. ve iştiraki THY Teknik A.Ş. arasında Nisan ayının ortasından bu yana yürütülmekte olan ve 11.000’den fazla sivil havacılık işçisini kapsayan toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde uyuşmazlık sürecinin tamamlanma ve grev kararı alma aşamasına gelinmiştir.

    15 günlük resmi arabulucu süreci 18 Haziran Pazartesi günü başlamış olup, geçen bir hafta içinde uyuşmazlık konusu olan hiçbir maddede bugüne kadar ilerleme sağlanamamıştır ve halihazırda THY’de 49 asıl, 3 geçici madde üzerinde, THY Teknik’te ise 39 asıl, 2 geçici madde üzerinde uyuşmazlık sürmektedir.
    Her iki sözleşmede de uyuşmazlık maddelerinin yaklaşık 20 adedi ücret, ücrete ilişkin diğer haklar ve sosyal yardımlar ile ilgili maddeleri kapsamaktadır THY A.O. ve THY Teknik A.Ş. yönetimleri hem 60 günlük yasal süre içinde hem de içinde bulunduğumuz resmi arabulucu sürecinde ücret ve ücrete bağlı maddeleri görüşmeyi kabul etmemiştir. THY A.O. ve THY Teknik A.Ş. yönetimleri yaptığımız görüşmelerde diğer maddelerde sendikamız geri adım atmadığı sürece ücret ve ücrete bağlı maddeleri gündeme bile getirmeyeceklerini açıkça ifade etmişlerdir. Bunun son derece kötü niyetli bir tutum olduğu herhangi bir açıklamayı gerektirmeyecek kadar açıktır
    HAVA-İŞ SENDIKASI BU GÜN YAPILAN THY A.O VE THY TEKNIK A.Ş ARABULUCU TOPLANTISI ILE ILGILI AÇIKLAMA YAPTI.
    THY A.O ve THY Teknik A.Ş sözleşmelerinde bu gün yapılan arabulucu toplantısı ile ilgili Hava-İş Sendikası üyelerine aşağıdaki açıklamayı yapmıştır.

    "Değerli üyelerimiz;

    Dün yayınladığımız bültenle resmi arabulucu toplantısı ile ilgili gelişmeleri sizlere ayrıntılı olarak duyuracağımızı açıklamıştık.
    Bu gün yapılan toplantı sayın resmi arabulucunun isteği nedeniyle üyeye kapalı olarak yapıldığından sendikamız hiçbir madde üzerinde tartışmada bulunmama şartıyla, işverenin tekliflerini almak üzere toplantıya gitmiştir.
    İşveren toplantıda resmi ücret teklifi getirmemiş;
    Temel uyuşmazlık maddelerini, ücret ve ücrete bağlı tekliflerini;
    21, 24, 53, 54, 56, 89, 91 (bizim değişiklik önermediğimiz kendilerinin karşı teklifi olduğu) 17, 18, 19, 34, 41, 47, 51, 57, 58, 65, 79, 82, 87, 99, 102, 104, 106.( bizim değişiklikle önerdiğimiz) maddelerin mevcut eski sözleşmedeki şekliyle kabul edilmesi

    Yeni düzenlediğimiz Tayin Nakil, Taşeron, İş Riski Tazminatı, Hukuki Yardım maddelerinin tekliften çıkarılması,
    12, 23, 50, 61, 72, 101,103. maddelerde ise sendika tekliflerine yaklaşım olarak yeni teklifler vermek
    şartları ile getirebileceklerini belirtmişlerdir. YANİ BU AŞAMADA TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİNDE GREV KARARI ASTIRMAYACAK TEKLİFLERİ OLMADIĞINI BELİRTMİŞLERDİR.
    Bu şartlarla ilgili THY A.O ve THY Teknik A.Ş sözleşmeleri birlikte değerlendirilmiştir.

    Sendikamız bu teklifin çözüme yönelik bir teklif olmadığını, uyuşmazlık maddelerinin bir bütün olduğunu, bu nedenle temel uyuşmazlık konularında teklif olmadığı sürece bu tür madde tartışması içinde olunmayacağını belirterek, bir yaklaşım değişikliğinin gerekli olduğunu vurgulamıştır. Görüşme bu şartlarda sona ermiştir. Sendika sadece bu teklifleri almış bir madde tartışması yapılmamıştır.
    Bu noktada resmi arabulucu sayın Gülsevil Alpagut sendika ile tek taraflı görüşme talebinde bulunmuştur. Sendikamız kendisini 21 haziran Perşembe günü saat 9.00 da sendika Genel Merkezine davet etmiştir. Yarın bu görüşme yapılacaktır.

    Ayrıca sendikamız bu dönem verdiği söz ve prensip kararı çerçevesinde yukarıda teklif ile sayın arabulucunun yarın tarafımızla yapacağı toplantıyı Pazartesi günü kurullarını toplayarak değerlendirecek, 27 Haziran Çarşamba günü yapılacak arabulucu toplantısında görüşünü resmi olarak iletecektir.
    Bu işlemler hepimize zûl de gelse, sabırla Sendikamızın uyuşmazlığı çıkaran ve art niyetle davranan bir yaklaşımı olmadığını kamuoyuna göstermek için yapılacaktır.

    Görüldüğü gibi işveren resmi arabulucu görüşmesinde bile dayatma içindedir. Bu dayatma siz çalışanların göstereceği tepki ve tavırla aşılabilir. Tüm çalışanlar bu noktadan sonra üzerine düşeni yapmalı, kurallar harfiyen uygulanmalı, özveriler askıya alınmalıdır.
    Tüm üyelerimizin bilgisine saygıyla sunarız.
    TÜRKİYE SİVİL HAVACILIK SENDİKASI GENEL MERKEZ YÖNETİM KURULU

    İşverenin toplantıda verdiği teklifler, PDF olarak yüklemek için tıklayın.
    HAVA-İŞ SENDIKASI RESMI ARABULUCU SÜRECI ILE ILGILI AÇIKLAMA YAPTI.
    Hava-İş Sendikası bu gün üyelerine resmi arabulucu ile ilgili gelişmeler konusunda açıklama yaptı. Açaıklama şöyle denildi.
    "Değerli üyelerimiz;
    THY A.O ve THY Teknik A.Ş toplu iş sözleşmeleri ile ilgili olarak görevlendirilen arabulucu sayın Gülsevil Alpagut dün itibarı ile 20.06.2007 tarihinde, saat 10.00 da toplantı düzenlemek istediğini tarafımıza iletmiştir.
    Sendikamız, sayın resmi arabulucuya, Kurullarımızda alınan resmi görüşme sürecinin üyelere açık yapılması ve yine 60 günlük görüşme süreci son toplantısında net olarak dile getirdiğimiz bu aşamadan sonra, uyuşmazlığın çözümü için, somut, Grev Kararı son saatlerine kalmayacak yeni tekliflerle görüşmelerin sonuca ulaşabileceğini bildirmiş, bu konularda işverenle temasta bulunulmasını talep etmiştir.
    Sayın arabulucu yapılacak toplantıya üyelerin katılımını kabul etmemiş, ancak 20-30 kişilik sendika temsilcisinin izleyebileceğini bildirmiş, işveren yetkililerinin somut bir teklifinin şu anda kendisine iletilmediğini ancak toplantıda uyuşmazlıkla ilgili maddeleri ciddi olarak tartışma istekleri olduğunu belirtmiştir.
    Bu noktada kurulumuzun yaptığı değerlendirme sonucunda, üyeye açık olmayan resmi toplantıda tartışma yapılmaması, ancak işverenin varsa ciddi tekliflerini alıp değerlendirmek amacıyla, 3 kişilik bir yetkili heyeti ile toplantıya katılınmasına karar verilmiştir.
    Toplantı ile ilgili ayrıntılı bilgi üyelerimize toplantı sonrası duyurulacaktır.
    Saygılarımızla.
    HAVA-İŞ GENEL MERKEZ YÖNETİM KURULU
    TEKNIK AŞ. İŞÇISINDEN YÖNETIME UYARI EYLEMI
    İş, ekmek yoksa barış da yok!

    Seyretmek için HAVA-İş Video Arşivi: Teknik AŞ. İşçisinden Yönetime Uyarı Eylemi
    Fotoğraflar için Hava-İş Fotoğraf Arşivi (Teknik AŞ. işçisinden yönetime uyarı eylemi 07 Haziran 2007)

    TİS görüşmelerinin işverenin uzlaşmaz tavrı nedeniyle tıkanmasını 7 Haziran 2007 tarihinde teknik hangar bakım üssünde toplanan yaklaşık 1500 Teknik AŞ. işçisi protesto etti. Uçuş işletme, kargo, yer işletme, bilet satış gibi THY birimlerinden çalışanların da destek verdiği eylemde Hava-İş Sendikası Genel Başkanı Atilay Ayçin’de bir konuşma yaparak, işverenin TİS masasındaki uzlaşmaz tavrını sürdürmesi halinde grev kararını asacaklarını söyledi. “İş, ekmek yoksa barış da yok”, “vur vur inlesin yönetim dinlesin”, “talebimizde haklıyız, söke söke alırız” diyerek slogan atan Teknik AŞ. işçileri toplu sözleşmeyle tanımlanmış taleplerinde haklı ve kararlı olduklarını belirtirken, uzlaşma lehlerine olmadığı taktirde eylemliliklerini sürdüreceklerinin mesajını da verdiler.
    HAVA-İŞ GENEL MERKEZ YÖNETIM KURULU VE MERKEZ VE ŞUBETEMSILCILER KURULU TOPLANDI.
    Hava-İş Sendikası Genel Merkez ve Merkez ve Şube Temsilciler Kurulları THY ve Teknik A.Ş toplu iş sözleşmeleri ile ilgili gelişmeleri değerlendirerek aşağıdaki kararları almıştır.
    Kurullar Hava-İş sendikasının, taslak hazırlığı ve 60 günlük görüşmeler sürecinde ortaya koyduğu sorunlar, sorunların kaynakları ve çözüm önerilerinde haklı olduğunu ve haklılıklarını somut belge, veri ve olaylarla ortaya koyarak sorumlulukla davrandığını, grevin bir amaç olarak benimsenmediğini, ancak bu yasal hakkın gerekirse kullanılması gerektiğini, uzlaşma kültürünün işletilmesinin çalışanlar ve şirketler için en iyi çözüm olduğunu belirten politikasının doğruluğunu bir kez daha teyit etmektedir.
    Kurullar, THY A.O ve THY Teknik A.Ş uyuşmazlık maddelerini idari maddeler, çalışma koşullarının iyileştirilmesi sosyal haklar ve ücret artışlarıyla bir bütün olarak değerlendirmekte, işverenlerin “önce idari maddelerdeki uyuşmazlık konularını eski toplu sözleşmedeki şekliyle sonuçlandıralım” şeklindeki yaklaşımlarının uyuşmazlığı çözecek bir yaklaşım olmadığını ve bu yaklaşım değişmeden çözüme yönelik adımların oluşmayacağının altını çizmiştir.
    İntibakların yapılmasını sağlayıcı, personelin özlük hakları ile ilgili işveren yönetmeliklerinin tek taraflı keyfice değiştirilmesini önleyici, çalışma ve dinlenme sürelerini ile vardiya sistemlerinin esnekleştirilmesini önleyici, taşeron tehlikesini önleyici, keyfi tayin ve nakilleri önleyici, saklı hakların geriye götürülmesi önleyici, 105. maddedeki uçuş personelinin haklarını toplu iş sözleşmede belirleyici idari maddeler, sendikanın değil, üyenin talepleridir. Bu nedenle bu taleplerin bugüne kadar tartışılmasını bile reddeden işveren yaklaşımı bu talepleri hafife almıştır. Bu taleplerdeki gelişmeler toplu iş sözleşme uyuşmazlığın çözümünde anahtar taleplerdir.
    6 VATANDAŞIMIZIN ÖLÜMÜNE YOLAÇAN INSANLIK DIŞI TERÖRÜ ŞIDDETLE LANETLIYORUZ.
    Başket Ankara'nın Ulus semtindeki Anafartalar çarşısında yaşanan ve 6 vatandaşımızın ölümüne, 102 kişinin de yaralanmasına yol açan insanlık dışı terörü şiddetle lanetliyor, hayatını kaybedenlerin acılı ailelerine başsağlığı diliyoruz.
    Terör demokratik toplumlarda kitlelere korku salarak, ayrılıklar, nefret yaratmak böylece toplumun dayanışma inancını kırarak toplumsal felaketlere giden yolu açmak için kullanılan hunharca bir yöntemdir. Masum insanlarını öldürmekle bir yere varılamaz.
    Ülkemizin dört bir yanını ateş çemberine çeviren savaşın içinde oynanan büyük oyunlar, Ortadoğudaki tüm insanlara vahşet kan ve gözyaşı getirimekten başkaca bir işe yaramamaktadır.
    Ülkemizin vatandaşlarının kardeşce bir arada yaşamasını istemeyen, demokratik gelişme yerine kaos ortamı ve kargaşa yaratmak isteyenler amaçlarına ulaşamayacaklardır.
    Bu tür insanlık dışı terör olaylarıyla vatandaşlarımızın canına kastedenleri, insanlarımızı korkutarak, sindirerek sonuç almak isteyenleri şiddetle lanetliyor, bu tür hunharca saldırıların artık son olmasını diliyoruz.
    Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
    Hava-İş Genel Merkez Yönetim Kurulu

    THY TEKNIK A.Ş SÖZLEŞMESINDE ANLAŞMA SAĞLANAMADI.
    THY Teknik A.Ş 1. dönem toplu iş sözleşmesinde, 24 Mayıs itibarı ile dolacak 60 günlük yasal görüşme süresi öncesi yapılan son toplantıda anlaşma sağlanamadı. İşveren herhangi bir ücret teklifi getirmedi. Uyuşmazlık tutanağı ise 24 Mayıs 2007 tarihi itibarı ile tutulacak.
    Yapılan görüşmede sendikanın resmi tekflinin 3, 6, 17, 18, 19, 21, 24, 34, 35, 36, 37, 39, 40,41, 42, 43, 47,51,54, 57, 58, 61, 79, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 93, 94, 99, 101, 103, 105, 106, 107, 108, Geçici Madde 2, 3. maddeleri uyuşmazlığa kaldı.
    İşveren yetkililerinin özellikle temel konularda Ana Grup THY A.O ile paralel bir çizgide hareket etmesi önümüzdeki süreçte çalışanlarında brilikteliğini güçlendirmesi gereğini ortaya çıkardı.

    Uyuşmazlık Tutanağının resmi olarak tutulmasından sonra Resmi Arabulucu süreci başlayacak. Resmi arabulucunun tayini tarihinden itibaren görevi 15 gün sürüyor. Taraflar isterlerse süreyi 6 işgünü uzatabiliyorlar.
    Teknik A.Ş uyuşmazlık maddeleri ile ilgili ayrıntılı bilgiyi aşağıdaki Konu ile İlgili Dökümanlar Bölümünden inceleyebilirsiniz.
    THY A.O TOPLU IŞ SÖZLEŞMESINDE UYUŞMAZLIK ZAPTI TUTULDU
    THY A.O 21. Dönem toplu iş sözleşmesinin yasal 60 günlük görüşme süresinde anlaşma sağlanamayarak UYUŞMAZLIK ZAPTI tutuldu. İşverenin ücret teklifi getirmediği bu son toplantıda, değişiklikle önerilen hiç bir sendika teklifi kabul edilmedi.
    Sendika olarak yapılan değerlendirmede, masada bu süreç sonrası sonuç getirici görülmeyen yeni görüşme turlarının sürdürülmeyeceği açıkça ortaya konuldu.
    Uyuşmazlık toplantısında işverence ücret teklifi getirilmediği gibi örneğin, esnek çalışmaların önleyici, Şirket Yönetmeliklerinin işverence tek taraflı değiştirilmemesini sağlayıcı, kadro pozisyonunda çalıştırmayı güvence altına alıcı ,tayinleri önleyici, taşeron çalıştırmayı kısıtlayıcı hiç bir idari değişiklik kabul edilmedi.
    Uçucu ekiplerin haklarını düzenleyen en önemli maddeler 105 dahil işverence hiç tartışılmadan reddedildi.
    Belirli süreli çalışanların eski kıdemleri ve eski dönemlerle ilgili intibak sorunları maliyet getirici düzenlemeler olarak görüldü.
    Hava-iş sendikası 60 günlük görüşme sürecini sabırla ve sağduyu ile götürmüştür. Bugünden itibaren yeni bir süreç başlamıştır. Masada belgelerle yaşanmış sorunları yer tarih ve adıyla ortaya koymamıza rağmen işveren bu konularda çözümsüzlüğü dayatmıştır. Tüm idari maddelerinizi çekin ücreti açıklayalım gibi olmayacak bir yaklaşımla uyuşmazlığı yaratmıştır.
    Uyuşmazlığın gerçek sorumlusu işverendir. Masada çözümsüzlüğü dayatanlar Hava-İş üyesinden önümüzdeki günlerde gerekli yanıtı alacaklardır.
    Hava-İş Sendikası önümüzdeki günlerde geniş bir basın açıklaması ile gelişmelere yönelik görüşlerini kamuoyu ile paylaşacaktır.
    Aşağıda Konu İle İlgili Dökümanlar bölümünde uyuşmazlık zaptını inceleyebilirsiniz.
    THY TEKNIK A.Ş TIS 2 OTURUM, 2 GÖRÜŞMESI YAPILDI.
    THY Teknik A.Ş 1. dönem toplu iş sözleşme 2 tur 2 oturumu bu gün yapıldı. Sendika teklifinin 53 maddeden, son maddesine tüm maddeler görüşüldü. 53,54,57,58,61,72,79,80,82,83,84,85,86,87,88,93,94, 99, 101, 103, 104, 105, 106, 107,108, Geçici 1, Geçici 2, Geçici 3. Madde ertelendi.
    56 Madde eski şekliyle, 59. Madde eski şekliyle, 64. Madde değişiklikle, 75. Eski şekliyle, 76. Madde değişiklikle, 78. Madde değişiklikle, 98. Madde eski şekliyle, 102. Madde değişiklikle kabul edildi. Değişiklikle kabul edilen maddelerden 64 Madde görev bekleme yerleri konusunda maddeye.. yeterli büyüklükte, "nitelikte ve hijyen koşullarına uygun" ilavesi eklenerek , 76 Madde de maddenin eski şekline THY A.O da geçen sürelerin ihbar öneli hesabında sayılması düzenlenerek, 78. Maddede K fıkrası çıkarılarak, 102 maddenin eski şekline.."Resmi elbise ve koruyucu malzemenin geçerlilik süresi, verileceği unvanlar, miktar ve mevsimsel koşullara göre niteliği yasadaki işçi sağlığı ve iş güvenliği kurulunda belirlenir" ifadesi eklenmesi kabul edildi.
    İşveren ücret ile ilgili herhangi bir teklif getirmedi.
    Görüşmelerin 2. oturumu 16 Mayıs Çarşamba günü saat 14.30 da yapılacak.
    THY TİS 21 DÖNEM TOPLU IŞ SÖZLEŞME 2 TUR GÖRÜŞMELERE DEVAM EDILDI.
    THY 21. dönem toplu iş sözleşme görüşmelerinin 2.turuna bugün Genel Müdürlükte saat 22.00'ye kadar süren görüşmeyle devam edildi. İşverenin 15 Mayıs'ta dolacak 60 günlük yasal süreye çok kısa bir süre kalmasına rağmen ücret teklifi sunmadığı toplantıda 51. maddeden teklifin son maddesine kadar olan maddeler görüşüldü.
    51,53,54,56,57,61,65,72,79,80,82,83,84, 87, 89,91,93,94,99,101,102,103,104,105,106,109,110,111,112, Geçici 1 Geçici 2 Geçici 3 maddeler ertelendi,
    59,75,76,86. maddeler süresi biten sözleşemenin eski maddesi şekliyle, 64, 74,78, 85 maddeler değişiklikle kabul edildi.
    64. maddede görev bekleme yerlerinin yeterli büyüklükte, "nitelikte ve hijyen koşullarına uygun" ilavesi eklenerek değişiklikle, 78 madde K fıkrası çıkarılarak değişiklikle, 85 Madde ikramiye maddesi ise sendika teklifine uygun olarak başlığı ve metindeki ikramiye kelimesi yanına parantez içinde (EK AYLIK ÜCRET) ibaresi yazılarak değişiklikle kabul edildi.
    İşveren Çalışma Süreleri başlıklı 53. maddede denkleştirme usulu çalışma şeklinde karşı teklif, 54 maddede çalışmalar arası sürenin 15'ten 12 saate düşürülmesi ile ilgili karşı teklif, Deneme süresinin 4 aya çıkarılması yönünde karşı teklif getirdi.
    Uyuşmazlık ile ilgili son gün olan 15 Mayıs 2007 Salı günü saat 14.00 de görüşmelere devam edilecek. Görüşmeler uyuşmazlıkla bittiği takdirde arabulucu süreci başlayacaktır.
    THY TEKNIK A.Ş TOPLU IŞ SÖZLEŞME 2 TUR 1 OTURUMU YAPILDI
    THY Teknik A.Ş yeni hangar eğitim salonunda bu gün yapılan görüşmede sendika teklifinin 3, 6, 8,11, 12,17, 18,19, 21, 23, 33, 34 ,35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 45, 46, 47, 50,51 maddeleri görüşüldü. Önemli bir bölümü yapılan tartışmalarda işverenin sürekli maliyeti gerekçe göstererek en basit maddelerde bile farklı bir arayışa girmesi nedeniyle gergin bir ortamda geçen toplantıda çok sayıda sendika üyesi yapılan tartışmalara tanık oldu. Sendikanın değişiklikle önerdiği hiç bir yeni teklif kabul edilmedi.
    Oturum sonunda 2 .tur görüşmelere THY A.O da 8 Mayıs Salı günü saat 14.30 da devam edilmesi yönünde karar alındı.
    Maddelerin durumu ile ilgili gelişmeleri aşağıdaki Konu ile İlgili Dökümanlar Bölümünden ayrıntılı olarak inceleyebilirsiniz.
    THY A.O TOPLU IŞ SÖZLEŞME 2 TUR, 1. OTURUM GÖRÜŞMESI YAPILDI
    Bugün yapılan THY A.O 21. dönem toplu iş sözleşme 2. tur 1. oturum görüşmesinde sendika tekliflerinden uyuşmazlıkta bulunan 3,6,7,8,11,12,,14,16,17,18,19,20,21,23,33,34,35,36,37,38,39,40,41,42,43,45,46 47 ve 50 maddeleri görüşüldü. İşverenin hiç bir olumlu adım atmadığı bu günkü görüşme sonucunda maddelerin durumu ile ilgili ayrıntılı bilgiyi aşağıdaki Konu ile İlgili Dökümanlar Bölümünden ayrıntılı olarak inceleyebilirsiniz.
    Oturum sonunda 2 .tur görüşmelere THY A.O da 7 Mayıs Pazartesi günü saat 14.00 de devam edilmesi yönünde karar alındı.
    THY A.O 2. DÖNEM VE THY TEKNIK A.Ş 1. DÖNEM TOPLU IŞ SÖZLEŞME 2 TUR GÖRÜŞMELER BAŞLIYOR.
    Hava-İş Sendikası ile THY A.O ve THY Teknik A.Ş işverenleri arasında sürmekte olan 21. ve 1. dönem toplu iş sözleşmelerinde 60 günlük yasal görüşme süresinin içinde 2. tur görüşmeler THY A.O da 2 Mayıs, THY Teknik A.Ş de 3 Mayıs günü yeniden başlayacak. Toplu iş sözleşme görüşmesinde bu güne kadar THY A.O'da 6 ve THY teknik A.Ş 'de 4 oturum gerçekleşti.
    Bu oturumlarda tüm maddeler bir kez tümüyle görüşülmüş oldu. 60 gülük yasal süre THY A.O da 14 Mayıs, THY Teknik A.Ş'de 24 Mayıs tarihinde sona eriyor. Ancak yasal olarak bu süre dolmadan da tarafların uyuşmazlık tutma veya 30 gün sonrasında Arabulucu tayini isteme hakları saklıdır.
    Hava-İş Sendikası 2 Mayıs günü görüşmeler öncesi Temsilciler Kurulu'nu toplayarak değerlendirme yapacak. 2 ve 3 Mayıs'ta yapılacak 2. Tur görüşmeleri sonrası ise 4 Mayıs Cuma günü Genel Merkez Yönetim ve Başkanlar Kurulu toplantısında gelişmeler değerlendirilecek.
    Aşağıda Konu İle İlgili Dökümanlar Bölümünde halen uyuşmazlıkta bulunan sendika tekliflerini inceleyebilirsiniz.
    THY A.O 21. DÖNEM TOPLU IŞ SÖZLEŞME 6. OTURUMU YAPILDI.
    THY 21. dönem toplu iş sözleşme 6. oturumu yapıldı. Görüşmelerde 82. maddeden 112. maddeye kadar olan maddeler ve geçici maddeler görüşüldü. Böylelikle tüm maddeler bir tur görüşülmüş oldu. THY A.O toplu iş sözleşmesi 2. tur görüşmeleri 2 Mayıs 2007 saat 14.30'da, THY Teknik A.Ş 2. tur görüşmeleri 3 Mayıs 2007 saat 14.30 da başlayacak.
    Bu gün yapılan görüşmelerde yapılan tartışmalar ve maddelerle ilgili ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki Konu İle İlgili Dökümanlar Bölümünden inceleyebilirsiniz.
    THY TEKNIK A.Ş TİS 4. OTURUMU YAPILDI
    THY Teknik A.Ş 1. Dönem toplu iş sözleşmesinin 4. oturumu dün yapıldı. Bu oturumla toplu iş sözleşme teklifinin tüm maddeleri bir tur tüm olarak görüşülmüş oldu. Yapılan bu bir tur görüşmede sendika teklifleri ilgili işverenin olumsuz tavrı ortadadır. Hava-İş Sendikası bu gün yapılacak THY A.O oturumu sonrası önümüzdeki hafta içinde toplu iş sözleşmelerinde gelinen durumu ve işverenlerin tavrını basın, kamuoyu ve üyeleri ile geniş olarak paylaşacaktır. 1. tur görüşmelerle ilgili Kurullarda alınan kararlar kamuoyuna duyurulacaktır.
    2. tur görüşmeler THY Teknik A.Ş’de 2 vaya 3 Mayısta başlayacaktır.
    Aşağıdaki Konuyla İlgili Dökümanlar Bölümünden 4. tur görüşmelerde tartışılan maddelerle ilgili ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.
    THY A.O 21. DÖNEM TİS 5. OTURUMU YAPILDI.
    THY A.O Genel Müdürlüğünde bu gün yapılan TİS 5. oturumda teklifimizin 60. ile 81. Maddelere (dahil) kadar olan maddeleri görüşüldü. Bu günkü görüşmede sendikanın önemli taleplerinden olan P/T personelin orantılı olarak toplu iş sözleşmesinden yararlandırılması yönündeki yeni teklifi konusunda işveren bu tür çalışanların kapsam dışı olmasında ısrar ederek bu konuda bu personeli ucuz emek gücü olarak gördüğünü ifade etti. Halen 2,36 YTL sasat ücreti ile ayda 20 gün çalıştırılan P/T personele asgari ücretinde altında ücret ödeniyor.
    THY 21. Dönem TİS görüşmelerinin 6. oturumu 17 Nisan 2007 Salı günü saat 14.30 da THY Genel Müdürlüğünde, THY Teknik A.Ş TİS 4. oturumu ise 16 Nisan Pazartesi günü saat 14.30 THY Teknik A.Ş Yeni Hangar Eğitim Salonunda yapılacak.
    Bu gün yapılan 5. oturumda görüşülen maddeler ve ayrıntıları konusunda aşağıdaki Konuyla İlgili Dökümanlar Bölümünden bilgi edinebilirsiniz.

    THY TEKNIK A.Ş 1. DÖNEM TOPLU IŞ SÖZLEŞMESI 3. OTURUMU YAPILDI.
    THY Teknik A.Ş Yeni Hangar Eğiitim Salonunda yapılan 3. oturumda 48 ile 72. Maddeler(dahil) arasındaki maddelerde görüşmelere devam edildi. 3. oturum ile ilgili görüşmeler ve maddeler konusunda ayrıntılı bilgiyi aşağıdaki Konuyla İlgili Dökümanlar Bölümünden edinebilirsiniz.
    THY Teknik A.Ş 4. Oturumu yarın yapılacak THY A.O oturumunda alınacak karara göre 16 veya 17 Nisan 2007 tarihinde saat 14.30 da yapılacak.
    AVRUPA ULAŞTIRMA İŞÇILERI FEDERASYONU (ETF) MACARISTANDAKI ÇELEBI HAVA SEVISI ILE SENDIKA ARASINDAKI UYUŞMAZLIKLA ILGILI BASIN AÇIKLAMASI YAPTI.
    Brüksel, 26 Mart 2007

    Ferihegy havalimanındaki durum çok yakında kaotik hal alabilir. Bugüne kadar Macaristan Budapeşte’deki Ferihegy Uluslararası Havalimanındaki büyük işverenlerle (BA yakıt şirketi, Malev havayolu ve yan şirketi Malev Yer Hizmetleri ve Çelebi Yer Hizmetleri şirketi) ücretler ve çalışma koşullarına ilişkin bir anlaşmaya varılamadı.

    Bu anlaşmazlığı barışçıl bir şekilde çözme çabasında LDFSZ sendikası bu şirketlerin yönetimleri ve sahipleri ile müzakereleri sürdürdü. Ne yazık ki bu müzakereler başarısızlıkla sonuçlandı.

    Son yıllarda Ferihegy havalimanındaki trafik artışı çalışanlar için iş yükünün önemli oranda artması anlamına geldi. Bu şirketlerdeki çalışanlar bu ekstra iş yükü ve işlerinin gerektirdiği enerji için yeterli derece bir ücret artışı almadıklarını hissediyorlar.

    Dahası Çelebi işçileri için 2008 Eylül ayına kadar geçerli olan toplu sözleşmelerinde iş programları belirlenmiş olduğu halde Çelebi Yer Hizmetleri Şirketi yönetimi çalışanları iş programlarında onlara ilave yükler getirecek önemli değişiklikleri kabul etmeye zorluyor. Çelebi yönetimi işçilerin bu planı kabul etmemesi durumunda onlara bu yıl için ücret artışı vermeme tehdidinde bulunuyor.

    Malev havayolları ve onun yan şirketi Malev Yer Hizmetleri Şirketi’nin yönetimi de bir ayı aşkın süredir LDFSZ sendikası ile müzakere etmeyi kabul etmiyor.

    Havalimanındaki tüm işçi sendikaları bu anlaşmazlıkların barışçıl bir şekilde çözümlenmesini istiyorlar. Ferihegy havalimanında tüm önemli işverenleri etkileyecek ve Budapeşte hava trafiğini birkaç saatliğine engelleyebilecek bir toplu grev eyleminin önüne geçmek istiyorlar.

    Bu nedenle 200 binin üzerinde sivil havacılık işçisini temsil eden ETF tüm şirketlere işçilerin toplu ve bireysel haklarına saygı göstermek için sendikalarla hızla müzakereye oturmaları ve işçilerin çıkarlarını dikkate almaları çağrısını yapıyor.
    THY A.O 21. DÖNEM TIS 4. OTURUMU YAPILDI.
    THY A.O 21. dönem toplu iş sözleşmesi 4. oturumu bu gün saat 14.30 da THY Genel Müdürlüğünde yapıldı. Görüşmede 48 ile 59 maddelere (dahil) kadar olan maddelerde görüşmelere devam edildi. Görüşmelerdeki maddeler ile ilgili aşağıdaki Konuyla İlgili Dökümanlar Bölümünden ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz. THY A.O 5. oturum 10 Nisan Salı Günü Saat 14.30'da THY A.O Genel Müdürlüğünde THY Teknik A.Ş 3. Oturumu ise 9 Nisan Pazartesi Günü saat 14.30 da THY Teknik A.Ş Yeni Hangar Eğitim Salonunda yapılacaktır.
    THY TEKNIK A.Ş 1. DÖNEM TİS 2. OTURUMU YAPILDI.
    THY Teknik A.Ş 1 dönem toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde 2. oturum 02.04.2007 tarihinde yapıldı. Yapılan görüşmede sendika teklifinin 25. madde ile 47 maddelerine kadar olan maddeler görüşüldü. Görüşülen maddelerle ilgili son durumu aşağıdaki Konu İle İlgili Dökümanlar Bölümünden inceleyebilirsiniz. THY Teknik A.Ş 3. Oturumu yarin yapılacak THY A.O 3.oturumunda alınacak karara göreve 9 veya 10 Nisan saat 14.30 da THY Teknik A.Ş Yeni Hangar Eğitim salonunda yapılacaktır.
    THY A.O 21. DÖNEM TOPLU IŞ SÖZLEŞMESI 3. OTURUMU YAPILDI.
    THY A.O 21. Dönem toplu iş sözleşmesinde 3. oturum 27.03.2007 tarihinde THY Genel Müdürlüğünde yapıldı. 3. oturumda 26. madde ile 47. madde arasındaki maddeler görüşüldü. İşveren bu maddeler içinde yer alan sosyal yardım kalemlerinde herhangi bir teklif sunmadı, bu maddeleri ücret maddeleri ile birlikte değerlendiği yönünde görüş bildirdi. Ayrıca sendika teklifinde mevcut personelin intibak hataları ile koktip ekibinin sinyoritesi ile ilgili kurulmasını önerdiğimiz teknik komisyonların kurulması işverence kabul edilmedi ve ilgili maddelerin müzakereler içinde görüşülebileceği yönünde görüş bildirildi. 3.oturum 3 Nisan Salı günü saat 14.30 da THY Genel Müdürlüğünde yapılacak. THY Teknik A.Ş 1. dönem toplu iş sözleşmesi 2. oturumu ise 2 Nisan Pazartesi günü saat 14.30 da THY Teknik A.Ş Yeni Hangar Eğitim Salonunda yapılacak. Bu günkü yapılan THY A.O TİS oturumunda görüşülen maddelerle ilgili ayrıntılı bilgileri aşağıdaki Konuyla İlgili Dökümanlar bölümünden edinebilirsiniz.
    THY TEKNIK A.Ş 1. DÖNEM TOPLU IŞ SÖZLEŞME 1. OTURUMU YAPILDI.
    THY Teknik A.Ş 1. dönem toplu iş sözleşme görüşmelerine 26 Mart 2007 tarihinde saat 14.00'de THY Teknik A.Ş Yeni Hangar Eğitim salonunda 1. oturumla başlandı.Böylelikle yasal olarak 60 günlük görüşme sürecide başlamış oldu.
    Oturumda sendika teklifi üzerinden 1. madde ile 25. maddeye kadar olan maddeler görüşüldü. THY Teknik A.Ş 1. dönem toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin 2. oturumu 27 Mart Salı günü saat 15.00'de THY Genel Müdürlüğünde yapılacak THY A.O görüşmesinde THY A.O için belirlenecek tarihe göre haftaya Salı veya Pazartesi günü yapılacak.
    Aşağıdaki Konu İle İlgili Dokümanlar bölümünden görüşülen maddeler ile ilgili ayrıntılı açıklamaları edinebilirsiniz.
    THY A.O 21. DÖNEM TOPLU IŞ SÖZLEŞME 2. OTURUMU YAPILDI.
    THY 21. dönem toplu iş sözleşme görüşmelerine bugün saat 14.00'de THY A.O Genel Müdürlüğünde 2. oturumla devam edildi. Oturumda sendika teklifi üzerinden 3. madde ile 25. maddeye kadar olan maddeler görüşüldü. THY A.O 21. dönem toplu iş sözleşmesi görüşmlerinin 3. oturumu 27 Mart Salı günü saat 15.00'de THY Genel Müdürülüğünde yapılacaktır.
    Bugün yapılan görüşmeler ile ilgili maddeler konusundaki son durumu ve işverenin tekliflerimiz ile ilgili görüşlerini bu haberin hemen altındaki Konu İle İlgili Dökümanlar kısmından inceleyebilirsiniz. Görüşmeler üyelerimiz açık yapılmaktadır.
    THY A.O TOPLU İŞ SÖZLEŞME GÖRÜŞMELERI BAŞLADI
    THY A.O 21. Dönem toplu iş sözleşmesinin 1. oturumu 16.03.2007 tarihinde saat 10.00 da THY A.O Genel Müdürlüğünde yapıldı. Sendikamız ve işveren yetkililerinin genel görüşlerini ifade etttği bu ilk toplantıda sembolik olarak sendika teklifinin 1. ve 2 Maddeleri kabul edildi. Sendika yetkililerinin üzerinde değişiklik yapılmayan maddelerinin tümünün kabul edilerek geçilmesi, iş tazminat kademelerindeki intibak farklılıkları ve pilot sinyoritesi ile ilgili komisyonların göreve başlaması yönündeki teklifleri ise işverene yetkililerinin bir sonraki toplantıda görüş bildireceklerini belirtmeleri üzerine, bir sonraki oturumda değerlendirilecek.
    THY A.O 21 dönem toplu iş sözleşme görüşmelerinin 2. oturumu 22 Mart 2007 saat 14.00 de THY Genel Müdürlüğü toplantı salonunda yapılacak. Görüşmeler sendika üyelerine açık yapılmaktadır.
    THY TEKNIK A.Ş 1. DÖNEM TOPLU IŞ SÖZLEŞME GÖRÜŞMELERI BAŞLIYOR.
    23 Mayıs 2006 tarihinde THY A.O'dan bölünme suretiyle kurulan THY Tekniş A.Ş şirketi ile Hava-İş sendikası arasında yapılacak 1. dönem toplu iş sözleşme görüşmelerine 26 Mart 2006 tarihinde saat 14.00 THY Teknik A.Ş Gn. Md'ğünde başlanacak. Yasal prosedüre göre bu tarihten itibaren 60 günlük görüşme süresi başlamış olacak.
    ASGARI GEÇIM İNDIRIMI YASASI 2007 YILINI YOK SAYDI
    Çalışanlar için vergi iadesi uygulamasına son veren ve yerine asgari geçim indirimini getiren kanun tasarısı 1 Mart 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı.
    Asgari geçim indirimi yasası olarak bilinen yeni kanunun tam adı “Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”.
    Basın kuruluşları yeni kanunu genellikle “Fiş toplama çilesi bitti”, “Çalışanlar bundan böyle fiş toplamayacak” türünden “çarpıcı” başlıklarla vermeyi tercih ettiler.
    Kanun’un ikinci maddesi itibaren ücret geliri elde edenlere “Asgari Geçim İndirimi” uygulanması öngörüyor: “Ücretin gerçek usûlde vergilendirilmesinde asgarî geçim indirimi uygulanır.”

    Ancak bu uygulama 1 Ocak.2008 tarihinden itibaren geçerli olacak: “Bu Kanunun; (…) 2 nci maddesi, 1/1/2008 tarihinden itibaren elde edilecek gelirlere uygulanmak üzere yayımı tarihinde ücret geliri elde edenlere…” (33. Madde).
    Diğer bir deyişle ücretlilerin 2007 yılında elde edecekleri ücret gelirleri herhangi bir vergi avantajına söz konusu değil.
    THY A.O 21. DÖNEM TİS GÖRÜŞMELERI BAŞLIYOR.
    THY A.O 21 dönem toplu iş sözleşme prosedürü gereği dün THY Genel Müdürlüğünde görüşmelerin yer gün saat tesbiti ile ilgili toplantı yapıldı. Toplantı sonucu tutulan tutanakla görüşmelerin başlangıç tarihi olarak 16 Mart 2007 Saat 10.00 taraflarca uygun bulundu.
    Bu toplantı THY genel Müdürlüğünde yapılacak.
    Bilindiği porsedürün bu aşamasından sonra ilk görüşme tarihinden başlamak üzere 60 günlük görüşme süreci başlayacaktır.
    GELIR VERGISI KANUN TASARISI PLAN BÜTÇE KOMISYONUNDA DEĞIŞTIRILDI.
    Geçen yıl Aralık ayı sonlarında Hükümetçe hazırlanan ve uçuş hizmetlerinde görev yapan havacılık çalışanlarının, Gelir Vergisi Kanunu 29 Maddesinde düzenlenmiş bulunan, gelir vergisinden muafiyetini ve kazanılmış haklarını ortadan kaldıran kanun tasarısı alt komisyonun önerisi ile Plan Bütçe Komisyonun'da değiştirilerek Hükümet Tasarısından bu yöndeki 1. Madde düzenlemesi çıkarıldı.Aşağıda Hükümetin teklif ettiği metin ile TBMM Bütçe Plan Komisyonun kabul ettiği metini sizlere bilgi için sunuyoruz.
    Sendikamızın girişimi ile başlatılan bu konudaki düzenlemenin ortadan kaldırılması talep eden 2500 den fazla dilekçe Yönetim Kurulumuz ve Temsilcilerimiz ile Meclise götürülmüş ve Alt Komiyon, Asıl Komisyon Başkanlarına Parti Gruplarına teslim edilmişti.
    Sendikamızın girişimleri ve çalışanların duyarlılığı ile bu konudaki hakları geri götüren düzenleme tasarıdan çıkarılmış oldu.
    Bu kampanyada bizlere destek veren tüm çalışanlarımıza TBMM Komisyon Başkanları ve yardımcı olan tüm siyasi parti milletvekillerine teşekkür ediyoruz.
    Tasarı ile ilgili TBBM Plan Bütçe Komisyon Raporu
    THY’NIN “GIZLI MÜŞTERI” UYGULAMASI ÇAĞDIŞIDIR.
    THY Genel Müdürlüğünce açıklanan ve “gizli müşteri” uygulaması, havayolu yönetmekten aciz bir anlayışın ürünüdür. Bu anlayış aynı zamanda çalışanlarına karşı hiçbir zaman güven duymadığından, yeni bir psikolojik baskı süreci oluşturmak için atılmış adımdır.

    Bu süreç 19. yüzyıl kaba Taylorizm sürecinin hizmet sektöründe uygulanmasıdır. Bu uygulamalar THY’de Call Center’da çalışan, müşteri konuşmaları dinlenerek, yer hizmetlerinde tedavülden kalkmış Minnesota kişilik testleri uygulanarak yeni bir girişim olarak zaten bir süre öncesi başlatılmıştır.

    Havayolu hizmet üretim zincirinde çalışanların rolü büyüktür. Bu rolü, çağdaş havayolu yönetim organizasyonları yerine rekabet maliyet ve sadece müşteri memnuniyetine dayalı, dışarıdan üçüncü kişilerinde rol oynadığı baskılanmış bir organizasyona dönüştürürseniz uçuş emniyetini risk etmiş olursunuz.

    Ancak bilinçli uçak yolcusu çalışanların psikolojik olarak motivasyonlarını bozacak onları baskı altına alacak bu tür uygulamaların uçuş emniyetini olumsuz yönde etkilediğinin bilincindedir. Bu nedenle bizce yolcular bu gizli görevde rol almayı reddetmelidir.
    SKANDAL! ANKARA İSTASYON MÜDÜRÜ HASAN İSKENDER IŞTEN ATILAN 10 IŞÇIYE MEĞERSE NELER ÇEKTIRMIŞ.
    id no 28

    Ankara Esenboğa Havalimanın’da çalışan 10 Apron terminal işçisi 5 Ocak 2007 tarihli THY İcra Komitesi kararı ile işten çıkartıldı.

    Acaba İcra Komitesi bu insanları tanıyor muydu? Ne işler yaptıklarını biliyor muydu? Her gelen iktidarla renk değiştiren Ankara’nın İskenderi’nin bu işçileri hangi işlerde ve ne şartlarda çalıştırdığını biliyor muydu?

    İcra Komitesi nereden bilecekti ki İstasyon Baş Müdürü Hasan İskender üst yönetimden birileri geldiğinde bu arkadaşlarımızı görmesinler diye “çünkü bunlar onun nezdinde ortalarda görülürse karizmasını sarsacak zavallı işçiydi” üzerlerinden tuvalete kilitleyecek kadar bu işleri “hakkıyla” yapıyordu.

    Bu gelişmeleri ve olayları sendikada bilmiyordu, sendika Genel Merkezinden toplantı için gelindiğinde de aynı yöntem uygulanıyordu. Tuvalete gidin kapanın sesinizi çıkarmayın. İşçiler bütün bu onur kırıcı muamelelere sanki bizi emekliliğimize kadar idare edecekler diye boyun eğdiler.

    Erkekler tuvaletini kadın işçilere temizletecek kadar zıvanadan çıkmış bu yönetim tarzı Başkentin göbeğinde THY VİP salonunda omurgası yerleri öpecek kadar esnemiş kişilerce nasıl pervasızca yürütülüyordu?

    Bu olaylar öğrenildiğinde yani işten çıkarmalar sonrası Sendikamız 10 arkadaşımızı bu şirketin en üstündeki kişinin yani Yönetim Kurulu Başkanının makamında aynı konuları anlatmalarını sağladı. Bir lütuf bekleme adına değil, yüzlerini bile görmeden işinden aşından edilenlerin ağzından bilmediği gerçekleri bilsin diye.

    Ama Yönetim Kurulu Başkanından tıss yok. Ankara’nın İskender’i nelere kadirmiş? Arkasında ne güçler varmış? Yazık, Yönetim Kurulu Başkanı bile susuyor…

    Bilmiyorlar ki Hasan İskender’in bu gün onlara gösterdiği şakşakçılığı daha önceden kimlere de göstermedi ki?

    Aslında Ankara İstasyon Müdürü Hasan İskender’in bilgisi dahilinde bu işçilere yapılanlar bir skandaldır.

    Çalıştırıldıkları süre boyunca, asıl işleri dışında yöneticilerinin kişisel bakımlarından, onların keyfi işlerine kadar “hazır asker, kapı kulu” mantığıyla çalıştırılan bu insanlar THY’nin hangi yüzünün temsilidir?

    Bu işçiler, yıllardır emek verdikleri kurumlarından hiçbir gerekçe gösterilmeden çıkartılmanın şaşkınlık ve üzüntüsünü birlikte yaşıyorlardı. Şirket yöneticilerinin keyfi ve insanlık dışı muamelelerini aşağıda kendilerinin ifadelerinden okuyacaksınız.
    ANKARA’DA IŞTEN ÇIKARILAN 10 ARKADAŞIMIZ IÇIN ULUSLARARASI KAMPANYA
    THY Yönetiminin aldığı kararla işten çıkarılan 10 arkadaşımız için 12 Ocak Cuma günü üst kuruluşumuz Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu (ITF) ile birlikte uluslararası bir protesto kampanyası başlattık. Kampanya çerçevesinde dünyanın dört bir yanındaki sınıf kardeşlerimizi THY’ye protesto mektupları ve bizlere dayanışma mesajları göndermeye çağırıyoruz! Kampanyaya katılmak için şu adresi kullanabilirsiniz
    » ITF Dayanışma Sayfası
    THY YÖNETIMI ANKARA'DA 10 IŞÇIYI IŞSIZ BIRAKTI.
    THY Yönetimi aldığı kararla Ankara'da 10 işçiyi işten çıkardı. Tamamen taşeronlaşma ile ilgili bu işten çıkarmaların yeni dönem toplu iş sözleşmelerinin başlayacağı günlerde meydana gelmeside tesadufi değildir.
    Sendikamız bu konuda 11.01.2007 tarihinde saat 12.30 da THY Gn.Mdlük Ankara Antalya İzmir havalimanlarında ortak basın açıklaması yapacaktır. konu ile ilgili üye bültenimizi aşağıdaki dosyalar bölümünden erişebilirsiniz.
    20. DÖNEM TOPLU IŞ SÖZLEŞMESI, 2 YIL 2. ALTI AY ZAMMI FARKI BELLI OLDU.
    20 Dönem toplu iş sözleşmemizin 83. Maddesi çerçevesinde düzenlenen ücret zamları maddesi hükümlerinde, toplu iş sözleşmede %3 olarak uygulanan 2. yıl 2. altı zammı ile ilgili olarak eğer 2006 Haziran -2006 Aralık Tüketici Fiyat endeksi artış oranı, % 3’ü aşarsa, aşan kısmın tamamının 31.12.2006 tarihindeki ücretlere, 01.01.2007 tarihinden itibaren uygulanması düzenlenmiş bulunmaktaydı.

    Bilindiği gibi Haziran 2006-Aralık 2006 ayları arasındaki enflasyon artışı % 4.56 oranında gerçekleşmiştir.

    Bu gerçekleşme neticesinde 20. Dönem toplu iş sözleşmesinin Ek-1 Kıdem, Ek-2 İş Tazminat Ek-3 Uçuş Tazminat cetvellerindeki ücretlere 01.01.2007 tarihinden geçerli % 1,56 oranında zam uygulanacaktır
    ANAYASA MAHKEMESINDEN GENEL SIGORTA VE SAĞLIK KANUNU'NA KISMI IPTAL GELDI
    Anayasa Mahkemesi, 1 Ocak 2007'de yürürlüğe girecek 'Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun bazı hükümlerini iptal ederek 'tek çatı'yı çökertti, ancak iptal kararlarını yalnızca memurlarla sınırlı tuttu. Mahkeme, 'mezarda emeklilik' olarak tartışılan düzenlemeye ilkesel olarak karşı çıkmadı ve emeklilik yaşını kadınlarda 58, erkeklerde 60'a çıkaran ve 9 bin gün prim ödeme şartı getirirken emeklilik yaşını kademeli olarak artıran madde ile emekli maaşlarının düşmesine yol açacak maddeyi sadece memurlar yönünden iptal etti. Mahkeme böylece diğer sigortalılar yönünden geç emeklilik ile aylık bağlanma oranlarının düşmesine onay verdi.
    HAVA-İŞ ITF SIVIL HAVACILIK BÖLÜMÜ STAR ALLİANCE SENDIKALAR BIRLIĞINE KATILDI.
    Üyesi olduğumuz Uluslararası Taşımacılık Federasyonu ITF Sivil Havacılık Bölümü havayolu ittifaklarının hızla yapılanması nedeniyle uluslararası sendikalar olarak havayolu ittifakına giren sendikalrın katıldığı sendikalr ittifakı oluşturulmasına karar vermişti. Bu anlamda THY'nin STAR ALLİANCE ile ön hazırlık çalışma protokolü imzalaması üzerine HAVA-İŞ ITF'e başvurarak STAR SENDİKALAR BİRLİĞİNE üye olma talebini dile getirdi. ITF HAVA-İŞ'in bu katılımından memnuniyet duyacağını belirtti.
    Havayolu ittifakları sivil havacılık sektöründe tekelleşmenin önemli adımlarından. Aslında sisteme büyük havayollarının, diğer bazı havayollarını bünyesine almadan, pazarın yeniden şekillendirilmeside denilebilir.
    THY'nin STAR ALLIANCE şeçimi ile ilgili sonuçların nasıl şekilleneceğini ittifak içindeki diğer sendikalarımızla ortak çalışma içine girerek yakından izleyeceğiz.
    Aşağıda bu haber ile ilgili dökümanlar bölümünde Star Alliance ile ilgili sunumu inceleyebilirsiniz.
    AYDIN BÖLGE ÇALIŞMA MÜDÜRLÜĞÜ THY A.O CREW CONSEPT UYGULAMASININ DENIZLI'DE DURDURULMASINA KARAR VERDI.
    THY A.O tamamen maliyet kaygısı ile THY Teknik A.Ş’ye daha az bakım ücreti ödemek adına, daha önce Lisanslı uçak teknisyenlerce yapılan uçağın hizmete verilmesi ile ilgili bazı teknik işlemleri pilotlara ve yer hizmet görevlilerine (Harekat Memuru, Operatör, Şöför vb) yaptırma amacıyla Ankara, Adana , Antalya, İzmir, Denizli gibi meydanlarda Crew Consept adını verdiği bir uygulama başlatmıştı.
    Mevcut işletme toplu iş sözleşmesi, 01.01.2005-31.12.2006 tarihleri arasında yürürlüktedir. Mevcut Toplu iş sözleşmesinin 18. Maddesi Saklı Hakları, 82. Maddesi ise kadro pozisyonunda çalıştırmayı düzenleyen maddelerine aykırı ve yasal zemini olmayan bu uygulama ile ilgili sendikamız Crew Consept uygulamasına geçilen illerin Bölge Çalışma Müdürlüklerine başvurarak teftiş ve ihlalin durudurulmasını talep etmişti.Bu konuda ilk sonuç Denizli için Aydın Bölge Çalışma Müdürlüğünce verildi. Uygulamanın THY 20. Dönem toplu iş sözleşmesine aykırı olduğu ve uygulamanın sona erdirilmesi gerektiği işverene bildirildi.
    Aşağıda Aydın Bölge Çalışma Müdürlüğünün raporunu yayınlıyoruz.
    THY A.O DA BIR KEZ DAHA UYUŞMAZLIKLARI ÇÖZÜM KURULU TOPLANTIYA ÇAĞRILDI.
    THY A.O'da işyeri sorunları ile ilgili 2 kez Genel Müdür Sayın Temel Kotil ile yapılan görüşmelerde dile getirilen konularda hiç bir olumlu adım atılmaması üzerine sendikamız Uyuşmazlıkları Çözüm Kurulunu toplantıya çağırdı.
    Toplu İş Sözleşmesinin 17. Maddesi gereği toplanacak Uyuşmazlıkları Çözüm Kurulu ile ilgili gündeme alınmasını talep ettiğimiz konular.

    1-Crew Consept uygulamasındaki sorunlar ve TİS 82. maddesinin ihlali.
    2-Kabin Hizmetleri Başkanlığında görevli KM/KA üyelerimize verilen cezalar ile ilgili talebimizin sonuçlandırılmaması.
    3-Uçuş İşletme işyerinde görevli sendika temsilcilerimizin kredili ek aylık ücretlerinden sendikal izinler nedeniyle yapılan kesintilerin iadesinin sağlanmaması.
    4-İstanbul Kargo, İstanbul Yer İşletme ve Ankara İstasyon işyerlerindeki yemekhaneler ile ilgili sorunlar
    THY A.O 21. DÖNEM VE THY TEKNIK A.Ş 1. DÖNEM TOPLU IŞ SÖZLEŞME HAZIRLIKLARI BAŞLIYOR.
    Hava-İş Sendikası’nın yetkili olduğu THY A.O ve THY Teknik A.Ş işyerlerinde işletme toplu iş sözleşmesi kapsamında 01 Ocak 2007 tarihinden geçerli olacak yeni toplu iş sözleşme hazırlık çalışmaları başlatıldı. Sözleşmeler işletme tipi olduğu için İstanbul ve diğer tüm illerdeki işyerlerini kapsayacak.

    Bilindiği gibi Hava-İş Sendikası 21 sayılı hava taşımacılığı işkolunda da yetkili tek sendikadır. 2882 sayılı Toplu İş Sözleşme Grev ve Lokavt Yasası kapsamında sendikaların işyerleri ile ilgili çoğunluk tespiti ve yetki prosedürü işlemlerini TİS’in yürürlük tarihinden 120 gün önce başlatma hakkı bulunmaktadır.
    HAVAŞ, ÇELEBİ, EUROSERVE TOPLU IŞ SÖZLEŞME GÖRÜŞMELERINDEN KAÇIYOR, ANCAK HUKUK MÜCADELESINDEN KAÇAMAYACAKLAR.
    Euroserve’den THY’nin İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Adana işyerlerini devralan Havaş ve Çelebi işverenleri toplu iş sözleşme çağrımızı resmi olarak reddederek soluğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında aldı.
    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ise Yargı Kararı ve 2822 Sayılı TİSGLK’nun 8 . maddesi ve Yargıtay kararlarını hiçe sayarak Hava-İş Sendikası’nın Havaş ve Çelebi’ye TİS çağrısı yapamayacağı yönünde İstanbul Bölge Müdürlüğüne talimat verdi.
    EUROSERVE, HAVAŞ VE ÇELEBİ HAVA SERVİSİ A.Ş'YE TOPLU İŞ SÖZLEŞME ÇAĞRISI YAPILDI.
    Euroserve Hizmet ve İşletmecilik A.Ş. işvereni adına, THY A.O. işyerlerinden, İstanbul Atatürk Havalimanında bulunan Yükleme–Boşaltma Hizmetleri ve Temizlik Hizmetleri’nden oluşan 2 işyeri, Ankara Esenboğa Havalimanında bulunan Yükleme–Boşaltma Hizmetleri ve Temizlik Hizmetleri’nden oluşan 2 işyeri, İzmir Adnan Menderes Havalimanında bulunan Yükleme –Boşaltma Hizmetleri ve Temizlik Hizmetleri’nden oluşan 2 işyeri, Adana Havalimanında bulunan Yükleme–Boşaltma Hizmetleri ve Temizlik Hizmetleri’nden oluşan 2 işyeri ile Antalya Havalimanında bulunan Yükleme-Boşaltma-Temizlik işyerinden oluşan 1 işyeri olmak üzere, Merkez adres dışında 9 işyerinden oluşan İŞLETME için, 2 yıldır sürdürdüğümüz hukuk mucadelesi sonucu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 22.08.2006 tarihinde Sendikamızın toplu iş sözleşme yetki belgesini verdi.
    Bu Yasal Prosedür’ün tamamlanması sırasında, THY A.O ya ait işyerlerinde görev yapan Euroserve Hizmet ve İşletmecilik A.Ş. nin Hukuki ilişkisi 31.12.2005 tarihi itibariyle sona ermiş, Bu şirketin yürüttüğü İŞLETME’den İstanbul,Ankara, İzmir Antalya Adana işyerlerinde 01.01.2006 tarihinden bu yana faaliyette bulunan HAVAŞ ve Çelebi Hava Servisi A.Ş firmalarına da 2822 Sayılı TİSGLK’nun 8. Maddesi ve bu konudaki Yargıtay Kararları uyarınca toplu iş sözleşme çağrısı yapıldı.
    Bu çağrı ile yasal toplu iş sözleşme hakkımızı her şeye rağmen elde edinceye kadar mücadele edeceğiz. Bu süreçte Havaş ve Çelebi işçilerine de çağrıda bulunuyoruz. Sendikamızın daha önce 4 Dönem TİS imzaladığı bu şirketlerdeki çalışanlar olarak yuvanıza geri dönün. Örgütlü olun güçlü olun..
    UÇUCU EKIPLER BIRLIK VE BERABERLIĞIN ÖNEMINI BIR KEZ DAHA KANITLADI.
    Temel talepler kabul edildi.
    Sendikamızın 16-17 ve 18 Ağustos tarihlerinde gazetelere verdiği ilanla belirttiği;
    “17 AĞUSTOS 2006 TARİHİNDEN SONRAKİ HERHANGİ BİR GÜN, İHLALLERİN YÜKLEDİĞİ HUKUKİ SORUMLULUK VE YOL AÇTIĞI YORGUNLUK, DOLAYISIYLA, UÇUŞ EMNİYETİNİ KORUMAK YÖNÜNDEN, 1 GÜN KENDİLERİNİ UÇUŞA ELVERİŞLİ HİSSETMEME HAKLARINI KULLANACAKLARDIR” şeklindeki kararı;
    19/08/2006 tarihinde THY Yönetimi ve Sendikamız yetkilileri ile yapılan görüşmede sorunların temel yaklaşımlardan değil, uygulama eksiklerinden kaynaklandığı bu uygulama eksikliklerinin de ortadan kaldırılacağının dün akşam personele yazılı olarak duyurulması üzerine ortadan kalkmıştır.
    UÇUCU EKIPLER UÇUŞ EMNIYETI IÇIN UYARIYOR
    UÇAK YOLCULARIMIZA VE KAMUOYUNA, TÜM UÇUCU EKİPLER ADINA AÇIK MEKTUP İSTANBUL, 16 AĞUSTOS 2006

    ÜLKEMİZDE, UÇUCU EKİPLERİN UÇUŞ GÖREV VE DİNLENME SÜRELERİ İLE İLGİLİ, SHGM (Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü) ULUSAL TALİMATI, SHT 6A-50, BİLİMSEL KRİTERLERDEN VE ULUSLARARASI KABUL GÖRMÜŞ SINIRLAMALARDAN UZAKTIR.
    Avrupa Birliğinde SUBPART Q Bölümünde uçucu ekipler uçuş görev süre ve dinlenme sürelerini de içeren, EEC 3922/91 sayılı düzenleme, Bakanlar Konseyi tarafından 2006 Eylül ayı içinde onaylandıktan sonra AB’ne üye tüm ülkelerde uygulanmak üzere yürürlüğe girecektir.
    Ancak bu yeni düzenlemeye, daha 2004 yılındaki ilk oylamada Avrupa’daki tüm pilotlar adına; Avrupa Kokpit Birliği (ECA) Başkanı Kaptan Teddy Iversen “AB’de kamyon şoförleri için ve hayvanların taşınması için daha katı sınırlar var” diyerek tepkisini gösterdi. “Ve bu sınırlamalar bilimsel değerlendirmeler temelinde getirilmiştir. Neden yasa yapıcılar havacılık ile ilgili olarak benzer bir yaklaşımı sergilemiyorlar? Potansiyel felaketler daha mı önemsiz?” diye karşı çıkmıştı. . Peki ülkemizdeki bu konudaki düzenlemenin (Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü SHT 6A-50 Talimatı) bu gün Avrupalı pilotların karşı çıktığı bu düzenlemenin de çok uzağında olduğunu, uçuş emniyetine aykırı olduğu yönünde açık ve itiraz edilmeyen bilimsel verileri ve uluslararası sınırlamaları yok saydığını biliyor musunuz?
    İNSANLIK SUÇU IŞLEYEN İSRAIL'IN VAHŞETINI KINIYORUZ.
    İsrail durdurulsun, ateşkes ilan edilsin.Hiçbir ekonomik çıkar Ortadoğu halklarının yaşamından ve huzurundan önemli olamaz.

    Ortadoğu yine kan ve gözyaşı döküyor. İki askerinin kaçırılmasını bahane ederek Lübnan’ın güneyine ağır silahlarla saldıran, kentleri bombalayan, sivilleri, yaşlıları ve çocukları öldüren İsrail, “uygar” dünyanın gözleri önünde bölgeyi yeni acılara sürüklüyor. Yaklaşık bir aydır, ağır bombardımanla, kara harekatıyla ve özel birliklerin operasyonlarıyla 1000’e yakın Lübnanlının ölümüne neden olan İsrail saldırganlığı, giderek vahşete dönüşüyor.

    Uygarlığın ilk merkezlerinden Ortadoğu, bütün insani değerlerin çiğnendiği kanlı ve korkunç bir dönemden geçiyor. Irak’taki Amerikan işgali ve işgal nedeniyle yaşanan büyük insani trajedi sürerken, bölgedeki bir başka noktadan daha kan ve gözyaşı yükseliyor.
    ÖZELLEŞTİRME PANELİ
    Sendikamız 1 Temmuz 2006 tarihinde Prof .Dr. Mümtaz Soysal'ın katılımı ile özelleştirme konusunda panel düzenliyor.Panelde özelleştirme konusunda son günlerde yaşanan gelişmeler ele alınarak halka arz konusu geniş olarak tartışılacak.
    THY YÖNETİMİNİN BECERİKSİZLİĞİ
    BASIN AÇIKLAMASI
    Tüm medyamızda “THY’de Hostes açığı” diye manşet atılan ve büyük yankı uyandıran THY’deki son günlerdeki olaylar kamuoyumuza eksik yansıtılmaktadır.
    THY İŞE İADE KARARI YARGITAYCA ONANDI
    THY Yönetiminin emekliliklerini kazandıklarını gerekçe göstererek toplu işten çıkarma haksızlığı ile cezalandırdığı üyelerimiz adına açılan toplu davalardan İş Mahkemesinde açılan davalarda Mahkeme işe iade kararı vermişti. İşverence temyiz edilen Mahkeme kararı Yargıtay tarafından onanarak kesinleştir. Sendikamız işe iade olmaması halinde mahkemenin hükmettiği 4 aylık ücreti tutarındaki tazminatı caydırıcılığı olmadığı gerekçesi ile temyiz etmişti. Yargıtay hem işverenin hem de Sendikamızın temyiz taleplerini reddederek mahkeme kararını onadı.
    SAĞLIĞIMIZA GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKALIM
    HERKESE SAĞLIK
    GÜVENLİ GELECEK
    HAKKI İÇİN
    BİRLEŞİK MÜCADELEYE
    SENDİKAMIZIN 25. GENEL KURULU YAPILDI
    Sendikamızın 25. Olağan Genel Kurulu 17-18 Aralık 2005 tarihlerinde İstanbul’da yapıldı. Sendikamızın önümüzdeki süreçle ilgili politikaları, sorunlar, ve çözümlerinin tartışıldığı Genel Kurulumuz önemli kararlar aldı ve tüzük değişiklikleri sağlandı.
    THY'DEN AKIL, MANTIK DIŞI EMEK DÜŞMANI UYGULAMA
    T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına; ANKARA

    20. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin uygulandığı örgütlü olduğumuz THY A.O İşletmesi EK-1’de sunduğumuz, tarafımıza gönderdiği yazı ile 355 üyemizin, emeklilik haklarını kazandıkları ve işyerinde etkinlik, verimlilik ve rekabet gücünün artırılması gerekçelerine dayanarak iş sözleşmelerinin feshedileceği, bu işlemin 26.12.2005 tarihine kadar emeklilik talebinde bulunmayanlar için 09.01.2006 tarihi itibarı ile uygulanacağını bildirmiştir.